6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Keşide tarihindeki değişikliğin keşideci yetkilisince paraf edilmesi nedeniyle çekte tahrifat bulunmaması ve muhatap bankanın sorumsuzluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/543 E. 2023/3947 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Çek üzerindeki keşide tarihi değişikliği keşideci/şirket yetkilisi tarafından paraf edilmişse çekte tahrifat bulunmadığı kabul edilir; tahrifat yoksa çeki ödeyen muhatap bankadan çek bedelinin tazmini istenemez.

Ele alınan sorunlar

Çekte tahrifat bulunup bulunmadığı ve tahrif iddiasıyla ödenen çek bedelinin muhatap bankadan talep edilebilirliği → ret

İddia: Davacı, çekte iki kez tahrifat yapıldığını, keşide tarihi yakınındaki imzanın yetkilisine ait olmadığını ve bankanın objektif (kusursuz) sorumluluk gereği tahrif edilmiş çeki ödemekle özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Çekin önceki keşide tarihi (02.10.2011) sonradan (10.02.2011 olarak) değiştirilmiş olmakla birlikte bu değişiklik davacı şirket yetkilisi tarafından paraf edilmiştir; bu nedenle çekte tahrifat bulunmamaktadır. Tahrifat bulunmadığından, çek nedeniyle dava dışı kişiye ödeme yapan muhatap bankadan çek bedelinin talep edilmesi mümkün değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Keşide tarihindeki değişikliğin keşideci tarafından paraf edilmesi hâlinde tahrifat bulunmadığı ve muhatap bankanın sorumlu olmadığı yönünden emsal.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek tahrifat paraf muhatap bankanın sorumluluğu objektif sorumluluk

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 812

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9243 E. 2013/13308 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3982 E. 2023/6371 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8519 E. 2014/10452 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Menfi tespit | Temel ilişki olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1476 E. 2023/4595 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/543 E.  ,  2023/3947 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1356 Esas, 2021/1760 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/91 E., 2018/424 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankaya ait, 90.000,00 TL bedelli, 10.02.2010 keşide tarihli, davacıya ait bir adet çekin 12.01.2010 tarihli protokol ile teminat olarak dava dışı Ak-İnn Dış Tic. Ltd. Şti.'ne verildiğini, dava dışı bu şirket yetkilisinin 10.11.2010 tarihinde müvekkilini arayarak verilen çeki düşürdüğünü veya çaldırdığını, hemen bankaya haber verilmesi gerektiğini bildirmesi üzerine, müvekkili şirket yetkilisinin durumu davalı bankaya bildirdiğini, davalı bankanın yönlendirmesiyle dava dışı şirket yetkilisinin savcılığa şikayette bulunduğunu ve ifade tutanakları ile savcılık şikayetini davalı bankaya faksladığını, davalı bankanın çekte tahrifatın çok açık olmasına ve müvekkilinin uyarılarına rağmen çeki ödediğini, davalı bankanın kusursuz da olsa sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek 90.000,00 TL’nin çekin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket cevap dilekçesinde, davacının yaklaşık dört yıl gibi uzun bir süre boyunca sessiz kalarak müvekkiline herhangi bir itirazda bulunmadığını, dava konusu çekte tüm yasal unsurlar mevcut olup ciro silsilesinin doğru olduğunu, keşide tarihi üzerindeki düzeltmenin ise keşideci tarafından onanarak düzeltildiğini, ödeme tarihi itibari ile davacı tarafından çekte tahrifat olduğuna dair bir itirazda bulunulmadığını, bu nedenle müvekkilinin ödeme yapmasının hukuka uygun olduğunu, dava dışı ciranta tarafından çekin kaybedildiği iddia edilmesine rağmen herhangi bir çek iptali davası açılmadığını, davacının çekin ödenmemesi yönünde yazılı bir talimatının bulunmadığını, müvekkilinin çekin ödenmesi ile ilgili bir kusuru veya ihmali bulunmadığını, çeki tahrif edene davanın yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarından çekin keşide tarihi itibariyle yetkilisinin ... olduğu, dava konusu çekin keşide tarihi üzerinde bulunan paraf imzasının ...'e ait olduğunun Adli Tıp Kurumu'nun (ATK) 28.11.2017 tarihli raporu ile tespit edildiği, çekte tahrifat bulunmadığı, davalı bankaca çek bedelinin ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sorumluluğunun kusur sorumluluğundan farklı olarak objektif sorumluluk olduğunu, davalı bankanın tahrif edilmiş çeki ödediğini, objektif sorumluluk nedeniyle bankanın sahte veya tahrif edilmiş çekteki bu durumu fark etmemiş olsa bile ödemeyi yapması sebebiyle keşideciye karşı sorumlu olduğunu, çek yaprağı çalınmış veya kayıp edilmiş olup buna ilişkin tutanakların faks yoluyla davalıya bildirildiğini, davalı bankanın çeki ödemek suretiyle kendisine yüklenen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, çeki ibraz eden kişinin meşru hamil olup olmadığını, ciroların düzenli olup olmadığını, çekteki keşideci imzasının gerçek hesap sahibine ait olup olmadığını kontrol etmek zorunda olduğunu, ödeme nedeniyle düzenleyenin kusuru var ise bunu ispat yükünün bankaya ait olduğunu, dava konusu çekte keşide tarihinde tahrifat yapılması nedeniyle ibraz süresi geçtiğini, zayi davası açma haklarının bulunmadığını, çekten cayma beyanının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin önceki keşide tarihi 02.10.2011 iken 10.02.2011 olarak değiştirildiği ve bu değişikliğin de davacı şirket yetkilisi tarafından paraf edildiği, çekte bir tahrifat bulunmadığı, çek nedeniyle dava dışı kişiye ödeme yapan muhatap bankadan çek bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak, dava konusu çekte iki defa tahrifat yapıldığını, keşide tarihi yakınındaki imzanın davacı yetkilisine ait olmadığını, çekin ödenmemesine ilişkin davalıya bildirimde bulunulduğunu, kendisine faks yollanan banka çalışanının tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, çekte yapılan her bir değişiklik için ayrı ayrı paraf alınması gerektiğini, bankanın kusursuz olarak sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tahrif edildiği iddia edilen çekin ödenmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 812 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940577100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1356 E. 2021/1760 K.

Tahrif iddiasıyla ödenen çekte bankanın TTK 724 sorumluluğu

Gerekçe özeti

Muhatap bankanın sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemesinden doğan zarardan sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğindedir; ancak çek üzerindeki değişikliğin keşideci tarafından bilerek paraflanıp onaylandığı tespit edilirse ortada bir tahrifat bulunmadığı kabul edilir ve bu durumda bankanın ödemeyi yapmasından dolayı keşideciye karşı sorumluluğu doğmaz.

Emsal değeri

Muhatap bankanın 6762 sayılı TTK 724. madde kapsamındaki kusursuz sorumluluğunun kapsamı ve sınırları ile çekte görünürdeki bir değişikliğin keşideci tarafından paraflanarak onaylanmış olması halinde tahrifat sayılmayacağı yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: çekte tahrifat muhatap bankanın kusursuz sorumluluğu TTK 724 objektif özen yükümlülüğü illiyet bağı adli tıp kurumu raporu paraf ile onay

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1356

KARAR NO 2021/1760

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/04/2018

NUMARASI 2015/91 Esas - 2018/424 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/11/2021

Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ... Güneşli Şubesine ait, 90.000-TL bedelli, 10.02.2010 keşide tarihli, davacıya ait bir adet çekin 12.01.2010 tarihli protokol ile teminat olarak dava dışı ... Ltd. Şti'ne verildiğini, dava dışı bu şirket yetkilisinin 10.11.2010 tarihinde müvekkilin arayarak verilen çeki düşürdüğünü veya çaldırdığını, hemen bankaya haber verilmesi gerektiğini bildirmesi üzerine, müvekkili şirket yetkilisinin durumu davalı bankaya bildirdiğini, davalı bankanın yönlendirmesiyle ... şirketi yetkilisinin savcılığa şikayette bulunduğunu ve ifade tutanakları ile savcılık şikayetini davalı bankaya faksladığını, davalı bankanın çekte tahrifatın çok açık olmasına ve müvekkilinin uyarılarına rağmen çeki ödediğini, TTK'nın 812.

maddesi gereğince davalı bankanın kusursuz da olsa sorumluluğunun bulunduğunu belirterek, 90.000-TL’nin çekin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının yaklaşık dört yıl gibi uzun bir süre boyunca sessiz kalarak müvekkiline herhangi bir itirazda bulunmadığını, dava konusu çekte tüm yasal unsurlar mevcut olup ciro silsilesinin doğru olduğunu, keşide tarihi üzerindeki düzeltmenin ise keşideci tarafından onanarak düzeltildiğini, ödeme tarihi itibari ile davacı tarafından çekte tahrifat olduğuna dair bir itirazda bulunulmadığını, bu nedenle müvekkilinin ödeme yapmasının hukuka uygun olduğunu, dava dışı ciranta tarafından çekin kaybedildiği iddia edilmesine rağmen herhangi bir çek iptali davası açılmadığını, davacının çekin ödenmemesi yönünde yazılı bir talimatının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin çekin ödenmesi ile ilgili bir kusuru veya ihmali bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarından çekin keşide tarihi itibariyle yetkilisinin ... olduğu, dava konusu çekin keşide tarihi üzerinde bulunan paraf imzasının ...'e ait olduğunun ATK'nın 28.11.2017 tarihli raporu ile tespit edildiği, çekte tahrifat bulunmadığı, davalı bankaca çek bedelinin ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili;davalının sorumluluğunun TTK'nın 812. maddesinden kaynaklandığını, bu sorumluluğun kusurlu sorumluluğundan farklı olarak objektif sorumluluk olduğunu, davalı bankanın tahrif edilmiş çeki ödediğini, objektif sorumluluk nedeniyle bankanın sahte veya tahrif edilmiş çekteki bu durumu fark etmemiş olsa bile ödemeyi yapması sebebiyle keşideciye karşı sorumlu olduğunu,çek yaprağı çalınmış veya kayıp edilmiş olup buna ilişkin tutanakların faks yoluyla davalıya bildirildiğini, davalı bankanın çeki ödemek suretiyle kendisine yüklenen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini,çeki ibraz eden kişinin meşru hamil olup olmadığını, ciroların düzenli olup olmadığını, çekteki keşideci imzasının gerçek hesap sahibine ait olup olmadığını kontrol etmek zorunda olduğunu,ödeme nedeniyle düzenleyenin kusuru var ise bunu ispat yükünün bankaya ait olduğunu,dava konusu çekte keşide tarihinde tahrifat yapılması nedeniyle ibraz süresi geçtiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tahrif edildiği iddia edilen çekin ödenmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Çekin keşide ve ibraz tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 724. Maddesine göre "sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki senette düzenleyen olarak gösterilen kişiye, kendisine verilen çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurunun yüklenmesi mümkün olsun."Muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu kusur aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap kusursuzluğunu ispat etse bile bu sorumluluktan kurtulamaz. Keşideci tamamen kusurlu fakat muhatap kusursuz ise muhatap sorumlu tutulamaz. Ancak tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde, banka sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemenin sorumluluğundan kurtulamaz.

Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Somut olayda; davacı tarafça keşide edilmiş ve muhatabı davalı banka olan 02.10.2010 keşide tarihli ve 90.000-TL bedelli çekin, ticari ilişki kapsamında davacı tarafından dava dışı ... Ltd. Şti'ne verildiği, dava dışı bu şirket yetkilisinin çeki kaybetmesi sonucunda 10.11.2010 tarihinde C. Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu,ancak çekin davalı bankaya ibrazı ile 10.02.2011 tarihinde çek bedelinin ibraz edene ödendiği anlaşılmaktadır. Çekin incelenmesinde; çekin keşide tarihi 02.10.2011 olup, sonrasında bu keşide tarihi tamamen çizilerek yukarıya keşide tarihinin 10.02.2010 olarak yazıldığı ve buradaki "0" rakamının üzerine de "1" rakamının eklendiği, ATK tarafından "çekin keşide tarihinin yanında bulunan parafın keşideci şirket yetkilisine ait olduğu, ancak çekin keşide tarihi ile bedel hanesini kapsayan diğer imza ile keşideci şirket yetkilisinin imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla çekin önceki keşide tarihi 02.10.2011 iken 10.02.2011 olarak değiştirildiği ve bu değişikliğin de davacı şirket yetkilisi tarafından paraf edildiği, dolayısıyla çekte bir tahrifat bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda çek nedeniyle dava dışı kişiye ödeme yapan muhatap bankadan çek bedelinin talep edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.