6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tamir kabul etmez hale gelen geminin sicilden re'sen terkini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7088 E. 2024/4455 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Geminin kurtarılamayacak şekilde batması, tamir kabul etmez hâle gelmesi veya Türk bayrağını çekme hakkını kaybetmesi hâlinde bu durumların sicil müdürlüğüne bildirilmesi kanuni bir yükümlülük olduğundan, malikin terkin istemiyle yaptığı başvuru bu kanuni bildirim niteliğindedir; talep TTK 965 ve 966 kapsamında re'sen terkin koşullarının gerçekleştiği iddiasına dayanıyorsa, başvurunun reddine karşı açılan davada sicil kararına itiraz süresinin geçtiği savunması yerinde görülmez. Tamir kabul etmez hâle gelen gemi, sadece malikin talebine bağlı olmaksızın sicilden re'sen terkin edilebilir; terkin koşullarının gerçekleştiği, geminin varlığına dair emare bulunmaması, sicilde sonraki kayıt yokluğu, ceza ve vergi yargısı kararları ile konsolosluk onaylı yabancı belgeler gibi dolaylı delillerin bütünüyle ispatlanabilir ve sonuçsuz kalan istinabe talebi terkin kararı verilmesine engel değildir.

Ele alınan sorunlar

Sicil memurluğunun terkin talebini reddi üzerine açılan davada süre itirazının yerinde olup olmadığı → ret

İddia: Davalı, terkin talebinin reddine ilişkin kararın davacıya tebliğ edildiğini, dava tarihi itibarıyla itiraz süresinin geçtiğini ve davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Geminin kurtarılamayacak şekilde batması, tamir kabul etmez hâle gelmesi veya her ne suretle olursa olsun Türk bayrağını çekme hakkını kaybetmesi hâlinde bu hususların gecikmeden sicil müdürlüğüne bildirilmesi gerektiğini öngören 964 üncü maddenin üçüncü fıkrası karşısında, davacının kaydın terkini için liman başkanlığına yaptığı başvuru, kanunda yapılması gerektiği düzenlenen bildirim niteliğindedir. Davacının talebi 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine dayanmakta ve geminin yok edildiği ileri sürülerek re'sen terkin koşullarının mevcut olduğu iddia edilmektedir. Bu nedenle davalının dava süresine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Geminin tamir kabul etmez hâle geldiğinin ve re'sen terkin koşullarının oluştuğunun ispatı → kabul

İddia: Davalı, sicil müdürünce geminin tamir kabul etmemesi veya kurtarılamayacak şekilde batması vakıalarının ispatlanamadığının tespit edildiğini, re'sen terkin hâlinin somut olaya uygulanamayacağını, yurt dışındaki makamlara yapılan başvurunun Türkiye'deki mahkemeyi bağlamayacağını, davacının geminin tamirinin mümkün olmadığına ilişkin somut delil sunmadığını ve istinabe cevabı beklenmeden ispat yükünün mahkemece üstlenildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İstinabe talebinden aradan geçen zamana rağmen bir sonuç alınamamış olmakla birlikte, geminin halen var olduğuna dair bir emare bulunmamaktadır. Gemi sicilinde finansal kiralamadan sonra hiçbir kayıt yapılmamış olması, asliye ceza mahkemesi kararının içeriği ve vergi mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla re'sen terkin koşullarının gerçekleştiğinin tespit edilmiş olması, davacıya vekâleten araştırma yapan kişinin noter tasdikli beyanı ve belgeler üzerindeki mührün yabancı yetkili makamlara ait olduğunun büyükelçilikçe tespit edilmiş olması birlikte gözetildiğinde, davacının maliki olduğu geminin adı değiştirilerek yurt dışında söküm izni alınmak suretiyle hurdaya çevrildiği belirlenmektedir. Tamir kabul etmez hâle gelen geminin re'sen sicilden terkin edilmesi gerektiğinin kabulü ile terkinine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Terkin başvurusunun kanuni bildirim niteliğinde sayılarak süre itirazının reddedilmesi ve tamir kabul etmez hâle gelen geminin re'sen terkin koşullarının dolaylı delillerle ispatlanabilmesi bakımından emsal değer taşır; Yargıtay'ca onanmış olması bağlayıcı ağırlık kazandırır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Gemi sicil memurluğunun terkin talebini reddine karşı açılan davada: terkin başvurusu, geminin tamir kabul etmez hâle gelmesi gibi durumların sicil müdürlüğüne bildirilmesine ilişkin kanuni yükümlülüğün yerine getirilmesi niteliğinde olup, talep TTK 965 ve 966 kapsamında re'sen terkin koşullarına dayanıyorsa sicil kararına itiraz süresinin geçtiği savunması yerinde görülmez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi sicili sicilden terkin re'sen terkin tamir kabul etmez gemi sicil memurluğu kararına itiraz kanuni bildirim yükümlülüğü istinabe delillerin birlikte değerlendirilmesi yabancı belgelerin ispat gücü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 9656102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 966

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/479 E. 2023/3891 K.

    Ortak: · Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sicilce karar verilmeden sicil kararına itiraz davası açılamaz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2234 E. 2023/6144 K.

    Ortak: · Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/7088 E.  ,  2024/4455 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1520 Esas, 2022/1191 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2017/448 E., 2022/316 K.

Taraflar arasındaki Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekili şirketin maliki olduğu 7818406 IMO nolu M/V ALTAY adlı geminin ... Den. Tic. Ltd. Şti.'ye finansal kiralama yoluyla kiraladığını, finansal kiracı borcunu ödemediğinden, davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğini, ancak kiracının gemiyi iade etmediğini kiracı şirket yetkilisinin İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 E., 2013/36 K. sayılı kararıyla kiracı şirket yetkilisi aleyhine hapis cezası verildiğini, yapılan araştırmalarda geminin Mumbai'de karaya çekilerek söküldüğünün öğrenildiğini, geminin müvekkili rızası hilafına hurdaya çevrildiğini, gemi vasfını yitirdiğini, Hindistan makamlarından alınan hurda (söküm) belgelerinin üzerinde apostil şerhi değil doğrudan “Hindistan Yeni Delhi Büyükelçiliği Konsolosluk” onayı olduğunu, geminin hurda olduğunun resmi belge ve yazılarla sabit olduğunu, geminin terkini için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı'na başvurulduğunu, 30.10.2017 tarihli yazı ile terkin talebinin reddedildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 965 inci maddesi gereği geminin sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; erkin talebinin reddine ilişkin 30.10.2017 tarihli kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın itiraz süresi geçtikten sonra 26.12.2017 tarihinde açıldığını, geminin sicilden terkini için kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelinmesi şartı koyulduğunu, davacı şirketin geminin tamirinin hiç ve ya bulunduğu yerde mümkün olmadığına ve tamir edilebileceği bir limana götürülemeyeceğine dair bir emare olmadığını, davacı vekilinin sunduğu Hindistan Disiplin Kurulu başlıklı belgede ilgili kişinin sadece geminin karaya çekildiğine ve söküm izninin alındığına dair beyanı olduğunu, geminin söküldüğüne, hurdaya çıktığına ve tamiri mümkün olmadığına ilişkin bir delili olmadığını, geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını, bu şartlarda gemiyi sicilden terkin etmenin mümkün olmadığını, apostil şerhi taşımayan Liman İdaresinin yazısının başlı başına idari belgelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile M/V ALTAY gemisinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerinde bahsedilen "tamir kabul etmez gemi" vasfına dönüştüğü, tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi, gemi vasfı ortadan kalktığından terkinin sadece malikin talebine bağlı olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesinde, böyle bir geminin sicilden resen terkin edilebileceğinin düzenlendiği, gemi sicil kaydı üzerinde herhangi bir ipotek yada rehin kaydı bulunmadığı davacının bilgi ve rızası dışında Hindistan'da sökülerek hurdaya çevrildiği anlaşılan ALTAY isimli kuru yük gemisinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre sicilden terkin edilmesi koşulları oluştuğu, İstanbul Liman Başkanlığının terkin talebinin reddine ilişkin kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle 30.10.2017 tarihli red kararının iptali ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 1424 sırasında kayıtlı 7818406 IMO no.lu ALTAY gemisinin sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, davacının red kararını 3.11.2017 tarihinde tebliğ aldığını, dava tarihi itibariyle 8 günlük sürenin geçtiğini, sicil müdürünün geminin 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesi kapsamında tamir kabul etmemeye veya kurtarılamayacak şekilde batma vakıalarının ispatlanamadığını tespit ettiğini, somut olayda gemi sicilindeki tek ilgilinin başvurucu/davacı şirket olduğunu, bu durumda sicil müdürünce ilgililerin itiraz/kaçınma sebeplerini bildirmeye davet etmesinin beklenemeyeceğini, re'sen terkin halinin somut olaya uygulanamayacağını, davacının Hindistan'daki başvurusunun bilgi edinme kapsamında olduğunu, Türkiye'deki bir mahkemeyi bağlamayacağını, davacının geminin tamirinin mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunmadığını, dava sürecinde yapılan 14 duruşmanın 12'sinde ve toplamda 4 yıllık bir süreçte Hindistan'a yazılan istinabe yazının dönüşünün beklenildiğini, 4 yıl sonunda istinabe yazısının beklenmesinden vazgeçilerek davanın kabulüne karar verildiğini, davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın reddi gerekirken mahkemenin ispat yükünü üzerine aldığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1. 6100 sayılı Kanun'un 964 üncü maddesinin üçüncü fıkrası "gemi kurtarılamayacak şekilde batar veya tamir kabul etmez şekilde yahut her ne suretle olursa olsun Türk bayrağını çekme hakkını kaybederse, bu hususların da gecikmeden sicil müdürlüğüne bildirimesi gerektiği " hükmünü haizdir. Davacının kaydın terkini için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına yaptığı başvurunun red edildiği, red kararının 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, yapılan bu başvurunun kanunda yapılması gerektiği düzenlenen bildirim niteliğinde olduğu, davacının talebinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine dayandığı, geminin yok edildiği ileri sürüldüğünden re'sen terkin koşulları mevcut olduğu ileri sürüldüğünden davalı vekilinin dava süresine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmediğine,

2. İstinabe talebinden aradan geçen zamana göre bir sonuç alınamadığı anlaşılmakla birlikte, geminin halen var olduğuna dair bir emare bulunmadığı, gemi sicilinde finansal kiralamadan sonra hiç bir kayıt yapılmaması, asliye ceza mahkemesi karar içeriği, İstanbul 11.Vergi Mahkemesinin 2017/423 Esas ve 2017/2339 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile geminin re'sen terkin koşullarının gerçekleştiğinin tesbit edildiği, davacıya vekâleten araştırma yapan Avinash Kumar'ın noter tasdikli beyanı ve Yeni Delhi Büyükelçiliği tarafından belgeler üzerindeki mührün Hint yetkili makamlarına ait olduğunun tesbit edildiği gözetildiğinde, davacının maliki olduğu M/V ALTAY gemisinin adının JANLIN olarak değiştirilip, Hindistan'ın Mumbai şehrinde söküm izni alınarak hurdaya çevrildiği belirlenmekle tamir kabul etmez hale gelen geminin resen sicilden terkin edilmesi gerektiğinin kabulü ile adı geçen geminin sicilden terkinine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğine,

Açıklanan nedenlerle hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 1424. sırasında kayıtlı olan M/V Altay isimli geminin sicilden terkin edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 995 ve 996 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061030100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1520 E. 2022/1191 K.

Tamir kabul etmez hale gelen geminin resen sicilden terkini

Gerekçe özeti

Bir geminin sicilden terkini talebine ilişkin sicil müdürlüğü kararına yapılan itirazda, terkin başvurusunun TTK m.964/3 kapsamında yapılması gereken bir bildirim niteliğinde olması ve talebin TTK 965-966. maddelerine dayanması halinde, geminin yok edildiği/tamir kabul etmez hale geldiği ileri sürüldüğünden re'sen terkin koşullarının varlığı söz konusu olur ve bu durumda sicil müdürlüğü kararına itiraz süresi tartışması geçerliliğini kaybeder. Geminin tamir kabul etmez hale geldiğinin ispatında, yabancı ülke liman idarelerinin yazıları, bu yazılara dayanan noter tespitli beyanlar, konsolosluk/büyükelçilik tarafından belge üzerindeki mührün yetkili makama ait olduğunun tasdiki ve konuyla ilgili başka bir yargı merciinde (vergi mahkemesi) verilip kesinleşmiş kararın tespitleri birlikte değerlendirilerek, istinabe yoluyla doğrudan cevap alınamamış olsa da geminin tamir kabul etmez hale geldiği ve re'sen terkin koşullarının oluştuğu kabul edilebilir.

Emsal değeri

Geminin tamir kabul etmez hale gelip gemi vasfını kaybettiğinin ispatında, doğrudan delil (istinabe cevabı) alınamasa da dolaylı deliller (yabancı liman idaresi yazıları, noter tespiti, konsolosluk tasdiki, başka yargı merciinin kesinleşmiş tespiti) birlikte değerlendirilerek sonuca gidilebileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: gemi sicilinden terkin tamir kabul etmez gemi resen terkin bildirim yükümlülüğü istinabe kesinleşmiş idari mahkeme kararının etkisi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1520

KARAR NO 2022/1191

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/05/2022

NUMARASI 2017/448 Esas 2022/316 Karar

DAVA

Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/09/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; Müvekili şirketin maliki olduğu ... IMO nolu ... adlı geminin ... Tic. Ltd. Şti'ne finansal kiralama yoluyla kiraladığını, finansal kiracı borcunu ödemediğinden, davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğini,ancak kiracının gemiyi iade etmediğini kiracı şirket yetkilisinin İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 esas - 2013/36 sayılı kararıyla kiracı şirket yetkilisi aleyhine hapis cezası verildiğini, yapılan araştırmalarda geminin Mumbai'de karaya çekilerek söküldüğünün öğrenildiğini, geminin müvekkili rızası hilafına hurdaya çevrildiğini, gemi vasfını yitirdiğini, Hindistan makamlarından alınan hurda (söküm) belgelerinin üzerinde apostil şerhi değil doğrudan “Hindistan Yeni Delhi Büyükelçiliği Konsolosluk” onayı olduğunu, geminin hurda olduğunun resmi belge ve yazılarla sabit olduğunu, geminin terkini için 17/10/2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı'na başvurulduğunu, 30/10/2017 tarihli yazı ile terkin talebinin reddedildiğini, TTK 965 maddesi gereği geminin sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; terkin talebinin reddine ilişkin 30/10/2017 tarihli kararın 03/11/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın itiraz süresi geçtikten sonra 26/12/2017 tarihinde açıldığını, geminin sicilden terkini için kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelinmesi şartı koyulduğunu, davacı şirketin geminin tamirinin hiç ve ya bulunduğu yerde mümkün olmadığına ve tamir edilebileceği bir limana götürülemeyeceğine dair bir emare olmadığını, davacı vekilinin sunduğu Hindistan Disiplin Kurulu başlıklı belgede ilgili kişinin sadece geminin karaya çekildiğine ve söküm izninin alındığına dair beyanı olduğunu, geminin söküldüğüne, hurdaya çıktığına ve tamiri mümkün olmadığına ilişkin bir delili olmadığını,geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını, bu şartlarda gemiyi sicilden terkin etmenin mümkün olmadığını, apostil şerhi taşımayan Liman İdaresinin yazısının başlı başına idari belgelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın süreden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ... gemisinin TTK'nun 965 ve 966.maddelerinde bahsedilen "tamir kabul etmez gemi" vasfına dönüştüğü, tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi, gemi vasfı ortadan kalktığından terkinin sadece malikin talebine bağlı olmadığı, TTK'nın 966. maddesinde, böyle bir geminin sicilden resen terkin edilebileceğinin düzenlendiği, gemi sicil kaydı üzerinde herhangi bir ipotek yada rehin kaydı bulunmadığı davacının bilgi ve rızası dışında Hindistan'da sökülerek hurdaya çevrildiği anlaşılan ... isimli kuru yük gemisinin TTK'nun 965 ve 966.maddelerine göre sicilden terkin edilmesi koşulları oluştuğu,İstanbul Liman Başkanlığının terkin talebinin reddine ilişkin kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle 30/10/2017 tarihli red kararının iptali ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinin ...

sırasında kayıtlı ... IMO nolu ... gemisinin sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının red kararını 3.11.2017 tarihinde tebliğ aldığını, dava tarihi itibariyle 8 günlük sürenin geçtiğini, sicil müdürünün geminin TTK 965 maddesi kapsamında tamir kabul etmemeye veya kurtarılamayacak şekilde batma vakıalarının ispatlanamadığını tespit ettiğini, somut olayda gemi sicilindeki tek ilgilinin başvurucu/davacı şirket olduğunu, bu durumda sicil müdürünce ilgililerin itiraz/kaçınma sebeplerini bildirmeye davet etmesinin beklenemeyeceğini,Re'sen terkin halinin somut olaya uygulanamayacağını, davacının Hindistan'daki başvurusunun bilgi edinme kapsamında olduğunu, Türkiye'deki bir mahkemeyi bağlamayacağını, davacının geminin tamirinin mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunmadığını,dava sürecinde yapılan 14 duruşmanın 12 sinde ve toplamda 4 yıllık bir süreçte Hindistan'a yazılan istinabe yazının dönüşünün beklenildiğini, 4 yıl sonunda istinabe yazısının beklenmesinden vazgeçilerek davanın kabulüne karar verildiğini, davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın reddi gerekirken mahkemenin ispat yükünü üzerine aldığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;Türk Uluslararası Gemi Sicilinin ...24. sırasında kayıtlı olan, ... isimli geminin sicilden terkin edilmesi istemine ilişkindir. Gemi sicil kaydında, dava konusu, ... IMO nolu ... isimli kuru yük gemisinin davacı adına kayıtlı olduğu,geminin ... Taş.Ltd Ştine finansal kiralama yolu ile kiralandığı bilgisi dışında başkaca bir bilgi mevcut değildir. 6100 sayılı TTK m.964/3 maddesi, "gemi kurtarılamayacak şekilde batar veya tamir kabul etmez şekilde yahut her ne suretle olursa olsun Türk bayrağını çekme hakkını kaybederse ,bu hususların da gecikmeden sicil müdürlüğüne bildirimesi gerektiği " hükmünü haizdir. Davacının kaydın terkini için 17/10/2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına yaptığı başvurunun red edildiği ,red kararının 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, yapılan bu başvurunun kanunda yapılması gerektiği düzenlenen bildirim niteliğinde olduğu, davacının talebinin TTK nun 965 ve 966.maddelerine dayandığı ,geminin yok edildiği ileri sürüldüğünden re'sen terkin koşulları mevcut olduğu ileri sürüldüğünden davalı vekilinin dava süresine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Davacı tarafından , dava konusu ... gemisiyle ilgili İstanbul 11.Vergi Mahkemesine açılan dava sonucunda mahkemece , 2017/423 esas ve 2017/2339 karar sayılı kararı ile; " ... gemisi ile ilgili gemi sicilinden resen terk sebeplerinin meydana geldiği, yurt dışı liman makamlarının ilgili yazılarında geminin isminin değiştirilerek, davacının rızası olmadan hurdaya satıldığı, gemi sicilinden resen terk sebeplerinin meydana geldiğinin İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 esas ve 2016/36 karar sayılı kararı ve yazışmalarla sabit olduğu, aksi yönde bir inceleme, bilgi ve belgenin bulunmadığı" gerekçesi ile davacının talebinin kabulüne karar verilerek işlemin iptaline karar verilmiş, anılan karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5.Vergi Dairesinin 20/06/2018 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

Sunulan sözleşme örneği, mahkeme kararlarına göre finansal kiracının kira borcunun ödenmesinde temerrüde düştüğü,sözleşmenin davacı tarafça fesih edildiği, kiralanan gemi iade edilmediğinden İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 ve 2013/36 Karar sayılı kararı ile ... yetkililerinin emniyeti suistimal suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece,geminin akıbeti hakkında bilgi verilmesi için Mumbai Liman Başkanlığına istinabe yoluyla yazılan yazıya aradan geçen dört yıl gibi uzun zamana rağmen cevap alınamamıştır. Davacı tarafından geminin akıbeti araştırılmak üzere görevlendirilen Hindistan'da davacı adına hareket eden ...'ın bilgi edinme yasası kapsamında ... IMO nolu ...

(...) gemisiyle ilgili bilgi edinmek için Hindistan makamlarına müracaat ettiği,Mumbai Liman İdaresinin 8 Eylül 2016 tarihli cevabı ile, ...IN gemisinin 09/08/2010 tarihinde Mumbai'de hurdaya çevrildiğinin bildirildiği, 14 Eylül 2016 tarihli bilgilendirme yazısında da geminin hurdaya çevrilmesi ve ... adresinde sökülmesi izninin ... tarafından alındığı bildirilmiştir. Adı geçen vekilin ,Yeni Delhi Noterliği'ne başvurarak tesbit isteği üzerine ; ...'ın, Mumbai Liman İdaresinin 08 Eylül 2016 ve 14 Eylül 2016 tarihli yazılarının içeriği ile ilgili beyanının Noter huzurunda tespit edildiği , Bilgi Edinme Hakkı Yasası kapsamında şahıslara sağlanan bilgiler olması nedeniyle, Türk Konsolosluğu tarafından içeriği itibariyle onayının sağlanamadığı ,ancak Büyükelçi'lik tarafından verilen 21/10/2016 tarihli yazıda, ...

tarafından sunulan belgeler üzerindeki mührün yetkili Hint makamlarına ait olduğu tasdik edilmiştir. İstinabe talebinden aradan geçen zamana göre bir sonuç alınamadığı anlaşılmakla birlikte ,geminin halen var olduğuna dair bir emare bulunmadığı , gemi sicilinde finansal kiralamadan sonra hiç bir kayıt yapılmaması ,asliye ceza mahkemesi karar içeriği , İstanbul 11.Vergi Mahkemesinin 2017/423 esas ve 2017/2339 karar sayılı kesinleşmiş kararı ile geminin re'sen terkin koşullarının gerçekleştiğinin tesbit edildiği,davacıya vekaleten araştırma yapan ...'ın noter tasdikli beyanı ve Yeni Delhi Büyükelçiliği tarafından belgeler üzerindeki mührün Hint yetkili makamlarına ait olduğunun tesbit edildiği gözetildiğinde ,davacının maliki olduğu ...

gemisinin adının ... olarak değiştirilip, Hindistan'ın Mumbai şehrinde söküm izni alınarak hurdaya çevrildiği belirlenmekle tamir kabul etmez hale gelen geminin resen sicilden terkin edilmesi gerektiğinin kabulü ile adı geçen geminin sicilden terkinine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 67-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/09/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.