6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1748 E. 2025/560 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dürüstlük ticari itibarın zedelenmesi ticari itibar savunma hakkı kısıtlılık şikayet marka hakkına tecavüz ihtar ihtarname haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/76 E., 2020/100 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Hair International Saçlandırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan şikayetlerin davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın haksız rekabet hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve savunma hakkı kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin ticari itibarını zedeleme amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya ihtarname çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkili aleyhine yayınlanan internet içeriklerinin yayından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait www.sikayetvar.com internet sitesinin üretici, müşteri ve son kullanıcı arasında etkin, tarafsız bir yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, günde yaklaşık 5.000 şikayetin yazıldığı bir platformda her şikayetin gerçekliğinin araştırılmasının mümkün olmadığını, davacının şikayetlere cevap ve itiraz hakkını üye olarak kazanmadığını, üye olsun ya da olmasın memnuniyete dönüştürülen her şikayetin tüketici tarafından yayından kaldırılabildiğini ve teşekkür metnine çevrilebildiğini, davacı firma hakkında yayından kaldırılmış ve teşekküre dönmüş pek çok şikayetin bulunduğunu, davacının iddialarının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, haksız rekabetin şartlarının bulunmadığı, davalı yanın ihtilaf konusu içerikler bakımından içerik sağlayıcı değil yer sağlayıcı olduğu ve içerikten doğrudan sorumlu olmadığı, yer sağlayıcı olan davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli olan "uyar-kaldır" yönteminin kullanıldığı yönünde de delil sunulmadığı, davalı yana ait alan adında yer alan şikayet metinlerinin davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, tüketici tarafından düşünce özgürlüğü kapsamında yazılan yazıların engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf her ne kadar davalı yana bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen ihtarnamede "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının ihtar edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle marka hakkına tecavüze ve haksız rekabete neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan şikayetlerin yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kullanım olmadığı, haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediği, davalı yanın ihtilaf konusu içerikler bakımından içerik sağlayıcı değil yer sağlayıcı olduğu ve içerikten doğrudan sorumlu olmadığı, yer sağlayıcı olan davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli olan "uyar-kaldır" yönteminin kullanıldığı yönünde geçerli bir delil sunulmadığı, sitede yer alan şikayet metinlerinin anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Dava, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesi, yayınların internet sitesinden kaldırılmasına ilişkindir. Davacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, davalının bu yorumların doğruluğunu araştırmadığını, şikayetlere cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını kısıtlayan üyelik sisteminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

2. Davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkana sahip olmaları haksız rekabet teşkil etmektedir. Zira, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkan verilmemekte, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlanmaktadır. Davalının bu şekildeki eylemi, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve ticari dürüstlüğe uygun bir eylem olarak kabulü mümkün değildir. Tüm bu nedenlerle, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği değerlendirildiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6260 E. 2024/7669 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız rekabet tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/630 E. 2023/3966 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ifade özgürlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7451 E. 2024/3328 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Marka tecavüzü | Haksız rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2834 E. 2024/5484 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6592 E. 2025/4126 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/1748 E.  ,  2025/560 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/2498 Esas, 2024/80 Karar

KARAR Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/76 E., 2020/100 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Hair International Saçlandırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan şikayetlerin davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın haksız rekabet hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve savunma hakkı kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin ticari itibarını zedeleme amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya ihtarname çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54.

ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkili aleyhine yayınlanan internet içeriklerinin yayından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait www.sikayetvar.com internet sitesinin üretici, müşteri ve son kullanıcı arasında etkin, tarafsız bir yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, günde yaklaşık 5.000 şikayetin yazıldığı bir platformda her şikayetin gerçekliğinin araştırılmasının mümkün olmadığını, davacının şikayetlere cevap ve itiraz hakkını üye olarak kazanmadığını, üye olsun ya da olmasın memnuniyete dönüştürülen her şikayetin tüketici tarafından yayından kaldırılabildiğini ve teşekkür metnine çevrilebildiğini, davacı firma hakkında yayından kaldırılmış ve teşekküre dönmüş pek çok şikayetin bulunduğunu, davacının iddialarının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, haksız rekabetin şartlarının bulunmadığı, davalı yanın ihtilaf konusu içerikler bakımından içerik sağlayıcı değil yer sağlayıcı olduğu ve içerikten doğrudan sorumlu olmadığı, yer sağlayıcı olan davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli olan "uyar-kaldır" yönteminin kullanıldığı yönünde de delil sunulmadığı, davalı yana ait alan adında yer alan şikayet metinlerinin davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, tüketici tarafından düşünce özgürlüğü kapsamında yazılan yazıların engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf her ne kadar davalı yana bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen ihtarnamede "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının ihtar edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle marka hakkına tecavüze ve haksız rekabete neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan şikayetlerin yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kullanım olmadığı, haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediği, davalı yanın ihtilaf konusu içerikler bakımından içerik sağlayıcı değil yer sağlayıcı olduğu ve içerikten doğrudan sorumlu olmadığı, yer sağlayıcı olan davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli olan "uyar-kaldır" yönteminin kullanıldığı yönünde geçerli bir delil sunulmadığı, sitede yer alan şikayet metinlerinin anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Dava, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesi, yayınların internet sitesinden kaldırılmasına ilişkindir. Davacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, davalının bu yorumların doğruluğunu araştırmadığını, şikayetlere cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını kısıtlayan üyelik sisteminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

2. Davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkana sahip olmaları haksız rekabet teşkil etmektedir. Zira, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkan verilmemekte, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlanmaktadır. Davalının bu şekildeki eylemi, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve ticari dürüstlüğe uygun bir eylem olarak kabulü mümkün değildir.

Tüm bu nedenlerle, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği değerlendirildiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130382800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.