Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/479 E. 2023/3891 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
türk uluslararası gemi sicili (tugs)↗ sınırlı ayni hak↗ gemi sicili↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ resen terkin↗ finansal kiralama↗ sözleşmeden doğan dava↗ sözleşmenin feshi↗ sicilden terkin↗ eş rızası↗ ipotek↗ esastan ret↗ terkin↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :22017/449 E., 2019/120 K.
Taraflar arasındaki Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin maliki olduğu Manas isimli gemiyi dava dışı Peksu Denizcilik Tic. Ltd. Şti.'ne finansal kiralama yoluyla kiraladığını, kiracının sözleşmeden doğan borçlarını ödememesi üzerine finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmenin feshine rağmen gemi iade edilmediğinden müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza mahkemesince kiracı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, anılan kararda sözleşmenin feshedilmesine rağmen geminin teslim edilmediğinin belirlendiğini, daha sonra yapılan aramalar sonucunda geminin Gaddani gemi söküm alanında söküldüğünü ve müvekkilinin rızası hilafına hurdaya çevrildiğinin tespit edildiğini, buna ilişkin resmi yazılar ve Karaçi Başkonsolosluğu tarafından onaylı resmi belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, Pakistan makamlarından alınan hurda belgelerinin üzerinde doğrudan Karaçi Başkonsolosluğunun onayının bulunduğunu, bu durumda fiilen var olmayan bir geminin sicilde halen kayıtlı olduğunu, geminin sicilden terkini için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına başvurulduğunu, liman başkanlığının 30.10.2017 tarihli yazısı ile terkin talebinin reddedildiğini, ancak söz konusu red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 700. sırasında kayıtlı 7533056 IMO nolu Manas isimli geminin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu geminin terkin talebine ilişkin olarak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından 30.10.2017 tarihinde verilen kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinde düzenlenen 8 günlük yasal süre içerisinde açılmaması nedeniyle sicil memurluğunun kararının kesinleştiğini, 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesine göre istem üzerine bir geminin sicil kaydının terkin edilebilmesi için geminin kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 933 üncü maddesinde de tamir kabul etmez geminin nasıl olması gerektiğinin tanımlandığını, dava konusu geminin ise bu kapsamda sicilden terkin için gerekli şartları taşımadığını ve davacı bu konuda somut bir delil sunamadığını savunarak, davanın süre yönünden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Pakistan Gaddani gümrük makamlarının düzenlemiş olduğu belgeden dava konusu Manas gemisinin tamamen söküldüğü belirli olup doktrinde sökülen gemi münferit kısımları arasındaki rabıtanın ancak yeniden inşasıyla tesis edilebilecek derecede çözülmüş olması şeklinde tarif edildiğinden dava konusu geminin tamir kabul etmez gemi olarak değerlendirileceği, 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesine göre tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi gemi vasfı ortadan kalkmış olduğundan sicilden terkinin sadece davacının talebine bağlı olmayıp, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesindeki resen terkin koşullarının da mevcut olduğu, bu nedenle geminin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre sicilden terkin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... İstanbul Liman Başkanlığının Manas isimli geminin gemi sicilinden terkinine ilişkin talebinin reddi konusundaki 30.10.2017 tarihli kararının iptali ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 700 sırasında kayıtlı 7533056 IMO nolu Manas isimli geminin sicilden terkinine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 933 üncü maddesinin atıfta bulunduğu itiraz başlıklı 34 üncü maddesinin ilk fıkrasında sicil kararlarına karşı sekiz gün içinde dava açılabileceğinin düzenlendiğini, 30.10.2017 tarihinde terkin talebinin reddine karar verildiğini, kararın 03.11.2017 tarihinde yazı üzerindeki şerhle tebliğ edilmesine rağmen davanın 26.12.2017 tarihinde açılması nedeniyle süre yönünden reddi gerektiğini, bir geminin terkin edilmesinin Türk Bayrağı çekme hakkını yitirmesi, tamir kabul etmez hale gelmesi ve geminin kurtarılamayacak şeklide batması şartlarından birini gerçekleşmesine bağlandığını, terkin şartlarının oluşmadığını, geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan ceza mahkemesi kararı, vergi mahkemesi kararı ve konsoluluk yazılarından, dava konusu geminin kiracısı tarafından yurt dışında söküldüğü, parçalarının sökülerek geminin hurdaya ayrıldığı, bu nedenle geminin 6102 sayılı Kanun' un 964 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 966 ncı maddeleri anlamında tamir kabul edilmez şekilde parçalara ayrılması nedeniyle gemi vasfını yitirdiği, gemi siciline kayıtlı bir ipotek veya sınırlı ayni hak bulunduğuna dair iddia ve belge de bulunmadığı anlaşılmakla sicilden resen terkin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sicile kayıtlı geminin gemi vasfını kaybetmiş olması nedeniyle sicil kaydının terkini talebinin reddine ilişkin sicil müdürlüğünün kararına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 964 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 965 ve 966 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tamir kabul etmez hale gelen geminin sicilden re'sen terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7088 E. 2024/4455 K.
Ortak:gemi sicili · sicilden terkin · Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz
İncelediğiniz karardaŞti.'ne «finansal kiralama» yoluyla kiraladığını, kiracının «sözleşmeden doğan» borçlarını ödememesi üzerine «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğini, «sözleşmenin feshine» rağmen gemi iade edilmediğinden müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza mahkemesince kiracı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, anılan kararda sözleşmenin feshedilmesine rağmen geminin «teslim» edilmediğinin belirlendiğini, daha sonra yapılan aramalar sonucunda geminin Gaddani gemi söküm alanında söküldüğünü ve müvekkilinin «rızası» hilafına hurdaya çevrildiğinin tespit edildiğini, buna ilişkin resmi yazılar ve Karaçi Başkonsolosluğu tarafından onaylı resmi belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, Pakistan makamlarından alınan hurda belgelerinin üzerinde doğrudan Karaçi Başkonsolosluğunun onayının bulunduğunu, bu durumda fiilen var olmayan bir «geminin sicilde» halen kayıtlı olduğunu, geminin «sicilden terkini» için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına başvurulduğunu, liman başkanlığının 30.10.2017 tarihli yazısı ile terkin talebinin reddedildiğini, ancak söz …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu geminin «terkin» talebine ilişkin olarak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından 30.10.2017 tarihinde verilen kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinde düzenlenen 8 günlük yasal süre içerisinde açılmaması nedeniyle sicil memurluğunun kararının kesinleştiğini, 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesine göre istem üzerine bir «geminin sicil» «kaydının» terkin edilebilmesi için geminin kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 933 üncü maddesinde de tamir kabul etmez geminin nasıl olması gerektiğinin tanımlandığını, dava konusu geminin ise bu kapsamda «sicilden terkin» için gerekli şartları taşımadığını ve davacı bu konuda somut bir delil sunamadığını savunarak, davanın süre yönünden ve esastan reddine karar verilmesini istemişti …
… 965 inci maddesine göre tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi gemi vasfı ortadan kalkmış olduğundan «sicilden terkinin» sadece davacının talebine bağlı olmayıp, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesindeki «resen terkin» koşullarının da mevcut olduğu, bu nedenle geminin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre sicilden terkin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabu …
Benzer bu kararda… tmez gemi" vasfına dönüştüğü, tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi, gemi vasfı ortadan kalktığından «terkinin» sadece malikin talebine bağlı olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesinde, böyle bir geminin sicilden «resen terkin» edilebileceğinin düzenlendiği, «gemi sicil» «kaydı» üzerinde herhangi bir «ipotek» yada «rehin» kaydı bulunmadığı davacının bilgi ve «rızası» dışında Hindistan'da sökülerek hurdaya çevrildiği anlaşılan ALTAY isimli kuru yük gemisinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre «sicilden terkin» edilmesi koşulları oluştuğu, İstanbul Liman Başkanlığının terkin talebinin reddine ilişkin kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle 30.10.2017 tarihli red kararının …
… a kiracı şirket yetkilisi aleyhine hapis cezası verildiğini, yapılan araştırmalarda geminin Mumbai'de karaya çekilerek söküldüğünün öğrenildiğini, geminin müvekkili «rızası» hilafına hurdaya çevrildiğini, gemi vasfını yitirdiğini, Hindistan makamlarından alınan hurda (söküm) belgelerinin üzerinde apostil «şerhi» değil doğrudan “Hindistan Yeni Delhi Büyükelçiliği Konsolosluk” onayı olduğunu, geminin hurda olduğunun «resmi belge» ve yazılarla sabit olduğunu, geminin «terkini» için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı'na başvurulduğunu, 30.10.2017 tarihli yazı ile terkin talebinin reddedildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 965 inci maddesi gereği geminin «sicilden terkin» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; erkin talebinin reddine ilişkin 30.10.2017 tarihli kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın «itiraz süresi» geçtikten sonra 26.12.2017 tarihinde açıldığını, geminin «sicilden terkini» için kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelinmesi şartı koyulduğunu, davacı şirketin geminin tamirinin hiç ve ya bulunduğu yerde mümkün olmadığına ve tamir edilebileceği bir limana götürülemeyeceğine dair bir emare olmadığını, davacı vekilinin sunduğu Hindistan Disiplin Kurulu başlıklı belgede ilgili kişinin sadece geminin karaya çekildiğine ve söküm izninin alındığına dair beyanı olduğunu, geminin söküldüğüne, hurdaya çıktığına ve tamiri mümkün olmadığına ilişkin bir delili olmadığını, geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını, bu şartlarda gemiyi sicilden terkin etmenin mümkün olmadığını, apostil «şerhi» taşımayan Liman İdaresinin yazısının başlı başına idari belgelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin
Benzer bu kararda… i tek ilgilinin başvurucu/davacı şirket olduğunu, bu durumda sicil müdürünce ilgililerin itiraz/kaçınma sebeplerini bildirmeye davet etmesinin beklenemeyeceğini, re'«sen terkin» halinin somut olaya uygulanamayacağını, davacının Hindistan'daki başvurusunun bilgi edinme kapsamında olduğunu, Türkiye'deki bir mahkemeyi bağlamayacağını, davacın …
Davacının «kaydın» «terkini» için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına yaptığı başvurunun red edildiği, red kararının 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, yapılan bu başvurunun kanunda yapılması gerektiği düzenlenen bildirim niteliğinde olduğu, davacının talebinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine dayandığı, geminin yok edildiği ileri sürüldüğünden re'«sen terkin» koşulları mevcut olduğu ileri sürüldüğünden davalı vekilinin dava süresine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmediğine, 2.
İstinabe talebinden aradan geçen zamana göre bir sonuç alınamadığı anlaşılmakla birlikte, geminin halen var olduğuna dair bir emare bulunmadığı, gemi sicilinde «finansal kiralamadan» sonra hiç bir kayıt yapılmaması, asliye ceza mahkemesi karar içeriği, İstanbul 11.Vergi Mahkemesinin 2017/423 Esas ve 2017/2339 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile geminin re'«sen terkin» koşullarının gerçekleştiğinin tesbit edildiği, davacıya vekâleten araştırma yapan Avinash Kumar'ın noter «tasdikli» beyanı ve Yeni Delhi Büyükelçiliği tarafından belgeler üzerindeki mührün Hint yetkili makamlarına ait olduğunun tesbit edildiği gözetildiğinde, davacının maliki olduğu M/V ALTAY gemisinin adının JANLIN olarak değiştirilip, Hindistan'ın Mumbai şehrinde söküm izni alınarak hurdaya çevrildiği belirlenmekle tamir kabul etmez hale gelen geminin resen «sicilden terkin» edilmesi gerektiğinin kabulü ile adı geçen geminin sicilden terkinine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğine, Açıklanan nedenlerle hükme yönelik istinaf seb …
-
Sicilce karar verilmeden sicil kararına itiraz davası açılamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2234 E. 2023/6144 K.
Ortak:gemi sicili · sicilden terkin · Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz
İncelediğiniz karardaŞti.'ne «finansal kiralama» yoluyla kiraladığını, kiracının «sözleşmeden doğan» borçlarını ödememesi üzerine «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğini, «sözleşmenin feshine» rağmen gemi iade edilmediğinden müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza mahkemesince kiracı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, anılan kararda sözleşmenin feshedilmesine rağmen geminin «teslim» edilmediğinin belirlendiğini, daha sonra yapılan aramalar sonucunda geminin Gaddani gemi söküm alanında söküldüğünü ve müvekkilinin «rızası» hilafına hurdaya çevrildiğinin tespit edildiğini, buna ilişkin resmi yazılar ve Karaçi Başkonsolosluğu tarafından onaylı resmi belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, Pakistan makamlarından alınan hurda belgelerinin üzerinde doğrudan Karaçi Başkonsolosluğunun onayının bulunduğunu, bu durumda fiilen var olmayan bir «geminin sicilde» halen kayıtlı olduğunu, geminin «sicilden terkini» için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına başvurulduğunu, liman başkanlığının 30.10.2017 tarihli yazısı ile terkin talebinin reddedildiğini, ancak söz …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu geminin «terkin» talebine ilişkin olarak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından 30.10.2017 tarihinde verilen kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinde düzenlenen 8 günlük yasal süre içerisinde açılmaması nedeniyle sicil memurluğunun kararının kesinleştiğini, 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesine göre istem üzerine bir «geminin sicil» «kaydının» terkin edilebilmesi için geminin kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 933 üncü maddesinde de tamir kabul etmez geminin nasıl olması gerektiğinin tanımlandığını, dava konusu geminin ise bu kapsamda «sicilden terkin» için gerekli şartları taşımadığını ve davacı bu konuda somut bir delil sunamadığını savunarak, davanın süre yönünden ve esastan reddine karar verilmesini istemişti …
… 965 inci maddesine göre tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi gemi vasfı ortadan kalkmış olduğundan «sicilden terkinin» sadece davacının talebine bağlı olmayıp, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesindeki «resen terkin» koşullarının da mevcut olduğu, bu nedenle geminin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre sicilden terkin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabu …
Benzer bu karardaGemi Kurtarma ve Denizcilik firması tarafından parçalara kesilerek çıkarıldığını, İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde «gemi sicil» «defterinin» incelenmesinden gemi üzerinde Hisar Vergi Dairesinin 09.01.2014 tarihli 733 sayılı yazısı gereğince «haciz» «şerhi» bulunduğunun görüldüğünü, Bağlama Kütüğü Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin b bendi uyarınca geminin tamirinin mümkün olmadığının resmi makamlarca belgelendirilmiş olması nedeni ile geminin «sicilden terkini» için İstanbul Liman Başkanlığına müracaat edildiğini, ancak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından başvuruya herhangi bir yanıt verilmediğini, gemi battıktan sonra denizden çıkarılan enkazının kesilerek hurdaya gönderildiğini, ancak sicil «kaydı» silinmediğinden vergi tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, geminin 13.09.2008 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere sicilden terkinine karar verilmesini ist …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından geminin «sicilden terkini» için başvuru yapılmışsa da, Sicil Müdürlüğünce davacı taraftan batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıları «ibraz» etmesi, «gemi sicil» kaydında mevcut takyidatların kaldırılarak eksik belgelerin ibrazının talep edildiği, davacı tarafça eksik evraklar ibraz edilerek sicilden terkin işlemini yapması …
… Memurluğu kararının bulunmadığını, batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıların Kocaeli Liman Başkanlığından temin edilerek «ibrazı» gerektiğinin gemi «donatanına» ikaz edilmesine rağmen buna ilişkin belge ibraz edilmediğini, ayrıca gemi üzerindeki takyidatların da kaldırılması gerektiğini, bu nedenle geminin «sicilden terkin» edilmesine ilişkin talep konusunda henüz bir karar verilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2586 E. 2020/388 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının eylemlerinin, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitiyle men’ine, 3.966,92 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davanın haksız rekabetin tespiti ve buna dayalı «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olduğu, her üç talep bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, esastan yeniden hüküm kurulmuştur.
Bu kararın davalı yan vekilince temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan karar Dairemizin 19.11.2018 tarihli ilamıyla davalı yararına bozulmuş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davacının tüm talepleri bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/479 E. , 2023/3891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1357 E., 2021/1265 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 22017/449 E., 2019/120 K.
Taraflar arasındaki Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin maliki olduğu Manas isimli gemiyi dava dışı Peksu Denizcilik Tic. Ltd. Şti.'ne finansal kiralama yoluyla kiraladığını, kiracının sözleşmeden doğan borçlarını ödememesi üzerine finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmenin feshine rağmen gemi iade edilmediğinden müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza mahkemesince kiracı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, anılan kararda sözleşmenin feshedilmesine rağmen geminin teslim edilmediğinin belirlendiğini, daha sonra yapılan aramalar sonucunda geminin Gaddani gemi söküm alanında söküldüğünü ve müvekkilinin rızası hilafına hurdaya çevrildiğinin tespit edildiğini, buna ilişkin resmi yazılar ve Karaçi Başkonsolosluğu tarafından onaylı resmi belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, Pakistan makamlarından alınan hurda belgelerinin üzerinde doğrudan Karaçi Başkonsolosluğunun onayının bulunduğunu, bu durumda fiilen var olmayan bir geminin sicilde halen kayıtlı olduğunu, geminin sicilden terkini için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına başvurulduğunu, liman başkanlığının 30.10.2017 tarihli yazısı ile terkin talebinin reddedildiğini, ancak söz konusu red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 700.
sırasında kayıtlı 7533056 IMO nolu Manas isimli geminin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu geminin terkin talebine ilişkin olarak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından 30.10.2017 tarihinde verilen kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinde düzenlenen 8 günlük yasal süre içerisinde açılmaması nedeniyle sicil memurluğunun kararının kesinleştiğini, 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesine göre istem üzerine bir geminin sicil kaydının terkin edilebilmesi için geminin kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 933 üncü maddesinde de tamir kabul etmez geminin nasıl olması gerektiğinin tanımlandığını, dava konusu geminin ise bu kapsamda sicilden terkin için gerekli şartları taşımadığını ve davacı bu konuda somut bir delil sunamadığını savunarak, davanın süre yönünden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Pakistan Gaddani gümrük makamlarının düzenlemiş olduğu belgeden dava konusu Manas gemisinin tamamen söküldüğü belirli olup doktrinde sökülen gemi münferit kısımları arasındaki rabıtanın ancak yeniden inşasıyla tesis edilebilecek derecede çözülmüş olması şeklinde tarif edildiğinden dava konusu geminin tamir kabul etmez gemi olarak değerlendirileceği, 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesine göre tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi gemi vasfı ortadan kalkmış olduğundan sicilden terkinin sadece davacının talebine bağlı olmayıp, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesindeki resen terkin koşullarının da mevcut olduğu, bu nedenle geminin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre sicilden terkin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
İstanbul Liman Başkanlığının Manas isimli geminin gemi sicilinden terkinine ilişkin talebinin reddi konusundaki 30.10.2017 tarihli kararının iptali ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 700 sırasında kayıtlı 7533056 IMO nolu Manas isimli geminin sicilden terkinine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 933 üncü maddesinin atıfta bulunduğu itiraz başlıklı 34 üncü maddesinin ilk fıkrasında sicil kararlarına karşı sekiz gün içinde dava açılabileceğinin düzenlendiğini, 30.10.2017 tarihinde terkin talebinin reddine karar verildiğini, kararın 03.11.2017 tarihinde yazı üzerindeki şerhle tebliğ edilmesine rağmen davanın 26.12.2017 tarihinde açılması nedeniyle süre yönünden reddi gerektiğini, bir geminin terkin edilmesinin Türk Bayrağı çekme hakkını yitirmesi, tamir kabul etmez hale gelmesi ve geminin kurtarılamayacak şeklide batması şartlarından birini gerçekleşmesine bağlandığını, terkin şartlarının oluşmadığını, geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan ceza mahkemesi kararı, vergi mahkemesi kararı ve konsoluluk yazılarından, dava konusu geminin kiracısı tarafından yurt dışında söküldüğü, parçalarının sökülerek geminin hurdaya ayrıldığı, bu nedenle geminin 6102 sayılı Kanun' un 964 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 966 ncı maddeleri anlamında tamir kabul edilmez şekilde parçalara ayrılması nedeniyle gemi vasfını yitirdiği, gemi siciline kayıtlı bir ipotek veya sınırlı ayni hak bulunduğuna dair iddia ve belge de bulunmadığı anlaşılmakla sicilden resen terkin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sicile kayıtlı geminin gemi vasfını kaybetmiş olması nedeniyle sicil kaydının terkini talebinin reddine ilişkin sicil müdürlüğünün kararına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 964 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 965 ve 966 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946756700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz