Sicilden re'sen terkin edilen şirketin ihya davasında ihtarın usulsüzlüğü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1630 E. 2022/1452 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalHak düşürücü süre
Gerekçe özeti
TTK geçici 7. maddesi kapsamında sermaye artırımı yapmayarak münfesih hale gelen şirketlerin ticaret sicilinden terkini öncesinde, ihtarın öncelikle şirketin temsil ve ilzama yetkili kişilerine ticaret sicilindeki adreslerine tebliğ edilmesi gerekir; şirket yetkilisine tebliğ edilmeden doğrudan Ticaret Sicili Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır ve bu durumda geçici 7/15. fıkradaki 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz. Ayrıca asgari sermaye şartının yerine getirilmemesi nedeniyle münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından, ihya kararı tasfiye ile sınırlı olarak verilmeli ve tasfiye memuru atanmalıdır; bu husus mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Terkin öncesi ihtarın usulsüzlüğü ve hak düşürücü sürenin uygulanmaması → ret
İddia: Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde ve yargılama sürecinde ileri sürmediği re'sen terkin işleminin usulsüzlüğünün mahkemece dikkate alınamayacağını, terkin tarihinde derdest dava bulunmadığından TTK geçici 7/2 hükmüne aykırılık olmadığını, terkin işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca, sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere terkin işlemi öncesinde önce şirkete ihtar yapılması gerekir; şirket yetkilisine tebliğ edilmeden doğrudan Ticaret Sicili Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule uygun kabul edilemez. TTK geçici 7/15. fıkra son cümlesi uyarınca hukuki menfaati bulunanlar, silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihya isteyebilir. Somut olayda terkin tarihinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş olmakla birlikte, davalının ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkili kişilerine ticaret sicilindeki adreslerine ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmadığından yapılan terkin (ve buna bağlı ihya süreci) kanuna aykırıdır; bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz.
Gerekçe kaynağı: özgün
Münfesih şirketin tasfiye ile sınırlı olarak ihyası ve tasfiye memuru atanması gerekliliği → kabul
Gerekçe: TTK geçici 10. madde gözetildiğinde, asgari sermaye şartının süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından, tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir. 6102 sayılı TTK'nın 7/15. maddesi uyarınca, sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşen şirketin terkini geçici 7. madde uyarınca yapılsa da, ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekir; bu husus re'sen dikkate alınmalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama giderlerinin usulsüz terkine sebebiyet veren davalıya yükletilmesi → ret
İddia: Davalı vekili, mevzuat gereğince yapması gerekenleri yapan kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Terkin işleminin usulsüz olarak yapıldığı ve bu davanın açılmasına usulsüz terkin yaparak davalının sebebiyet verdiği anlaşıldığından, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK geçici 7. madde uyarınca sermaye artırımı yapmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak terkin öncesi ihtarın şirket yetkilisine tebliğ edilmesi gerektiği, ilanla yetinilmesinin usulsüz olduğu ve bu durumda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı yönündeki tespit, ayrıca münfesih şirketlerin tasfiye ile sınırlı ihyasında tasfiye memuru atanması gerekliliğinin re'sen gözetilmesi gerektiği yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak şirketin silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak ihyasını isteyebilirler; ancak terkin öncesi ihtarın şirket yetkilisine usulüne uygun tebliğ edildiğine ilişkin tebligat bulunmaması halinde terkin kanuna aykırı olacağından bu 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ TTK geçici 7. madde↗ resen terkin↗ hak düşürücü süre↗ tasfiye memuru↗ münfesih şirket↗ usulsüz tebligat/ihtar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1630
KARAR NO 2022/1452
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/06/2022
NUMARASI 2022/321 Esas - 2022/471 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/10/2022
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tarafı bulunduğu Eskişehir 3. İş Mahkemesi'nin 2021/56 esas Sayılı dosyasında yargılama devam ederken, davalı tarafça şirketin sicilden resen terkin edildiğini, bu hususun yargılama sırasında ortaya çıktığını ve mahkemece ihya için kendilerine süre verildiğini beyanla, terkin işleminin iptaline ve şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, davalı şirketin yasal ihtara rağmen sermaye artırımında bulunmadığını, müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğunu belirterek, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ
Mahkemece, TTK'nun geçici 7/2 maddesi uyarınca, resen terk işleminin yapılabilmesi için, şirketin ve yetkili temsilcilerin bilinen son adreslerine ihtarat gönderilmesinin gerektiği, davalı tarafça buna uyulmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, bu hususun usulsüz olduğu, davacı tarafın davasının haklı olup derdest iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar vermek ve yargılama giderinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalıya yükletilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, ...nün ... sicil numarasında kayıtlı iken resen terkin edilen ... Malz. Depolama Dağıtım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin Eskişehir 3. İş Mahkemesinin 2021/56 E.
Sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere ihyasına, önceki yetkililerin bu dosya yönünden şirketi temsil yetkilerinin devamına karar verilmiştir. Kararın istinafı üzerine; Dairemiz'in 2022/743 Esas - 2022/690 Karar 12/05/2022 tarihli karar sayılı ilamıyla; sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarın ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunup bulunmadığı,Ticaret Sicili Müdürlüğünden terkin işlemi ve yapılan tebliğler getirtilerek terkinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yargı gideri ve vekalet ücreti takdirinde bu husus göz önünde bulundurulmalı ve şirketin münfesih bulunduğu da gözetilerek şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının HMK'nın 353(1)a-6.
maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ihyası istenen şirketin 07/07/2014 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yapılan ilan ile yetinilerek terkin edilmiş olduğu, oysa şirketin yetkililerine de ihtarın gönderilmesi gerektiği, şirket yetkililerine ve şirket merkezine ihtar gönderilmediğinden yapılan terkinin kanuna aykırı olduğu, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, ihyası istenen şirketin Eskişehir 3. İş Mahkemesinin 2021/56 E. Sayılı dosyasında davalı olduğu, davacının ise davacı olduğu, bu nedenle hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, şirketin sınırlı olarak ihyasına ve bu konuda temsil etmek üzere önceki yetkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına, yargılama giderlerinin usulsüz terkin yaparak iş bu davanın açılmasına sebebiyet veren davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, müvekkili müdürlüğün hukuki dinlenilme ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde ve yargılama sürecinde ileri sürülmeyen re'sen terkin işleminin usulüne aykırı olduğu hususunun mahkemece dikkate alınmasının mümkün olmadığını, dava konusu şirketin 07.07.2014 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, buna karşılık davacı tarafça Eskişehir 3. İş Mahkemesi nezdindeki dava 16.03.2021 tarihinde ikame edilmekle TTK geçici madde 7/2 hükmüne aykırı bir husus bulunmadığını, dava konusu şirketin terkin edildiği tarihte derdest bir dava bulunmadığını, re'sen terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, anılan davada davanın açılmasına müvekkili kurumun sebep olmadığını, mevzuat gereğince yapması gerekenleri yapan kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılarak müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; TTK'nın geçici 7. Maddesine göre sicilden terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.4 fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün akşamı itibarıyla, TK hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.
Ticaret sicili müdürlüklerince; sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete yapılacağı düzenlenmiş olup, şirketin yetkilisine tebliğ edilmeden doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule uygun kabul edilemez. Diğer taraftan geçici 10. madde gözetildiğinde asgari sermaye şartının süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü terkin işlemi TTK'nın Geçici 7.
maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır. 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki davada ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 07/07/2014 tarihinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş ise de, davalı ...'nün TTK'nun Geçici 7. maddesi kapsamında; sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarın ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmadığından yapılan ihyanın kanuna aykırı olduğu, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, yargılama giderlerinin usulsüz terkin yaparak bu davanın açılmasına sebebiyet veren davalıda bırakmasına ve davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 46,50-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/93851 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi