Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabetin tespiti ve tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1005 E. 2023/5431 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari sır↗ zararın ispatı↗ belirsiz alacak davası↗ ceza zamanaşımı↗ davanın konusu↗ davanın açılmamış sayılması↗ reeskont faizi↗ açılmamış sayılma↗ alacak davası↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 09.07.2020 tarih, 2020/93 E. ve 2020/201 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı Oluşum ... Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nın 54 üncü maddesi gereğince ticari sır olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiş, karar davacı ... ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin maddi tazminat isteyebileceğinin belirtildiği, kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gerektiği, bu şekildeki tazminat davasında asıl olanın, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesi olduğu, ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucunun, anılan Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendi maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini hakime verdiği, davacı tarafın da işbu davada tazminat talebini 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendine dayandırdığı, bu kapsamda "davalı şirketin elde ettiği gelir üzerinden %3" şeklinde bir hesaplama yöntemi benimseyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisinin doğru olmadığı, uygulanması gereken faiz türünün avans faiz olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillerinin dava dilekçesinde 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, 08.12.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de bu miktarı 6.066.000,00 TL'ye yükselttikleri, ıslah dilekçesinin verildiği tarih olan 08.11.2022 tarihi itibariyle kısmi davada dava konusu yapılmayan kısım ile ilgili zamanaşımının gerçekleştiğini, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bu nedenle dava dilekçesinde yazılı olan 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddedildiği gerekçesiyle davacı Oluşum Yayıncılık Dağıtım Pazarlama ve San. Tic. Ltd. Şti. yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı ...'in maddi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeni ile reddine, davacı ...'in diğer taleplerinin hüküm altına alınarak kesinleştiği görülerek diğer talepleri ile ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 21.07.2005 tarihinde kısmi dava olarak açıldığını ve haksız rekabetin varlığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararı ile kesinleştiğini, müvekkiline ait olduğu tespit edilen sistemi davalının davanın açıldığı 21.07.2005 tarihinden bu yana haksız olarak kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle 27.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında; "kısmi dava" olarak açılan davanın, "belirsiz alacak davası" olarak görülmesinin talep edildiğini ve bu talebin Mahkeme tarafından, 24.11.2022 tarihli celsede kabul edildiğini, davanın "belirsiz alacak davası" olduğu, bu doğrultuda; dava tarihinde, alacağın tamamı için zamanaşımı süresinin kesildiği, davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi halinde ise ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini ve haksız fiil eylemlerinin devamı süresince, zamanaşımı süresinin başladığından söz edilemeyeceği, bozma kararı sonrasında müvekkilinin davalının 2016 yılı sonrası kullanımı için bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddedildiğini ve dosya kapsamında mevcut (2016 yılı öncesi bilgileri içerir) bilirkişi raporunda belirtilen bilgiler doğrultusunda bedel artırım talebinde bulunulduğunu, alacağın tam ve kesin olarak hesaplanmasının engellendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sistemin yenilik niteliği taşımadığını, vekalet ücretinin tayininde ıslah edilen tutarın esas alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekili ile davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6431 E. 2022/3777 K.
Ortak:ticari sır · zararın ispatı · davanın açılmamış sayılması · reeskont faizi · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz karardaŞti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nın 54 üncü maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiş, karar davacı ... ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin «maddi tazminat» isteyebileceğinin belirtildiği, kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gerektiği, bu şekildeki tazminat davasında asıl olanın, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesi olduğu, ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucunun, anılan Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendi maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme «yetkisini» hakime verdiği, davacı tarafın da işbu davada tazminat talebini 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendine dayandırdığı, bu kapsamda "davalı şirketin elde ettiği gelir üzerinden %3" şeklinde bir hesaplama yöntemi benimseyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisinin doğru olmadığı, uygulanması gereken faiz türünün «avans faiz» olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillerinin dava dilekçesinde 20.000,00 TL «maddi tazminat» talep ettiği, 08.12.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de bu miktarı 6.066.000,00 TL'ye yükselttikleri, «ıslah» dilekçesinin verildiği tarih olan 08.11.2022 tarihi itibariyle kısmi davada «dava konusu» yapılmayan kısım ile ilgili «zamanaşımının» gerçekleştiğini, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bu nedenle dava dilekçesinde yazılı olan 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, fazla …
Benzer bu karardaŞti yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucu, TTK'nın 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» hakime vermiştir.
TTK'nın 58'nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin «maddi tazminat» isteyebileceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaYine dava, «haksız rekabet» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, «temerrüt» halinde uygulanması gereken faiz türü «avans faiz» olup, «reeskont faize» hükmedilmesi de isabetli görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1890 E. 2019/8119 K.
Ortak:ticari sır · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · ıslah · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · avans faizi
İncelediğiniz karardaŞti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nın 54 üncü maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiş, karar davacı ... ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin «maddi tazminat» isteyebileceğinin belirtildiği, kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gerektiği, bu şekildeki tazminat davasında asıl olanın, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesi olduğu, ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucunun, anılan Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendi maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme «yetkisini» hakime verdiği, davacı tarafın da işbu davada tazminat talebini 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendine dayandırdığı, bu kapsamda "davalı şirketin elde ettiği gelir üzerinden %3" şeklinde bir hesaplama yöntemi benimseyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisinin doğru olmadığı, uygulanması gereken faiz türünün «avans faiz» olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillerinin dava dilekçesinde 20.000,00 TL «maddi tazminat» talep ettiği, 08.12.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de bu miktarı 6.066.000,00 TL'ye yükselttikleri, «ıslah» dilekçesinin verildiği tarih olan 08.11.2022 tarihi itibariyle kısmi davada «dava konusu» yapılmayan kısım ile ilgili «zamanaşımının» gerçekleştiğini, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bu nedenle dava dilekçesinde yazılı olan 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, fazla …
Benzer bu karardaŞti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 182.000,00 TL «maddi tazminatın» 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecel «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sırasında davacı, 06.04.2015 tarihli dilekçesi ile davasını «ıslah» ederek belirsiz alacak davasına dönüştürmüş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · bozma sonrası karar · tahkikat
Benzer bu karardaŞti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 182.000,00 TL «maddi tazminatın» 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecel «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verlmesi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6499 E. 2021/6434 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… ine ait olduğu tespit edilen sistemi davalının davanın açıldığı 21.07.2005 tarihinden bu yana haksız olarak kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle 27.10.2022 tarihli «ıslah» dilekçesi kapsamında; "kısmi dava" olarak açılan davanın, "«belirsiz alacak davası»" olarak görülmesinin talep edildiğini ve bu talebin Mahkeme tarafından, 24.11.2022 tarihli celsede kabul edildiğini, davanın "belirsiz alacak davası" olduğu, bu doğrultuda; dava tarihinde, alacağın tamamı için «zamanaşımı» süresinin kesildiği, davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi halinde ise «ceza zamanaşımının» uygulanması gerektiğini ve «haksız fiil» eylemlerinin devamı süresince, zamanaşımı süresinin başladığından söz edilemeyeceği, bozma kararı sonrasında müvekkilinin davalının 2016 yılı sonrası kullanımı için «bilirkişi incelemesi» yapılması talebinin reddedildiğini ve dosya kapsamında mevcut (2016 yılı öncesi bilgileri içerir) bilirkişi raporunda belirtilen bilgiler doğrultusunda bedel artırım talebinde bulunulduğunu, alacağın tam ve «kesin» olarak hesaplanmasının engellendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sistemin yenilik niteliği taşımadığını, «vekalet ücretinin» tayininde «ıslah» edilen tutarın esas alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının, takibin dayanağı olan belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını savunması sebebiyle Adli Tıp Kurumu’na «imza incelemesi» yaptırıldığı, kurumca düzenlenen raporla, davaya konu belgelerdeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, belirtilen belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği, zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu «kredi sözleşmesindeki» imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı «ispat külfetinin» de alacaklıya düştüğü ancak davacının iddiasını ispat edemediği, davalı yan kendisini vekille «temsil» ettirmiş ise de, vekilin duruşmalara «mazeret» vererek katılmadığı ve davalı yararına herhangi bir işlem de yapmadığı bu nedenle davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ce, okul taksitinin kim tarafından ödendiği hususunun banka ve ilgili okul kayıtları üzerinden araştırılması, bu hususta gerekirse banka ve okul kayıtları üzerinden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve yapılacak incelemenin sonucuna göre davalının savunması ve «imza incelemesindeki» belirsizlik değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret · imza incelemesi · ispat külfeti · protokol · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temsil
Benzer bu kararda… ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının, takibin dayanağı olan belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını savunması sebebiyle Adli Tıp Kurumu’na «imza incelemesi» yaptırıldığı, kurumca düzenlenen raporla, davaya konu belgelerdeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, belirtilen belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği, zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu «kredi sözleşmesindeki» imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı «ispat külfetinin» de alacaklıya düştüğü ancak davacının iddiasını ispat edemediği, davalı yan kendisini vekille «temsil» ettirmiş ise de, vekilin duruşmalara «mazeret» vererek katılmadığı ve davalı yararına herhangi bir işlem de yapmadığı bu nedenle davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «ispat külfetinin» davacıda olması sebebiyle «imza incelemesindeki» belirsizliğin davalı borçlu lehine yorumlanması gerektiği, bu hale göre davacının alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
… ce, okul taksitinin kim tarafından ödendiği hususunun banka ve ilgili okul kayıtları üzerinden araştırılması, bu hususta gerekirse banka ve okul kayıtları üzerinden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve yapılacak incelemenin sonucuna göre davalının savunması ve «imza incelemesindeki» belirsizlik değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı banka, yukarıda özetlendiği şekilde, davalı yanca ödenmesi gereken okul taksitinin banka ile okul arasında imzalanan «protokol» ve banka ile davalı veli arasında imzalanan Bankomat 7-24 ve Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davalı adına kredi hesabı açılarak ödendiğini iddia etmiş, davalı ise davacı banka tarafından sunulan belgelerdeki imzaları inkar ederek, okul taksitini kendisinin ödediğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1005 E. , 2023/5431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/371 E., 2022/432 K.
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait öğrenci yöneltme, rehberlik ve okul yönetimi otomasyon sistemi içerikli işletim sisteminin davalıya ait GSM operatöründe kullanılması için anlaşıldığını, ancak davalının işletim sistemini kendi sistemi gibi tanıtıp pazarladığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile men'i ve 20.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile davasını belirsiz alacak davasına dönüştürerek maddi tazminat talebini 6.066.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 09.07.2020 tarih, 2020/93 E. ve 2020/201 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı Oluşum ... Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nın 54 üncü maddesi gereğince ticari sır olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiş, karar davacı ...
ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin maddi tazminat isteyebileceğinin belirtildiği, kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gerektiği, bu şekildeki tazminat davasında asıl olanın, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesi olduğu, ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucunun, anılan Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendi maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini hakime verdiği, davacı tarafın da işbu davada tazminat talebini 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendine dayandırdığı, bu kapsamda "davalı şirketin elde ettiği gelir üzerinden %3" şeklinde bir hesaplama yöntemi benimseyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisinin doğru olmadığı, uygulanması gereken faiz türünün avans faiz olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillerinin dava dilekçesinde 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, 08.12.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de bu miktarı 6.066.000,00 TL'ye yükselttikleri, ıslah dilekçesinin verildiği tarih olan 08.11.2022 tarihi itibariyle kısmi davada dava konusu yapılmayan kısım ile ilgili zamanaşımının gerçekleştiğini, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bu nedenle dava dilekçesinde yazılı olan 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddedildiği gerekçesiyle davacı Oluşum Yayıncılık Dağıtım Pazarlama ve San. Tic. Ltd. Şti. yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı ...'in maddi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeni ile reddine, davacı ...'in diğer taleplerinin hüküm altına alınarak kesinleştiği görülerek diğer talepleri ile ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 21.07.2005 tarihinde kısmi dava olarak açıldığını ve haksız rekabetin varlığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararı ile kesinleştiğini, müvekkiline ait olduğu tespit edilen sistemi davalının davanın açıldığı 21.07.2005 tarihinden bu yana haksız olarak kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle 27.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında; "kısmi dava" olarak açılan davanın, "belirsiz alacak davası" olarak görülmesinin talep edildiğini ve bu talebin Mahkeme tarafından, 24.11.2022 tarihli celsede kabul edildiğini, davanın "belirsiz alacak davası" olduğu, bu doğrultuda; dava tarihinde, alacağın tamamı için zamanaşımı süresinin kesildiği, davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi halinde ise ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini ve haksız fiil eylemlerinin devamı süresince, zamanaşımı süresinin başladığından söz edilemeyeceği, bozma kararı sonrasında müvekkilinin davalının 2016 yılı sonrası kullanımı için bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddedildiğini ve dosya kapsamında mevcut (2016 yılı öncesi bilgileri içerir) bilirkişi raporunda belirtilen bilgiler doğrultusunda bedel artırım talebinde bulunulduğunu, alacağın tam ve kesin olarak hesaplanmasının engellendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sistemin yenilik niteliği taşımadığını, vekalet ücretinin tayininde ıslah edilen tutarın esas alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekili ile davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
davacı ... vekili ile davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ve davacı ...'e ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/960608300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz