Ifade özgürlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2887 E. 2023/6744 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifade özgürlüğü↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ savunma hakkı↗ hakkın kötüye kullanılması↗ kısıtlılık↗ şikayet↗ münhasırlık↗ ikrar↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ ispat yükü↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ esastan ret↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/414 E., 2019/1004 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i ve ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin güvenlik sistemleri sektöründe ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren "Neutron" ticari markası üzerinde yasal hak sahibi olan köklü bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi şikayet ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin savunma hakkının bu şekilde kısıtlanamayacağını, dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun haksız rekabete yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, 58 inci madde de ise basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşları aracılığıyla haksız rekabet yapılmasının düzenlendiğini ve hükme göre hizmet sağlayıcılarının kusurlu olup olmamasının öneminin bulunmadığını, ücretli üyelik uygulamasının haksız rekabet teşkil ettiğini, mağdur olan tüketicinin yapması gerekenin öncelikle muhatap firma ile iletişime geçerek soruna çözüm bulmaya çalışmak, aksi halde yasal merciler önünde talepte bulunulması gerektiğini ileri sürerek davalı şirkete ait internet sitesindeki söz konusu uygulamanın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılmasına, site içeriği engellenerek haksız rekabet ortamının engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca da davanın muhatabının şikayetlerin sahipleri olduğunu, maddede yer alan istisna hallerin de söz konusu olmadığını, şikayet sahiplerinin bilgilerinin talep edilmesi halinde müvekkilinin paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi ihtar ve maillerden de anlaşıldığını, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ve müvekkilinin müdahale edemediğini, ancak kontrol edildikten sonra yayınlandığını, hukuka ve ahlaka aykırı içeriklerin yayınlanmadığını, siteye üye olmak için sms onayı gerektiğini, dolayısıyla üye bilgilerinin gerçeği yansıttığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikayetlere verilen cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, yani ücretsiz cevap verilebildiğini, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanının verildiğini, kaldı ki davacının cevap hakkını ücretsiz olarak kullanmak için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkilince amaçlanan hususun tüketici bilincini oluşturmak olduğunu, tüketicilerin şikayet ettikleri firmaların tüketici memnuniyetini sağlayarak kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını, haksız rekabet iddiasının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının cevabının ücretsiz olarak yayınlanmadığı, cevabının yayınlanması için ücretli üyelik gerektirdiğini iddia ettiği, davalının ise cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak yayınlandığını savunduğu, bilirkişi heyetinde ise davalının bu savunmasının ispat olunamadığı kanaatine yer verildiği, sunulan, celp edilen deliller kapsamında sübutu tartışmanın münhasıran Mahkemenin görevinde bulunduğu, bilirkişilerin bu tespitine iştirak edilmediği, ayrıca öncelikle davacının iddiasını ispat yükü altında olması itibariyle bu hukuki yoruma itibar edilmediği, benzer iddialar yönünde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 20. Hukuk Dairesi'nin 2018/1139 E. sayılı istinaf bavurusunun esastan ret kararı ile dayanağı İlk Derece Mahkemesi'ndeki tespitlerin gözetildiği ve ayrıca Mahkemece alınan rapordaki teknik tespitlerde davacı şirketin ücretli üye olmadan şikayetçi müşterilerine ulaştığı ve teşekkür mesajlarının anılan site üzerinde yayınlandığının tespit edildiği, davacı tarafça, ücretli üyelik olmadan cevap veremedikleri yönündeki iddialarının ispat olunamadığı, kaldı ki aksi olsa dahi bu hususun başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, şikayette bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb. olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haksız rekabet oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu haksız fiil temelindeki dürüstlük kurallarına aykırılığın meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da hakkın kötüye kullanılması olduğunu, savunma hakkının kullanılması hiç bir şekilde kısıtlanamayacağını, Yargıtay'ın son yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı ile haksız rekabet oluştuğuna kanaat getirildiğini (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/9072 E., 2014/15983 K., 20.10.2014-T sayılı ilamı), şikâyet sitelerinin iş modelinin bizatihi kendisinin haksız rekabet açısından kabul edilemeyeceğini, tüketicilerin ifade özgürlüğü ve şikâyet hakkının arkasına sığ̆ınarak yazılan şikâyetler yoluyla firmaların üyeliğe zorlandığı, üye olmayanlar hakkında bu sitelerde yazılanlar konusunda hukuki cevap hakkı bile tanınmamasının haksız rekabeti ortaya çıkardığını, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince şikâyet siteleri haksız rekabet fiilinin iletimini başlattığ̆ından, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçtiğinden veya fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirme ihtimali dahi mümkün olduğundan davalılara ait sitenin haksız rekabet ortamına müsaade ettiğinin açık olduğunu
ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunda söz konusu şikayetlerin içeriklerinin 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kabul edilebilecek haller olup olmadığı yönünde bir tespitte bulunulmamış ise de, bu kapsamda olduğu kabul edilse dahi, davalı tarafça firmalarla şikayet edenlerin bilgilerinin paylaşıldığı dikkate alındığında, yer sağlayıcı olan davalı taraf aleyhine bu maddeye dayalı olarak dava açılamayacağı, bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinde haksız rekabet halleri sınırlı olarak sayılmamış olup, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların da haksız rekabet teşkil edeceğini, davacının bu bağlamda davalı tarafın şikayetlere cevap vermek isteyen firmalara ücretli üyelik uygulaması olduğunu ve bu uygulamanın başlıbaşına haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürdüğünü, davacı tarafça söz konusu internet sitesinde hakkında yazılan bir şikayete cevap vermek isteyen bir firmanın ücretli üye olunması gerektiği yönünde ekran uyarısı ile karşılaştığı ileri sürülmüş ise de, davalı taraf cevap vermek için üye olunması gerekmediğini, ancak üye olan firmalara şikayet yayınlanmadan önce çözülmesi imkanının verildiğini, davacının da ücretsiz cevap hakkının kullanma yönünde bir talebinin olmadığını savunduğu, dosya kapsamında davacı tarafın ücretsiz cevap hakkı tanınması talebinde bulunduğuna dair bir yazı, e-posta, ihtar vb. rastlanılmamış olması ve davacı tarafın istinaf dilekçesinde taraflarının yoğun ısrarı ile cevap verilmesine izin verildiğini belirtmiş olması karşısında, üye olmayan firmalara cevap hakkı tanınmadığı yönündeki iddianın ispat edilemediği, kaldı ki iddianın doğru olduğu kabul edildiğinde dahi, bu uygulamanın başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarih, 2019/4144 E. ve 2020/2250 K. sayılı emsal kararı) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesinin teknik detayları inceleyerek, iddia doğrultusunda şikayetlere cevap verilmesi yönteminin ücretli üyelik olup olmadığının tespiti ile sınırlı kalması gerektiğini, bu hususun tespit edildiğini, ancak söz konusu raporda bu yönde uygulamanın başlı başına haksız rekabet oluşturmayacağı konusunun Mahkemenin takdirinde olması gerekirken Mahkemenin rapordaki hukuki görüşle bağlı kaldığını, Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçeli kararında davalı tarafın kendilerinin içerik sağlayıcı olduğu ve cevap hakkının kısıtlanmadığı iddiası yer almışsa da davalının cevap dilekçesinin maddi olgular başlığının 4 üncü bendinde "... Üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanınmaktadır" denilerek bedel ödeyerek cevap hakkının sağlandığı ve bedel ödeyen firmaların daha öncelikli olduğunun ikrar edildiğinin gözetilmediğini, davalı tarafından dosyaya sunulan birtakım kararlarda ele alınan hususların dikkate alınmadığını, bunun yerine istinaf dilekçesinde yer alan "yoğun ısrar üzerine cevap verilmesine izin verildiği" beyanlarının nazara alınarak üye olmayan firmalara cevap hakkı tanınmadığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı gerekçe gösterildiği, oysa ki bu beyanlarının davacıya ücretsiz cevap verme hakkına yönelik olmadığını, zira halen davacı firma aleyhine onlarca asılsız şikayet bulunduğunu ve davacı firma tarafından cevap verilemediğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, davacının ücretsiz cevap hakkını kullanma yönünde talebi olmadığını, şikayet eden kişilerin davacıdan herhangi bir mal almadıkları ileri sürülmüşse de bu iddianın ispatlanamadığının belirtildiği, olmayan bir şeyin delilinin de olmadığını, yani sözde tüketici olarak şikayette bulunan kişilerin davacı firmadan mal almadığını ispat etmenin mümkün olmadığını, diğer yandan, 3. kişiler tarafından şikayet adı altında ileri sürülen iddiaların doğruluğu teyid edilmeden internet sitesinde aleni şekilde yayınlanmasından sonra bu şikayete dair cevap hakkının da aleni ve aynı şikayet gibi ücretsiz olması gerektiği, davalının ücretsiz cevap hakkı kullanma yönünde talep olduğu takdirde talebi değerlendirdiklerini beyan etmesine rağmen bu yönde bir delil dosyaya sunamadığını, oysa ki kendilerinin dosyaya sunduğu bilirkişi raporlarının üye olmayan firmaların ücretsiz cevap hakkının bulunmadığını ortaya koyduğunu, müvekkili firmanın gerek kendi gerekse bayileri tarafından satılan mallara yönelik gerçek şikayetleri tespit edip çözebilirken kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetlere karşı savunma hakkını kullanamadığını, zira şikayetlerde adı geçen kişilerin şayet gerçek adlarını kullanmışlarsa tespiti yapıldığını ve sorunları çözüldüğünü akabinde söz konusu kişiler tarafından müvekkili için teşekkür mesajları yazıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili aleyhine yapılan şikayetlerin tespitinin mümkün olmadığı düşünülse dahi müvekkilinin internette kendi markası hakkında aleyhe yapılan yorumları gerçek şikayetlere çözüm bulurken, diğerler şikayetleri çözüme kavuşturmaması ve yayınlanmasına müsaade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözde şikayetlerin gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığı dahi belli değilken, şirketlere para karşılığı cevap verme hakkı tanınmasının, ücret ödeyen şirketler hakkında yapılan şikayetlerin çözümlenmiş gibi gösterilmesinin dahi bu platformun haksız rekabet oluşturan bir yer olduğunu ortaya koyduğunu, Google 'da yapılacak basit bir arama ile dahi söz konusu davalı şirket ve web sitesi yüzünden birçok firmanın mağduriyet yaşadığının bir gerçek olduğunu, fakat sadece içerik sağlayıcı olarak kabul edilen bu tür sitelerin yazılan olumsuz içerikler nedeni ile hukuki olarak sorumlu olmamasına rağmen haksız rekabet teşkil edecek ölçüde menfaat sağlamasının önüne geçilmesinin engellenemeyeceğini, üyelik ücreti ödemeyi kabul etmeyen ve siteye giriş yapamayan şirketlerin, davalı site yüzünden müşterilerinin şikayetlerini önemsemeyen bir şirket durumuna dönüştüğünü ve üyelik ücretini ödeyen rakipleri karşısında tüketici nezdinde puan kaybettiğini, bu husus dahi kanun kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık suretiyle haksız rekabet oluşturduğunu, nitekim 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabetle ilgili maddelerinin de dar yorumlanmaması gerektiğini, zira bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1143 E. 2024/5415 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · kısıtlılık · şikayet · olumsuz oy · ihtar · haksız rekabet · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olması nedeniyle «husumet» yöneltilemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca da davanın muhatabının «şikayetlerin» sahipleri olduğunu, maddede yer alan istisna hallerin de söz konusu olmadığını, şikayet sahiplerinin bilgilerinin talep edilmesi halinde müvekkilinin paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşıldığını, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ve müvekkilinin müdahale edemediğini, ancak kontrol edildikten sonra yayınlandığını, hukuka ve ahlaka aykırı içeriklerin yayınlanmadığını, siteye üye olmak için sms onayı gerektiğini, dolayısıyla üye bilgilerinin gerçeği yansıttığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikayetlere verilen cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, yani ücretsiz cevap verilebildiğini, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanının verildiğini, kaldı ki davacının cevap hakkını ücretsiz olarak kullanmak için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkilince amaçlanan hususun tüketici bilincini oluşturmak olduğunu, tüketicilerin şikayet ettikleri firmaların tüketici memnuniyetini sağlayarak kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını, «haksız rekabet» iddiasının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, «şikayette» bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb. olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu «haksız fiil» temelindeki «dürüstlük kurallarına aykırılığın» meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu, «savunma hakkının» kullanılması hiç bir şekilde «kısıtlanamayacağını», Yargıtay'ın «son» yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı il …
… irket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi «şikayet» ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, müvekkilinin «savunma hakkının» bu şekilde «kısıtlanamayacağını», dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun «haksız rekabete» yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınc …
Benzer bu kararda… olduğunu, davalı Şirketin ise "www.sikavetvar.com" adlı internet sitesinin yer sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, bu sitede tüketicilerin firmalar hakkındaki «şikayetlerinin» yayınlandığı, ancak bunu yaparken sadece şikayette bulunanların gerçekte var olan kişiler olup olmadığına ilişkin bir SMS doğrulaması yaptığını ve tüketicilerin tüm şikayetlerine rastgele sitede yer verdiğini, müvekkili hakkında haksız, göndericisi belli olmayan, karalayıcı yorumların da bu sitede yayınlanmak suretiyle müvekkilinin açıkça zarara uğratıldığını, müvekkili hakkında «olumsuz» yorum yapanların kimlik bilgilerinin müvekkiline verilmediğini, müvekkilinden mal/hizmet aldıkları dahi belli olmayan birçok tüketicinin şikayetinin sitede yayınlandığını, müvekkili hakkındaki şikayetlere cevap verilmek istendiğinde ise müvekkilinden üyelik ücreti talep edildiğini, yine şikayette bulunan tüketicilere ulaşabilmek, mağduriyetleri varsa bunları giderebilmek ve savunma haklarını kullanabilmek amacıyla müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin ad, soyad ve iletişim bilgilerinin taraflarına verilmesini talep ettiklerinde de üyelik ücreti istenildiğini, müvekkilinin cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin açıkça «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek haksız rekabet teşkil eden tüm hukuka aykırı fiillere «son» verilmesinin, müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin müvekkiline bildirilmesinin istenilmesine karşın davalının hukuka aykırı fiillerine son vermediğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ve menine, müvekkili hakkında yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesine, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılmasına, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınmasına, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesine, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılmasına, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu eylemlerinin ve müvekkilinin cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin açıkça «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalı sitesine üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında tüketiciler gözünde farklı bir görünüm oluşturularak haksız rekabet ortamının oluşturulduğunu, aynı nitelikte emsal karar bulunduğunu, tüm «ihtarlarına» ve iyi niyetli girişimlerine rağmen davalının haksız rekabet teşkil eden hukuka aykırı fiillerine «son» vermediğini ve müvekkili hakkında «şikayet» yazan kişilerin kimlik ve iletişim bilgilerini müvekkiline bildirmediğini, mahkemece yüzeysel ve hatalı bir gerekçeyle davanın reddedildiğini, davalının şikayetler …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcı olduğunu, bu nedenle söz konusu içeriklerden sorumlu olunmadığını, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin, «şikayet» sahiplerinin bilgilerini talep halinde ilgili firmalarla paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşılacağını, www.sikavetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, hiçbir şekilde müvekkilince bu içeriklere müdahale edilmediğini, siteye üye olmak için SMS onayı gerektiğini, dolayısıyla kullanıcıların gerçek kişiler olduklarını, müvekkiline ait internet sitesinde, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerini, cevap haklarının «kısıtlanmadığını», bunun için ücret de talep edilmediğini, ücretli üyelerin yayından önce şikayetin çözümlenmesi gibi bir önceliğe sahip olduğunu, ücretsiz cevap hakkının kullandırı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · ihtarname · ilan
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcı olduğunu, bu nedenle söz konusu içeriklerden sorumlu olunmadığını, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin, «şikayet» sahiplerinin bilgilerini talep halinde ilgili firmalarla paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşılacağını, www.sikavetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, hiçbir şekilde müvekkilince bu içeriklere müdahale edilmediğini, siteye üye olmak için SMS onayı gerektiğini, dolayısıyla kullanıcıların gerçek kişiler olduklarını, müvekkiline ait internet sitesinde, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerini, cevap haklarının «kısıtlanmadığını», bunun için ücret de talep edilmediğini, ücretli üyelerin yayından önce şikayetin çözümlenmesi gibi bir önceliğe sahip olduğunu, ücretsiz cevap hakkının kullandırı …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça, hakkında yazılan «şikayetlere» cevap verebilmek için davalı sitesine ücretli olarak üye olunması gerektiği ileri sürülmüş ise de siteye üye olunmadan da hakkında şikayet olan şirketlerin, şikayetlere cevap verebildikleri, yine şikayetçilere ilişkin bilgilerin davacıya verilmediği iddiası da dosya kapsamı ile sübut bulmadığı, davacının cevaba cevap dilekçesi ile üye ve üye olmayan şirketler arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürüldüğü, bu durumun davalı vekilinin cevap dilekçesi ve bilirkişi raporlarında da doğrulandığı, bu durumda davalının kendi sitesine üye olanlar yararına «haksız rekabet» ortamı oluşturduğu ve diğer şirketleri üye olmaya zorladığı, davacının «ilan» talebinde «hukuki yararı» bulunduğu, davalının yer sağlayıcısı olduğu savunmasına yaptığı yorum içeriklerinin değil üye olmayan şirketlere yaptığı farklı uygulamanın haksız rekabet eylemi olması nedeniyle itibar edilmediği, davacının yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesi, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılması, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınması, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesi, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılması yönünde hüküm kurulması talep edilmiş ise de davacının zaten ücretsiz olarak şikayetlere cevap verme hakkına sahip olduğu, öte yandan şikayet içeriklerinin yayınlanmasının değil, davalının üye şirketlerle üye olmayan şirketler arasında farklı uygulamaya gitmesinin haksız rekabet olarak kabul edilmesi, şikayet, eleştiri ve «ifade özgürlüğü» hakkının Anayasal bir hak olduğu, kişilik hakkına saldırı olmaksızın bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği, davalı tarafça internet sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının "şikayetvar.com" adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rek …
… olduğunu, davalı Şirketin ise "www.sikavetvar.com" adlı internet sitesinin yer sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, bu sitede tüketicilerin firmalar hakkındaki «şikayetlerinin» yayınlandığı, ancak bunu yaparken sadece şikayette bulunanların gerçekte var olan kişiler olup olmadığına ilişkin bir SMS doğrulaması yaptığını ve tüketicilerin tüm şikayetlerine rastgele sitede yer verdiğini, müvekkili hakkında haksız, göndericisi belli olmayan, karalayıcı yorumların da bu sitede yayınlanmak suretiyle müvekkilinin açıkça zarara uğratıldığını, müvekkili hakkında «olumsuz» yorum yapanların kimlik bilgilerinin müvekkiline verilmediğini, müvekkilinden mal/hizmet aldıkları dahi belli olmayan birçok tüketicinin şikayetinin sitede yayınlandığını, müvekkili hakkındaki şikayetlere cevap verilmek istendiğinde ise müvekkilinden üyelik ücreti talep edildiğini, yine şikayette bulunan tüketicilere ulaşabilmek, mağduriyetleri varsa bunları giderebilmek ve savunma haklarını kullanabilmek amacıyla müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin ad, soyad ve iletişim bilgilerinin taraflarına verilmesini talep ettiklerinde de üyelik ücreti istenildiğini, müvekkilinin cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin açıkça «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek haksız rekabet teşkil eden tüm hukuka aykırı fiillere «son» verilmesinin, müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin müvekkiline bildirilmesinin istenilmesine karşın davalının hukuka aykırı fiillerine son vermediğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ve menine, müvekkili hakkında yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesine, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılmasına, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınmasına, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesine, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılmasına, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7451 E. 2024/3328 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · kısıtlılık · şikayet · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · ihtar · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, «şikayette» bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb. olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu «haksız fiil» temelindeki «dürüstlük kurallarına aykırılığın» meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu, «savunma hakkının» kullanılması hiç bir şekilde «kısıtlanamayacağını», Yargıtay'ın «son» yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı il …
… irket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi «şikayet» ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, müvekkilinin «savunma hakkının» bu şekilde «kısıtlanamayacağını», dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun «haksız rekabete» yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınc …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olması nedeniyle «husumet» yöneltilemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca da davanın muhatabının «şikayetlerin» sahipleri olduğunu, maddede yer alan istisna hallerin de söz konusu olmadığını, şikayet sahiplerinin bilgilerinin talep edilmesi halinde müvekkilinin paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşıldığını, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ve müvekkilinin müdahale edemediğini, ancak kontrol edildikten sonra yayınlandığını, hukuka ve ahlaka aykırı içeriklerin yayınlanmadığını, siteye üye olmak için sms onayı gerektiğini, dolayısıyla üye bilgilerinin gerçeği yansıttığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikayetlere verilen cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, yani ücretsiz cevap verilebildiğini, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanının verildiğini, kaldı ki davacının cevap hakkını ücretsiz olarak kullanmak için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkilince amaçlanan hususun tüketici bilincini oluşturmak olduğunu, tüketicilerin şikayet ettikleri firmaların tüketici memnuniyetini sağlayarak kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını, «haksız rekabet» iddiasının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… 018/5088 K. sayılı ve 10.09.2018 tarihli emsal nitelikteki kararı ile davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, davacının «ihtarnamesinde» belirttiği «şikayetlerin», müvekkili tarafından yayından kaldırılmasının, tüketicilerin «ifade özgürlüklerinin» «kısıtlanmasına» sebebiyet vereceğini, Yargıtay kararlarından da davacının müvekkili şirkete ihtarname göndermesinin «haksız rekabetin» varlığına vücut vermediğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnamenin dava dosyasına süresinde sunulmadığını, bu delilin hükme esas alınmaması gerekirken Mahkemece yine Kanun aykırı davranılarak ihtarnamenin hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflara 2 haftalık «kesin süre» verildiğini, davacı tarafından bu süre içinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan, 22.06.2017 tarihli delil dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; bahsi geçen ihtarnamenin dosyaya sunulmamış olduğunu, kendilerine verilen süre içerisinde ihtarnameyi dosyaya sunmayan davacı tarafın, HMK madde 140/5. uyarınca ihtarname delilinden vazgeçmiş sayılacağını, 19.12.2017 tarihli duruşmada verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, Şikayetvar platformunun, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikayet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu, örnek olarak sunulan delillerin, üye olmayan, dolayısıyla da hiç bir ücret ödemedikleri halde cevap haklarını kullanmak isteyen firmaların müvekkili firmaya kolaylıkla başvurarak bu haklarını kullanabildiklerinin somut kanıtları olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve belki de rakip firma olarak nitelendirilebilecek daha pek çok firma hakkında da şikayet bulunduğunu ve üye olmayan firmaların cevap hakkının yanında şikayetin kaldırılması talebinin de bulunduğunu bu sebeplerle yapılacak «istinaf incelemesi» neticesinde kararın kaldırılarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tvar.com” internet sitesindeki kullanımlarının KHK kapsamında “markasal” nitelikte kullanımlardan olmadığı, “www.sikayetvar.com” internet sitesinde davacıya yönelik «şikayet» ve eleştirilere karşı davacının etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanması ve kurumsal üye olan firmalara üye olmayan firmalardan avantajlı imkanlar sunulmasının 6102 sayılı TTK’nın 54. ve 55. maddeleri kapsamında «haksız rekabete» neden olacağı, mahkemenin yaptığı değerlendirmenin marka hakkına yönelik olarak verilen kararda usul ve yasaya aykırı olduğu, markasal kullanım sebebiyle açılan davanın yerinde olmadığı, haksız rekabet «sebebine» dayalı olarak davacı vekilinin istemlerinin kabulünün gerektiği, her ne kadar davalı vekilince, müvekkilinin firmaları üyeliğe zorlamadığı ve ücretsiz cevap hakkının tanındığı bildirilmişse de, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun tespitlerinin bulunduğu, üye olmayan işletmeler hakkındaki şikayetlerin doğrudan yayımlanması suretiyle, müşteriler nezdinde hemen o anda «olumsuz» kanaatin oluşmasına neden olunduğu halde, üye iş yerleri için şikayete cevap verme zamanı konusunda bir eşitsizliğin yaratıldığı, böylelikle üye olmayan iş yerleri aleyhine daha başlangıçta, sonradan tersine çevirebilmenin çok zor olacağı olumsuz bir kanaat oluştuğu, sonradan telafisi imkansız ve haksız bir menfaat sağlayan ve rakipler arasındaki ilişkileri etkileyen, aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» aykırı bir uygulama olduğunun açık bulunduğu, bu durumun da TTK'nın 54 üncü maddesi uyarınca "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişki …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari teamül · ticari itibarın zedelenmesi · kötüleme · hükmün kesinleşmesi · ticari itibar · teamül · delil tespiti · hakkaniyet
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
… e sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile davalıya ait internet sitesinde tüketicilerin aldıkları ürünlerle ilgili «şikayetlerine» yer verildiği, davacıya ait "..." markasının da bu şekilde internet sitesinde aynen kullanıldığı, yapılan yayınlarda davacının ürünlerinin «kötülendiği», davacının davalıya bu içeriklerin internet sitesinden kaldırılması için Beşiktaş 20.
Hukuk Dairesi'nin 2015/5144 Esas, 2015/12411 Karar ve 23.11.2015 tarihli ilamının da bu yönde bulunduğu, «haksız rekabete» dayalı olarak talep edilen ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının Dairemizce de «hakkaniyete» uygun bulunduğu ancak marka hakkına yönelik açılan davanın reddinin gerektiği bu sebeple mahkeme kararı düzeltilmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın diğer yönler aynı kalmak üzere Markaya tecavüze ilişkin davacı talebinin reddi yönünde yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.sikayetvar.com adlı internet sitesin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1748 E. 2025/560 K.
Ortak:savunma hakkı · kısıtlılık · şikayet · ihtar · haksız rekabet · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olması nedeniyle «husumet» yöneltilemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca da davanın muhatabının «şikayetlerin» sahipleri olduğunu, maddede yer alan istisna hallerin de söz konusu olmadığını, şikayet sahiplerinin bilgilerinin talep edilmesi halinde müvekkilinin paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşıldığını, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ve müvekkilinin müdahale edemediğini, ancak kontrol edildikten sonra yayınlandığını, hukuka ve ahlaka aykırı içeriklerin yayınlanmadığını, siteye üye olmak için sms onayı gerektiğini, dolayısıyla üye bilgilerinin gerçeği yansıttığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikayetlere verilen cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, yani ücretsiz cevap verilebildiğini, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanının verildiğini, kaldı ki davacının cevap hakkını ücretsiz olarak kullanmak için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkilince amaçlanan hususun tüketici bilincini oluşturmak olduğunu, tüketicilerin şikayet ettikleri firmaların tüketici memnuniyetini sağlayarak kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını, «haksız rekabet» iddiasının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, «şikayette» bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb. olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu «haksız fiil» temelindeki «dürüstlük kurallarına aykırılığın» meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu, «savunma hakkının» kullanılması hiç bir şekilde «kısıtlanamayacağını», Yargıtay'ın «son» yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı il …
… irket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi «şikayet» ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, müvekkilinin «savunma hakkının» bu şekilde «kısıtlanamayacağını», dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun «haksız rekabete» yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınc …
Benzer bu karardaDavacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, davalının bu yorumların doğruluğunu araştırmadığını, «şikayetlere» cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesinc …
… ndırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan «şikayetlerin» davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın «haksız rekabet» hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve «savunma hakkı» kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin «ticari itibarını zedeleme» amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri ge …
… a bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen «ihtarnamede» "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının «ihtar» edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle «marka hakkına tecavüze» ve «haksız rekabete» neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan «şikayetlerin» yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kulla …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · marka hakkına tecavüz · ihtarname
Benzer bu kararda… ndırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan «şikayetlerin» davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın «haksız rekabet» hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve «savunma hakkı» kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin «ticari itibarını zedeleme» amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri ge …
… a bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen «ihtarnamede» "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının «ihtar» edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle «marka hakkına tecavüze» ve «haksız rekabete» neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan «şikayetlerin» yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kulla …
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.
Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava, «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, yayınların internet sitesinden kaldırılmasına ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2834 E. 2024/5484 K.
Ortak:şikayet · esastan ret · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 2018/1139 E. sayılı istinaf bavurusunun «esastan ret» kararı ile dayanağı İlk Derece Mahkemesi'ndeki tespitlerin gözetildiği ve ayrıca Mahkemece alınan rapordaki teknik tespitlerde davacı şirketin ücretli üye olmadan «şikayetçi» müşterilerine ulaştığı ve teşekkür mesajlarının anılan site üzerinde yayınlandığının tespit edildiği, davacı tarafça, ücretli üyelik olmadan cevap veremedikleri yönündeki iddialarının ispat olunamadığı, kaldı ki aksi olsa dahi bu hususun başlı başına «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… irket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi «şikayet» ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, müvekkilinin «savunma hakkının» bu şekilde «kısıtlanamayacağını», dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun «haksız rekabete» yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınc …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olması nedeniyle «husumet» yöneltilemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca da davanın muhatabının «şikayetlerin» sahipleri olduğunu, maddede yer alan istisna hallerin de söz konusu olmadığını, şikayet sahiplerinin bilgilerinin talep edilmesi halinde müvekkilinin paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşıldığını, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ve müvekkilinin müdahale edemediğini, ancak kontrol edildikten sonra yayınlandığını, hukuka ve ahlaka aykırı içeriklerin yayınlanmadığını, siteye üye olmak için sms onayı gerektiğini, dolayısıyla üye bilgilerinin gerçeği yansıttığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikayetlere verilen cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, yani ücretsiz cevap verilebildiğini, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanının verildiğini, kaldı ki davacının cevap hakkını ücretsiz olarak kullanmak için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkilince amaçlanan hususun tüketici bilincini oluşturmak olduğunu, tüketicilerin şikayet ettikleri firmaların tüketici memnuniyetini sağlayarak kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını, «haksız rekabet» iddiasının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… var.com" adlı internet sitesinin içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu internet sitesinde, müvekkili hakkında 01.06.2020 tarihi itibarıyla 334 «şikayet» yayımlandığını, müvekkili hakkında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak ve müvekkili şirketin kendisini aklamak adına şikayet edenin kimlik bilgisini öğrenmek istediğinde markanın siteye kurumsal üye olmak ve "www.sikayetvar.com" sitesine üye olabilmek için de yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin markalardan üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, sitede hakkında yazılı şikayetler karşısında cevap hakkını kullanamayan ve bu sebeple rakipleri karşısında müşterilerine karşı ilgisiz bir konuma düşen müvekkili şirket tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiğini, kurumsal üye olan şirketlerin şikayetçi bilgilerini derhal ve hatta şikayet yayınlanmadan görüntüleyebildiklerini, kurumsal üye olan şirketlerin şi …
… ayan firmalara da ücretsiz cevap hakkının tanındığı bildirilmişse de Mahkemece alınan 26.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı şirket «şikayette» bulunan tüketicilerin bilgisini istediğinde davalının kurumsal üyelik için ücret teklif ettiği, davacının taleplerinin tamamına cevap vermediği, cevap metinlerini herkesin göreceği şekilde yayımlamadığı, davacı tarafından dosya da sunulan deliller arasında yer alan ve davalı tarafça davacıya gönderilen 02.08.2018 tarihli e-postada ise kurumsal üyelere panel hazırlandığının, bu panel üzerinden kişi iletişim bilgilerinin tamamının görüntülenebildiğinin, şikayetlere panel üzerinden cevap verilebildiğinin, şikayetler yayımlanmadan haberdar olunabileceğinin, kullanıcılarla hızlı çözüm sürecine girilebileceğinin, üyelik bedelinin şikayet sayısına göre belirlendiği hususlarının belirtildiği, kurumsal üye olmayan davacının hakkında internet sitesinde yer alan şikayetlerle ilgili tüketicilerin iletişim bilgilerini alabilmek amacıyla her tüketici için ayrı mail göndermesinin gerektiği, davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde şimdiye kadar 179 talebe cevap verdiğine ilişkin olarak sunduğu listede ise davacının taleplerinin karşısında "öncelik düşük" ibaresinin yer aldığı, davanın bu şekilde kurumsal üyelere ayrıcalık tanıdığı, davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkânını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkâna sahip olmalarının «haksız rekabet» teşkil ettiği, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkânın verilmediği, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlandığı, davalının bu şekildeki eyleminin, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve «ticari dürüstlüğe» uygun bir ... olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu platformun yapısı gereği şikâyet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiğinden 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında bir fiilin söz konusu olmadığı, «marka hakkına tecavüz» yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ilk itiraz · i̇i̇k 167 · bilirkişi raporuna itiraz · marka hakkına tecavüz · ihtarname · dahili dava
Benzer bu kararda… ayan firmalara da ücretsiz cevap hakkının tanındığı bildirilmişse de Mahkemece alınan 26.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı şirket «şikayette» bulunan tüketicilerin bilgisini istediğinde davalının kurumsal üyelik için ücret teklif ettiği, davacının taleplerinin tamamına cevap vermediği, cevap metinlerini herkesin göreceği şekilde yayımlamadığı, davacı tarafından dosya da sunulan deliller arasında yer alan ve davalı tarafça davacıya gönderilen 02.08.2018 tarihli e-postada ise kurumsal üyelere panel hazırlandığının, bu panel üzerinden kişi iletişim bilgilerinin tamamının görüntülenebildiğinin, şikayetlere panel üzerinden cevap verilebildiğinin, şikayetler yayımlanmadan haberdar olunabileceğinin, kullanıcılarla hızlı çözüm sürecine girilebileceğinin, üyelik bedelinin şikayet sayısına göre belirlendiği hususlarının belirtildiği, kurumsal üye olmayan davacının hakkında internet sitesinde yer alan şikayetlerle ilgili tüketicilerin iletişim bilgilerini alabilmek amacıyla her tüketici için ayrı mail göndermesinin gerektiği, davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde şimdiye kadar 179 talebe cevap verdiğine ilişkin olarak sunduğu listede ise davacının taleplerinin karşısında "öncelik düşük" ibaresinin yer aldığı, davanın bu şekilde kurumsal üyelere ayrıcalık tanıdığı, davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkânını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkâna sahip olmalarının «haksız rekabet» teşkil ettiği, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkânın verilmediği, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlandığı, davalının bu şekildeki eyleminin, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve «ticari dürüstlüğe» uygun bir ... olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu platformun yapısı gereği şikâyet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiğinden 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında bir fiilin söz konusu olmadığı, «marka hakkına tecavüz» yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle «haksız rekabet» teşkil eden uygulamaya müvekkilinin markasının da «dahil» edildiğini, marka ve logosunun izni olmadan yayımlandığını, bunun ticari kullanım niteliğinde olduğunu, Google'da markalarla ilgili aramalarda davalının o markayla ilgili sayfalarının çıktığını, bunun da davalıyı arama platformunda tıklanan bir site yaptığını, böylece davalının Google'dan para kazandığını, davalının müvekkiline zarar verdiğini ve marka itibarı üzerinden kazanç modeli oluşturduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi anlamında kullanım ile «marka hakkına tecavüz» edildiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının kısmen ret yönünden kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/«167» E., 2020/364 K.
… var.com" adlı internet sitesinin içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu internet sitesinde, müvekkili hakkında 01.06.2020 tarihi itibarıyla 334 «şikayet» yayımlandığını, müvekkili hakkında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak ve müvekkili şirketin kendisini aklamak adına şikayet edenin kimlik bilgisini öğrenmek istediğinde markanın siteye kurumsal üye olmak ve "www.sikayetvar.com" sitesine üye olabilmek için de yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin markalardan üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, sitede hakkında yazılı şikayetler karşısında cevap hakkını kullanamayan ve bu sebeple rakipleri karşısında müşterilerine karşı ilgisiz bir konuma düşen müvekkili şirket tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiğini, kurumsal üye olan şirketlerin şikayetçi bilgilerini derhal ve hatta şikayet yayınlanmadan görüntüleyebildiklerini, kurumsal üye olan şirketlerin şi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/630 E. 2023/3966 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · savunma hakkı · hakkın kötüye kullanılması · kısıtlılık · şikayet · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · esastan ret
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, «şikayette» bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb. olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu «haksız fiil» temelindeki «dürüstlük kurallarına aykırılığın» meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu, «savunma hakkının» kullanılması hiç bir şekilde «kısıtlanamayacağını», Yargıtay'ın «son» yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı il …
Üye firmalara verilen öncelik hakkı ile «şikayetin» yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanınmaktadır" denilerek bedel ödeyerek cevap hakkının sağlandığı ve bedel ödeyen firmaların daha öncelikli olduğunun «ikrar» edildiğinin gözetilmediğini, davalı tarafından dosyaya sunulan birtakım kararlarda ele alınan hususların dikkate alınmadığını, bunun yerine istinaf dilekçesinde yer alan "yoğun ısrar üzerine cevap verilmesine izin verildiği" beyanlarının nazara alınarak üye olmayan firmalara cevap hakkı tanınmadığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı gerekçe gösterildiği, oysa ki bu beyanlarının davacıya ücretsiz cevap verme hakkına yönelik olmadığını, zira halen davacı firma aleyhine onlarca asılsız şikayet bulunduğunu ve davacı firma tarafından cevap verilemediğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, davacının ücretsiz cevap hakkını kullanma yönünde talebi olmadığını, şikayet eden kişilerin davacıdan herhangi bir mal almadıkları ileri sürülmüşse de bu iddianın ispatlanamadığının belirtildiği, olmayan bir şeyin delilinin de olmadığını, yani sözde tüketici olarak şikayette bulunan kişilerin davacı firmadan mal almadığını ispat etmenin mümkün olmadığını, diğer yandan, 3. kişiler tarafından şikayet adı altında ileri sürülen iddiaların doğruluğu teyid edilmeden internet sitesinde aleni şekilde yayınlanmasından sonra bu şikayete dair cevap hakkının da aleni ve aynı şikayet gibi ücretsiz olması gerektiği, davalının ücretsiz cevap hakkı kullanma yönünde talep olduğu takdirde talebi değerlendirdiklerini beyan etmesine rağmen bu yönde bir delil dosyaya sunamadığını, oysa ki kendilerinin dosyaya sunduğu bilirkişi raporlarının üye olmayan firmaların ücretsiz cevap hakkının bulunmadığını ortaya koyduğunu, müvekkili firmanın gerek kendi gerekse bayileri tarafından satılan mallara yönelik gerçek şikayetleri tespit edip çözebilirken kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetlere karşı «savunma hakkını» kullanamadığını, zira şikayetlerde adı geçen kişilerin şayet gerçek adlarını kullanmışlarsa tespiti yapıldığını ve sorunları çözüldüğünü akabinde söz konusu kişiler tarafından müvekkili için teşekkür mesajları yazıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili aleyhine yapılan şikayetlerin tespitinin mümkün olmadığı düşünülse dahi müvekkilinin internette kendi markası hakkında aleyhe yapılan yorumları gerçek şikayetlere çözüm bulurken, diğerler şikayetleri çözüme kavuşturmaması ve yayınlanmasına müsaade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözde şikayetlerin gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığı dahi belli değilken, şirketlere para karşılığı cevap verme hakkı tanınmasının, ücret ödeyen şirketler hakkında yapılan şikayetlerin çözümlenmiş gibi gösterilmesinin dahi bu platformun «haksız rekabet» oluşturan bir yer olduğunu ortaya koyduğunu, Google 'da yapılacak basit bir arama ile dahi söz konusu davalı şirket ve web sitesi yüzünden birçok firmanın mağduriyet yaşadığının bir gerçek olduğunu, fakat sadece içerik sağlayıcı olarak kabul edilen bu tür sitelerin yazılan «olumsuz» içerikler nedeni ile hukuki olarak sorumlu olmamasına rağmen haksız rekabet teşkil edecek ölçüde menfaat sağlamasının önüne geçilmesinin engellenemeyeceğini, üyelik ücreti ödemeyi kabul etmeyen ve siteye giriş yapamayan şirketlerin, davalı site yüzünden müşterilerinin şikayetlerini önemsemeyen bir şirket durumuna dönüştüğünü ve üyelik ücretini ödeyen rakipleri karşısında tüketici nezdinde puan kaybettiğini, bu husus dahi kanun kapsamında «dürüstlük kuralına aykırılık» suretiyle haksız rekabet oluşturduğunu, nitekim 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabetle ilgili maddelerinin de dar yorumlanmaması gerektiğini, zira bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğunu ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
… irket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi «şikayet» ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, müvekkilinin «savunma hakkının» bu şekilde «kısıtlanamayacağını», dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun «haksız rekabete» yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınc …
Benzer bu kararda… epleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çok sayıda ürün sattığı ve milyonlarca tüketiciye ulaştığı düşünüldüğünde bu tarz platformlarda «şikayetlerin» yer almasına rağmen şirketlerin şikayeti yazanın kim olduğunu öğrenip bu şikayetleri yanıtlamak, haksız suçlamalara karşı kendisini savunabilmek için davalı şirketin üyelik şartı ve üyelik engeline takıldığını, davalının platformunun yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, tüketicilerin yorumları sayesinde ticari gelir elde eden bu tür sitelerin web sayfalarında tüketicilerin şirketler hakkında yaptıkları «olumsuz» yorumların yanında rakip firmaların reklamlarının da gösterildiğini, ancak bu yorumların gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, davalı şirketin site üyeliği için ücret talep etmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olup «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olması nedeniyle «haksız rekabet» oluşturduğunu, mahkemece bildirdikleri deliller incelenmeksizin «eksik inceleme» ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… İ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcı olduğu platformda kullanıcıların karşılaştıkları sorunların, «olumsuzlukların» gerçekte yaşanıp yaşanmadığının davalı tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, kullanıcıların «şikayetlerinde» kullandıkları ifadelerin eleştiri sınırları içinde olduğu, gereksiz yere incitici olmadıkları, kullanıcıların şikayetlerine konu olayların gerçekten yaşandığının kabulü halinde davalı web sitesinde kullanıcıların aldığı hizmetler ile ilgili olumsuzlukları belirtmelerinin «ifade özgürlüğü» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı, tüketicilerin şikayetlerine şirketler tarafından cevap verilmesinin ücretli üyelik şartına bağlı olmadığı, ücret ödenmeden cevap verilebildiği ger …
… u dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkiline herhangi bir itiraz ya da başvurunun bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, zira davalıya ait platformda yapılan «şikayetlere» ilişkin iddiaların gerçek olmadığına dair davalı tarafa 13.08.2014 tarihli bir «ihtarname» gönderildiğini, davalının ise 21.08.2014 tarihli iadeli «taahhütlü» mektup ile ihtarnameye cevap verdiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin aksine içeriklerin gerçeği yansıtmadığının müvekkili tarafından ispat edilmiş olduğunu, yapılan şikayetlere cevap hakkının ve çözüm yolları ile şikayetin gerçekliği üzerinde serbestçe araştırma yapma özgürlüğünün «kısıtlanması» sonucu marka hakkının ihlali ile «haksız rekabet» ortamı yaratıldığının tespiti açısından bu husus önem teşkil etmesine rağmen ilk derece mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, kötü niyetli olarak sürekli müvekkil şirket hakkında şikayet olduğu ve cevap verebilmek için de üye olunması gerektiği yönünde gerçek veya gerçek dışı şikayetleri kullanarak şirket üzerinde baskı yaratıldığını ve «savunma hakkı» elinden alındığını, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · ticari itibar · rekabet yasağı · oy yasağı · kâr kaybı · taahhütname · ihtarname · ilan
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait internet sitesinde bazı tüketicilerin davacı şirketin «ticari itibarını» etkileyecek ölçüdeki yorumlarının tüketicilerin ücretsiz olarak kullandığı davalıya ait platformda yer aldığını, şirketlerin cevap hakkını kullanması ve kendisini savunmasının ise ücretli üyelik şartına bağlandığını, üye olmayı reddeden şirketlerin savunma yapma haklarının bu şekilde ellerinden alındığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakipleri karşısında itibar «kaybı» yaşayarak zarar gördüklerini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) gereğince bu tarz platformların yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, firmaların cevap haklarının «kısıtlanmasının» 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılmasını» oluşturduğunu ve davalının bu faaliyetlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiğini tespiti ile haksız rekabet niteliğindeki davranışlarının önlenmesine, kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… u dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkiline herhangi bir itiraz ya da başvurunun bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, zira davalıya ait platformda yapılan «şikayetlere» ilişkin iddiaların gerçek olmadığına dair davalı tarafa 13.08.2014 tarihli bir «ihtarname» gönderildiğini, davalının ise 21.08.2014 tarihli iadeli «taahhütlü» mektup ile ihtarnameye cevap verdiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin aksine içeriklerin gerçeği yansıtmadığının müvekkili tarafından ispat edilmiş olduğunu, yapılan şikayetlere cevap hakkının ve çözüm yolları ile şikayetin gerçekliği üzerinde serbestçe araştırma yapma özgürlüğünün «kısıtlanması» sonucu marka hakkının ihlali ile «haksız rekabet» ortamı yaratıldığının tespiti açısından bu husus önem teşkil etmesine rağmen ilk derece mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, kötü niyetli olarak sürekli müvekkil şirket hakkında şikayet olduğu ve cevap verebilmek için de üye olunması gerektiği yönünde gerçek veya gerçek dışı şikayetleri kullanarak şirket üzerinde baskı yaratıldığını ve «savunma hakkı» elinden alındığını, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… n çıkarmakla yükümlü olduğu, davacı iddiasının davalının internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları ürün ve hizmetler ile ilgili karşılaştıkları «olumsuzlukları» ve sorunları belirttikleri, bu durumun «ifade özgürlüğü» kapsamında olduğu ve 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi uyarınca «kötüleme» yoluyla «haksız rekabet» oluşturmayacağı, dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanması gerekirken ispata yönelik delil bildirilmediği, dolayısıyla İlk Der …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6260 E. 2024/7669 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · kısıtlılık · şikayet · haksız rekabet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olması nedeniyle «husumet» yöneltilemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca da davanın muhatabının «şikayetlerin» sahipleri olduğunu, maddede yer alan istisna hallerin de söz konusu olmadığını, şikayet sahiplerinin bilgilerinin talep edilmesi halinde müvekkilinin paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşıldığını, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ve müvekkilinin müdahale edemediğini, ancak kontrol edildikten sonra yayınlandığını, hukuka ve ahlaka aykırı içeriklerin yayınlanmadığını, siteye üye olmak için sms onayı gerektiğini, dolayısıyla üye bilgilerinin gerçeği yansıttığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikayetlere verilen cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, yani ücretsiz cevap verilebildiğini, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanının verildiğini, kaldı ki davacının cevap hakkını ücretsiz olarak kullanmak için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkilince amaçlanan hususun tüketici bilincini oluşturmak olduğunu, tüketicilerin şikayet ettikleri firmaların tüketici memnuniyetini sağlayarak kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını, «haksız rekabet» iddiasının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… irket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi «şikayet» ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, müvekkilinin «savunma hakkının» bu şekilde «kısıtlanamayacağını», dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun «haksız rekabete» yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınc …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, «şikayette» bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb. olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu «haksız fiil» temelindeki «dürüstlük kurallarına aykırılığın» meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu, «savunma hakkının» kullanılması hiç bir şekilde «kısıtlanamayacağını», Yargıtay'ın «son» yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı il …
Benzer bu karardaDavacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, yorum yapan bu kişilerin kimlik bilgilerini davacıya vermediği, «şikayetlere» cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesinc …
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının internet sitesinin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğü, tüketici «şikayetlerinin» bu sitede yayınlandığı, davacıya ait markanın kullanıldığına veya «haksız rekabetin» oluştuğuna dair herhangi bir tespitin yer almadığı, ayrıca bilindiği üzere şikayet ve eleştiri «ifade özgürlüğü» hakkı kapsamında Anayasal haklardan olduğu, bu hak Türk Medeni Kanunu ile korunan «kişilik haklarına saldırı» olmaksızın kullanılabileceği, bu itibarla davalı tarafından yer sağlayıcı olarak www.sikayetvar.com sitesinde tüketiciler tarafından bildirilen muhtelif şikayetler …
… firmanın "...'' adresinde müvekkili şirketin bilgi ve izni dışında müvekkilinin markasını ve logosunu yayınlayarak müvekkili şirket aleyhinde ve müvekkili şirketin «ticari itibarını zedeleyici» asılsız «şikayetler» yayınladığını, davalının «haksız rekabetinin» engellenmesi ve «marka hakkına tecavüzünün» önlenmesine, yayınlarının internet sitesinden kaldırılmasına ve «erişimin engellenmesine», hükmün «ilanına» karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ticari itibarın zedelenmesi · kişilik haklarına saldırı · erişimin engellenmesi · sözlü yargılama · i̇i̇k 167 · ticari itibar · kişilik hakları
Benzer bu kararda… firmanın "...'' adresinde müvekkili şirketin bilgi ve izni dışında müvekkilinin markasını ve logosunu yayınlayarak müvekkili şirket aleyhinde ve müvekkili şirketin «ticari itibarını zedeleyici» asılsız «şikayetler» yayınladığını, davalının «haksız rekabetinin» engellenmesi ve «marka hakkına tecavüzünün» önlenmesine, yayınlarının internet sitesinden kaldırılmasına ve «erişimin engellenmesine», hükmün «ilanına» karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının "...'' adresinde davacının markasını ve logosunu yayınlayarak davacı aleyhinde ve davacının «ticari itibarını zedeleyici» asılsız «şikayetler» yayınladığı, bu suretle davalının «haksız rekabetinin» engellenmesi ve «marka hakkına tecavüzünün» önlenmesi, yayınlarının internet sitesinden kaldırılmasına ve «erişimin engellenmesine», hükmün «ilanına» ilişkindir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının internet sitesinin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğü, tüketici «şikayetlerinin» bu sitede yayınlandığı, davacıya ait markanın kullanıldığına veya «haksız rekabetin» oluştuğuna dair herhangi bir tespitin yer almadığı, ayrıca bilindiği üzere şikayet ve eleştiri «ifade özgürlüğü» hakkı kapsamında Anayasal haklardan olduğu, bu hak Türk Medeni Kanunu ile korunan «kişilik haklarına saldırı» olmaksızın kullanılabileceği, bu itibarla davalı tarafından yer sağlayıcı olarak www.sikayetvar.com sitesinde tüketiciler tarafından bildirilen muhtelif şikayetler …
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/89 E., 2019/«167» K.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2887 E. , 2023/6744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/138 Esas, 2022/272 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/414 E., 2019/1004 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i ve ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin güvenlik sistemleri sektöründe ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren "Neutron" ticari markası üzerinde yasal hak sahibi olan köklü bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, söz konusu internet sitesinin ise sözde tüketicilere dilediği gibi şikayet ve yorum yapma imkanı sağlayan bir internet sitesi olduğunu, bu internet sitesinde şikayetlerini yazmak isteyen kullanıcıların basit bir üyelik işlemi ile ücretsiz bir şekilde üyelik oluşturarak şikayet ve yorum yapabildiklerini, ancak markası hakkında şikayet yazılan firmaların yapılan şikayetlere karşı cevap hakkını kullanabilmeleri için zorunlu olan 3 adımlık üyelik formunu doldurmalarının gerektiğini, davalı şirketin internet sitesinde müvekkili aleyhine 5 adet şikayet bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu şikayetler hakkında firma nezdinde araştırmalar yapıldığını, fakat şikayette bulunan kişiler tarafından müvekkilinden herhangi bir mal alınmadığının, konu ile ilgili olarak müvekkiline ulaşmış bir şikayetin de olmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi şikayetlerin rakip firmalarca yapılma olasılığını artırdığını, bu şikayet ve yorumların düşünce özgürlüğü içinde eleştiri sınırlarında kaldığı düşünülse dahi, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceğini ve müvekkilinin kamuoyunda küçük düşürülmesine sebep olacağını, şikayetçilerle iletişime geçilmek veya şikayetlere cevap verilmek istendiğinde bu taleplerin ücretli üye olunmaması halinde davalı tarafça karşılanmadığını, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin savunma hakkının bu şekilde kısıtlanamayacağını, dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi halinde bu durumun haksız rekabete yol açacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, 58 inci madde de ise basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşları aracılığıyla haksız rekabet yapılmasının düzenlendiğini ve hükme göre hizmet sağlayıcılarının kusurlu olup olmamasının öneminin bulunmadığını, ücretli üyelik uygulamasının haksız rekabet teşkil ettiğini, mağdur olan tüketicinin yapması gerekenin öncelikle muhatap firma ile iletişime geçerek soruna çözüm bulmaya çalışmak, aksi halde yasal merciler önünde talepte bulunulması gerektiğini ileri sürerek davalı şirkete ait internet sitesindeki söz konusu uygulamanın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılmasına, site içeriği engellenerek haksız rekabet ortamının engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca da davanın muhatabının şikayetlerin sahipleri olduğunu, maddede yer alan istisna hallerin de söz konusu olmadığını, şikayet sahiplerinin bilgilerinin talep edilmesi halinde müvekkilinin paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi ihtar ve maillerden de anlaşıldığını, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ve müvekkilinin müdahale edemediğini, ancak kontrol edildikten sonra yayınlandığını, hukuka ve ahlaka aykırı içeriklerin yayınlanmadığını, siteye üye olmak için sms onayı gerektiğini, dolayısıyla üye bilgilerinin gerçeği yansıttığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikayetlere verilen cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, yani ücretsiz cevap verilebildiğini, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanının verildiğini, kaldı ki davacının cevap hakkını ücretsiz olarak kullanmak için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkilince amaçlanan hususun tüketici bilincini oluşturmak olduğunu, tüketicilerin şikayet ettikleri firmaların tüketici memnuniyetini sağlayarak kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını, haksız rekabet iddiasının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının cevabının ücretsiz olarak yayınlanmadığı, cevabının yayınlanması için ücretli üyelik gerektirdiğini iddia ettiği, davalının ise cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak yayınlandığını savunduğu, bilirkişi heyetinde ise davalının bu savunmasının ispat olunamadığı kanaatine yer verildiği, sunulan, celp edilen deliller kapsamında sübutu tartışmanın münhasıran Mahkemenin görevinde bulunduğu, bilirkişilerin bu tespitine iştirak edilmediği, ayrıca öncelikle davacının iddiasını ispat yükü altında olması itibariyle bu hukuki yoruma itibar edilmediği, benzer iddialar yönünde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 20. Hukuk Dairesi'nin 2018/1139 E.
sayılı istinaf bavurusunun esastan ret kararı ile dayanağı İlk Derece Mahkemesi'ndeki tespitlerin gözetildiği ve ayrıca Mahkemece alınan rapordaki teknik tespitlerde davacı şirketin ücretli üye olmadan şikayetçi müşterilerine ulaştığı ve teşekkür mesajlarının anılan site üzerinde yayınlandığının tespit edildiği, davacı tarafça, ücretli üyelik olmadan cevap veremedikleri yönündeki iddialarının ispat olunamadığı, kaldı ki aksi olsa dahi bu hususun başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanak yapıldığı raporda dahi "...davalılar, şikayette bulunulan bir firmanın cevabını iletmesi halinde bu cevabın şikayet ile aynı sayfada ücretsiz olarak olarak yayınlandığını savunmuş ise de dava dosyası bu savunmayı kanıtlayan delil bulunmadığı ve şikayet firma tarafından yazılı cevap verilmesinin esas yönetiminin www.sikayetvar.com'a ücretli kurumsal üyelik yaptırma olduğu kanaati hasıl olmuş olup.." şeklinde değerlendirme yapıldığını, müvekkili tarafından cevap verildiği iddia edilen şikayete, davalıların ısrarla aranmaları sonucu davalı tarafından bir kereliğine cevap hakkı tanınması sonucu gerçekleştiğini, ücretsiz cevap verme hakkı olmuş olsaydı hakkında yapılan diğer şikayetlere de cevap verebilecekken vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teşekkür mesajlarının ise müvekkilinin talimatı üzerine bayi tarafından müşterinin sorunu çözüldüğü için müşteriler tarafından yazıldığını, ancak kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetler hakkında savunma yapılamadığını, bilirkişi raporunda yapılan şikayetlerin yanlış, yanıltıcı vb.
olup olmadıklarının tespiti mümkün olmayacağından ücretli üyelik koşulunun sadece 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haksız rekabet oluşturmayacağının belirtildiğini, fakat 55 inci maddede sayılı hallerin başlıca haksız rekabet halleri olduğunu ve sınırlayıcı şekilde düzenlenmediğini, davalılara ait sitede müvekkili firmanın yapılan şikayetlere tıpkı tüketiciler gibi ücretsiz cevap verme hakkı olsa idi söz konusu haksız fiil temelindeki dürüstlük kurallarına aykırılığın meydana gelmeyeceğini, bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında da hakkın kötüye kullanılması olduğunu, savunma hakkının kullanılması hiç bir şekilde kısıtlanamayacağını, Yargıtay'ın son yerleşmiş içtihatlarında ücretli üyelik sistemi ile şirketlerin kendisini savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dürüstlük kurallarına aykırılık dolayısı ile haksız rekabet oluştuğuna kanaat getirildiğini (Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2014/9072 E., 2014/15983 K., 20.10.2014-T sayılı ilamı), şikâyet sitelerinin iş modelinin bizatihi kendisinin haksız rekabet açısından kabul edilemeyeceğini, tüketicilerin ifade özgürlüğü ve şikâyet hakkının arkasına sığ̆ınarak yazılan şikâyetler yoluyla firmaların üyeliğe zorlandığı, üye olmayanlar hakkında bu sitelerde yazılanlar konusunda hukuki cevap hakkı bile tanınmamasının haksız rekabeti ortaya çıkardığını, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince şikâyet siteleri haksız rekabet fiilinin iletimini başlattığ̆ından, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçtiğinden veya fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirme ihtimali dahi mümkün olduğundan davalılara ait sitenin haksız rekabet ortamına müsaade ettiğinin açık olduğunu
ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunda söz konusu şikayetlerin içeriklerinin 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kabul edilebilecek haller olup olmadığı yönünde bir tespitte bulunulmamış ise de, bu kapsamda olduğu kabul edilse dahi, davalı tarafça firmalarla şikayet edenlerin bilgilerinin paylaşıldığı dikkate alındığında, yer sağlayıcı olan davalı taraf aleyhine bu maddeye dayalı olarak dava açılamayacağı, bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinde haksız rekabet halleri sınırlı olarak sayılmamış olup, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların da haksız rekabet teşkil edeceğini, davacının bu bağlamda davalı tarafın şikayetlere cevap vermek isteyen firmalara ücretli üyelik uygulaması olduğunu ve bu uygulamanın başlıbaşına haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürdüğünü, davacı tarafça söz konusu internet sitesinde hakkında yazılan bir şikayete cevap vermek isteyen bir firmanın ücretli üye olunması gerektiği yönünde ekran uyarısı ile karşılaştığı ileri sürülmüş ise de, davalı taraf cevap vermek için üye olunması gerekmediğini, ancak üye olan firmalara şikayet yayınlanmadan önce çözülmesi imkanının verildiğini, davacının da ücretsiz cevap hakkının kullanma yönünde bir talebinin olmadığını savunduğu, dosya kapsamında davacı tarafın ücretsiz cevap hakkı tanınması talebinde bulunduğuna dair bir yazı, e-posta, ihtar vb.
rastlanılmamış olması ve davacı tarafın istinaf dilekçesinde taraflarının yoğun ısrarı ile cevap verilmesine izin verildiğini belirtmiş olması karşısında, üye olmayan firmalara cevap hakkı tanınmadığı yönündeki iddianın ispat edilemediği, kaldı ki iddianın doğru olduğu kabul edildiğinde dahi, bu uygulamanın başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarih, 2019/4144 E. ve 2020/2250 K. sayılı emsal kararı) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesinin teknik detayları inceleyerek, iddia doğrultusunda şikayetlere cevap verilmesi yönteminin ücretli üyelik olup olmadığının tespiti ile sınırlı kalması gerektiğini, bu hususun tespit edildiğini, ancak söz konusu raporda bu yönde uygulamanın başlı başına haksız rekabet oluşturmayacağı konusunun Mahkemenin takdirinde olması gerekirken Mahkemenin rapordaki hukuki görüşle bağlı kaldığını, Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçeli kararında davalı tarafın kendilerinin içerik sağlayıcı olduğu ve cevap hakkının kısıtlanmadığı iddiası yer almışsa da davalının cevap dilekçesinin maddi olgular başlığının 4 üncü bendinde "... Üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanınmaktadır" denilerek bedel ödeyerek cevap hakkının sağlandığı ve bedel ödeyen firmaların daha öncelikli olduğunun ikrar edildiğinin gözetilmediğini, davalı tarafından dosyaya sunulan birtakım kararlarda ele alınan hususların dikkate alınmadığını, bunun yerine istinaf dilekçesinde yer alan "yoğun ısrar üzerine cevap verilmesine izin verildiği" beyanlarının nazara alınarak üye olmayan firmalara cevap hakkı tanınmadığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı gerekçe gösterildiği, oysa ki bu beyanlarının davacıya ücretsiz cevap verme hakkına yönelik olmadığını, zira halen davacı firma aleyhine onlarca asılsız şikayet bulunduğunu ve davacı firma tarafından cevap verilemediğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, davacının ücretsiz cevap hakkını kullanma yönünde talebi olmadığını, şikayet eden kişilerin davacıdan herhangi bir mal almadıkları ileri sürülmüşse de bu iddianın ispatlanamadığının belirtildiği, olmayan bir şeyin delilinin de olmadığını, yani sözde tüketici olarak şikayette bulunan kişilerin davacı firmadan mal almadığını ispat etmenin mümkün olmadığını, diğer yandan, 3.
kişiler tarafından şikayet adı altında ileri sürülen iddiaların doğruluğu teyid edilmeden internet sitesinde aleni şekilde yayınlanmasından sonra bu şikayete dair cevap hakkının da aleni ve aynı şikayet gibi ücretsiz olması gerektiği, davalının ücretsiz cevap hakkı kullanma yönünde talep olduğu takdirde talebi değerlendirdiklerini beyan etmesine rağmen bu yönde bir delil dosyaya sunamadığını, oysa ki kendilerinin dosyaya sunduğu bilirkişi raporlarının üye olmayan firmaların ücretsiz cevap hakkının bulunmadığını ortaya koyduğunu, müvekkili firmanın gerek kendi gerekse bayileri tarafından satılan mallara yönelik gerçek şikayetleri tespit edip çözebilirken kim tarafından yazıldığı belli olmayan diğer şikayetlere karşı savunma hakkını kullanamadığını, zira şikayetlerde adı geçen kişilerin şayet gerçek adlarını kullanmışlarsa tespiti yapıldığını ve sorunları çözüldüğünü akabinde söz konusu kişiler tarafından müvekkili için teşekkür mesajları yazıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili aleyhine yapılan şikayetlerin tespitinin mümkün olmadığı düşünülse dahi müvekkilinin internette kendi markası hakkında aleyhe yapılan yorumları gerçek şikayetlere çözüm bulurken, diğerler şikayetleri çözüme kavuşturmaması ve yayınlanmasına müsaade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözde şikayetlerin gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığı dahi belli değilken, şirketlere para karşılığı cevap verme hakkı tanınmasının, ücret ödeyen şirketler hakkında yapılan şikayetlerin çözümlenmiş gibi gösterilmesinin dahi bu platformun haksız rekabet oluşturan bir yer olduğunu ortaya koyduğunu, Google 'da yapılacak basit bir arama ile dahi söz konusu davalı şirket ve web sitesi yüzünden birçok firmanın mağduriyet yaşadığının bir gerçek olduğunu, fakat sadece içerik sağlayıcı olarak kabul edilen bu tür sitelerin yazılan olumsuz içerikler nedeni ile hukuki olarak sorumlu olmamasına rağmen haksız rekabet teşkil edecek ölçüde menfaat sağlamasının önüne geçilmesinin engellenemeyeceğini, üyelik ücreti ödemeyi kabul etmeyen ve siteye giriş yapamayan şirketlerin, davalı site yüzünden müşterilerinin şikayetlerini önemsemeyen bir şirket durumuna dönüştüğünü ve üyelik ücretini ödeyen rakipleri karşısında tüketici nezdinde puan kaybettiğini, bu husus dahi kanun kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık suretiyle haksız rekabet oluşturduğunu, nitekim 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabetle ilgili maddelerinin de dar yorumlanmaması gerektiğini, zira bu tür siteler tarafından tüketiciye sağlanan özgürlüğün, ticaret şirketlerinden para kazanma amacı olarak kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/998544800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz