Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2586 E. 2020/388 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının eylemlerinin, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle men’ine, 3.966,92 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davanın haksız rekabetin tespiti ve buna dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, her üç talep bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, esastan yeniden hüküm kurulmuştur.
Bu kararın davalı yan vekilince temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan karar Dairemizin 19.11.2018 tarihli ilamıyla davalı yararına bozulmuş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davacının tüm talepleri bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7489 E. 2013/15581 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7967 E. 2018/1824 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · harç · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 13.966,53 TL ödemeden kaynaklı, 413,19 TL temyiz «harç» ve «masrafı» olmak üzere toplam 14.379,72 TL'nin «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13067 E. 2012/19775 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · acente · komisyon · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, iptal edilen poliçe miktarı veya şirket ile «acenta» arasındaki «komisyon» oranlarının nasıl belirlendiğinin bilinmediği, davalının iptal edilen poliçe olduğuna dair beyanda bulunmadığı, komisyon alınan «son» ayda yürürlükte bulunan toplam poliçe miktarı ile tespit edilen ortalama komisyon tutarının baz alınması sonucunda, son ayda yürürlükte bulunan toplam poliçe mikta …
… ce giderleri davacı tarafça karşılanmak üzere uzman bilirkişi aracılığı ile davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının iddia ettiği dönem için «komisyon alacağı» bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı tespit ettirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, sadece dosya üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2008/11681 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 1.966,00 TL «asıl alacak» üzerinden devamına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2811 E. 2021/387 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun ifası · rehin sözleşmesi · akdi faiz · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · rehin · müteselsil kefil · yargılama giderleri
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladığı taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesinin» 15.maddesi uyarınca davalı kefile doğrudan doğruya müracaat etme hakkının bulunduğu, takipten sonra asıl borçlu tarafından 9.365,86 TL ödemenin yapıldığı bu ödemenin «infaz» sırasında icra müdürlüğünce resen nazara alınması gerektiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.966,71 TL «asıl alacak», 2.688,52 TL «akdi faiz», 134,42 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.789,65 TL alacağı bulunduğu, takip talebinde istenilen «masrafın» dosya kapsamındaki makbuz durumuna göre «yargılama giderleri» içerisinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalının İstanbul Anadolu 5.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/13179 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 7.966,71 TL «asıl alacak», 2.688,52 TL «akdi faiz», 34,42 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.789,65 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar yönünden devamına, ayrıca 7.966,71 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %21,06 akdi faiz uygulanmasına, dava dışı asıl borçlu tarafından yapıldığı tespit olunan ödemelerin «infaz» sırasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına, hükmolunan alacağın %40'ı oranında 4.315,86 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinin «son» fıkrası "Banka, asıl borçluya başvurmadan kefilden «borcun ifasını» isteyemez." hükmünü içermektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6193 E. 2010/12757 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · sigorta poliçesi · kusur · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davada davalı ...Ş yönelik davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, asıl dava da diğer davalılar ile birleşen davanın kısmen kabulü ile 6.190-YTL'nin bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı sigortalının tedavisi için ödenen tedavi giderlerine ilişkin tazminatın zarar sorumlulularından «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava dilekçesinde tam «kusura» dayalı olarak sigortalı için ödenen 16.518,67-YTL'den şimdilik 12.380-YTL'nin davalılardan tahsili talep edilmiş, benimsenip hükme esas alınan bilirkişi kurulu rap …
Oysa, davacı tarafından tam «kusur» esasına dayalı olarak dava açılması ve davacının zararının da hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 14.966,28-YTL olarak belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının belirenen ve mahkemece kabul edilen zararın % 50 sine karşılık gelen meblağa hükmedilmesi yerine yanılgı değerlendirme ile istemin % 50 sine karşılık gelen anılan yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2586 E. , 2020/388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 27/03/2019 tarih ve 2019/230 E. - 2019/492 K. Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı firmanın dalgıç pompa ve su motorları imalatında faaliyet gösterdiğini, ürünlerinde davacı adına tescilli “VANSAN Water technologies” markasını kullandığını, lazer teknolojisi kullanılmak suretiyle markanın işlenmesini sağlayacak makinenin imal edilmesi için davalıya sipariş verdiğini, fatura bedelinin ödenmesinde anlaşmazlığa düştüklerinden davalının ürettiği makineyi üçüncü kişiye sattığını, davacının ürünlerinde kullandığı tescilli markaya ait logoyu içeren etiketin, davalı firmanın ürettiği lazer etiketleme makinesi tanıtımı için çekilen video ve fotograf paylaşım sitelerinde kullandığını, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı firmanın haksız rekabet teşkil eden reklam filmini tüm yayın organlarında yayınlamaktan men edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 556 sayılı KHK'nın 66.
maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iddiaya konu videonun davalının ürettiği ürünün tanıtımı için hazırlamış olduğu ve faydalı model tescil isteminden sonra internete yüklendiğini, bu kayıtta yer alan görüntülerde davacı firma ile yapılan anlaşmanın bir parçası olarak etiketleme denemesi için gönderilen parçanın kullanıldığını, davacının sipariş ettiği sistemin çalışma şeklini gösterir deneme çekimi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının eylemlerinin, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle men’ine, 3.966,92 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davanın haksız rekabetin tespiti ve buna dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, her üç talep bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, esastan yeniden hüküm kurulmuştur.
Bu kararın davalı yan vekilince temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan karar Dairemizin 19.11.2018 tarihli ilamıyla davalı yararına bozulmuş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davacının tüm talepleri bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/01/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587485900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz