Haksız rekabet tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/630 E. 2023/3966 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifade özgürlüğü↗ kötüleme↗ ticari itibar↗ rekabet yasağı↗ savunma hakkı↗ hakkın kötüye kullanılması↗ kısıtlılık↗ şikayet↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ kâr kaybı↗ esastan ret↗ taahhütname↗ ihtarname↗ ilan↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/11 E., 2020/181 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait internet sitesinde bazı tüketicilerin davacı şirketin ticari itibarını etkileyecek ölçüdeki yorumlarının tüketicilerin ücretsiz olarak kullandığı davalıya ait platformda yer aldığını, şirketlerin cevap hakkını kullanması ve kendisini savunmasının ise ücretli üyelik şartına bağlandığını, üye olmayı reddeden şirketlerin savunma yapma haklarının bu şekilde ellerinden alındığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakipleri karşısında itibar kaybı yaşayarak zarar gördüklerini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) gereğince bu tarz platformların yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, firmaların cevap haklarının kısıtlanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğunu ve davalının bu faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının rekabet yasağını ihlal ettiğini tespiti ile haksız rekabet niteliğindeki davranışlarının önlenmesine, kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; platformun yalnız üyelere hizmet vermesinin söz konusu olmayıp bütün şikayetlere verilen cevapların üye-kurumsal üye olmayan ayrımı yapılmaksızın yayınlandığını, kurumsal üyelik ile firmaların şikayet endeks verilerinde bulunduğu veri ve benzer bazı imkanlara kavuştuğunu, yalnız kurumsal üyelik şartı karşısında ücret talep edildiğini, müvekkili şirketin yer sağlayıcı olması nedeniyle haksız rekabete konu olacak bir eyleminin bulunmadığını, yer sağlayıcının görevinin yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcı olduğu platformda kullanıcıların karşılaştıkları sorunların, olumsuzlukların gerçekte yaşanıp yaşanmadığının davalı tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, kullanıcıların şikayetlerinde kullandıkları ifadelerin eleştiri sınırları içinde olduğu, gereksiz yere incitici olmadıkları, kullanıcıların şikayetlerine konu olayların gerçekten yaşandığının kabulü halinde davalı web sitesinde kullanıcıların aldığı hizmetler ile ilgili olumsuzlukları belirtmelerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve haksız rekabet oluşturmayacağı, tüketicilerin şikayetlerine şirketler tarafından cevap verilmesinin ücretli üyelik şartına bağlı olmadığı, ücret ödenmeden cevap verilebildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çok sayıda ürün sattığı ve milyonlarca tüketiciye ulaştığı düşünüldüğünde bu tarz platformlarda şikayetlerin yer almasına rağmen şirketlerin şikayeti yazanın kim olduğunu öğrenip bu şikayetleri yanıtlamak, haksız suçlamalara karşı kendisini savunabilmek için davalı şirketin üyelik şartı ve üyelik engeline takıldığını, davalının platformunun yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, tüketicilerin yorumları sayesinde ticari gelir elde eden bu tür sitelerin web sayfalarında tüketicilerin şirketler hakkında yaptıkları olumsuz yorumların yanında rakip firmaların reklamlarının da gösterildiğini, ancak bu yorumların gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, davalı şirketin site üyeliği için ücret talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olup hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğunu, mahkemece bildirdikleri deliller incelenmeksizin eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin www.sikayetvar.com. adlı internet sitesinin yer sağlayıcısı olduğu, yer sağlayıcıların internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak 5651 sayılı Kanun gereği yer sağladığı hukuka aykırı içerik hakkında haberdar edilmesi halinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu, davacı iddiasının davalının internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları ürün ve hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirttikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi uyarınca kötüleme yoluyla haksız rekabet oluşturmayacağı, dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanması gerekirken ispata yönelik delil bildirilmediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalarda ve istinaf başvuru dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkiline herhangi bir itiraz ya da başvurunun bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, zira davalıya ait platformda yapılan şikayetlere ilişkin iddiaların gerçek olmadığına dair davalı tarafa 13.08.2014 tarihli bir ihtarname gönderildiğini, davalının ise 21.08.2014 tarihli iadeli taahhütlü mektup ile ihtarnameye cevap verdiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin aksine içeriklerin gerçeği yansıtmadığının müvekkili tarafından ispat edilmiş olduğunu, yapılan şikayetlere cevap hakkının ve çözüm yolları ile şikayetin gerçekliği üzerinde serbestçe araştırma yapma özgürlüğünün kısıtlanması sonucu marka hakkının ihlali ile haksız rekabet ortamı yaratıldığının tespiti açısından bu husus önem teşkil etmesine rağmen ilk derece mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, kötü niyetli olarak sürekli müvekkil şirket hakkında şikayet olduğu ve cevap verebilmek için de üye olunması gerektiği yönünde gerçek veya gerçek dışı şikayetleri kullanarak şirket üzerinde baskı yaratıldığını ve savunma hakkı elinden alındığını, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının web sayfasında yer alan tüketici şikayetlerinin ücretsiz yer almasına rağmen davacı şirketin şikayetçinin ve şikayet sebebinin gerçek olup olmadığını tespit ederek cevap hakkını kullanması için davalı tarafından ücretli üyelik koşulu aranmasının haksız rekabet oluşturduğu iddiası ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 55, 56 maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1748 E. 2025/560 K.
Ortak:ticari itibar · savunma hakkı · kısıtlılık · şikayet · ihtarname · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… u dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkiline herhangi bir itiraz ya da başvurunun bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, zira davalıya ait platformda yapılan «şikayetlere» ilişkin iddiaların gerçek olmadığına dair davalı tarafa 13.08.2014 tarihli bir «ihtarname» gönderildiğini, davalının ise 21.08.2014 tarihli iadeli «taahhütlü» mektup ile ihtarnameye cevap verdiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin aksine içeriklerin gerçeği yansıtmadığının müvekkili tarafından ispat edilmiş olduğunu, yapılan şikayetlere cevap hakkının ve çözüm yolları ile şikayetin gerçekliği üzerinde serbestçe araştırma yapma özgürlüğünün «kısıtlanması» sonucu marka hakkının ihlali ile «haksız rekabet» ortamı yaratıldığının tespiti açısından bu husus önem teşkil etmesine rağmen ilk derece mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, kötü niyetli olarak sürekli müvekkil şirket hakkında şikayet olduğu ve cevap verebilmek için de üye olunması gerektiği yönünde gerçek veya gerçek dışı şikayetleri kullanarak şirket üzerinde baskı yaratıldığını ve «savunma hakkı» elinden alındığını, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait internet sitesinde bazı tüketicilerin davacı şirketin «ticari itibarını» etkileyecek ölçüdeki yorumlarının tüketicilerin ücretsiz olarak kullandığı davalıya ait platformda yer aldığını, şirketlerin cevap hakkını kullanması ve kendisini savunmasının ise ücretli üyelik şartına bağlandığını, üye olmayı reddeden şirketlerin savunma yapma haklarının bu şekilde ellerinden alındığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakipleri karşısında itibar «kaybı» yaşayarak zarar gördüklerini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) gereğince bu tarz platformların yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, firmaların cevap haklarının «kısıtlanmasının» 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılmasını» oluşturduğunu ve davalının bu faaliyetlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiğini tespiti ile haksız rekabet niteliğindeki davranışlarının önlenmesine, kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; platformun yalnız üyelere hizmet vermesinin söz konusu olmayıp bütün «şikayetlere» verilen cevapların üye-kurumsal üye olmayan ayrımı yapılmaksızın yayınlandığını, kurumsal üyelik ile firmaların şikayet endeks verilerinde bulunduğu veri ve benzer bazı imkanlara kavuştuğunu, yalnız kurumsal üyelik şartı karşısında ücret talep edildiğini, müvekkili şirketin yer sağlayıcı olması nedeniyle «haksız rekabete» konu olacak bir eyleminin bulunmadığını, yer sağlayıcının görevinin yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığın …
Benzer bu kararda… ndırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan «şikayetlerin» davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın «haksız rekabet» hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve «savunma hakkı» kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin «ticari itibarını zedeleme» amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri ge …
… a bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen «ihtarnamede» "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının «ihtar» edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle «marka hakkına tecavüze» ve «haksız rekabete» neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan «şikayetlerin» yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kulla …
Davacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, davalının bu yorumların doğruluğunu araştırmadığını, «şikayetlere» cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesinc …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ticari itibarın zedelenmesi · marka hakkına tecavüz · ihtar · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… a bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen «ihtarnamede» "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının «ihtar» edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle «marka hakkına tecavüze» ve «haksız rekabete» neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan «şikayetlerin» yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kulla …
… ndırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan «şikayetlerin» davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın «haksız rekabet» hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve «savunma hakkı» kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin «ticari itibarını zedeleme» amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri ge …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait www.sikayetvar.com internet sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin, tarafsız bir yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, günde yaklaşık 5.000 «şikayetin» yazıldığı bir platformda her şikayetin gerçekliğinin araştırılmasının mümkün olmadığını, davacının şikayetlere cevap ve itiraz hakkını üye olarak kazanmadığını, üy …
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.
-
Haksız rekabet tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1143 E. 2024/5415 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · kısıtlılık · şikayet · olumsuz oy · ihtarname · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… İ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcı olduğu platformda kullanıcıların karşılaştıkları sorunların, «olumsuzlukların» gerçekte yaşanıp yaşanmadığının davalı tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, kullanıcıların «şikayetlerinde» kullandıkları ifadelerin eleştiri sınırları içinde olduğu, gereksiz yere incitici olmadıkları, kullanıcıların şikayetlerine konu olayların gerçekten yaşandığının kabulü halinde davalı web sitesinde kullanıcıların aldığı hizmetler ile ilgili olumsuzlukları belirtmelerinin «ifade özgürlüğü» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı, tüketicilerin şikayetlerine şirketler tarafından cevap verilmesinin ücretli üyelik şartına bağlı olmadığı, ücret ödenmeden cevap verilebildiği ger …
… u dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkiline herhangi bir itiraz ya da başvurunun bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, zira davalıya ait platformda yapılan «şikayetlere» ilişkin iddiaların gerçek olmadığına dair davalı tarafa 13.08.2014 tarihli bir «ihtarname» gönderildiğini, davalının ise 21.08.2014 tarihli iadeli «taahhütlü» mektup ile ihtarnameye cevap verdiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin aksine içeriklerin gerçeği yansıtmadığının müvekkili tarafından ispat edilmiş olduğunu, yapılan şikayetlere cevap hakkının ve çözüm yolları ile şikayetin gerçekliği üzerinde serbestçe araştırma yapma özgürlüğünün «kısıtlanması» sonucu marka hakkının ihlali ile «haksız rekabet» ortamı yaratıldığının tespiti açısından bu husus önem teşkil etmesine rağmen ilk derece mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, kötü niyetli olarak sürekli müvekkil şirket hakkında şikayet olduğu ve cevap verebilmek için de üye olunması gerektiği yönünde gerçek veya gerçek dışı şikayetleri kullanarak şirket üzerinde baskı yaratıldığını ve «savunma hakkı» elinden alındığını, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait internet sitesinde bazı tüketicilerin davacı şirketin «ticari itibarını» etkileyecek ölçüdeki yorumlarının tüketicilerin ücretsiz olarak kullandığı davalıya ait platformda yer aldığını, şirketlerin cevap hakkını kullanması ve kendisini savunmasının ise ücretli üyelik şartına bağlandığını, üye olmayı reddeden şirketlerin savunma yapma haklarının bu şekilde ellerinden alındığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakipleri karşısında itibar «kaybı» yaşayarak zarar gördüklerini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) gereğince bu tarz platformların yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, firmaların cevap haklarının «kısıtlanmasının» 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılmasını» oluşturduğunu ve davalının bu faaliyetlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiğini tespiti ile haksız rekabet niteliğindeki davranışlarının önlenmesine, kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… olduğunu, davalı Şirketin ise "www.sikavetvar.com" adlı internet sitesinin yer sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, bu sitede tüketicilerin firmalar hakkındaki «şikayetlerinin» yayınlandığı, ancak bunu yaparken sadece şikayette bulunanların gerçekte var olan kişiler olup olmadığına ilişkin bir SMS doğrulaması yaptığını ve tüketicilerin tüm şikayetlerine rastgele sitede yer verdiğini, müvekkili hakkında haksız, göndericisi belli olmayan, karalayıcı yorumların da bu sitede yayınlanmak suretiyle müvekkilinin açıkça zarara uğratıldığını, müvekkili hakkında «olumsuz» yorum yapanların kimlik bilgilerinin müvekkiline verilmediğini, müvekkilinden mal/hizmet aldıkları dahi belli olmayan birçok tüketicinin şikayetinin sitede yayınlandığını, müvekkili hakkındaki şikayetlere cevap verilmek istendiğinde ise müvekkilinden üyelik ücreti talep edildiğini, yine şikayette bulunan tüketicilere ulaşabilmek, mağduriyetleri varsa bunları giderebilmek ve savunma haklarını kullanabilmek amacıyla müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin ad, soyad ve iletişim bilgilerinin taraflarına verilmesini talep ettiklerinde de üyelik ücreti istenildiğini, müvekkilinin cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin açıkça «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek haksız rekabet teşkil eden tüm hukuka aykırı fiillere «son» verilmesinin, müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin müvekkiline bildirilmesinin istenilmesine karşın davalının hukuka aykırı fiillerine son vermediğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ve menine, müvekkili hakkında yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesine, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılmasına, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınmasına, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesine, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılmasına, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça, hakkında yazılan «şikayetlere» cevap verebilmek için davalı sitesine ücretli olarak üye olunması gerektiği ileri sürülmüş ise de siteye üye olunmadan da hakkında şikayet olan şirketlerin, şikayetlere cevap verebildikleri, yine şikayetçilere ilişkin bilgilerin davacıya verilmediği iddiası da dosya kapsamı ile sübut bulmadığı, davacının cevaba cevap dilekçesi ile üye ve üye olmayan şirketler arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürüldüğü, bu durumun davalı vekilinin cevap dilekçesi ve bilirkişi raporlarında da doğrulandığı, bu durumda davalının kendi sitesine üye olanlar yararına «haksız rekabet» ortamı oluşturduğu ve diğer şirketleri üye olmaya zorladığı, davacının «ilan» talebinde «hukuki yararı» bulunduğu, davalının yer sağlayıcısı olduğu savunmasına yaptığı yorum içeriklerinin değil üye olmayan şirketlere yaptığı farklı uygulamanın haksız rekabet eylemi olması nedeniyle itibar edilmediği, davacının yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesi, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılması, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınması, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesi, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılması yönünde hüküm kurulması talep edilmiş ise de davacının zaten ücretsiz olarak şikayetlere cevap verme hakkına sahip olduğu, öte yandan şikayet içeriklerinin yayınlanmasının değil, davalının üye şirketlerle üye olmayan şirketler arasında farklı uygulamaya gitmesinin haksız rekabet olarak kabul edilmesi, şikayet, eleştiri ve «ifade özgürlüğü» hakkının Anayasal bir hak olduğu, kişilik hakkına saldırı olmaksızın bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği, davalı tarafça internet sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının "şikayetvar.com" adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rek …
… n sağladığı, böylece ihtiyaç sahiplerinin yanıltılmadıkları, davalı tarafın https://www.sikayetvar.com" isimli sitesinde yer alan üyelik sayfası incelendiğinde; hem «şikayetçi» hem de marka sahiplerine üye olma imkânı verildiği, marka sahiplerine ayrıca davalı site sahibi firma ile sözleşme imzalayarak kurumsal üye olunarak şikayetlere doğrudan cevap verme imkânı tanındığı, davalı tarafın da ifade ettiği üzere şikayetlere cevap vermek için kullanıcı adı veya şifreye ihtiyaç bulunmadığı, gönderilen e-maillerle de sitede cevap haklarının kullanılabildiği, ayrıca her tüketici gibi davacı şirket yetkililerinin de sisteme giriş yaparak şikayetin altına şikayeti giderici çözümlere yer vererek cevaplandırabilecekleri, davacının bu yola gitmemesinin kendi seçimi olduğu, davacının cevap hakkının «kısıtlanmış» ya da yasaklanmış olmadığı, bu durumda «haksız rekabetten» söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtar · hukuki yarar · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcı olduğunu, bu nedenle söz konusu içeriklerden sorumlu olunmadığını, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin, «şikayet» sahiplerinin bilgilerini talep halinde ilgili firmalarla paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşılacağını, www.sikavetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, hiçbir şekilde müvekkilince bu içeriklere müdahale edilmediğini, siteye üye olmak için SMS onayı gerektiğini, dolayısıyla kullanıcıların gerçek kişiler olduklarını, müvekkiline ait internet sitesinde, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerini, cevap haklarının «kısıtlanmadığını», bunun için ücret de talep edilmediğini, ücretli üyelerin yayından önce şikayetin çözümlenmesi gibi bir önceliğe sahip olduğunu, ücretsiz cevap hakkının kullandırı …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu eylemlerinin ve müvekkilinin cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin açıkça «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalı sitesine üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında tüketiciler gözünde farklı bir görünüm oluşturularak haksız rekabet ortamının oluşturulduğunu, aynı nitelikte emsal karar bulunduğunu, tüm «ihtarlarına» ve iyi niyetli girişimlerine rağmen davalının haksız rekabet teşkil eden hukuka aykırı fiillerine «son» vermediğini ve müvekkili hakkında «şikayet» yazan kişilerin kimlik ve iletişim bilgilerini müvekkiline bildirmediğini, mahkemece yüzeysel ve hatalı bir gerekçeyle davanın reddedildiğini, davalının şikayetler …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça, hakkında yazılan «şikayetlere» cevap verebilmek için davalı sitesine ücretli olarak üye olunması gerektiği ileri sürülmüş ise de siteye üye olunmadan da hakkında şikayet olan şirketlerin, şikayetlere cevap verebildikleri, yine şikayetçilere ilişkin bilgilerin davacıya verilmediği iddiası da dosya kapsamı ile sübut bulmadığı, davacının cevaba cevap dilekçesi ile üye ve üye olmayan şirketler arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürüldüğü, bu durumun davalı vekilinin cevap dilekçesi ve bilirkişi raporlarında da doğrulandığı, bu durumda davalının kendi sitesine üye olanlar yararına «haksız rekabet» ortamı oluşturduğu ve diğer şirketleri üye olmaya zorladığı, davacının «ilan» talebinde «hukuki yararı» bulunduğu, davalının yer sağlayıcısı olduğu savunmasına yaptığı yorum içeriklerinin değil üye olmayan şirketlere yaptığı farklı uygulamanın haksız rekabet eylemi olması nedeniyle itibar edilmediği, davacının yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesi, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılması, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınması, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesi, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılması yönünde hüküm kurulması talep edilmiş ise de davacının zaten ücretsiz olarak şikayetlere cevap verme hakkına sahip olduğu, öte yandan şikayet içeriklerinin yayınlanmasının değil, davalının üye şirketlerle üye olmayan şirketler arasında farklı uygulamaya gitmesinin haksız rekabet olarak kabul edilmesi, şikayet, eleştiri ve «ifade özgürlüğü» hakkının Anayasal bir hak olduğu, kişilik hakkına saldırı olmaksızın bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği, davalı tarafça internet sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının "şikayetvar.com" adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rek …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1013 E. 2023/4109 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · kötüleme · kısıtlılık · şikayet · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · ihtarname · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… İ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcı olduğu platformda kullanıcıların karşılaştıkları sorunların, «olumsuzlukların» gerçekte yaşanıp yaşanmadığının davalı tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, kullanıcıların «şikayetlerinde» kullandıkları ifadelerin eleştiri sınırları içinde olduğu, gereksiz yere incitici olmadıkları, kullanıcıların şikayetlerine konu olayların gerçekten yaşandığının kabulü halinde davalı web sitesinde kullanıcıların aldığı hizmetler ile ilgili olumsuzlukları belirtmelerinin «ifade özgürlüğü» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı, tüketicilerin şikayetlerine şirketler tarafından cevap verilmesinin ücretli üyelik şartına bağlı olmadığı, ücret ödenmeden cevap verilebildiği ger …
… epleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çok sayıda ürün sattığı ve milyonlarca tüketiciye ulaştığı düşünüldüğünde bu tarz platformlarda «şikayetlerin» yer almasına rağmen şirketlerin şikayeti yazanın kim olduğunu öğrenip bu şikayetleri yanıtlamak, haksız suçlamalara karşı kendisini savunabilmek için davalı şirketin üyelik şartı ve üyelik engeline takıldığını, davalının platformunun yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, tüketicilerin yorumları sayesinde ticari gelir elde eden bu tür sitelerin web sayfalarında tüketicilerin şirketler hakkında yaptıkları «olumsuz» yorumların yanında rakip firmaların reklamlarının da gösterildiğini, ancak bu yorumların gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, davalı şirketin site üyeliği için ücret talep etmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olup «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olması nedeniyle «haksız rekabet» oluşturduğunu, mahkemece bildirdikleri deliller incelenmeksizin «eksik inceleme» ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… n çıkarmakla yükümlü olduğu, davacı iddiasının davalının internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları ürün ve hizmetler ile ilgili karşılaştıkları «olumsuzlukları» ve sorunları belirttikleri, bu durumun «ifade özgürlüğü» kapsamında olduğu ve 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi uyarınca «kötüleme» yoluyla «haksız rekabet» oluşturmayacağı, dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanması gerekirken ispata yönelik delil bildirilmediği, dolayısıyla İlk Der …
Benzer bu kararda… n'un 5 inci maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve davacı tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiği, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları «olumsuzlukları» ve sorunları belirttikleri, bu durumun «ifade özgürlüğü» kapsamında olduğu ve «kötüleme» yoluyla «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı, toplanan delillere göre, davalıya ait «şikayetvar».com internet sitesi vatandaşların şikayetlerinin değerlendirildiği bir site olup, davalı yorumlarının yer almadığı, tüketicilerin e-mektuplarının yayınlandığı, dav …
… büyük katkı sağlayan müvekkili şirketin müşterilerinin gözündeki güvenilirliği ve ticaret hayatındaki itibarının büyük öneme sahip olduğunu, davalı şirketin ise www.«şikayetvar».com isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu alan adı üzerinden müvekkili şirket aleyhine birçok hukuka aykırı içerik, gerçek dışı itham ve hiçbir somut delile dayanmayan paylaşımlar yapıldığını, müvekkili şirketin güvenilirliğine, ekonomik itibarına ve ticaret hayatındaki saygınlığına saldırıda bulunan kişilere internet üzerinde yer sağlayan ve sahibi olduğu internet sitesi vasıtasıyla bu paylaşımların yayınlanmasına izin veren davalı şirketin bu haksız fiillere aracılık ettiğini, davalı şirketin şikayetleri yayınlarken herhangi bir somut delil aramadığı için şikayeti olduğu gibi yayınladığını, müvekkil şirkete ait internet sitesi hakkında diğer müşteriler nezdinde «olumsuz» ve telafisi zor bir intiba oluşturduğunu, davalının bu eyleme aracılık ettiğini, davalı şirketin müvekkilini açıkça ''kendisine ücret ödeyerek'' üye yapmak istediğini, müvekkili aleyhine yapılan dayanaksız ve hukuksuz suçlama ve yorumların kasti şekilde mesai saatleri dışında yayınlandığını, bu sayede müvekkili şirketin anlık olarak hakkında yapılan olumsuz ve gerçek dışı yorumlara müdahale etmesinin engellendiğini, buradaki amacın şirketi kendisine ücret mukabilinde üye yapmak olduğunu, davalı şirketin kendisine ücret ödeyen üyeleri hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce üyesine haber verdiğini, önlemini almasını istediğini, davalının müvekkili aleyhine internet üzerinden aracılık ettiği paylaşımların «haksız rekabet» oluşturduğunu, dava dışı 3 üncü kişilerin müvekkili şirket aleyhine yaptığı, müşteriler ile müvekkili şirket arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve «dürüstlük kuralına» aykırı gerçek dışı, temelsiz ve dayanaksız suçlamalar nedeniyle müvekkili şirketin çok sayıda müşterisini kaybettiğini bu nedenle davalıdan tazminat taleplerinin bulunduğunu, görüntülenen müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet oluşturan şikayet metinlerinin belli bir süre sonra şikayet edenler tarafından kaldırılmasına rağmen davaya konu internet sitesinde şikayetlerin başlıklarının gösterilmeye devam edildiğini, bu durumun davalının «kötü niyetini» herşeye rağmen devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin tecavüzüne devam ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılmasına, 20.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» saldırının yapılmaya başlandığı günden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… EVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, birçok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, www.«şikayetvar».com platformunun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olması olduğunu, hiçbir şekilde taraf tutmadan şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, bu tarafsızlık ve şeffaflığın müvekkilinin büyük bir teveccühe mazhar olmasını sağladığını, bir çok bakanlık ve devlet kurumlarıyla ortak çalışma içerisinde olduğunu, www.şikayetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, müvekkil şirket tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmediğini, özellikle bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile ahlaka ve adaba mugayir içeriklerin çıkartılarak yayınlandığını, bu sitenin üye olan veya olmayan şirketler tarafından düşman olarak algılanacak bir platform olarak görülmemesi gerektiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında «son» derece önemli bir işleve sahip olduğunu, bu sitenin müşteri ve son kullanıcı arasında etkin,tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, üye tarafından girilen içeriklerin gerekli kontrollerinin ardından sitede yayınlandığını, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, haklarında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini, cevap hakkının kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm şirketlere ücretsiz sağlanan bir hak olduğunu, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», firmaların talep etmesi halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerinde kendileriyle paylaşıldığını, müvekkiline ait şikayetvar.com adlı sitenin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir internet sayfası olduğunu, yayınlanan şikayetlerde müvekkili şirkete ait ifade ve içeriklerin yer almadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davanın muhatabının içeriği oluşturan şikayet sahipleri olmasından dolayı «pasif husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın firması hakkında vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetlerin mesai saatleri dışında yayınlandığı iddiasını kabul etmediklerini, şikayetlerin bazılarının mesai saatleri içinde bazılarının mesai saatleri dışında yayınlandığını, ancak bunun «sebebinin» şikayet sahiplerinin içerikleri oluşturdukları zaman dilimiyle ilişkili olduğunu, davacı tarafın ücretli üyelik iddiasını da kabul etmediklerini, davacı tarafın şikayetlere karşı cevap hakkını kullandığına dair ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduklarını, şikayet metinlerinin kaldırılmasına rağmen şikayet başlıklarının gösterildiği iddiasına ise ekte sunulan ekran görüntülerinde de görüleceği üzere kaldırılan şikayet başlıklarının artık görüntülenmediği, söz konusu bu başlıkların yerlerinde şikayetleri çözülen vatandaşların teşekkür mesajlarının yer aldığını, «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:telafisi imkansız zarar · kişilik hakları · pasif husumet · tüzel kişilik · marka hakkına tecavüz · kötü niyet · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… büyük katkı sağlayan müvekkili şirketin müşterilerinin gözündeki güvenilirliği ve ticaret hayatındaki itibarının büyük öneme sahip olduğunu, davalı şirketin ise www.«şikayetvar».com isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu alan adı üzerinden müvekkili şirket aleyhine birçok hukuka aykırı içerik, gerçek dışı itham ve hiçbir somut delile dayanmayan paylaşımlar yapıldığını, müvekkili şirketin güvenilirliğine, ekonomik itibarına ve ticaret hayatındaki saygınlığına saldırıda bulunan kişilere internet üzerinde yer sağlayan ve sahibi olduğu internet sitesi vasıtasıyla bu paylaşımların yayınlanmasına izin veren davalı şirketin bu haksız fiillere aracılık ettiğini, davalı şirketin şikayetleri yayınlarken herhangi bir somut delil aramadığı için şikayeti olduğu gibi yayınladığını, müvekkil şirkete ait internet sitesi hakkında diğer müşteriler nezdinde «olumsuz» ve telafisi zor bir intiba oluşturduğunu, davalının bu eyleme aracılık ettiğini, davalı şirketin müvekkilini açıkça ''kendisine ücret ödeyerek'' üye yapmak istediğini, müvekkili aleyhine yapılan dayanaksız ve hukuksuz suçlama ve yorumların kasti şekilde mesai saatleri dışında yayınlandığını, bu sayede müvekkili şirketin anlık olarak hakkında yapılan olumsuz ve gerçek dışı yorumlara müdahale etmesinin engellendiğini, buradaki amacın şirketi kendisine ücret mukabilinde üye yapmak olduğunu, davalı şirketin kendisine ücret ödeyen üyeleri hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce üyesine haber verdiğini, önlemini almasını istediğini, davalının müvekkili aleyhine internet üzerinden aracılık ettiği paylaşımların «haksız rekabet» oluşturduğunu, dava dışı 3 üncü kişilerin müvekkili şirket aleyhine yaptığı, müşteriler ile müvekkili şirket arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve «dürüstlük kuralına» aykırı gerçek dışı, temelsiz ve dayanaksız suçlamalar nedeniyle müvekkili şirketin çok sayıda müşterisini kaybettiğini bu nedenle davalıdan tazminat taleplerinin bulunduğunu, görüntülenen müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet oluşturan şikayet metinlerinin belli bir süre sonra şikayet edenler tarafından kaldırılmasına rağmen davaya konu internet sitesinde şikayetlerin başlıklarının gösterilmeye devam edildiğini, bu durumun davalının «kötü niyetini» herşeye rağmen devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin tecavüzüne devam ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılmasına, 20.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» saldırının yapılmaya başlandığı günden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait internet sitesinde paylaşılan «şikayetlerin», anayasal hakkın sınırlarını aştığını ve müvekkili şirketin «tüzel kişilik haklarını» ve mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, davalı tarafın şikayetleri paylaşan kişilerin yaptıkları şikayetlerin doğruluğunu ve gerçekliğini tespit etmeden ve denetlemeden yayınladığını, bu durumun, müvekkili şirketi haksız ithamlara ve iftiralara maruz bırakıp markasına «telafisi imkansız zararlar» verdiğini, davalının cevap hakkını kullandırmak için müvekkilinden ücret talep etmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları mail yazışmalarıyla, bu hususu ispat etmelerine rağmen haksız rekabetin ispatlanamadığından bahisle davanın reddi …
… EVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, birçok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, www.«şikayetvar».com platformunun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olması olduğunu, hiçbir şekilde taraf tutmadan şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, bu tarafsızlık ve şeffaflığın müvekkilinin büyük bir teveccühe mazhar olmasını sağladığını, bir çok bakanlık ve devlet kurumlarıyla ortak çalışma içerisinde olduğunu, www.şikayetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, müvekkil şirket tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmediğini, özellikle bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile ahlaka ve adaba mugayir içeriklerin çıkartılarak yayınlandığını, bu sitenin üye olan veya olmayan şirketler tarafından düşman olarak algılanacak bir platform olarak görülmemesi gerektiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında «son» derece önemli bir işleve sahip olduğunu, bu sitenin müşteri ve son kullanıcı arasında etkin,tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, üye tarafından girilen içeriklerin gerekli kontrollerinin ardından sitede yayınlandığını, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, haklarında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini, cevap hakkının kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm şirketlere ücretsiz sağlanan bir hak olduğunu, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», firmaların talep etmesi halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerinde kendileriyle paylaşıldığını, müvekkiline ait şikayetvar.com adlı sitenin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir internet sayfası olduğunu, yayınlanan şikayetlerde müvekkili şirkete ait ifade ve içeriklerin yer almadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davanın muhatabının içeriği oluşturan şikayet sahipleri olmasından dolayı «pasif husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın firması hakkında vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetlerin mesai saatleri dışında yayınlandığı iddiasını kabul etmediklerini, şikayetlerin bazılarının mesai saatleri içinde bazılarının mesai saatleri dışında yayınlandığını, ancak bunun «sebebinin» şikayet sahiplerinin içerikleri oluşturdukları zaman dilimiyle ilişkili olduğunu, davacı tarafın ücretli üyelik iddiasını da kabul etmediklerini, davacı tarafın şikayetlere karşı cevap hakkını kullandığına dair ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduklarını, şikayet metinlerinin kaldırılmasına rağmen şikayet başlıklarının gösterildiği iddiasına ise ekte sunulan ekran görüntülerinde de görüleceği üzere kaldırılan şikayet başlıklarının artık görüntülenmediği, söz konusu bu başlıkların yerlerinde şikayetleri çözülen vatandaşların teşekkür mesajlarının yer aldığını, «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2 benzer karar daha
-
Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3052 E. 2023/6717 K.
Ortak:ticari itibar · şikayet · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait internet sitesinde bazı tüketicilerin davacı şirketin «ticari itibarını» etkileyecek ölçüdeki yorumlarının tüketicilerin ücretsiz olarak kullandığı davalıya ait platformda yer aldığını, şirketlerin cevap hakkını kullanması ve kendisini savunmasının ise ücretli üyelik şartına bağlandığını, üye olmayı reddeden şirketlerin savunma yapma haklarının bu şekilde ellerinden alındığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakipleri karşısında itibar «kaybı» yaşayarak zarar gördüklerini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) gereğince bu tarz platformların yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, firmaların cevap haklarının «kısıtlanmasının» 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılmasını» oluşturduğunu ve davalının bu faaliyetlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiğini tespiti ile haksız rekabet niteliğindeki davranışlarının önlenmesine, kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; platformun yalnız üyelere hizmet vermesinin söz konusu olmayıp bütün «şikayetlere» verilen cevapların üye-kurumsal üye olmayan ayrımı yapılmaksızın yayınlandığını, kurumsal üyelik ile firmaların şikayet endeks verilerinde bulunduğu veri ve benzer bazı imkanlara kavuştuğunu, yalnız kurumsal üyelik şartı karşısında ücret talep edildiğini, müvekkili şirketin yer sağlayıcı olması nedeniyle «haksız rekabete» konu olacak bir eyleminin bulunmadığını, yer sağlayıcının görevinin yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığın …
… İ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcı olduğu platformda kullanıcıların karşılaştıkları sorunların, «olumsuzlukların» gerçekte yaşanıp yaşanmadığının davalı tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, kullanıcıların «şikayetlerinde» kullandıkları ifadelerin eleştiri sınırları içinde olduğu, gereksiz yere incitici olmadıkları, kullanıcıların şikayetlerine konu olayların gerçekten yaşandığının kabulü halinde davalı web sitesinde kullanıcıların aldığı hizmetler ile ilgili olumsuzlukları belirtmelerinin «ifade özgürlüğü» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı, tüketicilerin şikayetlerine şirketler tarafından cevap verilmesinin ücretli üyelik şartına bağlı olmadığı, ücret ödenmeden cevap verilebildiği ger …
Benzer bu kararda… töründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici «şikayetlerini» yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün «ilanını» da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların «ticari itibarını zedelemek» veya «kişilik haklarını ihlal» etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat «şikayetçilere» yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · ticari itibarın zedelenmesi · kişilik hakları · pasif husumet yokluğu · hakkaniyet · pasif husumet · husumet yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların «ticari itibarını zedelemek» veya «kişilik haklarını ihlal» etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat «şikayetçilere» yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün «ilanını» da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2887 E. 2023/6744 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · savunma hakkı · hakkın kötüye kullanılması · kısıtlılık · şikayet · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · esastan ret
İncelediğiniz kararda… epleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çok sayıda ürün sattığı ve milyonlarca tüketiciye ulaştığı düşünüldüğünde bu tarz platformlarda «şikayetlerin» yer almasına rağmen şirketlerin şikayeti yazanın kim olduğunu öğrenip bu şikayetleri yanıtlamak, haksız suçlamalara karşı kendisini savunabilmek için davalı şirketin üyelik şartı ve üyelik engeline takıldığını, davalının platformunun yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, tüketicilerin yorumları sayesinde ticari gelir elde eden bu tür sitelerin web sayfalarında tüketicilerin şirketler hakkında yaptıkları «olumsuz» yorumların yanında rakip firmaların reklamlarının da gösterildiğini, ancak bu yorumların gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, davalı şirketin site üyeliği için ücret talep etmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olup «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olması nedeniyle «haksız rekabet» oluşturduğunu, mahkemece bildirdikleri deliller incelenmeksizin «eksik inceleme» ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… İ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcı olduğu platformda kullanıcıların karşılaştıkları sorunların, «olumsuzlukların» gerçekte yaşanıp yaşanmadığının davalı tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, kullanıcıların «şikayetlerinde» kullandıkları ifadelerin eleştiri sınırları içinde olduğu, gereksiz yere incitici olmadıkları, kullanıcıların şikayetlerine konu olayların gerçekten yaşandığının kabulü halinde davalı web sitesinde kullanıcıların aldığı hizmetler ile ilgili olumsuzlukları belirtmelerinin «ifade özgürlüğü» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı, tüketicilerin şikayetlerine şirketler tarafından cevap verilmesinin ücretli üyelik şartına bağlı olmadığı, ücret ödenmeden cevap verilebildiği ger …
… u dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkiline herhangi bir itiraz ya da başvurunun bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, zira davalıya ait platformda yapılan «şikayetlere» ilişkin iddiaların gerçek olmadığına dair davalı tarafa 13.08.2014 tarihli bir «ihtarname» gönderildiğini, davalının ise 21.08.2014 tarihli iadeli «taahhütlü» mektup ile ihtarnameye cevap verdiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin aksine içeriklerin gerçeği yansıtmadığının müvekkili tarafından ispat edilmiş olduğunu, yapılan şikayetlere cevap hakkının ve çözüm yolları ile şikayetin gerçekliği üzerinde serbestçe araştırma yapma özgürlüğünün «kısıtlanması» sonucu marka hakkının ihlali ile «haksız rekabet» ortamı yaratıldığının tespiti açısından bu husus önem teşkil etmesine rağmen ilk derece mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, kötü niyetli olarak sürekli müvekkil şirket hakkında şikayet olduğu ve cevap verebilmek için de üye olunması gerektiği yönünde gerçek veya gerçek dışı şikayetleri kullanarak şirket üzerinde baskı yaratıldığını ve «savunma hakkı» elinden alındığını, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, «şikayette» bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb. olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu «haksız fiil» temelindeki «dürüstlük kurallarına aykırılığın» meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu, «savunma hakkının» kullanılması hiç bir şekilde «kısıtlanamayacağını», Yargıtay'ın «son» yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı il …
Üye firmalara verilen öncelik hakkı ile «şikayetin» yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanınmaktadır" denilerek bedel ödeyerek cevap hakkının sağlandığı ve bedel ödeyen firmaların daha öncelikli olduğunun «ikrar» edildiğinin gözetilmediğini, davalı tarafından dosyaya sunulan birtakım kararlarda ele alınan hususların dikkate alınmadığını, bunun yerine istinaf dilekçesinde yer alan "yoğun ısrar üzerine cevap verilmesine izin verildiği" beyanlarının nazara alınarak üye olmayan firmalara cevap hakkı tanınmadığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı gerekçe gösterildiği, oysa ki bu beyanlarının davacıya ücretsiz cevap verme hakkına yönelik olmadığını, zira halen davacı firma aleyhine onlarca asılsız şikayet bulunduğunu ve davacı firma tarafından cevap verilemediğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, davacının ücretsiz cevap hakkını kullanma yönünde talebi olmadığını, şikayet eden kişilerin davacıdan herhangi bir mal almadıkları ileri sürülmüşse de bu iddianın ispatlanamadığının belirtildiği, olmayan bir şeyin delilinin de olmadığını, yani sözde tüketici olarak şikayette bulunan kişilerin davacı firmadan mal almadığını ispat etmenin mümkün olmadığını, diğer yandan, 3. kişiler tarafından şikayet adı altında ileri sürülen iddiaların doğruluğu teyid edilmeden internet sitesinde aleni şekilde yayınlanmasından sonra bu şikayete dair cevap hakkının da aleni ve aynı şikayet gibi ücretsiz olması gerektiği, davalının ücretsiz cevap hakkı kullanma yönünde talep olduğu takdirde talebi değerlendirdiklerini beyan etmesine rağmen bu yönde bir delil dosyaya sunamadığını, oysa ki kendilerinin dosyaya sunduğu bilirkişi raporlarının üye olmayan firmaların ücretsiz cevap hakkının bulunmadığını ortaya koyduğunu, müvekkili firmanın gerek kendi gerekse bayileri tarafından satılan mallara yönelik gerçek şikayetleri tespit edip çözebilirken kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetlere karşı «savunma hakkını» kullanamadığını, zira şikayetlerde adı geçen kişilerin şayet gerçek adlarını kullanmışlarsa tespiti yapıldığını ve sorunları çözüldüğünü akabinde söz konusu kişiler tarafından müvekkili için teşekkür mesajları yazıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili aleyhine yapılan şikayetlerin tespitinin mümkün olmadığı düşünülse dahi müvekkilinin internette kendi markası hakkında aleyhe yapılan yorumları gerçek şikayetlere çözüm bulurken, diğerler şikayetleri çözüme kavuşturmaması ve yayınlanmasına müsaade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözde şikayetlerin gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığı dahi belli değilken, şirketlere para karşılığı cevap verme hakkı tanınmasının, ücret ödeyen şirketler hakkında yapılan şikayetlerin çözümlenmiş gibi gösterilmesinin dahi bu platformun «haksız rekabet» oluşturan bir yer olduğunu ortaya koyduğunu, Google 'da yapılacak basit bir arama ile dahi söz konusu davalı şirket ve web sitesi yüzünden birçok firmanın mağduriyet yaşadığının bir gerçek olduğunu, fakat sadece içerik sağlayıcı olarak kabul edilen bu tür sitelerin yazılan «olumsuz» içerikler nedeni ile hukuki olarak sorumlu olmamasına rağmen haksız rekabet teşkil edecek ölçüde menfaat sağlamasının önüne geçilmesinin engellenemeyeceğini, üyelik ücreti ödemeyi kabul etmeyen ve siteye giriş yapamayan şirketlerin, davalı site yüzünden müşterilerinin şikayetlerini önemsemeyen bir şirket durumuna dönüştüğünü ve üyelik ücretini ödeyen rakipleri karşısında tüketici nezdinde puan kaybettiğini, bu husus dahi kanun kapsamında «dürüstlük kuralına aykırılık» suretiyle haksız rekabet oluşturduğunu, nitekim 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabetle ilgili maddelerinin de dar yorumlanmaması gerektiğini, zira bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğunu ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
… irket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi «şikayet» ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, müvekkilinin «savunma hakkının» bu şekilde «kısıtlanamayacağını», dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun «haksız rekabete» yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınc …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · münhasırlık · ikrar · ispat yükü · ihtar · bilirkişi incelemesi · haksız fiil · husumet
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olması nedeniyle «husumet» yöneltilemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca da davanın muhatabının «şikayetlerin» sahipleri olduğunu, maddede yer alan istisna hallerin de söz konusu olmadığını, şikayet sahiplerinin bilgilerinin talep edilmesi halinde müvekkilinin paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşıldığını, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ve müvekkilinin müdahale edemediğini, ancak kontrol edildikten sonra yayınlandığını, hukuka ve ahlaka aykırı içeriklerin yayınlanmadığını, siteye üye olmak için sms onayı gerektiğini, dolayısıyla üye bilgilerinin gerçeği yansıttığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikayetlere verilen cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, yani ücretsiz cevap verilebildiğini, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanının verildiğini, kaldı ki davacının cevap hakkını ücretsiz olarak kullanmak için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkilince amaçlanan hususun tüketici bilincini oluşturmak olduğunu, tüketicilerin şikayet ettikleri firmaların tüketici memnuniyetini sağlayarak kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını, «haksız rekabet» iddiasının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… irtilen kararıyla; davacının cevabının ücretsiz olarak yayınlanmadığı, cevabının yayınlanması için ücretli üyelik gerektirdiğini iddia ettiği, davalının ise cevabın «şikayet» ile aynı sayfada ücretsiz olarak yayınlandığını savunduğu, bilirkişi heyetinde ise davalının bu savunmasının ispat olunamadığı kanaatine yer verildiği, sunulan, celp edilen deliller kapsamında sübutu tartışmanın «münhasıran» Mahkemenin görevinde bulunduğu, bilirkişilerin bu tespitine iştirak edilmediği, ayrıca öncelikle davacının iddiasını «ispat yükü» altında olması itibariyle bu hukuki yoruma itibar edilmediği, benzer iddialar yönünde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 20.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, «şikayette» bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb. olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu «haksız fiil» temelindeki «dürüstlük kurallarına aykırılığın» meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu, «savunma hakkının» kullanılması hiç bir şekilde «kısıtlanamayacağını», Yargıtay'ın «son» yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı il …
Üye firmalara verilen öncelik hakkı ile «şikayetin» yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanınmaktadır" denilerek bedel ödeyerek cevap hakkının sağlandığı ve bedel ödeyen firmaların daha öncelikli olduğunun «ikrar» edildiğinin gözetilmediğini, davalı tarafından dosyaya sunulan birtakım kararlarda ele alınan hususların dikkate alınmadığını, bunun yerine istinaf dilekçesinde yer alan "yoğun ısrar üzerine cevap verilmesine izin verildiği" beyanlarının nazara alınarak üye olmayan firmalara cevap hakkı tanınmadığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı gerekçe gösterildiği, oysa ki bu beyanlarının davacıya ücretsiz cevap verme hakkına yönelik olmadığını, zira halen davacı firma aleyhine onlarca asılsız şikayet bulunduğunu ve davacı firma tarafından cevap verilemediğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, davacının ücretsiz cevap hakkını kullanma yönünde talebi olmadığını, şikayet eden kişilerin davacıdan herhangi bir mal almadıkları ileri sürülmüşse de bu iddianın ispatlanamadığının belirtildiği, olmayan bir şeyin delilinin de olmadığını, yani sözde tüketici olarak şikayette bulunan kişilerin davacı firmadan mal almadığını ispat etmenin mümkün olmadığını, diğer yandan, 3. kişiler tarafından şikayet adı altında ileri sürülen iddiaların doğruluğu teyid edilmeden internet sitesinde aleni şekilde yayınlanmasından sonra bu şikayete dair cevap hakkının da aleni ve aynı şikayet gibi ücretsiz olması gerektiği, davalının ücretsiz cevap hakkı kullanma yönünde talep olduğu takdirde talebi değerlendirdiklerini beyan etmesine rağmen bu yönde bir delil dosyaya sunamadığını, oysa ki kendilerinin dosyaya sunduğu bilirkişi raporlarının üye olmayan firmaların ücretsiz cevap hakkının bulunmadığını ortaya koyduğunu, müvekkili firmanın gerek kendi gerekse bayileri tarafından satılan mallara yönelik gerçek şikayetleri tespit edip çözebilirken kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetlere karşı «savunma hakkını» kullanamadığını, zira şikayetlerde adı geçen kişilerin şayet gerçek adlarını kullanmışlarsa tespiti yapıldığını ve sorunları çözüldüğünü akabinde söz konusu kişiler tarafından müvekkili için teşekkür mesajları yazıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili aleyhine yapılan şikayetlerin tespitinin mümkün olmadığı düşünülse dahi müvekkilinin internette kendi markası hakkında aleyhe yapılan yorumları gerçek şikayetlere çözüm bulurken, diğerler şikayetleri çözüme kavuşturmaması ve yayınlanmasına müsaade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözde şikayetlerin gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığı dahi belli değilken, şirketlere para karşılığı cevap verme hakkı tanınmasının, ücret ödeyen şirketler hakkında yapılan şikayetlerin çözümlenmiş gibi gösterilmesinin dahi bu platformun «haksız rekabet» oluşturan bir yer olduğunu ortaya koyduğunu, Google 'da yapılacak basit bir arama ile dahi söz konusu davalı şirket ve web sitesi yüzünden birçok firmanın mağduriyet yaşadığının bir gerçek olduğunu, fakat sadece içerik sağlayıcı olarak kabul edilen bu tür sitelerin yazılan «olumsuz» içerikler nedeni ile hukuki olarak sorumlu olmamasına rağmen haksız rekabet teşkil edecek ölçüde menfaat sağlamasının önüne geçilmesinin engellenemeyeceğini, üyelik ücreti ödemeyi kabul etmeyen ve siteye giriş yapamayan şirketlerin, davalı site yüzünden müşterilerinin şikayetlerini önemsemeyen bir şirket durumuna dönüştüğünü ve üyelik ücretini ödeyen rakipleri karşısında tüketici nezdinde puan kaybettiğini, bu husus dahi kanun kapsamında «dürüstlük kuralına aykırılık» suretiyle haksız rekabet oluşturduğunu, nitekim 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabetle ilgili maddelerinin de dar yorumlanmaması gerektiğini, zira bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğunu ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/630 E. , 2023/3966 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1305 Esas, 2021/1920 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/11 E., 2020/181 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait internet sitesinde bazı tüketicilerin davacı şirketin ticari itibarını etkileyecek ölçüdeki yorumlarının tüketicilerin ücretsiz olarak kullandığı davalıya ait platformda yer aldığını, şirketlerin cevap hakkını kullanması ve kendisini savunmasının ise ücretli üyelik şartına bağlandığını, üye olmayı reddeden şirketlerin savunma yapma haklarının bu şekilde ellerinden alındığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakipleri karşısında itibar kaybı yaşayarak zarar gördüklerini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) gereğince bu tarz platformların yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, firmaların cevap haklarının kısıtlanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğunu ve davalının bu faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının rekabet yasağını ihlal ettiğini tespiti ile haksız rekabet niteliğindeki davranışlarının önlenmesine, kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; platformun yalnız üyelere hizmet vermesinin söz konusu olmayıp bütün şikayetlere verilen cevapların üye-kurumsal üye olmayan ayrımı yapılmaksızın yayınlandığını, kurumsal üyelik ile firmaların şikayet endeks verilerinde bulunduğu veri ve benzer bazı imkanlara kavuştuğunu, yalnız kurumsal üyelik şartı karşısında ücret talep edildiğini, müvekkili şirketin yer sağlayıcı olması nedeniyle haksız rekabete konu olacak bir eyleminin bulunmadığını, yer sağlayıcının görevinin yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcı olduğu platformda kullanıcıların karşılaştıkları sorunların, olumsuzlukların gerçekte yaşanıp yaşanmadığının davalı tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, kullanıcıların şikayetlerinde kullandıkları ifadelerin eleştiri sınırları içinde olduğu, gereksiz yere incitici olmadıkları, kullanıcıların şikayetlerine konu olayların gerçekten yaşandığının kabulü halinde davalı web sitesinde kullanıcıların aldığı hizmetler ile ilgili olumsuzlukları belirtmelerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve haksız rekabet oluşturmayacağı, tüketicilerin şikayetlerine şirketler tarafından cevap verilmesinin ücretli üyelik şartına bağlı olmadığı, ücret ödenmeden cevap verilebildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çok sayıda ürün sattığı ve milyonlarca tüketiciye ulaştığı düşünüldüğünde bu tarz platformlarda şikayetlerin yer almasına rağmen şirketlerin şikayeti yazanın kim olduğunu öğrenip bu şikayetleri yanıtlamak, haksız suçlamalara karşı kendisini savunabilmek için davalı şirketin üyelik şartı ve üyelik engeline takıldığını, davalının platformunun yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, tüketicilerin yorumları sayesinde ticari gelir elde eden bu tür sitelerin web sayfalarında tüketicilerin şirketler hakkında yaptıkları olumsuz yorumların yanında rakip firmaların reklamlarının da gösterildiğini, ancak bu yorumların gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, davalı şirketin site üyeliği için ücret talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olup hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğunu, mahkemece bildirdikleri deliller incelenmeksizin eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin www.sikayetvar.com. adlı internet sitesinin yer sağlayıcısı olduğu, yer sağlayıcıların internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak 5651 sayılı Kanun gereği yer sağladığı hukuka aykırı içerik hakkında haberdar edilmesi halinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu, davacı iddiasının davalının internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları ürün ve hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirttikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi uyarınca kötüleme yoluyla haksız rekabet oluşturmayacağı, dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanması gerekirken ispata yönelik delil bildirilmediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalarda ve istinaf başvuru dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkiline herhangi bir itiraz ya da başvurunun bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, zira davalıya ait platformda yapılan şikayetlere ilişkin iddiaların gerçek olmadığına dair davalı tarafa 13.08.2014 tarihli bir ihtarname gönderildiğini, davalının ise 21.08.2014 tarihli iadeli taahhütlü mektup ile ihtarnameye cevap verdiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin aksine içeriklerin gerçeği yansıtmadığının müvekkili tarafından ispat edilmiş olduğunu, yapılan şikayetlere cevap hakkının ve çözüm yolları ile şikayetin gerçekliği üzerinde serbestçe araştırma yapma özgürlüğünün kısıtlanması sonucu marka hakkının ihlali ile haksız rekabet ortamı yaratıldığının tespiti açısından bu husus önem teşkil etmesine rağmen ilk derece mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, kötü niyetli olarak sürekli müvekkil şirket hakkında şikayet olduğu ve cevap verebilmek için de üye olunması gerektiği yönünde gerçek veya gerçek dışı şikayetleri kullanarak şirket üzerinde baskı yaratıldığını ve savunma hakkı elinden alındığını, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının web sayfasında yer alan tüketici şikayetlerinin ücretsiz yer almasına rağmen davacı şirketin şikayetçinin ve şikayet sebebinin gerçek olup olmadığını tespit ederek cevap hakkını kullanması için davalı tarafından ücretli üyelik koşulu aranmasının haksız rekabet oluşturduğu iddiası ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 55, 56 maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933570000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz