Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3052 E. 2023/6717 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarının ihlali↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ ticari itibar↗ kişilik hakları↗ şikayet↗ pasif husumet yokluğu↗ hakkaniyet↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ haksız fiil↗ yasal faiz↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/466 E., 2019/847 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici şikayetlerini yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve son kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların ticari itibarını zedelemek veya kişilik haklarını ihlal etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat şikayetçilere yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını, üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap hakkını kullanmak isteyen davacıdan (satıcılardan) zorlayıcı nitelikte üyelik ücreti talep etmesinin ve koşulsuz dahi olsa davacı cevabını geciktirmesinin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının bu nedenle manevi zarara uğradığı, sair fer'i nitelikteki taleplerin kabul biçimine göre yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının “www.şikayetvar.com” internet sitesinde şikayet-cevap haklarının kullandırılması eyleminde satıcı konumunda davacının hakkını kullanmasında zorlayıcı nitelikteki üyelik ücreti isteğinin ve koşulsuz dahi olsa gecikmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 üncü ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 1.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün ilanı taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait internet sitesine üye olan ve olmayan firmalar arasında bir ayrım olmadığını, temel haklar bakımından üye olan ile olmayan firmalar arasında hiç bir fark bulunmadığını, nitekim bu hususun mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiğini, davacı tarafın üye firmalar ile üye olmayan firmaların şikayetlerinin farklı zamanlarda yayına alındığı ve böylece üye firmalara şikayetleri çözüme kavuşturmaları için süre tanındığı iddiasının asılsız olduğunu, yazılan her şikayetin ilgili firmaya derhal bildirildiğini, davacının müşteri memnuniyet düzeyinin aynı alanda faaliyet gösteren diğer rakiplerine göre yüksek seviyede olduğunu ve bu memnuniyet düzeyinin herkes tarafından rahatlıkla görülebildiğini, davacının üye olmadığı ve hiçbir ödeme yapmadığı halde sırf haksız rekabete yol açmamak adına müvekkili firmadan yıllardır ücretsiz hizmet aldığını, davacının cevap hakkını kendi iradesi ile kullanmadığını, müvekkiline yayınlanması için bir cevap göndermediğini, müvekkili şirket hakkında dava konusu olay ile alakalı olarak açılmış ve lehlerine sonuçlanmış pek çok dava ve emsal kararın bulunduğunu, haksız rekabetin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün ilanını da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tek iddiasının ücretsiz cevap hakkının kullandırılmadığı, ancak bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı tarafın ücretsiz cevap veremediklerine dair iddialarının tümüyle asılsız olduğunu, istinaf mahkemesince davacı firmanın ne şekilde haksızlığa uğradığının açıklanmadığını, pek çok farklı davada kanıtlandığı üzere şikayetlere cevap verme, şikayetlere itiraz etme ve şikayetçilerle iletişim kurma hakları gibi temel haklar bakımında üye firmalar ile üye olmayanlar arasında kat'i surette bir ayırım yapılmadığını, dosya kapsamında yazılan şikayetin davacı firmaya geç bildirildiğine dair somut bir tespit yapılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2950 E. 2023/6716 K.
Ortak:şikayet · hakkaniyet · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız fiil · yasal faiz · ilan · haksız rekabet · Haksız rekabetten doğan tazminat, Haksız rekabet | Tazminat
İncelediğiniz kararda… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün «ilanını» da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
… töründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici «şikayetlerini» yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap hakkını kullanmak isteyen davacıdan (satıcılardan) zorlayıcı nitelikte üyelik ücreti talep etmesinin ve koşulsuz dahi olsa davacı cevabını geciktirmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının bu nedenle manevi zarara uğradığı, sair fer'i nitelikteki taleplerin kabul biçimine göre yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen k …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalının internet sitesinde yazılan «şikayetlere» karşı cevap haklarını kullanmak istediklerinde kendilerinden ücret talep edildiği, ayrıca davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan kişi ve kurumlara daha yayınlanmadan şikayetlere erişim imkanı verildiği, üye olmayan şirketlerin cevaplarını yayınlamak için ise uzun süre beklenildiğini ileri sürerek bu eylemlerin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitinin talep edildiği, davalı tarafça bütün kurumlara eşit uzaklıkta olunduğu ve haksız rekabetin bulunulmadığının savunulduğu, ilk derece mahkemesince davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan üyelik ücreti talep edilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verildiği, ancak bu iddianın kanıtlanamadığı, alınan bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için ücret ödemek zorunda olmadıkları yönünde bir tespite yer verildiği, ilk derece mahkemesinin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde görülmediği, davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin, kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal olmayan üyeler yönünden haksızlığa yol açtığından ve kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığından davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti halinde mahkemece davayı kazanan tarafın istemiyle gideri «haksız çıkan» taraftan alınmak üzere «hükmün kesinleşmesinden» sonra «ilan» edilmesine de karar verileceği, mahkemece gerekçesi belirtilmeksizin bu talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın 15.11.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kararın kesinleşmesini müteakip hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
… üstü bilgisayar ve laptop ürününün satış ve tamir işlemlerini kendisine ait www.....com adlı internet sitesi üzerinden yürüttüğünü, çoğunlukla internet ortamında ve «güven ilişkisine» dayalı olarak çalıştığını, davalı şirketin tüketicilerin «şikayetlerini» kendisine ait "www.....com" adlı internet sitesinde yayınladığını, ancak tüketicinin şikayetini sitesinde yayınlayan davalının, şikayet edilen firmanın cevap hakkını kullanmasında aynı hassasiyeti göstermediğini, tüketicinin şikayetini ücretsiz olarak yayınlayan davalı şirketin, cevap hakkını kullanmak isteyen firmanın cevabını ücretsiz olarak yayınlamadığını, bunun için kendilerine ücret ödenmesini talep ettiğini, bu durumda kendisi hakkında haksız olarak şikayet yayınlanan firmanın cevap hakkını ücretsiz olarak kullanamadığını ve tüketici nezdinde itibar kaybederek maddi, manevi zarara uğradığını, davalının kendisine para vermeyen firmaların, yapılan şikayetlere ilişkin cevaplarını yayınlamak için çok uzun bir süre cevapları beklettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve devam eden maddelerinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» olduğu, davalının bu eylemi nedeniyle davacının bir zarara uğradığı ve fiil ile zarar arasında da «uygun illiyet bağı» bulunduğu, 1.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı şirketin, "www.....com" adlı internet sayfasında, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet olduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız çıkan taraf · uygun illiyet bağı · güven ilişkisi · makul süre · hükmün kesinleşmesi · illiyet bağı · kısıtlılık · dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda… üstü bilgisayar ve laptop ürününün satış ve tamir işlemlerini kendisine ait www.....com adlı internet sitesi üzerinden yürüttüğünü, çoğunlukla internet ortamında ve «güven ilişkisine» dayalı olarak çalıştığını, davalı şirketin tüketicilerin «şikayetlerini» kendisine ait "www.....com" adlı internet sitesinde yayınladığını, ancak tüketicinin şikayetini sitesinde yayınlayan davalının, şikayet edilen firmanın cevap hakkını kullanmasında aynı hassasiyeti göstermediğini, tüketicinin şikayetini ücretsiz olarak yayınlayan davalı şirketin, cevap hakkını kullanmak isteyen firmanın cevabını ücretsiz olarak yayınlamadığını, bunun için kendilerine ücret ödenmesini talep ettiğini, bu durumda kendisi hakkında haksız olarak şikayet yayınlanan firmanın cevap hakkını ücretsiz olarak kullanamadığını ve tüketici nezdinde itibar kaybederek maddi, manevi zarara uğradığını, davalının kendisine para vermeyen firmaların, yapılan şikayetlere ilişkin cevaplarını yayınlamak için çok uzun bir süre cevapları beklettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve devam eden maddelerinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» olduğu, davalının bu eylemi nedeniyle davacının bir zarara uğradığı ve fiil ile zarar arasında da «uygun illiyet bağı» bulunduğu, 1.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı şirketin, "www.....com" adlı internet sayfasında, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet olduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalının internet sitesinde yazılan «şikayetlere» karşı cevap haklarını kullanmak istediklerinde kendilerinden ücret talep edildiği, ayrıca davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan kişi ve kurumlara daha yayınlanmadan şikayetlere erişim imkanı verildiği, üye olmayan şirketlerin cevaplarını yayınlamak için ise uzun süre beklenildiğini ileri sürerek bu eylemlerin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitinin talep edildiği, davalı tarafça bütün kurumlara eşit uzaklıkta olunduğu ve haksız rekabetin bulunulmadığının savunulduğu, ilk derece mahkemesince davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan üyelik ücreti talep edilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verildiği, ancak bu iddianın kanıtlanamadığı, alınan bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için ücret ödemek zorunda olmadıkları yönünde bir tespite yer verildiği, ilk derece mahkemesinin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde görülmediği, davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin, kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal olmayan üyeler yönünden haksızlığa yol açtığından ve kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığından davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti halinde mahkemece davayı kazanan tarafın istemiyle gideri «haksız çıkan» taraftan alınmak üzere «hükmün kesinleşmesinden» sonra «ilan» edilmesine de karar verileceği, mahkemece gerekçesi belirtilmeksizin bu talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın 15.11.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kararın kesinleşmesini müteakip hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
… ün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca davanın «şikayet» sahibine karşı açılması gerektiğini, firmaların cevap haklarını herhangi bir «kısıtlamaya» maruz kalmadan ücretsiz bir şekilde yayınladıklarını, müvekkiline ait internet sitesinin yer ve hizmet sağlayıcı fonksiyonunu yürüttüğünü, davacının «haksız rekabet» iddialarının doğru olmadığını, ancak «kusur» varsa zararın tazmininin istenebileceğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2834 E. 2024/5484 K.
Ortak:şikayet · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… töründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici «şikayetlerini» yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap hakkını kullanmak isteyen davacıdan (satıcılardan) zorlayıcı nitelikte üyelik ücreti talep etmesinin ve koşulsuz dahi olsa davacı cevabını geciktirmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının bu nedenle manevi zarara uğradığı, sair fer'i nitelikteki taleplerin kabul biçimine göre yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen k …
… asında hiç bir fark bulunmadığını, nitekim bu hususun mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiğini, davacı tarafın üye firmalar ile üye olmayan firmaların «şikayetlerinin» farklı zamanlarda yayına alındığı ve böylece üye firmalara şikayetleri çözüme kavuşturmaları için süre tanındığı iddiasının asılsız olduğunu, yazılan her şikayetin ilgili firmaya derhal bildirildiğini, davacının müşteri memnuniyet düzeyinin aynı alanda faaliyet gösteren diğer rakiplerine göre yüksek seviyede olduğunu ve bu memnuniyet düzeyinin herkes tarafından rahatlıkla görülebildiğini, davacının üye olmadığı ve hiçbir ödeme yapmadığı halde sırf «haksız rekabete» yol açmamak adına müvekkili firmadan yıllardır ücretsiz hizmet aldığını, davacının cevap hakkını kendi iradesi ile kullanmadığını, müvekkiline yayınlanması için bi …
Benzer bu kararda… var.com" adlı internet sitesinin içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu internet sitesinde, müvekkili hakkında 01.06.2020 tarihi itibarıyla 334 «şikayet» yayımlandığını, müvekkili hakkında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak ve müvekkili şirketin kendisini aklamak adına şikayet edenin kimlik bilgisini öğrenmek istediğinde markanın siteye kurumsal üye olmak ve "www.sikayetvar.com" sitesine üye olabilmek için de yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin markalardan üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, sitede hakkında yazılı şikayetler karşısında cevap hakkını kullanamayan ve bu sebeple rakipleri karşısında müşterilerine karşı ilgisiz bir konuma düşen müvekkili şirket tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiğini, kurumsal üye olan şirketlerin şikayetçi bilgilerini derhal ve hatta şikayet yayınlanmadan görüntüleyebildiklerini, kurumsal üye olan şirketlerin şi …
… ayan firmalara da ücretsiz cevap hakkının tanındığı bildirilmişse de Mahkemece alınan 26.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı şirket «şikayette» bulunan tüketicilerin bilgisini istediğinde davalının kurumsal üyelik için ücret teklif ettiği, davacının taleplerinin tamamına cevap vermediği, cevap metinlerini herkesin göreceği şekilde yayımlamadığı, davacı tarafından dosya da sunulan deliller arasında yer alan ve davalı tarafça davacıya gönderilen 02.08.2018 tarihli e-postada ise kurumsal üyelere panel hazırlandığının, bu panel üzerinden kişi iletişim bilgilerinin tamamının görüntülenebildiğinin, şikayetlere panel üzerinden cevap verilebildiğinin, şikayetler yayımlanmadan haberdar olunabileceğinin, kullanıcılarla hızlı çözüm sürecine girilebileceğinin, üyelik bedelinin şikayet sayısına göre belirlendiği hususlarının belirtildiği, kurumsal üye olmayan davacının hakkında internet sitesinde yer alan şikayetlerle ilgili tüketicilerin iletişim bilgilerini alabilmek amacıyla her tüketici için ayrı mail göndermesinin gerektiği, davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde şimdiye kadar 179 talebe cevap verdiğine ilişkin olarak sunduğu listede ise davacının taleplerinin karşısında "öncelik düşük" ibaresinin yer aldığı, davanın bu şekilde kurumsal üyelere ayrıcalık tanıdığı, davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkânını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkâna sahip olmalarının «haksız rekabet» teşkil ettiği, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkânın verilmediği, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlandığı, davalının bu şekildeki eyleminin, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve «ticari dürüstlüğe» uygun bir ... olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu platformun yapısı gereği şikâyet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiğinden 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında bir fiilin söz konusu olmadığı, «marka hakkına tecavüz» yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ilk itiraz · i̇i̇k 167 · bilirkişi raporuna itiraz · marka hakkına tecavüz · ihtarname · dahili dava
Benzer bu kararda… ayan firmalara da ücretsiz cevap hakkının tanındığı bildirilmişse de Mahkemece alınan 26.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı şirket «şikayette» bulunan tüketicilerin bilgisini istediğinde davalının kurumsal üyelik için ücret teklif ettiği, davacının taleplerinin tamamına cevap vermediği, cevap metinlerini herkesin göreceği şekilde yayımlamadığı, davacı tarafından dosya da sunulan deliller arasında yer alan ve davalı tarafça davacıya gönderilen 02.08.2018 tarihli e-postada ise kurumsal üyelere panel hazırlandığının, bu panel üzerinden kişi iletişim bilgilerinin tamamının görüntülenebildiğinin, şikayetlere panel üzerinden cevap verilebildiğinin, şikayetler yayımlanmadan haberdar olunabileceğinin, kullanıcılarla hızlı çözüm sürecine girilebileceğinin, üyelik bedelinin şikayet sayısına göre belirlendiği hususlarının belirtildiği, kurumsal üye olmayan davacının hakkında internet sitesinde yer alan şikayetlerle ilgili tüketicilerin iletişim bilgilerini alabilmek amacıyla her tüketici için ayrı mail göndermesinin gerektiği, davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde şimdiye kadar 179 talebe cevap verdiğine ilişkin olarak sunduğu listede ise davacının taleplerinin karşısında "öncelik düşük" ibaresinin yer aldığı, davanın bu şekilde kurumsal üyelere ayrıcalık tanıdığı, davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkânını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkâna sahip olmalarının «haksız rekabet» teşkil ettiği, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkânın verilmediği, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlandığı, davalının bu şekildeki eyleminin, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve «ticari dürüstlüğe» uygun bir ... olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu platformun yapısı gereği şikâyet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiğinden 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında bir fiilin söz konusu olmadığı, «marka hakkına tecavüz» yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle «haksız rekabet» teşkil eden uygulamaya müvekkilinin markasının da «dahil» edildiğini, marka ve logosunun izni olmadan yayımlandığını, bunun ticari kullanım niteliğinde olduğunu, Google'da markalarla ilgili aramalarda davalının o markayla ilgili sayfalarının çıktığını, bunun da davalıyı arama platformunda tıklanan bir site yaptığını, böylece davalının Google'dan para kazandığını, davalının müvekkiline zarar verdiğini ve marka itibarı üzerinden kazanç modeli oluşturduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi anlamında kullanım ile «marka hakkına tecavüz» edildiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının kısmen ret yönünden kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/«167» E., 2020/364 K.
… var.com" adlı internet sitesinin içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu internet sitesinde, müvekkili hakkında 01.06.2020 tarihi itibarıyla 334 «şikayet» yayımlandığını, müvekkili hakkında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak ve müvekkili şirketin kendisini aklamak adına şikayet edenin kimlik bilgisini öğrenmek istediğinde markanın siteye kurumsal üye olmak ve "www.sikayetvar.com" sitesine üye olabilmek için de yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin markalardan üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, sitede hakkında yazılı şikayetler karşısında cevap hakkını kullanamayan ve bu sebeple rakipleri karşısında müşterilerine karşı ilgisiz bir konuma düşen müvekkili şirket tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiğini, kurumsal üye olan şirketlerin şikayetçi bilgilerini derhal ve hatta şikayet yayınlanmadan görüntüleyebildiklerini, kurumsal üye olan şirketlerin şi …
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabetin tespiti | Tecavüzün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2560 E. 2023/6460 K.
Ortak:ticari itibar · şikayet · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… töründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici «şikayetlerini» yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların «ticari itibarını zedelemek» veya «kişilik haklarını ihlal» etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat «şikayetçilere» yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını …
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap hakkını kullanmak isteyen davacıdan (satıcılardan) zorlayıcı nitelikte üyelik ücreti talep etmesinin ve koşulsuz dahi olsa davacı cevabını geciktirmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının bu nedenle manevi zarara uğradığı, sair fer'i nitelikteki taleplerin kabul biçimine göre yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen k …
Benzer bu kararda… lerin “www.....com” internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığını, “...” markasına alan adı olarak da yer verildiğini, “www.....com” internet sitesinde, tüketici «şikayetlerinin» tüketicinin kimlik bilgileri gösterilmeden yayımlandığını, hakkında şikayet yazılan her marka için “www.....com” alan adı uzantılı ayrı bir alan adı oluşturulduğunu, oluşturulan bu sayfada o markaya ait isim, logo ve görsellerin, bazen tanıtım yazılarının yer aldığını, markalar şikayetlere cevap vermek istediklerinde platforma yıllık üyelik ücreti ödemek suretiyle üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu, müvekkillerine ait markanın ve görsellerinin “www.....com” platformundaki kullanımlarının markasal kullanım olduğunu ve müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin uygulamalarının davacının «ticari itibarı» ile marka itibarının zarar görmesine yol açtığı gibi müvekkili ve rakipleri arasında haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının “...” markasına yönelik …
… miye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca «şikayet» ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti «taşıyan» mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı «temsilcisi» tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını «kısıtlayıcı» nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının «haksız rekabete» neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı inte …
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan «şikayete» cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya «ibraz» etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının «kısıtlandığı» iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · bilirkişi incelemesi · taşıyan · dahili dava · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… miye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca «şikayet» ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti «taşıyan» mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı «temsilcisi» tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını «kısıtlayıcı» nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının «haksız rekabete» neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı inte …
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan «şikayete» cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya «ibraz» etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının «kısıtlandığı» iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.
… ine ait markayı, markanın logosunu ve görsellerini, kendiliğinden, müvekkilinin hiçbir şekilde izni ve bilgisi olmadan internet sitesinde yayınladığını, dava konusu «haksız rekabet» eylemini markadan bağımsız düşünülemeyeceğini, davalı şirketin internet sitesinde yarattığı uygulama ile haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilirken, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında markası ile «dahil» edildiği bu sistemde «marka hakkına tecavüz» olmadığının kabulünün doğru olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi anlamında kullanım ile markaya tecavüz edildiğini, www... …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti ile men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/630 E. 2023/3966 K.
Ortak:ticari itibar · şikayet · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… töründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici «şikayetlerini» yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün «ilanını» da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların «ticari itibarını zedelemek» veya «kişilik haklarını ihlal» etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat «şikayetçilere» yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait internet sitesinde bazı tüketicilerin davacı şirketin «ticari itibarını» etkileyecek ölçüdeki yorumlarının tüketicilerin ücretsiz olarak kullandığı davalıya ait platformda yer aldığını, şirketlerin cevap hakkını kullanması ve kendisini savunmasının ise ücretli üyelik şartına bağlandığını, üye olmayı reddeden şirketlerin savunma yapma haklarının bu şekilde ellerinden alındığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakipleri karşısında itibar «kaybı» yaşayarak zarar gördüklerini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) gereğince bu tarz platformların yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, firmaların cevap haklarının «kısıtlanmasının» 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılmasını» oluşturduğunu ve davalının bu faaliyetlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiğini tespiti ile haksız rekabet niteliğindeki davranışlarının önlenmesine, kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; platformun yalnız üyelere hizmet vermesinin söz konusu olmayıp bütün «şikayetlere» verilen cevapların üye-kurumsal üye olmayan ayrımı yapılmaksızın yayınlandığını, kurumsal üyelik ile firmaların şikayet endeks verilerinde bulunduğu veri ve benzer bazı imkanlara kavuştuğunu, yalnız kurumsal üyelik şartı karşısında ücret talep edildiğini, müvekkili şirketin yer sağlayıcı olması nedeniyle «haksız rekabete» konu olacak bir eyleminin bulunmadığını, yer sağlayıcının görevinin yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığın …
… İ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcı olduğu platformda kullanıcıların karşılaştıkları sorunların, «olumsuzlukların» gerçekte yaşanıp yaşanmadığının davalı tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, kullanıcıların «şikayetlerinde» kullandıkları ifadelerin eleştiri sınırları içinde olduğu, gereksiz yere incitici olmadıkları, kullanıcıların şikayetlerine konu olayların gerçekten yaşandığının kabulü halinde davalı web sitesinde kullanıcıların aldığı hizmetler ile ilgili olumsuzlukları belirtmelerinin «ifade özgürlüğü» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı, tüketicilerin şikayetlerine şirketler tarafından cevap verilmesinin ücretli üyelik şartına bağlı olmadığı, ücret ödenmeden cevap verilebildiği ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · kötüleme · rekabet yasağı · savunma hakkı · hakkın kötüye kullanılması · kısıtlılık · oy yasağı · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait internet sitesinde bazı tüketicilerin davacı şirketin «ticari itibarını» etkileyecek ölçüdeki yorumlarının tüketicilerin ücretsiz olarak kullandığı davalıya ait platformda yer aldığını, şirketlerin cevap hakkını kullanması ve kendisini savunmasının ise ücretli üyelik şartına bağlandığını, üye olmayı reddeden şirketlerin savunma yapma haklarının bu şekilde ellerinden alındığını ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakipleri karşısında itibar «kaybı» yaşayarak zarar gördüklerini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) gereğince bu tarz platformların yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, firmaların cevap haklarının «kısıtlanmasının» 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılmasını» oluşturduğunu ve davalının bu faaliyetlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiğini tespiti ile haksız rekabet niteliğindeki davranışlarının önlenmesine, kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… epleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çok sayıda ürün sattığı ve milyonlarca tüketiciye ulaştığı düşünüldüğünde bu tarz platformlarda «şikayetlerin» yer almasına rağmen şirketlerin şikayeti yazanın kim olduğunu öğrenip bu şikayetleri yanıtlamak, haksız suçlamalara karşı kendisini savunabilmek için davalı şirketin üyelik şartı ve üyelik engeline takıldığını, davalının platformunun yer sağlayıcı olarak kabul edildiğini, tüketicilerin yorumları sayesinde ticari gelir elde eden bu tür sitelerin web sayfalarında tüketicilerin şirketler hakkında yaptıkları «olumsuz» yorumların yanında rakip firmaların reklamlarının da gösterildiğini, ancak bu yorumların gerçek tüketici tarafından yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, davalı şirketin site üyeliği için ücret talep etmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olup «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olması nedeniyle «haksız rekabet» oluşturduğunu, mahkemece bildirdikleri deliller incelenmeksizin «eksik inceleme» ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… n çıkarmakla yükümlü olduğu, davacı iddiasının davalının internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları ürün ve hizmetler ile ilgili karşılaştıkları «olumsuzlukları» ve sorunları belirttikleri, bu durumun «ifade özgürlüğü» kapsamında olduğu ve 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi uyarınca «kötüleme» yoluyla «haksız rekabet» oluşturmayacağı, dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanması gerekirken ispata yönelik delil bildirilmediği, dolayısıyla İlk Der …
… u dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkiline herhangi bir itiraz ya da başvurunun bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, zira davalıya ait platformda yapılan «şikayetlere» ilişkin iddiaların gerçek olmadığına dair davalı tarafa 13.08.2014 tarihli bir «ihtarname» gönderildiğini, davalının ise 21.08.2014 tarihli iadeli «taahhütlü» mektup ile ihtarnameye cevap verdiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin aksine içeriklerin gerçeği yansıtmadığının müvekkili tarafından ispat edilmiş olduğunu, yapılan şikayetlere cevap hakkının ve çözüm yolları ile şikayetin gerçekliği üzerinde serbestçe araştırma yapma özgürlüğünün «kısıtlanması» sonucu marka hakkının ihlali ile «haksız rekabet» ortamı yaratıldığının tespiti açısından bu husus önem teşkil etmesine rağmen ilk derece mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, kötü niyetli olarak sürekli müvekkil şirket hakkında şikayet olduğu ve cevap verebilmek için de üye olunması gerektiği yönünde gerçek veya gerçek dışı şikayetleri kullanarak şirket üzerinde baskı yaratıldığını ve «savunma hakkı» elinden alındığını, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7451 E. 2024/3328 K.
Ortak:ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · şikayet · hakkaniyet · kaldırma ve yeniden hüküm · ilan · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün «ilanını» da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların «ticari itibarını zedelemek» veya «kişilik haklarını ihlal» etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat «şikayetçilere» yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını …
… töründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici «şikayetlerini» yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
Hukuk Dairesi'nin 2015/5144 Esas, 2015/12411 Karar ve 23.11.2015 tarihli ilamının da bu yönde bulunduğu, «haksız rekabete» dayalı olarak talep edilen ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının Dairemizce de «hakkaniyete» uygun bulunduğu ancak marka hakkına yönelik açılan davanın reddinin gerektiği bu sebeple mahkeme kararı düzeltilmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın diğer yönler aynı kalmak üzere Markaya tecavüze ilişkin davacı talebinin reddi yönünde yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.sikayetvar.com adlı internet sitesin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · ticari teamül · kötüleme · hükmün kesinleşmesi · teamül · delil tespiti · kısıtlılık · kesin süre
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… 018/5088 K. sayılı ve 10.09.2018 tarihli emsal nitelikteki kararı ile davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, davacının «ihtarnamesinde» belirttiği «şikayetlerin», müvekkili tarafından yayından kaldırılmasının, tüketicilerin «ifade özgürlüklerinin» «kısıtlanmasına» sebebiyet vereceğini, Yargıtay kararlarından da davacının müvekkili şirkete ihtarname göndermesinin «haksız rekabetin» varlığına vücut vermediğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnamenin dava dosyasına süresinde sunulmadığını, bu delilin hükme esas alınmaması gerekirken Mahkemece yine Kanun aykırı davranılarak ihtarnamenin hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflara 2 haftalık «kesin süre» verildiğini, davacı tarafından bu süre içinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan, 22.06.2017 tarihli delil dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; bahsi geçen ihtarnamenin dosyaya sunulmamış olduğunu, kendilerine verilen süre içerisinde ihtarnameyi dosyaya sunmayan davacı tarafın, HMK madde 140/5. uyarınca ihtarname delilinden vazgeçmiş sayılacağını, 19.12.2017 tarihli duruşmada verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, Şikayetvar platformunun, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikayet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu, örnek olarak sunulan delillerin, üye olmayan, dolayısıyla da hiç bir ücret ödemedikleri halde cevap haklarını kullanmak isteyen firmaların müvekkili firmaya kolaylıkla başvurarak bu haklarını kullanabildiklerinin somut kanıtları olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve belki de rakip firma olarak nitelendirilebilecek daha pek çok firma hakkında da şikayet bulunduğunu ve üye olmayan firmaların cevap hakkının yanında şikayetin kaldırılması talebinin de bulunduğunu bu sebeplerle yapılacak «istinaf incelemesi» neticesinde kararın kaldırılarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
… e sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile davalıya ait internet sitesinde tüketicilerin aldıkları ürünlerle ilgili «şikayetlerine» yer verildiği, davacıya ait "..." markasının da bu şekilde internet sitesinde aynen kullanıldığı, yapılan yayınlarda davacının ürünlerinin «kötülendiği», davacının davalıya bu içeriklerin internet sitesinden kaldırılması için Beşiktaş 20.
-
Haksız rekabet tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1143 E. 2024/5415 K.
Ortak:şikayet · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · ilan · haksız rekabet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların «ticari itibarını zedelemek» veya «kişilik haklarını ihlal» etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat «şikayetçilere» yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün «ilanını» da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
… töründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici «şikayetlerini» yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcı olduğunu, bu nedenle söz konusu içeriklerden sorumlu olunmadığını, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin, «şikayet» sahiplerinin bilgilerini talep halinde ilgili firmalarla paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşılacağını, www.sikavetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, hiçbir şekilde müvekkilince bu içeriklere müdahale edilmediğini, siteye üye olmak için SMS onayı gerektiğini, dolayısıyla kullanıcıların gerçek kişiler olduklarını, müvekkiline ait internet sitesinde, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerini, cevap haklarının «kısıtlanmadığını», bunun için ücret de talep edilmediğini, ücretli üyelerin yayından önce şikayetin çözümlenmesi gibi bir önceliğe sahip olduğunu, ücretsiz cevap hakkının kullandırı …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça, hakkında yazılan «şikayetlere» cevap verebilmek için davalı sitesine ücretli olarak üye olunması gerektiği ileri sürülmüş ise de siteye üye olunmadan da hakkında şikayet olan şirketlerin, şikayetlere cevap verebildikleri, yine şikayetçilere ilişkin bilgilerin davacıya verilmediği iddiası da dosya kapsamı ile sübut bulmadığı, davacının cevaba cevap dilekçesi ile üye ve üye olmayan şirketler arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürüldüğü, bu durumun davalı vekilinin cevap dilekçesi ve bilirkişi raporlarında da doğrulandığı, bu durumda davalının kendi sitesine üye olanlar yararına «haksız rekabet» ortamı oluşturduğu ve diğer şirketleri üye olmaya zorladığı, davacının «ilan» talebinde «hukuki yararı» bulunduğu, davalının yer sağlayıcısı olduğu savunmasına yaptığı yorum içeriklerinin değil üye olmayan şirketlere yaptığı farklı uygulamanın haksız rekabet eylemi olması nedeniyle itibar edilmediği, davacının yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesi, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılması, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınması, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesi, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılması yönünde hüküm kurulması talep edilmiş ise de davacının zaten ücretsiz olarak şikayetlere cevap verme hakkına sahip olduğu, öte yandan şikayet içeriklerinin yayınlanmasının değil, davalının üye şirketlerle üye olmayan şirketler arasında farklı uygulamaya gitmesinin haksız rekabet olarak kabul edilmesi, şikayet, eleştiri ve «ifade özgürlüğü» hakkının Anayasal bir hak olduğu, kişilik hakkına saldırı olmaksızın bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği, davalı tarafça internet sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının "şikayetvar.com" adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rek …
… olduğunu, davalı Şirketin ise "www.sikavetvar.com" adlı internet sitesinin yer sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, bu sitede tüketicilerin firmalar hakkındaki «şikayetlerinin» yayınlandığı, ancak bunu yaparken sadece şikayette bulunanların gerçekte var olan kişiler olup olmadığına ilişkin bir SMS doğrulaması yaptığını ve tüketicilerin tüm şikayetlerine rastgele sitede yer verdiğini, müvekkili hakkında haksız, göndericisi belli olmayan, karalayıcı yorumların da bu sitede yayınlanmak suretiyle müvekkilinin açıkça zarara uğratıldığını, müvekkili hakkında «olumsuz» yorum yapanların kimlik bilgilerinin müvekkiline verilmediğini, müvekkilinden mal/hizmet aldıkları dahi belli olmayan birçok tüketicinin şikayetinin sitede yayınlandığını, müvekkili hakkındaki şikayetlere cevap verilmek istendiğinde ise müvekkilinden üyelik ücreti talep edildiğini, yine şikayette bulunan tüketicilere ulaşabilmek, mağduriyetleri varsa bunları giderebilmek ve savunma haklarını kullanabilmek amacıyla müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin ad, soyad ve iletişim bilgilerinin taraflarına verilmesini talep ettiklerinde de üyelik ücreti istenildiğini, müvekkilinin cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin açıkça «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek haksız rekabet teşkil eden tüm hukuka aykırı fiillere «son» verilmesinin, müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin müvekkiline bildirilmesinin istenilmesine karşın davalının hukuka aykırı fiillerine son vermediğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ve menine, müvekkili hakkında yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesine, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılmasına, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınmasına, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesine, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılmasına, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · kısıtlılık · olumsuz oy · ihtar · hukuki yarar · ihtarname
Benzer bu kararda… olduğunu, davalı Şirketin ise "www.sikavetvar.com" adlı internet sitesinin yer sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, bu sitede tüketicilerin firmalar hakkındaki «şikayetlerinin» yayınlandığı, ancak bunu yaparken sadece şikayette bulunanların gerçekte var olan kişiler olup olmadığına ilişkin bir SMS doğrulaması yaptığını ve tüketicilerin tüm şikayetlerine rastgele sitede yer verdiğini, müvekkili hakkında haksız, göndericisi belli olmayan, karalayıcı yorumların da bu sitede yayınlanmak suretiyle müvekkilinin açıkça zarara uğratıldığını, müvekkili hakkında «olumsuz» yorum yapanların kimlik bilgilerinin müvekkiline verilmediğini, müvekkilinden mal/hizmet aldıkları dahi belli olmayan birçok tüketicinin şikayetinin sitede yayınlandığını, müvekkili hakkındaki şikayetlere cevap verilmek istendiğinde ise müvekkilinden üyelik ücreti talep edildiğini, yine şikayette bulunan tüketicilere ulaşabilmek, mağduriyetleri varsa bunları giderebilmek ve savunma haklarını kullanabilmek amacıyla müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin ad, soyad ve iletişim bilgilerinin taraflarına verilmesini talep ettiklerinde de üyelik ücreti istenildiğini, müvekkilinin cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin açıkça «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek haksız rekabet teşkil eden tüm hukuka aykırı fiillere «son» verilmesinin, müvekkili hakkında şikayette bulunan kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin müvekkiline bildirilmesinin istenilmesine karşın davalının hukuka aykırı fiillerine son vermediğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ve menine, müvekkili hakkında yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesine, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılmasına, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınmasına, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesine, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılmasına, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcı olduğunu, bu nedenle söz konusu içeriklerden sorumlu olunmadığını, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin, «şikayet» sahiplerinin bilgilerini talep halinde ilgili firmalarla paylaştığını, bu hususun davacıya gönderilen cevabi «ihtar» ve maillerden de anlaşılacağını, www.sikavetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, hiçbir şekilde müvekkilince bu içeriklere müdahale edilmediğini, siteye üye olmak için SMS onayı gerektiğini, dolayısıyla kullanıcıların gerçek kişiler olduklarını, müvekkiline ait internet sitesinde, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerini, cevap haklarının «kısıtlanmadığını», bunun için ücret de talep edilmediğini, ücretli üyelerin yayından önce şikayetin çözümlenmesi gibi bir önceliğe sahip olduğunu, ücretsiz cevap hakkının kullandırı …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu eylemlerinin ve müvekkilinin cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin açıkça «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalı sitesine üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında tüketiciler gözünde farklı bir görünüm oluşturularak haksız rekabet ortamının oluşturulduğunu, aynı nitelikte emsal karar bulunduğunu, tüm «ihtarlarına» ve iyi niyetli girişimlerine rağmen davalının haksız rekabet teşkil eden hukuka aykırı fiillerine «son» vermediğini ve müvekkili hakkında «şikayet» yazan kişilerin kimlik ve iletişim bilgilerini müvekkiline bildirmediğini, mahkemece yüzeysel ve hatalı bir gerekçeyle davanın reddedildiğini, davalının şikayetler …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça, hakkında yazılan «şikayetlere» cevap verebilmek için davalı sitesine ücretli olarak üye olunması gerektiği ileri sürülmüş ise de siteye üye olunmadan da hakkında şikayet olan şirketlerin, şikayetlere cevap verebildikleri, yine şikayetçilere ilişkin bilgilerin davacıya verilmediği iddiası da dosya kapsamı ile sübut bulmadığı, davacının cevaba cevap dilekçesi ile üye ve üye olmayan şirketler arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürüldüğü, bu durumun davalı vekilinin cevap dilekçesi ve bilirkişi raporlarında da doğrulandığı, bu durumda davalının kendi sitesine üye olanlar yararına «haksız rekabet» ortamı oluşturduğu ve diğer şirketleri üye olmaya zorladığı, davacının «ilan» talebinde «hukuki yararı» bulunduğu, davalının yer sağlayıcısı olduğu savunmasına yaptığı yorum içeriklerinin değil üye olmayan şirketlere yaptığı farklı uygulamanın haksız rekabet eylemi olması nedeniyle itibar edilmediği, davacının yapılan şikayetlerin yayınlanmasının engellenmesi, olmadığı takdirde davalı yanın yer sağlayıcısı olduğu www.şikavetvar.com adlı internet sitesinin kapatılması, bu talebin de kabul edilmemesi halinde aynı sitede ücretsiz olarak müvekkilinin savunma ve beyanlarının yayınlanması hakkının tanınması, müvekkili hakkında şikayette bulunan tüketicilerin iletişim bilgilerinin ücretsiz olarak müvekkiline verilmesi, giderilen şikayetler hakkında da giderildiğine ilişkin olarak sitede ücretsiz bilgilendirme yapılması yönünde hüküm kurulması talep edilmiş ise de davacının zaten ücretsiz olarak şikayetlere cevap verme hakkına sahip olduğu, öte yandan şikayet içeriklerinin yayınlanmasının değil, davalının üye şirketlerle üye olmayan şirketler arasında farklı uygulamaya gitmesinin haksız rekabet olarak kabul edilmesi, şikayet, eleştiri ve «ifade özgürlüğü» hakkının Anayasal bir hak olduğu, kişilik hakkına saldırı olmaksızın bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği, davalı tarafça internet sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının "şikayetvar.com" adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3052 E. , 2023/6717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/816 Esas, 2022/146 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/466 E., 2019/847 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici şikayetlerini yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve son kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların ticari itibarını zedelemek veya kişilik haklarını ihlal etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat şikayetçilere yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını, üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap hakkını kullanmak isteyen davacıdan (satıcılardan) zorlayıcı nitelikte üyelik ücreti talep etmesinin ve koşulsuz dahi olsa davacı cevabını geciktirmesinin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının bu nedenle manevi zarara uğradığı, sair fer'i nitelikteki taleplerin kabul biçimine göre yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının “www.şikayetvar.com” internet sitesinde şikayet-cevap haklarının kullandırılması eyleminde satıcı konumunda davacının hakkını kullanmasında zorlayıcı nitelikteki üyelik ücreti isteğinin ve koşulsuz dahi olsa gecikmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 üncü ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 1.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün ilanı taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait internet sitesine üye olan ve olmayan firmalar arasında bir ayrım olmadığını, temel haklar bakımından üye olan ile olmayan firmalar arasında hiç bir fark bulunmadığını, nitekim bu hususun mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiğini, davacı tarafın üye firmalar ile üye olmayan firmaların şikayetlerinin farklı zamanlarda yayına alındığı ve böylece üye firmalara şikayetleri çözüme kavuşturmaları için süre tanındığı iddiasının asılsız olduğunu, yazılan her şikayetin ilgili firmaya derhal bildirildiğini, davacının müşteri memnuniyet düzeyinin aynı alanda faaliyet gösteren diğer rakiplerine göre yüksek seviyede olduğunu ve bu memnuniyet düzeyinin herkes tarafından rahatlıkla görülebildiğini, davacının üye olmadığı ve hiçbir ödeme yapmadığı halde sırf haksız rekabete yol açmamak adına müvekkili firmadan yıllardır ücretsiz hizmet aldığını, davacının cevap hakkını kendi iradesi ile kullanmadığını, müvekkiline yayınlanması için bir cevap göndermediğini, müvekkili şirket hakkında dava konusu olay ile alakalı olarak açılmış ve lehlerine sonuçlanmış pek çok dava ve emsal kararın bulunduğunu, haksız rekabetin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün ilanını da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tek iddiasının ücretsiz cevap hakkının kullandırılmadığı, ancak bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı tarafın ücretsiz cevap veremediklerine dair iddialarının tümüyle asılsız olduğunu, istinaf mahkemesince davacı firmanın ne şekilde haksızlığa uğradığının açıklanmadığını, pek çok farklı davada kanıtlandığı üzere şikayetlere cevap verme, şikayetlere itiraz etme ve şikayetçilerle iletişim kurma hakları gibi temel haklar bakımında üye firmalar ile üye olmayanlar arasında kat'i surette bir ayırım yapılmadığını, dosya kapsamında yazılan şikayetin davacı firmaya geç bildirildiğine dair somut bir tespit yapılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984477600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz