Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1013 E. 2023/4109 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifade özgürlüğü↗ telafisi imkansız zarar↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ kötüleme↗ kişilik hakları↗ kısıtlılık↗ şikayet↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ marka hakkına tecavüz↗ kötü niyet↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/99 E., 2020/243 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin www.dermoeczanem.com alan adı altında internet üzerinden satış yaptığını, internet üzerinden satış yapan ve çalıştırdığı işçi potansiyeliyle çevre halkı ve ülke ekonomisinde büyük katkı sağlayan müvekkili şirketin müşterilerinin gözündeki güvenilirliği ve ticaret hayatındaki itibarının büyük öneme sahip olduğunu, davalı şirketin ise www.şikayetvar.com isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu alan adı üzerinden müvekkili şirket aleyhine birçok hukuka aykırı içerik, gerçek dışı itham ve hiçbir somut delile dayanmayan paylaşımlar yapıldığını, müvekkili şirketin güvenilirliğine, ekonomik itibarına ve ticaret hayatındaki saygınlığına saldırıda bulunan kişilere internet üzerinde yer sağlayan ve sahibi olduğu internet sitesi vasıtasıyla bu paylaşımların yayınlanmasına izin veren davalı şirketin bu haksız fiillere aracılık ettiğini, davalı şirketin şikayetleri yayınlarken herhangi bir somut delil aramadığı için şikayeti olduğu gibi yayınladığını, müvekkil şirkete ait internet sitesi hakkında diğer müşteriler nezdinde olumsuz ve telafisi zor bir intiba oluşturduğunu, davalının bu eyleme aracılık ettiğini, davalı şirketin müvekkilini açıkça ''kendisine ücret ödeyerek'' üye yapmak istediğini, müvekkili aleyhine yapılan dayanaksız ve hukuksuz suçlama ve yorumların kasti şekilde mesai saatleri dışında yayınlandığını, bu sayede müvekkili şirketin anlık olarak hakkında yapılan olumsuz ve gerçek dışı yorumlara müdahale etmesinin engellendiğini, buradaki amacın şirketi kendisine ücret mukabilinde üye yapmak olduğunu, davalı şirketin kendisine ücret ödeyen üyeleri hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce üyesine haber verdiğini, önlemini almasını istediğini, davalının müvekkili aleyhine internet üzerinden aracılık ettiği paylaşımların haksız rekabet oluşturduğunu, dava dışı 3 üncü kişilerin müvekkili şirket aleyhine yaptığı, müşteriler ile müvekkili şirket arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı gerçek dışı, temelsiz ve dayanaksız suçlamalar nedeniyle müvekkili şirketin çok sayıda müşterisini kaybettiğini bu nedenle davalıdan tazminat taleplerinin bulunduğunu, görüntülenen müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet oluşturan şikayet metinlerinin belli bir süre sonra şikayet edenler tarafından kaldırılmasına rağmen davaya konu internet sitesinde şikayetlerin başlıklarının gösterilmeye devam edildiğini, bu durumun davalının kötü niyetini herşeye rağmen devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin tecavüzüne devam ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılmasına, 20.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın saldırının yapılmaya başlandığı günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, birçok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, www.şikayetvar.com platformunun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olması olduğunu, hiçbir şekilde taraf tutmadan şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, bu tarafsızlık ve şeffaflığın müvekkilinin büyük bir teveccühe mazhar olmasını sağladığını, bir çok bakanlık ve devlet kurumlarıyla ortak çalışma içerisinde olduğunu, www.şikayetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, müvekkil şirket tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmediğini, özellikle bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile ahlaka ve adaba mugayir içeriklerin çıkartılarak yayınlandığını, bu sitenin üye olan veya olmayan şirketler tarafından düşman olarak algılanacak bir platform olarak görülmemesi gerektiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında son derece önemli bir işleve sahip olduğunu, bu sitenin müşteri ve son kullanıcı arasında etkin,tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, üye tarafından girilen içeriklerin gerekli kontrollerinin ardından sitede yayınlandığını, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, haklarında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini, cevap hakkının kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm şirketlere ücretsiz sağlanan bir hak olduğunu, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, firmaların talep etmesi halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerinde kendileriyle paylaşıldığını, müvekkiline ait şikayetvar.com adlı sitenin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir internet sayfası olduğunu, yayınlanan şikayetlerde müvekkili şirkete ait ifade ve içeriklerin yer almadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davanın muhatabının içeriği oluşturan şikayet sahipleri olmasından dolayı pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın firması hakkında vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetlerin mesai saatleri dışında yayınlandığı iddiasını kabul etmediklerini, şikayetlerin bazılarının mesai saatleri içinde bazılarının mesai saatleri dışında yayınlandığını, ancak bunun sebebinin şikayet sahiplerinin içerikleri oluşturdukları zaman dilimiyle ilişkili olduğunu, davacı tarafın ücretli üyelik iddiasını da kabul etmediklerini, davacı tarafın şikayetlere karşı cevap hakkını kullandığına dair ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduklarını, şikayet metinlerinin kaldırılmasına rağmen şikayet başlıklarının gösterildiği iddiasına ise ekte sunulan ekran görüntülerinde de görüleceği üzere kaldırılan şikayet başlıklarının artık görüntülenmediği, söz konusu bu başlıkların yerlerinde şikayetleri çözülen vatandaşların teşekkür mesajlarının yer aldığını, marka hakkına tecavüzün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin “www.sikayetvar.com” adlı internet sitesinin yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcılarının internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak davalının 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiği, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirttikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı, toplanan delillere göre, davalıya ait şikayetvar.com internet sitesi vatandaşların şikayetlerinin değerlendirildiği bir site olup, davalı yorumlarının yer almadığı, tüketicilerin e-mektuplarının yayınlandığı, davacının, davalının haksız rekabet yarattığını ve kötü niyetli olduğunu ispat edemediği, "www.sikayetvar.com" web sitesinin online bir platform olarak faaliyet göstermesi nedeniyle tüketicilerin/kullanıcıların şikayet ve görüşlerini ifade edebilmek için firma isimlerini ve ürünlerin markalarını kullanmalarının bir zorunluluk arz ettiği, bu nedenle kullanımın mal ve hizmetlerin ayırt edilmesi fonksiyon ve amacına yönelik ticari bir kullanım olmadığı, dava dosyasında davacının cevap hakkının kullandırılmadığının ve davacıdan bunun için bir ücret talep edildiğinin somut bir delille ispatlanamadığı, davalının yer sağlayıcı konumunda olması nedeniyle dava konusu taleplerden sorumluluğunun bulunmadığı, şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkının Anayasal bir hak olduğu, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği dikkate alındığında, davalı tarafça "www.şikayetvar.com" sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun da aynı sonuçlara ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait internet sitesinde paylaşılan şikayetlerin, anayasal hakkın sınırlarını aştığını ve müvekkili şirketin tüzel kişilik haklarını ve mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, davalı tarafın şikayetleri paylaşan kişilerin yaptıkları şikayetlerin doğruluğunu ve gerçekliğini tespit etmeden ve denetlemeden yayınladığını, bu durumun, müvekkili şirketi haksız ithamlara ve iftiralara maruz bırakıp markasına telafisi imkansız zararlar verdiğini, davalının cevap hakkını kullandırmak için müvekkilinden ücret talep etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları mail yazışmalarıyla, bu hususu ispat etmelerine rağmen haksız rekabetin ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, nitekim bilirkişi raporunun teknik incelemeler kısmındaki tespitlerin de bu hususu doğruladığını, davanın sübuta erdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( 6102 sayılı Kanun) Haksız Rekabete ilişkin 54 üncü v.d maddeleri, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1748 E. 2025/560 K.
Ortak:kısıtlılık · şikayet · marka hakkına tecavüz · ihtarname · haksız rekabet · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… EVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, birçok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, www.«şikayetvar».com platformunun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olması olduğunu, hiçbir şekilde taraf tutmadan şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, bu tarafsızlık ve şeffaflığın müvekkilinin büyük bir teveccühe mazhar olmasını sağladığını, bir çok bakanlık ve devlet kurumlarıyla ortak çalışma içerisinde olduğunu, www.şikayetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, müvekkil şirket tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmediğini, özellikle bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile ahlaka ve adaba mugayir içeriklerin çıkartılarak yayınlandığını, bu sitenin üye olan veya olmayan şirketler tarafından düşman olarak algılanacak bir platform olarak görülmemesi gerektiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında «son» derece önemli bir işleve sahip olduğunu, bu sitenin müşteri ve son kullanıcı arasında etkin,tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, üye tarafından girilen içeriklerin gerekli kontrollerinin ardından sitede yayınlandığını, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, haklarında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini, cevap hakkının kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm şirketlere ücretsiz sağlanan bir hak olduğunu, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», firmaların talep etmesi halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerinde kendileriyle paylaşıldığını, müvekkiline ait şikayetvar.com adlı sitenin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir internet sayfası olduğunu, yayınlanan şikayetlerde müvekkili şirkete ait ifade ve içeriklerin yer almadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davanın muhatabının içeriği oluşturan şikayet sahipleri olmasından dolayı «pasif husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın firması hakkında vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetlerin mesai saatleri dışında yayınlandığı iddiasını kabul etmediklerini, şikayetlerin bazılarının mesai saatleri içinde bazılarının mesai saatleri dışında yayınlandığını, ancak bunun «sebebinin» şikayet sahiplerinin içerikleri oluşturdukları zaman dilimiyle ilişkili olduğunu, davacı tarafın ücretli üyelik iddiasını da kabul etmediklerini, davacı tarafın şikayetlere karşı cevap hakkını kullandığına dair ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduklarını, şikayet metinlerinin kaldırılmasına rağmen şikayet başlıklarının gösterildiği iddiasına ise ekte sunulan ekran görüntülerinde de görüleceği üzere kaldırılan şikayet başlıklarının artık görüntülenmediği, söz konusu bu başlıkların yerlerinde şikayetleri çözülen vatandaşların teşekkür mesajlarının yer aldığını, «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… n'un 5 inci maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve davacı tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiği, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları «olumsuzlukları» ve sorunları belirttikleri, bu durumun «ifade özgürlüğü» kapsamında olduğu ve «kötüleme» yoluyla «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı, toplanan delillere göre, davalıya ait «şikayetvar».com internet sitesi vatandaşların şikayetlerinin değerlendirildiği bir site olup, davalı yorumlarının yer almadığı, tüketicilerin e-mektuplarının yayınlandığı, dav …
… büyük katkı sağlayan müvekkili şirketin müşterilerinin gözündeki güvenilirliği ve ticaret hayatındaki itibarının büyük öneme sahip olduğunu, davalı şirketin ise www.«şikayetvar».com isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu alan adı üzerinden müvekkili şirket aleyhine birçok hukuka aykırı içerik, gerçek dışı itham ve hiçbir somut delile dayanmayan paylaşımlar yapıldığını, müvekkili şirketin güvenilirliğine, ekonomik itibarına ve ticaret hayatındaki saygınlığına saldırıda bulunan kişilere internet üzerinde yer sağlayan ve sahibi olduğu internet sitesi vasıtasıyla bu paylaşımların yayınlanmasına izin veren davalı şirketin bu haksız fiillere aracılık ettiğini, davalı şirketin şikayetleri yayınlarken herhangi bir somut delil aramadığı için şikayeti olduğu gibi yayınladığını, müvekkil şirkete ait internet sitesi hakkında diğer müşteriler nezdinde «olumsuz» ve telafisi zor bir intiba oluşturduğunu, davalının bu eyleme aracılık ettiğini, davalı şirketin müvekkilini açıkça ''kendisine ücret ödeyerek'' üye yapmak istediğini, müvekkili aleyhine yapılan dayanaksız ve hukuksuz suçlama ve yorumların kasti şekilde mesai saatleri dışında yayınlandığını, bu sayede müvekkili şirketin anlık olarak hakkında yapılan olumsuz ve gerçek dışı yorumlara müdahale etmesinin engellendiğini, buradaki amacın şirketi kendisine ücret mukabilinde üye yapmak olduğunu, davalı şirketin kendisine ücret ödeyen üyeleri hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce üyesine haber verdiğini, önlemini almasını istediğini, davalının müvekkili aleyhine internet üzerinden aracılık ettiği paylaşımların «haksız rekabet» oluşturduğunu, dava dışı 3 üncü kişilerin müvekkili şirket aleyhine yaptığı, müşteriler ile müvekkili şirket arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve «dürüstlük kuralına» aykırı gerçek dışı, temelsiz ve dayanaksız suçlamalar nedeniyle müvekkili şirketin çok sayıda müşterisini kaybettiğini bu nedenle davalıdan tazminat taleplerinin bulunduğunu, görüntülenen müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet oluşturan şikayet metinlerinin belli bir süre sonra şikayet edenler tarafından kaldırılmasına rağmen davaya konu internet sitesinde şikayetlerin başlıklarının gösterilmeye devam edildiğini, bu durumun davalının «kötü niyetini» herşeye rağmen devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin tecavüzüne devam ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılmasına, 20.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» saldırının yapılmaya başlandığı günden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… a bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen «ihtarnamede» "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının «ihtar» edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle «marka hakkına tecavüze» ve «haksız rekabete» neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan «şikayetlerin» yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kulla …
Davacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, davalının bu yorumların doğruluğunu araştırmadığını, «şikayetlere» cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesinc …
… ndırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan «şikayetlerin» davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın «haksız rekabet» hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve «savunma hakkı» kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin «ticari itibarını zedeleme» amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri ge …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · savunma hakkı · ihtar
Benzer bu kararda… ndırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan «şikayetlerin» davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın «haksız rekabet» hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve «savunma hakkı» kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin «ticari itibarını zedeleme» amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri ge …
… a bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen «ihtarnamede» "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının «ihtar» edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle «marka hakkına tecavüze» ve «haksız rekabete» neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan «şikayetlerin» yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kulla …
Davalının bu şekildeki eylemi, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve «ticari dürüstlüğe» uygun bir eylem olarak kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7451 E. 2024/3328 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · kötüleme · kısıtlılık · şikayet · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · ihtarname
İncelediğiniz kararda… n'un 5 inci maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve davacı tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiği, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları «olumsuzlukları» ve sorunları belirttikleri, bu durumun «ifade özgürlüğü» kapsamında olduğu ve «kötüleme» yoluyla «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı, toplanan delillere göre, davalıya ait «şikayetvar».com internet sitesi vatandaşların şikayetlerinin değerlendirildiği bir site olup, davalı yorumlarının yer almadığı, tüketicilerin e-mektuplarının yayınlandığı, dav …
… büyük katkı sağlayan müvekkili şirketin müşterilerinin gözündeki güvenilirliği ve ticaret hayatındaki itibarının büyük öneme sahip olduğunu, davalı şirketin ise www.«şikayetvar».com isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu alan adı üzerinden müvekkili şirket aleyhine birçok hukuka aykırı içerik, gerçek dışı itham ve hiçbir somut delile dayanmayan paylaşımlar yapıldığını, müvekkili şirketin güvenilirliğine, ekonomik itibarına ve ticaret hayatındaki saygınlığına saldırıda bulunan kişilere internet üzerinde yer sağlayan ve sahibi olduğu internet sitesi vasıtasıyla bu paylaşımların yayınlanmasına izin veren davalı şirketin bu haksız fiillere aracılık ettiğini, davalı şirketin şikayetleri yayınlarken herhangi bir somut delil aramadığı için şikayeti olduğu gibi yayınladığını, müvekkil şirkete ait internet sitesi hakkında diğer müşteriler nezdinde «olumsuz» ve telafisi zor bir intiba oluşturduğunu, davalının bu eyleme aracılık ettiğini, davalı şirketin müvekkilini açıkça ''kendisine ücret ödeyerek'' üye yapmak istediğini, müvekkili aleyhine yapılan dayanaksız ve hukuksuz suçlama ve yorumların kasti şekilde mesai saatleri dışında yayınlandığını, bu sayede müvekkili şirketin anlık olarak hakkında yapılan olumsuz ve gerçek dışı yorumlara müdahale etmesinin engellendiğini, buradaki amacın şirketi kendisine ücret mukabilinde üye yapmak olduğunu, davalı şirketin kendisine ücret ödeyen üyeleri hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce üyesine haber verdiğini, önlemini almasını istediğini, davalının müvekkili aleyhine internet üzerinden aracılık ettiği paylaşımların «haksız rekabet» oluşturduğunu, dava dışı 3 üncü kişilerin müvekkili şirket aleyhine yaptığı, müşteriler ile müvekkili şirket arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve «dürüstlük kuralına» aykırı gerçek dışı, temelsiz ve dayanaksız suçlamalar nedeniyle müvekkili şirketin çok sayıda müşterisini kaybettiğini bu nedenle davalıdan tazminat taleplerinin bulunduğunu, görüntülenen müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet oluşturan şikayet metinlerinin belli bir süre sonra şikayet edenler tarafından kaldırılmasına rağmen davaya konu internet sitesinde şikayetlerin başlıklarının gösterilmeye devam edildiğini, bu durumun davalının «kötü niyetini» herşeye rağmen devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin tecavüzüne devam ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılmasına, 20.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» saldırının yapılmaya başlandığı günden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… EVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, birçok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, www.«şikayetvar».com platformunun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olması olduğunu, hiçbir şekilde taraf tutmadan şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, bu tarafsızlık ve şeffaflığın müvekkilinin büyük bir teveccühe mazhar olmasını sağladığını, bir çok bakanlık ve devlet kurumlarıyla ortak çalışma içerisinde olduğunu, www.şikayetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, müvekkil şirket tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmediğini, özellikle bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile ahlaka ve adaba mugayir içeriklerin çıkartılarak yayınlandığını, bu sitenin üye olan veya olmayan şirketler tarafından düşman olarak algılanacak bir platform olarak görülmemesi gerektiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında «son» derece önemli bir işleve sahip olduğunu, bu sitenin müşteri ve son kullanıcı arasında etkin,tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, üye tarafından girilen içeriklerin gerekli kontrollerinin ardından sitede yayınlandığını, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, haklarında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini, cevap hakkının kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm şirketlere ücretsiz sağlanan bir hak olduğunu, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», firmaların talep etmesi halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerinde kendileriyle paylaşıldığını, müvekkiline ait şikayetvar.com adlı sitenin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir internet sayfası olduğunu, yayınlanan şikayetlerde müvekkili şirkete ait ifade ve içeriklerin yer almadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davanın muhatabının içeriği oluşturan şikayet sahipleri olmasından dolayı «pasif husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın firması hakkında vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetlerin mesai saatleri dışında yayınlandığı iddiasını kabul etmediklerini, şikayetlerin bazılarının mesai saatleri içinde bazılarının mesai saatleri dışında yayınlandığını, ancak bunun «sebebinin» şikayet sahiplerinin içerikleri oluşturdukları zaman dilimiyle ilişkili olduğunu, davacı tarafın ücretli üyelik iddiasını da kabul etmediklerini, davacı tarafın şikayetlere karşı cevap hakkını kullandığına dair ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduklarını, şikayet metinlerinin kaldırılmasına rağmen şikayet başlıklarının gösterildiği iddiasına ise ekte sunulan ekran görüntülerinde de görüleceği üzere kaldırılan şikayet başlıklarının artık görüntülenmediği, söz konusu bu başlıkların yerlerinde şikayetleri çözülen vatandaşların teşekkür mesajlarının yer aldığını, «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… 018/5088 K. sayılı ve 10.09.2018 tarihli emsal nitelikteki kararı ile davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, davacının «ihtarnamesinde» belirttiği «şikayetlerin», müvekkili tarafından yayından kaldırılmasının, tüketicilerin «ifade özgürlüklerinin» «kısıtlanmasına» sebebiyet vereceğini, Yargıtay kararlarından da davacının müvekkili şirkete ihtarname göndermesinin «haksız rekabetin» varlığına vücut vermediğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnamenin dava dosyasına süresinde sunulmadığını, bu delilin hükme esas alınmaması gerekirken Mahkemece yine Kanun aykırı davranılarak ihtarnamenin hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflara 2 haftalık «kesin süre» verildiğini, davacı tarafından bu süre içinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan, 22.06.2017 tarihli delil dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; bahsi geçen ihtarnamenin dosyaya sunulmamış olduğunu, kendilerine verilen süre içerisinde ihtarnameyi dosyaya sunmayan davacı tarafın, HMK madde 140/5. uyarınca ihtarname delilinden vazgeçmiş sayılacağını, 19.12.2017 tarihli duruşmada verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, Şikayetvar platformunun, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikayet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu, örnek olarak sunulan delillerin, üye olmayan, dolayısıyla da hiç bir ücret ödemedikleri halde cevap haklarını kullanmak isteyen firmaların müvekkili firmaya kolaylıkla başvurarak bu haklarını kullanabildiklerinin somut kanıtları olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve belki de rakip firma olarak nitelendirilebilecek daha pek çok firma hakkında da şikayet bulunduğunu ve üye olmayan firmaların cevap hakkının yanında şikayetin kaldırılması talebinin de bulunduğunu bu sebeplerle yapılacak «istinaf incelemesi» neticesinde kararın kaldırılarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari teamül · ticari itibarın zedelenmesi · hükmün kesinleşmesi · ticari itibar · teamül · delil tespiti · hakkaniyet · kesin süre
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
… 018/5088 K. sayılı ve 10.09.2018 tarihli emsal nitelikteki kararı ile davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, davacının «ihtarnamesinde» belirttiği «şikayetlerin», müvekkili tarafından yayından kaldırılmasının, tüketicilerin «ifade özgürlüklerinin» «kısıtlanmasına» sebebiyet vereceğini, Yargıtay kararlarından da davacının müvekkili şirkete ihtarname göndermesinin «haksız rekabetin» varlığına vücut vermediğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnamenin dava dosyasına süresinde sunulmadığını, bu delilin hükme esas alınmaması gerekirken Mahkemece yine Kanun aykırı davranılarak ihtarnamenin hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflara 2 haftalık «kesin süre» verildiğini, davacı tarafından bu süre içinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan, 22.06.2017 tarihli delil dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; bahsi geçen ihtarnamenin dosyaya sunulmamış olduğunu, kendilerine verilen süre içerisinde ihtarnameyi dosyaya sunmayan davacı tarafın, HMK madde 140/5. uyarınca ihtarname delilinden vazgeçmiş sayılacağını, 19.12.2017 tarihli duruşmada verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, Şikayetvar platformunun, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikayet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu, örnek olarak sunulan delillerin, üye olmayan, dolayısıyla da hiç bir ücret ödemedikleri halde cevap haklarını kullanmak isteyen firmaların müvekkili firmaya kolaylıkla başvurarak bu haklarını kullanabildiklerinin somut kanıtları olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve belki de rakip firma olarak nitelendirilebilecek daha pek çok firma hakkında da şikayet bulunduğunu ve üye olmayan firmaların cevap hakkının yanında şikayetin kaldırılması talebinin de bulunduğunu bu sebeplerle yapılacak «istinaf incelemesi» neticesinde kararın kaldırılarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Hukuk Dairesi'nin 2015/5144 Esas, 2015/12411 Karar ve 23.11.2015 tarihli ilamının da bu yönde bulunduğu, «haksız rekabete» dayalı olarak talep edilen ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının Dairemizce de «hakkaniyete» uygun bulunduğu ancak marka hakkına yönelik açılan davanın reddinin gerektiği bu sebeple mahkeme kararı düzeltilmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın diğer yönler aynı kalmak üzere Markaya tecavüze ilişkin davacı talebinin reddi yönünde yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.sikayetvar.com adlı internet sitesin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6592 E. 2025/4126 K.
Ortak:ifade özgürlüğü · kötüleme · kısıtlılık · şikayet · olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… n'un 5 inci maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve davacı tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiği, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları «olumsuzlukları» ve sorunları belirttikleri, bu durumun «ifade özgürlüğü» kapsamında olduğu ve «kötüleme» yoluyla «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı, toplanan delillere göre, davalıya ait «şikayetvar».com internet sitesi vatandaşların şikayetlerinin değerlendirildiği bir site olup, davalı yorumlarının yer almadığı, tüketicilerin e-mektuplarının yayınlandığı, dav …
… EVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, birçok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, www.«şikayetvar».com platformunun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olması olduğunu, hiçbir şekilde taraf tutmadan şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, bu tarafsızlık ve şeffaflığın müvekkilinin büyük bir teveccühe mazhar olmasını sağladığını, bir çok bakanlık ve devlet kurumlarıyla ortak çalışma içerisinde olduğunu, www.şikayetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, müvekkil şirket tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmediğini, özellikle bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile ahlaka ve adaba mugayir içeriklerin çıkartılarak yayınlandığını, bu sitenin üye olan veya olmayan şirketler tarafından düşman olarak algılanacak bir platform olarak görülmemesi gerektiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında «son» derece önemli bir işleve sahip olduğunu, bu sitenin müşteri ve son kullanıcı arasında etkin,tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, üye tarafından girilen içeriklerin gerekli kontrollerinin ardından sitede yayınlandığını, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, haklarında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini, cevap hakkının kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm şirketlere ücretsiz sağlanan bir hak olduğunu, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», firmaların talep etmesi halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerinde kendileriyle paylaşıldığını, müvekkiline ait şikayetvar.com adlı sitenin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir internet sayfası olduğunu, yayınlanan şikayetlerde müvekkili şirkete ait ifade ve içeriklerin yer almadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davanın muhatabının içeriği oluşturan şikayet sahipleri olmasından dolayı «pasif husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın firması hakkında vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetlerin mesai saatleri dışında yayınlandığı iddiasını kabul etmediklerini, şikayetlerin bazılarının mesai saatleri içinde bazılarının mesai saatleri dışında yayınlandığını, ancak bunun «sebebinin» şikayet sahiplerinin içerikleri oluşturdukları zaman dilimiyle ilişkili olduğunu, davacı tarafın ücretli üyelik iddiasını da kabul etmediklerini, davacı tarafın şikayetlere karşı cevap hakkını kullandığına dair ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduklarını, şikayet metinlerinin kaldırılmasına rağmen şikayet başlıklarının gösterildiği iddiasına ise ekte sunulan ekran görüntülerinde de görüleceği üzere kaldırılan şikayet başlıklarının artık görüntülenmediği, söz konusu bu başlıkların yerlerinde şikayetleri çözülen vatandaşların teşekkür mesajlarının yer aldığını, «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… büyük katkı sağlayan müvekkili şirketin müşterilerinin gözündeki güvenilirliği ve ticaret hayatındaki itibarının büyük öneme sahip olduğunu, davalı şirketin ise www.«şikayetvar».com isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu alan adı üzerinden müvekkili şirket aleyhine birçok hukuka aykırı içerik, gerçek dışı itham ve hiçbir somut delile dayanmayan paylaşımlar yapıldığını, müvekkili şirketin güvenilirliğine, ekonomik itibarına ve ticaret hayatındaki saygınlığına saldırıda bulunan kişilere internet üzerinde yer sağlayan ve sahibi olduğu internet sitesi vasıtasıyla bu paylaşımların yayınlanmasına izin veren davalı şirketin bu haksız fiillere aracılık ettiğini, davalı şirketin şikayetleri yayınlarken herhangi bir somut delil aramadığı için şikayeti olduğu gibi yayınladığını, müvekkil şirkete ait internet sitesi hakkında diğer müşteriler nezdinde «olumsuz» ve telafisi zor bir intiba oluşturduğunu, davalının bu eyleme aracılık ettiğini, davalı şirketin müvekkilini açıkça ''kendisine ücret ödeyerek'' üye yapmak istediğini, müvekkili aleyhine yapılan dayanaksız ve hukuksuz suçlama ve yorumların kasti şekilde mesai saatleri dışında yayınlandığını, bu sayede müvekkili şirketin anlık olarak hakkında yapılan olumsuz ve gerçek dışı yorumlara müdahale etmesinin engellendiğini, buradaki amacın şirketi kendisine ücret mukabilinde üye yapmak olduğunu, davalı şirketin kendisine ücret ödeyen üyeleri hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce üyesine haber verdiğini, önlemini almasını istediğini, davalının müvekkili aleyhine internet üzerinden aracılık ettiği paylaşımların «haksız rekabet» oluşturduğunu, dava dışı 3 üncü kişilerin müvekkili şirket aleyhine yaptığı, müşteriler ile müvekkili şirket arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve «dürüstlük kuralına» aykırı gerçek dışı, temelsiz ve dayanaksız suçlamalar nedeniyle müvekkili şirketin çok sayıda müşterisini kaybettiğini bu nedenle davalıdan tazminat taleplerinin bulunduğunu, görüntülenen müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet oluşturan şikayet metinlerinin belli bir süre sonra şikayet edenler tarafından kaldırılmasına rağmen davaya konu internet sitesinde şikayetlerin başlıklarının gösterilmeye devam edildiğini, bu durumun davalının «kötü niyetini» herşeye rağmen devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin tecavüzüne devam ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılmasına, 20.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» saldırının yapılmaya başlandığı günden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." isimli internet sitesinin, içerik üreticisi olmayıp yer sağlayıcı konumunda olduğunu, şirketler hakkında «şikayet» yazan değil, tüketiciler tarafından yazılan şikayetleri barındıran bir site olduğunu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un (5651 sayılı Kanun) 5. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını, davacı tarafın «marka hakkına tecavüz» iddialarının daha önce de bazı şirketler tarafından dava konusu edildiğini ancak benzer nitelikte açılan diğer tüm davalarda ve Yargıtay kararlarında bu kullanımın "dürüst kullanım ilkesi" (fair use) çerçevesinde gerçekleştiği ve ticari maksatlı kullanım olmadığından izne gerek bulunmadığının hüküm altına alındığını, marka hakkına tecavüzün söz konusu olabilmesi için «üçüncü kişiler» tarafından marka sahibi adına tescilli markanın markasal anlamda kullanılıyor olması gerektiğini, davalı tarafın dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(SMK) kapsamında markasal kullanım olmayacağını ve bu sebeple marka hakkına tecavüz unsurlarının oluşmadığını, www.....com adlı internet sitesinde tüketiciler tarafından oluşturulan içeriğin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığını, sistem gereği rastgele şikâyet oluşturmanın engellenmiş olduğunu, bu haliyle «haksız rekabet» hallerinin de mevcut olmadığını, davacı tarafın kendilerine ait marka hakkında yazılan şikayetlerin yayınlandığı sayfalarda rakip şirketlerin reklamlarının yayınla …
… li markasını izinsiz kullandığını, markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığını bunu yaparken, yorumların doğruluğunu araştırmadığını, «şikayetlere» cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiğini, davacının cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin ve müvekkili hakkında şikayetlerin yazıldığı sayfadaki reklamların «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerine, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesi …
… sas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıya ait www.....com adlı internet sitesinin, tüketicilerin almış oldukları mal veya hizmetler ile ilgili olumlu veya «olumsuz» fikirlerini ifade ettikleri bir platform olduğu ve bu platform üzerinde tüketicilerin çeşitli markalı mal veya hizmetler hakkında marka ve şirket de belirtilmek suretiyle beyanlarda bulundukları, tüketicilerin marka veya şirket adı zikretmek suretiyle düşüncelerini açıklamalarının markasal kullanım olarak nitelendirilemeyeceği zira bu durumun Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınmış olan "düşünce «ifade özgürlüğü»" hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı yanın ihtilaf konusu içerikler bakımından içerik sağlayıcı değil yer sağlayıcı olduğu ve bu nedenle «şikayetlerin» doğruluğunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığından içerikten doğrudan sorumlu olmadığı, yer sağlayıcı olan davalının itiraz üzerine bazı şikayetleri kaldırdığı, …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · üçüncü kişi
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." isimli internet sitesinin, içerik üreticisi olmayıp yer sağlayıcı konumunda olduğunu, şirketler hakkında «şikayet» yazan değil, tüketiciler tarafından yazılan şikayetleri barındıran bir site olduğunu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un (5651 sayılı Kanun) 5. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını, davacı tarafın «marka hakkına tecavüz» iddialarının daha önce de bazı şirketler tarafından dava konusu edildiğini ancak benzer nitelikte açılan diğer tüm davalarda ve Yargıtay kararlarında bu kullanımın "dürüst kullanım ilkesi" (fair use) çerçevesinde gerçekleştiği ve ticari maksatlı kullanım olmadığından izne gerek bulunmadığının hüküm altına alındığını, marka hakkına tecavüzün söz konusu olabilmesi için «üçüncü kişiler» tarafından marka sahibi adına tescilli markanın markasal anlamda kullanılıyor olması gerektiğini, davalı tarafın dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(SMK) kapsamında markasal kullanım olmayacağını ve bu sebeple marka hakkına tecavüz unsurlarının oluşmadığını, www.....com adlı internet sitesinde tüketiciler tarafından oluşturulan içeriğin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığını, sistem gereği rastgele şikâyet oluşturmanın engellenmiş olduğunu, bu haliyle «haksız rekabet» hallerinin de mevcut olmadığını, davacı tarafın kendilerine ait marka hakkında yazılan şikayetlerin yayınlandığı sayfalarda rakip şirketlerin reklamlarının yayınla …
Davalının bu şekildeki eylemi, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve «ticari dürüstlüğe» uygun bir eylem olarak kabulü mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1013 E. , 2023/4109 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/293 Esas, 2021/2018 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/99 E., 2020/243 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin www.dermoeczanem.com alan adı altında internet üzerinden satış yaptığını, internet üzerinden satış yapan ve çalıştırdığı işçi potansiyeliyle çevre halkı ve ülke ekonomisinde büyük katkı sağlayan müvekkili şirketin müşterilerinin gözündeki güvenilirliği ve ticaret hayatındaki itibarının büyük öneme sahip olduğunu, davalı şirketin ise www.şikayetvar.com isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu alan adı üzerinden müvekkili şirket aleyhine birçok hukuka aykırı içerik, gerçek dışı itham ve hiçbir somut delile dayanmayan paylaşımlar yapıldığını, müvekkili şirketin güvenilirliğine, ekonomik itibarına ve ticaret hayatındaki saygınlığına saldırıda bulunan kişilere internet üzerinde yer sağlayan ve sahibi olduğu internet sitesi vasıtasıyla bu paylaşımların yayınlanmasına izin veren davalı şirketin bu haksız fiillere aracılık ettiğini, davalı şirketin şikayetleri yayınlarken herhangi bir somut delil aramadığı için şikayeti olduğu gibi yayınladığını, müvekkil şirkete ait internet sitesi hakkında diğer müşteriler nezdinde olumsuz ve telafisi zor bir intiba oluşturduğunu, davalının bu eyleme aracılık ettiğini, davalı şirketin müvekkilini açıkça ''kendisine ücret ödeyerek'' üye yapmak istediğini, müvekkili aleyhine yapılan dayanaksız ve hukuksuz suçlama ve yorumların kasti şekilde mesai saatleri dışında yayınlandığını, bu sayede müvekkili şirketin anlık olarak hakkında yapılan olumsuz ve gerçek dışı yorumlara müdahale etmesinin engellendiğini, buradaki amacın şirketi kendisine ücret mukabilinde üye yapmak olduğunu, davalı şirketin kendisine ücret ödeyen üyeleri hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce üyesine haber verdiğini, önlemini almasını istediğini, davalının müvekkili aleyhine internet üzerinden aracılık ettiği paylaşımların haksız rekabet oluşturduğunu, dava dışı 3 üncü kişilerin müvekkili şirket aleyhine yaptığı, müşteriler ile müvekkili şirket arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı gerçek dışı, temelsiz ve dayanaksız suçlamalar nedeniyle müvekkili şirketin çok sayıda müşterisini kaybettiğini bu nedenle davalıdan tazminat taleplerinin bulunduğunu, görüntülenen müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet oluşturan şikayet metinlerinin belli bir süre sonra şikayet edenler tarafından kaldırılmasına rağmen davaya konu internet sitesinde şikayetlerin başlıklarının gösterilmeye devam edildiğini, bu durumun davalının kötü niyetini herşeye rağmen devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin tecavüzüne devam ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılmasına, 20.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın saldırının yapılmaya başlandığı günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, birçok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, www.şikayetvar.com platformunun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olması olduğunu, hiçbir şekilde taraf tutmadan şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, bu tarafsızlık ve şeffaflığın müvekkilinin büyük bir teveccühe mazhar olmasını sağladığını, bir çok bakanlık ve devlet kurumlarıyla ortak çalışma içerisinde olduğunu, www.şikayetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, müvekkil şirket tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmediğini, özellikle bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile ahlaka ve adaba mugayir içeriklerin çıkartılarak yayınlandığını, bu sitenin üye olan veya olmayan şirketler tarafından düşman olarak algılanacak bir platform olarak görülmemesi gerektiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında son derece önemli bir işleve sahip olduğunu, bu sitenin müşteri ve son kullanıcı arasında etkin,tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, üye tarafından girilen içeriklerin gerekli kontrollerinin ardından sitede yayınlandığını, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, haklarında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini, cevap hakkının kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm şirketlere ücretsiz sağlanan bir hak olduğunu, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, firmaların talep etmesi halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerinde kendileriyle paylaşıldığını, müvekkiline ait şikayetvar.com adlı sitenin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir internet sayfası olduğunu, yayınlanan şikayetlerde müvekkili şirkete ait ifade ve içeriklerin yer almadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davanın muhatabının içeriği oluşturan şikayet sahipleri olmasından dolayı pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın firması hakkında vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetlerin mesai saatleri dışında yayınlandığı iddiasını kabul etmediklerini, şikayetlerin bazılarının mesai saatleri içinde bazılarının mesai saatleri dışında yayınlandığını, ancak bunun sebebinin şikayet sahiplerinin içerikleri oluşturdukları zaman dilimiyle ilişkili olduğunu, davacı tarafın ücretli üyelik iddiasını da kabul etmediklerini, davacı tarafın şikayetlere karşı cevap hakkını kullandığına dair ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduklarını, şikayet metinlerinin kaldırılmasına rağmen şikayet başlıklarının gösterildiği iddiasına ise ekte sunulan ekran görüntülerinde de görüleceği üzere kaldırılan şikayet başlıklarının artık görüntülenmediği, söz konusu bu başlıkların yerlerinde şikayetleri çözülen vatandaşların teşekkür mesajlarının yer aldığını, marka hakkına tecavüzün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin “www.sikayetvar.com” adlı internet sitesinin yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcılarının internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak davalının 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiği, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirttikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı, toplanan delillere göre, davalıya ait şikayetvar.com internet sitesi vatandaşların şikayetlerinin değerlendirildiği bir site olup, davalı yorumlarının yer almadığı, tüketicilerin e-mektuplarının yayınlandığı, davacının, davalının haksız rekabet yarattığını ve kötü niyetli olduğunu ispat edemediği, "www.sikayetvar.com" web sitesinin online bir platform olarak faaliyet göstermesi nedeniyle tüketicilerin/kullanıcıların şikayet ve görüşlerini ifade edebilmek için firma isimlerini ve ürünlerin markalarını kullanmalarının bir zorunluluk arz ettiği, bu nedenle kullanımın mal ve hizmetlerin ayırt edilmesi fonksiyon ve amacına yönelik ticari bir kullanım olmadığı, dava dosyasında davacının cevap hakkının kullandırılmadığının ve davacıdan bunun için bir ücret talep edildiğinin somut bir delille ispatlanamadığı, davalının yer sağlayıcı konumunda olması nedeniyle dava konusu taleplerden sorumluluğunun bulunmadığı, şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkının Anayasal bir hak olduğu, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği dikkate alındığında, davalı tarafça "www.şikayetvar.com" sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun da aynı sonuçlara ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait internet sitesinde paylaşılan şikayetlerin, anayasal hakkın sınırlarını aştığını ve müvekkili şirketin tüzel kişilik haklarını ve mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, davalı tarafın şikayetleri paylaşan kişilerin yaptıkları şikayetlerin doğruluğunu ve gerçekliğini tespit etmeden ve denetlemeden yayınladığını, bu durumun, müvekkili şirketi haksız ithamlara ve iftiralara maruz bırakıp markasına telafisi imkansız zararlar verdiğini, davalının cevap hakkını kullandırmak için müvekkilinden ücret talep etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları mail yazışmalarıyla, bu hususu ispat etmelerine rağmen haksız rekabetin ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, nitekim bilirkişi raporunun teknik incelemeler kısmındaki tespitlerin de bu hususu doğruladığını, davanın sübuta erdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( 6102 sayılı Kanun) Haksız Rekabete ilişkin 54 üncü v.d maddeleri, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933671000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz