Sicilce karar verilmeden sicil kararına itiraz davası açılamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2234 E. 2023/6144 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Gemi sicil müdürlüğü kararına itiraz davası ancak sicilce verilmiş bir karar varsa açılabilir; sicil, istenen eksik belgeler tamamlanmadığı ve kayıttaki takyidatlar kaldırılmadığı için terkin istemi hakkında karar vermemişse, kanunda sicilin sessiz kalmasını zımni ret sayan bir hüküm bulunmadığından ortada itiraza konu bir karar yoktur ve dava dinlenemez.
Ele alınan sorunlar
Gemi Sicil Müdürlüğünce verilmiş bir karar bulunmadan sicil kararına itiraz davası açılıp açılamayacağı → ret
İddia: Davacı, geminin battığı ve enkazının hurdaya verildiği, tamirinin mümkün olmadığının resmî makamlarca belgelendiği, sicilden terkin başvurusuna makul sürede yanıt verilmemesinin talebin reddi anlamına geldiği, bu nedenle davanın erken açıldığından söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı geminin sicilden terkini için başvuruda bulunmuşsa da, sicil müdürlüğünce davacıdan batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda hâline getirildiğine dair rapor ve yazıların ibrazı ile sicil kaydındaki takyidatların kaldırılması istenmiş, davacı bu eksik evrakları ibraz etmemiş ve takyidatlar kaldırılmamıştır; bu nedenle terkin istemi hakkında henüz bir karar verilmemiştir. Kanunda, istem karşısında sicilin belli bir süre işlem yapmaması hâlinde istemin reddedilmiş sayılacağına ilişkin bir hüküm de bulunmamaktadır. Ortada gemi sicil müdürlüğünce verilmiş bir karar bulunmadığından, sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkin dava açılması mümkün değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Gemi sicil müdürlüğünün terkin istemi karşısında sessiz kalmasının zımni ret sayılamayacağı ve karar bulunmadan sicil kararına itiraz davası açılamayacağı yönündeki benimsenen tespit açısından emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Gemi Sicil Memurluklarınca verilen kararlara karşı ilgililer sekiz gün içinde başvuruda bulunabilir (6102 sayılı Kanun m.993).
- Dava şartı
- Sicil kararına itiraz davasında, itiraza konu edilebilecek, sicil müdürlüğünce verilmiş bir kararın bulunması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi sicili↗ sicilden terkin↗ sicil müdürlüğü kararına itiraz↗ zımni ret↗ takyidat↗ davanın erken açılması↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/479 E. 2023/3891 K.
Ortak:gemi sicili · sicilden terkin · Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz
İncelediğiniz karardaGemi Kurtarma ve Denizcilik firması tarafından parçalara kesilerek çıkarıldığını, İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde «gemi sicil» «defterinin» incelenmesinden gemi üzerinde Hisar Vergi Dairesinin 09.01.2014 tarihli 733 sayılı yazısı gereğince «haciz» «şerhi» bulunduğunun görüldüğünü, Bağlama Kütüğü Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin b bendi uyarınca geminin tamirinin mümkün olmadığının resmi makamlarca belgelendirilmiş olması nedeni ile geminin «sicilden terkini» için İstanbul Liman Başkanlığına müracaat edildiğini, ancak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından başvuruya herhangi bir yanıt verilmediğini, gemi battıktan sonra denizden çıkarılan enkazının kesilerek hurdaya gönderildiğini, ancak sicil «kaydı» silinmediğinden vergi tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, geminin 13.09.2008 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere sicilden terkinine karar verilmesini ist …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından geminin «sicilden terkini» için başvuru yapılmışsa da, Sicil Müdürlüğünce davacı taraftan batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıları «ibraz» etmesi, «gemi sicil» kaydında mevcut takyidatların kaldırılarak eksik belgelerin ibrazının talep edildiği, davacı tarafça eksik evraklar ibraz edilerek sicilden terkin işlemini yapması …
… Memurluğu kararının bulunmadığını, batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıların Kocaeli Liman Başkanlığından temin edilerek «ibrazı» gerektiğinin gemi «donatanına» ikaz edilmesine rağmen buna ilişkin belge ibraz edilmediğini, ayrıca gemi üzerindeki takyidatların da kaldırılması gerektiğini, bu nedenle geminin «sicilden terkin» edilmesine ilişkin talep konusunda henüz bir karar verilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaŞti.'ne «finansal kiralama» yoluyla kiraladığını, kiracının «sözleşmeden doğan» borçlarını ödememesi üzerine «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğini, «sözleşmenin feshine» rağmen gemi iade edilmediğinden müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza mahkemesince kiracı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, anılan kararda sözleşmenin feshedilmesine rağmen geminin «teslim» edilmediğinin belirlendiğini, daha sonra yapılan aramalar sonucunda geminin Gaddani gemi söküm alanında söküldüğünü ve müvekkilinin «rızası» hilafına hurdaya çevrildiğinin tespit edildiğini, buna ilişkin resmi yazılar ve Karaçi Başkonsolosluğu tarafından onaylı resmi belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, Pakistan makamlarından alınan hurda belgelerinin üzerinde doğrudan Karaçi Başkonsolosluğunun onayının bulunduğunu, bu durumda fiilen var olmayan bir «geminin sicilde» halen kayıtlı olduğunu, geminin «sicilden terkini» için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına başvurulduğunu, liman başkanlığının 30.10.2017 tarihli yazısı ile terkin talebinin reddedildiğini, ancak söz …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu geminin «terkin» talebine ilişkin olarak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından 30.10.2017 tarihinde verilen kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinde düzenlenen 8 günlük yasal süre içerisinde açılmaması nedeniyle sicil memurluğunun kararının kesinleştiğini, 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesine göre istem üzerine bir «geminin sicil» «kaydının» terkin edilebilmesi için geminin kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 933 üncü maddesinde de tamir kabul etmez geminin nasıl olması gerektiğinin tanımlandığını, dava konusu geminin ise bu kapsamda «sicilden terkin» için gerekli şartları taşımadığını ve davacı bu konuda somut bir delil sunamadığını savunarak, davanın süre yönünden ve esastan reddine karar verilmesini istemişti …
… 965 inci maddesine göre tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi gemi vasfı ortadan kalkmış olduğundan «sicilden terkinin» sadece davacının talebine bağlı olmayıp, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesindeki «resen terkin» koşullarının da mevcut olduğu, bu nedenle geminin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre sicilden terkin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı ayni hak · finansal kiralama sözleşmesi · resen terkin · finansal kiralama · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · eş rızası · ipotek
Benzer bu karardaŞti.'ne «finansal kiralama» yoluyla kiraladığını, kiracının «sözleşmeden doğan» borçlarını ödememesi üzerine «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğini, «sözleşmenin feshine» rağmen gemi iade edilmediğinden müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza mahkemesince kiracı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, anılan kararda sözleşmenin feshedilmesine rağmen geminin «teslim» edilmediğinin belirlendiğini, daha sonra yapılan aramalar sonucunda geminin Gaddani gemi söküm alanında söküldüğünü ve müvekkilinin «rızası» hilafına hurdaya çevrildiğinin tespit edildiğini, buna ilişkin resmi yazılar ve Karaçi Başkonsolosluğu tarafından onaylı resmi belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, Pakistan makamlarından alınan hurda belgelerinin üzerinde doğrudan Karaçi Başkonsolosluğunun onayının bulunduğunu, bu durumda fiilen var olmayan bir «geminin sicilde» halen kayıtlı olduğunu, geminin «sicilden terkini» için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına başvurulduğunu, liman başkanlığının 30.10.2017 tarihli yazısı ile terkin talebinin reddedildiğini, ancak söz …
… sayılı Kanun' un 964 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 966 ncı maddeleri anlamında tamir kabul edilmez şekilde parçalara ayrılması nedeniyle gemi vasfını yitirdiği, «gemi siciline» kayıtlı bir «ipotek» veya «sınırlı ayni hak» bulunduğuna dair iddia ve belge de bulunmadığı anlaşılmakla sicilden «resen terkin» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… 965 inci maddesine göre tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi gemi vasfı ortadan kalkmış olduğundan «sicilden terkinin» sadece davacının talebine bağlı olmayıp, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesindeki «resen terkin» koşullarının da mevcut olduğu, bu nedenle geminin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre sicilden terkin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabu …
-
Tamir kabul etmez hale gelen geminin sicilden re'sen terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7088 E. 2024/4455 K.
Ortak:gemi sicili · sicilden terkin · Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz
İncelediğiniz karardaGemi Kurtarma ve Denizcilik firması tarafından parçalara kesilerek çıkarıldığını, İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde «gemi sicil» «defterinin» incelenmesinden gemi üzerinde Hisar Vergi Dairesinin 09.01.2014 tarihli 733 sayılı yazısı gereğince «haciz» «şerhi» bulunduğunun görüldüğünü, Bağlama Kütüğü Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin b bendi uyarınca geminin tamirinin mümkün olmadığının resmi makamlarca belgelendirilmiş olması nedeni ile geminin «sicilden terkini» için İstanbul Liman Başkanlığına müracaat edildiğini, ancak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından başvuruya herhangi bir yanıt verilmediğini, gemi battıktan sonra denizden çıkarılan enkazının kesilerek hurdaya gönderildiğini, ancak sicil «kaydı» silinmediğinden vergi tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, geminin 13.09.2008 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere sicilden terkinine karar verilmesini ist …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından geminin «sicilden terkini» için başvuru yapılmışsa da, Sicil Müdürlüğünce davacı taraftan batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıları «ibraz» etmesi, «gemi sicil» kaydında mevcut takyidatların kaldırılarak eksik belgelerin ibrazının talep edildiği, davacı tarafça eksik evraklar ibraz edilerek sicilden terkin işlemini yapması …
… Memurluğu kararının bulunmadığını, batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıların Kocaeli Liman Başkanlığından temin edilerek «ibrazı» gerektiğinin gemi «donatanına» ikaz edilmesine rağmen buna ilişkin belge ibraz edilmediğini, ayrıca gemi üzerindeki takyidatların da kaldırılması gerektiğini, bu nedenle geminin «sicilden terkin» edilmesine ilişkin talep konusunda henüz bir karar verilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… tmez gemi" vasfına dönüştüğü, tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi, gemi vasfı ortadan kalktığından «terkinin» sadece malikin talebine bağlı olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesinde, böyle bir geminin sicilden «resen terkin» edilebileceğinin düzenlendiği, «gemi sicil» «kaydı» üzerinde herhangi bir «ipotek» yada «rehin» kaydı bulunmadığı davacının bilgi ve «rızası» dışında Hindistan'da sökülerek hurdaya çevrildiği anlaşılan ALTAY isimli kuru yük gemisinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre «sicilden terkin» edilmesi koşulları oluştuğu, İstanbul Liman Başkanlığının terkin talebinin reddine ilişkin kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle 30.10.2017 tarihli red kararının …
… a kiracı şirket yetkilisi aleyhine hapis cezası verildiğini, yapılan araştırmalarda geminin Mumbai'de karaya çekilerek söküldüğünün öğrenildiğini, geminin müvekkili «rızası» hilafına hurdaya çevrildiğini, gemi vasfını yitirdiğini, Hindistan makamlarından alınan hurda (söküm) belgelerinin üzerinde apostil «şerhi» değil doğrudan “Hindistan Yeni Delhi Büyükelçiliği Konsolosluk” onayı olduğunu, geminin hurda olduğunun «resmi belge» ve yazılarla sabit olduğunu, geminin «terkini» için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı'na başvurulduğunu, 30.10.2017 tarihli yazı ile terkin talebinin reddedildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 965 inci maddesi gereği geminin «sicilden terkin» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; erkin talebinin reddine ilişkin 30.10.2017 tarihli kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın «itiraz süresi» geçtikten sonra 26.12.2017 tarihinde açıldığını, geminin «sicilden terkini» için kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelinmesi şartı koyulduğunu, davacı şirketin geminin tamirinin hiç ve ya bulunduğu yerde mümkün olmadığına ve tamir edilebileceği bir limana götürülemeyeceğine dair bir emare olmadığını, davacı vekilinin sunduğu Hindistan Disiplin Kurulu başlıklı belgede ilgili kişinin sadece geminin karaya çekildiğine ve söküm izninin alındığına dair beyanı olduğunu, geminin söküldüğüne, hurdaya çıktığına ve tamiri mümkün olmadığına ilişkin bir delili olmadığını, geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını, bu şartlarda gemiyi sicilden terkin etmenin mümkün olmadığını, apostil «şerhi» taşımayan Liman İdaresinin yazısının başlı başına idari belgelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin
Benzer bu kararda… i tek ilgilinin başvurucu/davacı şirket olduğunu, bu durumda sicil müdürünce ilgililerin itiraz/kaçınma sebeplerini bildirmeye davet etmesinin beklenemeyeceğini, re'«sen terkin» halinin somut olaya uygulanamayacağını, davacının Hindistan'daki başvurusunun bilgi edinme kapsamında olduğunu, Türkiye'deki bir mahkemeyi bağlamayacağını, davacın …
Davacının «kaydın» «terkini» için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına yaptığı başvurunun red edildiği, red kararının 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, yapılan bu başvurunun kanunda yapılması gerektiği düzenlenen bildirim niteliğinde olduğu, davacının talebinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine dayandığı, geminin yok edildiği ileri sürüldüğünden re'«sen terkin» koşulları mevcut olduğu ileri sürüldüğünden davalı vekilinin dava süresine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmediğine, 2.
İstinabe talebinden aradan geçen zamana göre bir sonuç alınamadığı anlaşılmakla birlikte, geminin halen var olduğuna dair bir emare bulunmadığı, gemi sicilinde «finansal kiralamadan» sonra hiç bir kayıt yapılmaması, asliye ceza mahkemesi karar içeriği, İstanbul 11.Vergi Mahkemesinin 2017/423 Esas ve 2017/2339 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile geminin re'«sen terkin» koşullarının gerçekleştiğinin tesbit edildiği, davacıya vekâleten araştırma yapan Avinash Kumar'ın noter «tasdikli» beyanı ve Yeni Delhi Büyükelçiliği tarafından belgeler üzerindeki mührün Hint yetkili makamlarına ait olduğunun tesbit edildiği gözetildiğinde, davacının maliki olduğu M/V ALTAY gemisinin adının JANLIN olarak değiştirilip, Hindistan'ın Mumbai şehrinde söküm izni alınarak hurdaya çevrildiği belirlenmekle tamir kabul etmez hale gelen geminin resen «sicilden terkin» edilmesi gerektiğinin kabulü ile adı geçen geminin sicilden terkinine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğine, Açıklanan nedenlerle hükme yönelik istinaf seb …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2234 E. , 2023/6144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1722 Esas, 2022/93Karar
DAVA TARİHİ 02.05.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/159 E., 2019/36 K.
Taraflar arasındaki Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 396 sicil numarası ile tescilli olan kuru yük gemisinin 2008-2009 tarihlerinde bir yıl süre ile yurtdışında kurulu olan ... ... Company şirketine çıplak gemi kira sözleşmesi ile kiraya verildiğini, bir yıl boyunca Türk bayrağından terkin edilerek Panama bayrağının çekildiğini, gemiye 13.09.2008 tarihinde yükleme yapıldığı sırada Derince Limanında battığını, enkazının ... Gemi Kurtarma ve Denizcilik firması tarafından parçalara kesilerek çıkarıldığını, İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde gemi sicil defterinin incelenmesinden gemi üzerinde Hisar Vergi Dairesinin 09.01.2014 tarihli 733 sayılı yazısı gereğince haciz şerhi bulunduğunun görüldüğünü, Bağlama Kütüğü Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin b bendi uyarınca geminin tamirinin mümkün olmadığının resmi makamlarca belgelendirilmiş olması nedeni ile geminin sicilden terkini için İstanbul Liman Başkanlığına müracaat edildiğini, ancak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından başvuruya herhangi bir yanıt verilmediğini, gemi battıktan sonra denizden çıkarılan enkazının kesilerek hurdaya gönderildiğini, ancak sicil kaydı silinmediğinden vergi tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, geminin 13.09.2008 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; idare aleyhine Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz davası açıldığı ancak ortada herhangi bir Gemi Sicil Memurluğu kararının bulunmadığını, batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıların Kocaeli Liman Başkanlığından temin edilerek ibrazı gerektiğinin gemi donatanına ikaz edilmesine rağmen buna ilişkin belge ibraz edilmediğini, ayrıca gemi üzerindeki takyidatların da kaldırılması gerektiğini, bu nedenle geminin sicilden terkin edilmesine ilişkin talep konusunda henüz bir karar verilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 965 nci maddesinde geminin kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesi yahut her ne suretle olursa olsun Türk bayrağını çekme hakkını kaybetmesi halinde talep üzerine sicilden kaydının silinebileceği, 993 üncü maddesinde de Gemi Sicil Memurlukları tarafından verilen kararlara karşı ilgililerin 8 gün içerisinde başvuruda bulunabilecekleri, davacının batan geminin sicilden terkini için sicile başvuruda bulunduğu, ancak Sicil Memurluğu tarafından taleple ilgili henüz bir karar verilmediği, Gemi Sicil Memurluğu tarafından verilmiş bir karar olmadığından davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kuru yük gemisinin 13.09.2008 tarihinde yükleme yapıldığı sırada Derince Limanında battığını, enkazın çıkarılarak parçaları kesilmek suretiyle hurdaya verildiğini, geminin tamirinin mümkün olmadığının resmi makamlarca belgelendiğini, geminin sicilden terkini için İstanbul Liman Başkanlığına 25.01.2018 tarihinde yaptığı başvuruya yanıt verilmediğini, bu nedenle bu davanın açıldığını, başvuru sonrasında 4 ay beklediklerini, makul süre içerisinde bir karar verilmediğini, bu nedenle davanın erken açıldığının kabulünün mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesi gereğince geminin kurtarılamaz şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesinin sicilden terkin için yeterli olduğunu, Sicil Memurluğunca taleplerine yanıt verilmemesinin, talebin reddini gösterdiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından geminin sicilden terkini için başvuru yapılmışsa da, Sicil Müdürlüğünce davacı taraftan batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıları ibraz etmesi, gemi sicil kaydında mevcut takyidatların kaldırılarak eksik belgelerin ibrazının talep edildiği, davacı tarafça eksik evraklar ibraz edilerek sicilden terkin işlemini yapması gerekirken kayıtların ibraz edilmediği, ayrıca gemi üzerinde bulunan takyidatların da kaldırılmadığı, bu nedenle terkin istemi hakkında henüz bir karar verilmediği , Yasada istem karşısında sicilin belli bir süre işlem yapmaması halinde istemin reddedilmiş sayılacağına dair de bir hüküm bulunmadığı, Gemi Sicil Müdürlüğünce verilmiş bir karar bulunmamakla, Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkin dava açılması mümkün olmadığından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 993 üncü maddesi yollamasıyla 34 üncü maddesine dayalı Gemi Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 993 ve 995 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109971700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz