Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1890 E. 2019/8119 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari sır↗ ticari avans faizi↗ bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, davacı ... Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince ticari sır olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 182.000,00 TL maddi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecel ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davacı ... ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sırasında davacı, 06.04.2015 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek belirsiz alacak davasına dönüştürmüş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi de aynı mahiyettedir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E.- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, bozma sonrası ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verlmesi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı ... ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6431 E. 2022/3777 K.
Ortak:ticari sır · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · avans faizi
İncelediğiniz karardaŞti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 182.000,00 TL «maddi tazminatın» 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecel «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
TTK'nın 58'nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin «maddi tazminat» isteyebileceği belirtilmiştir.
Ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucu, TTK'nın 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» hakime vermiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · reeskont faizi · yetkisizlik kararı · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucu, TTK'nın 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» hakime vermiştir.
Yine dava, «haksız rekabet» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, «temerrüt» halinde uygulanması gereken faiz türü «avans faiz» olup, «reeskont faize» hükmedilmesi de isabetli görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Şti yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabetin tespiti ve tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1005 E. 2023/5431 K.
Ortak:ticari sır · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · ıslah · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · avans faizi
İncelediğiniz karardaŞti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 182.000,00 TL «maddi tazminatın» 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecel «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sırasında davacı, 06.04.2015 tarihli dilekçesi ile davasını «ıslah» ederek belirsiz alacak davasına dönüştürmüş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nın 54 üncü maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiş, karar davacı ... ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin «maddi tazminat» isteyebileceğinin belirtildiği, kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gerektiği, bu şekildeki tazminat davasında asıl olanın, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesi olduğu, ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucunun, anılan Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendi maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme «yetkisini» hakime verdiği, davacı tarafın da işbu davada tazminat talebini 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendine dayandırdığı, bu kapsamda "davalı şirketin elde ettiği gelir üzerinden %3" şeklinde bir hesaplama yöntemi benimseyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisinin doğru olmadığı, uygulanması gereken faiz türünün «avans faiz» olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillerinin dava dilekçesinde 20.000,00 TL «maddi tazminat» talep ettiği, 08.12.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de bu miktarı 6.066.000,00 TL'ye yükselttikleri, «ıslah» dilekçesinin verildiği tarih olan 08.11.2022 tarihi itibariyle kısmi davada «dava konusu» yapılmayan kısım ile ilgili «zamanaşımının» gerçekleştiğini, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bu nedenle dava dilekçesinde yazılı olan 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, fazla …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · belirsiz alacak davası · ceza zamanaşımı · davanın konusu · reeskont faizi · alacak davası · bilirkişi incelemesi · haksız fiil
Benzer bu kararda… ine ait olduğu tespit edilen sistemi davalının davanın açıldığı 21.07.2005 tarihinden bu yana haksız olarak kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle 27.10.2022 tarihli «ıslah» dilekçesi kapsamında; "kısmi dava" olarak açılan davanın, "«belirsiz alacak davası»" olarak görülmesinin talep edildiğini ve bu talebin Mahkeme tarafından, 24.11.2022 tarihli celsede kabul edildiğini, davanın "belirsiz alacak davası" olduğu, bu doğrultuda; dava tarihinde, alacağın tamamı için «zamanaşımı» süresinin kesildiği, davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi halinde ise «ceza zamanaşımının» uygulanması gerektiğini ve «haksız fiil» eylemlerinin devamı süresince, zamanaşımı süresinin başladığından söz edilemeyeceği, bozma kararı sonrasında müvekkilinin davalının 2016 yılı sonrası kullanımı için «bilirkişi incelemesi» yapılması talebinin reddedildiğini ve dosya kapsamında mevcut (2016 yılı öncesi bilgileri içerir) bilirkişi raporunda belirtilen bilgiler doğrultusunda bedel artırım talebinde bulunulduğunu, alacağın tam ve «kesin» olarak hesaplanmasının engellendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nın 54 üncü maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiş, karar davacı ... ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin «maddi tazminat» isteyebileceğinin belirtildiği, kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gerektiği, bu şekildeki tazminat davasında asıl olanın, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesi olduğu, ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucunun, anılan Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendi maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme «yetkisini» hakime verdiği, davacı tarafın da işbu davada tazminat talebini 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendine dayandırdığı, bu kapsamda "davalı şirketin elde ettiği gelir üzerinden %3" şeklinde bir hesaplama yöntemi benimseyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisinin doğru olmadığı, uygulanması gereken faiz türünün «avans faiz» olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillerinin dava dilekçesinde 20.000,00 TL «maddi tazminat» talep ettiği, 08.12.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de bu miktarı 6.066.000,00 TL'ye yükselttikleri, «ıslah» dilekçesinin verildiği tarih olan 08.11.2022 tarihi itibariyle kısmi davada «dava konusu» yapılmayan kısım ile ilgili «zamanaşımının» gerçekleştiğini, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bu nedenle dava dilekçesinde yazılı olan 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, fazla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5146 E. 2019/7135 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · ıslah · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verlmesi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
Şti. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 182.000,00 TL «maddi tazminatın» 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecel «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen «maddi tazminat» miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak, davacı öncelikle 10.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, Dairemiz bozma ilamından sonra maddi tazminat talebini «ıslah» ile artırarak 18.551,41 TL’ye yükseltilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmişse de, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek değer tespiti · hisse devrinin iptali · hisse devri · reeskont faizi · infaz · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «hisse devrinin iptaline» karar verilmesinin bu aşamada «infazı» mümkün olmadığından davacının diğer talebinin değerlendirildiği, hisse devir tarihi olan 07.06.2014 tarihinde hisselerin bedelinin 18.551,41 TL olduğu, birleşen davalıların «kötüniyeti» ispatlanamdığından sorumluluklar bulunmadığı, asıl davanın davalılarının davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile 18.551,41 TL «maddi tazminatın» 07/06/2004 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte asıl davalılardan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «hisse devrinin iptali» ile hissenin davacı adına tescili, devrin iptalinin mümkün olmaması halinde hisselerin «gerçek değerinin tespiti» ile hisselere karşılık 10.000TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/380 E. 2019/2594 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · ıslah
İncelediğiniz karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verlmesi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sırasında davacı, 06.04.2015 tarihli dilekçesi ile davasını «ıslah» ederek belirsiz alacak davasına dönüştürmüş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK 177 maddesinde, «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası» «ıslah» edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın «vade» sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek «akdi faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, Mahkemenin 04.10.2012 gün ve 2012/80 – 166 sayılı kararı ile dava «şartı yokluğundan», davanın «usulden reddine» ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü «ıslah» dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700.- TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500.- TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygula …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · dava şartı yokluğu · vade · usulden reddi
Benzer bu kararda04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın «vade» sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek «akdi faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, Mahkemenin 04.10.2012 gün ve 2012/80 – 166 sayılı kararı ile dava «şartı yokluğundan», davanın «usulden reddine» ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü «ıslah» dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700.- TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500.- TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygula …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1890 E. , 2019/8119 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRî VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.04.2017 tarih ve 2014/185-2017/205 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2019 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait öğrenci yöneltme, rehberlik ve okul yönetimi otomasyon sistemi içerikli işletim sisteminin davalıya ait GSM operatöründe kullanılması için anlaşıldığını, ancak davalının işletim sistemini kendi sistemi gibi tanıtıp pazarladığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile men'i ve maddi manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, davacı ... Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince ticari sır olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 182.000,00 TL maddi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecel ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davacı ... ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sırasında davacı, 06.04.2015 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek belirsiz alacak davasına dönüştürmüş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi de aynı mahiyettedir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E.- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, bozma sonrası ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verlmesi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı ... ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı ... ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı ... ve davalıya iadesine, 12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569273900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz