İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8414 E. 2023/2361 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümüş nitrat testi↗ 805 sayılı kanun↗ çarter parti↗ tahkim itirazı↗ navlun sözleşmesi↗ tahkim şartı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ konişmento↗ konşimento↗ sigorta tahkimi↗ halefiyet↗ donatan↗ aktif husumet ehliyeti↗ ihtisas mahkemesi↗ navlun↗ tahkim↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ riziko↗ acentelik↗ hamil↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ iflas↗ ihtarname↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ dahili dava↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI :2020/212 E., 2021/121 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin deniz yük sigorta poliçesi ile Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş. tarafından İspanya'da kurulu Aceros Jose Agustin Ormazabal SA firmasına satılan galvanizli rulo cinsi yükü nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, yükün alıcısına teslimi amacıyla Aliağa İzmir'den teslim yeri Bilboa İspanya'ya deniz yolu ile taşınmasının davalının donatanı olduğu M/V Polarnet gemisi aracılığıyla gerçekleştirildiğini, gemi kaptanı adına acentesi Mertaş Turizm Denizcilik İşletmeciliği Nakliyat ve Tic. A.Ş. tarafından konişmentonun düzenlendiğini, sigorta konusu yükün taşıma sonrası alıcısına teslim edildiğinde tahliye sırasında yapılan kontrollerde taşınan 172 bobin galvanizli rulodan bir kısmının paslanmış olduğunun ve hasarlandığının tespit edildiğini, tahliye gözetim raporunda bobinlerin gümüş nitrat testine tabi tutulduğunu ve gümüş nitrat testinin pozitif çıktığını, sözkonusu hasar nedeniyle müvekkilinin sigortalısına 45.346,82 euro sigorta ödemesinde bulunduğunu, hasarın tazmini için müvekkilinin gönderdiği ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle davalıya yönelik icra takibinin ikame edildiğini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın tahkim ile çözüme kavuşturulmasının gerektiğini, konişmentoda imzası olmayan sigortacının tahkim şartına taraf olmasının halefiyet prensibi gereği olduğunu, davacı ... şirketinin alıcı Aceros Jose Agustin Ormazabal SA'ya ödeme yaptığını, dosyaya sunulan ödeme belgesi ile temliknamenin uyuşmadığını, davacının veya sigortalısının süresi içerisinde hasar ihbarında bulunmadıklarını, hasarın müvekkiline ait gemiden kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafça dosyaya tek taraflı ekspertiz raporunun sunulduğunu, rapor doğrultusunda yapılan hesaplamanın kabülünün mümkün olmadığını, konişmentoya konu 172 adet yükün yüklenmek üzere limanda açıkta bekletildiği esnada hasara uğramış olmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurundan veya ihmalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, raporda geminin ambarlarının içine gümüş nitrat testinin uygulandığı halde herhangi bir klorürün tespit edilemediğinin belirtildiğini, tank tavanlarının da kuru olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yükleme öncesi gemisini yüke ve denize elverişli bir şekilde hazır ettiğini, müvekkilinin yüklerin hasarlı olmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin yurt dışına CIF (Cost, Insurence And Freight) teslim şekliyle satışını yaptığı malların davalı tarafından 16.11.2018 tarihli konişimento tahtında gemiyle taşındığı, davacının yükün nakliye sigortacısı olduğu, sigorta poliçesinin alıcı lehine düzenlendiği, taşıma gerçekleştikten sonra yükün bir kısmının hasarlandığının tespit edildiği, hasar nedeniyle davacının gönderilene yaptığı ödeme tutarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğu, konşimentonun ön yüzünde "Çarter Parti ile birlikte kullanılmak üzere" kaydının yer aldığı, konşimentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının birinci maddesinde de çarter partinin uygulanacak hukuk ve tahkim klozları dahil tüm hüküm ve koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği, atıf yapılan çarter partinin 42 nci maddesinde de taşımadan kaynaklanan ihtilafların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceğinin kabul edildiği, yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, bu durumda konişmentodaki tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı açısından geçerli hale geldiği, halefiyet hükümlerine göre de davacı ... şirketini bağladığı, bu nedenle davalı vekilinin tahkim itirazının kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefi olunan sigortalının çarter parti sözleşmesinin tarafı olmayan alıcı sıfatına haiz kişi olduğunu, navlun sözleşmesi hükümlerinin alıcıya ve dolayısıyla davacıya uygulanamayacağını, sigortalının tahkim şartından haberdar olmadığını, konşimento hamili olan sigortalıya çarter partinin bir nüshasının ibraz edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesine göre Tahkim şartının geçerli olmadığını, konşimentoda sigortalının cirosunun bulunmasının tahkim klozunun sigortalı tarafından geçerli hale geldiğini göstermeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesinin üçüncü fıkrasını da bu yönde olduğunu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sözleşmenin geçersiz olduğunu ayrıca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması gereğine değinerek savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çarter partiye konu yükün Aliağa/İzmir’den gemi ile İspanya’ya taşındığı, olayda yabancılık unsurunun bulunduğu, dosya kapsamı ile tarafların beyanlarından yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, konişmentodaki tahkim klozu gönderilen ve onun halefi olan davacı ... için de bağlayıcı olduğu, bu durumda konişmentodaki tahkim klozuna göre uyuşmazlığın Londra'da tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 16.11.2018 tarihli konşimento tahtında davalı tarafından taşınan ve davacının halefi olduğu alıcıya teslim edilen mallarda oluşan hasara ilişkin açılan itirazın iptali davasında, çarter parti hükümlerine göre tahkim klozunun uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 6102 sayılı Kanun'un 1228 ve 1237 nci maddeleri
3. Değerlendirme
805 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre Türkiye Cumhuriyet taabiyetindeki şirket ve müesseseler ülke içindeki her türlü sözleşmeleri, hesap ve defterlerini Türkçe olarak düzenlemek zorundadır. Aynı Kanun'un dördüncü maddesinde bu zorunluluğa uyulmaksızın düzenlenen sözleşmeler yönünden evrak ve vesaikin şirket lehine nazarı itibara alınmayacağı ifade edilmiştir. Dairemiz uygulamalarında "tahkim şartı" da bu kabil hükümler arasında kabul edilmektedir.
Somut olayda Türk olan taraflar arasındaki tahkim şartını içeren çarter parti sözleşmesi yabancı dilde düzenlenmiş olmakla mahkemece tahkim şartının geçerli olup olmadığı değerlendirilip tahkim itirazının buna göre karara bağlanması gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8794 E. 2017/6687 K.
Ortak:çarter parti · tahkim şartı · konişmento · tahkim · hamil · usulden reddi · ibraz · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın «tahkim» ile çözüme kavuşturulmasının gerektiğini, «konişmentoda» imzası olmayan «sigortacının tahkim şartına» taraf olmasının «halefiyet» prensibi gereği olduğunu, davacı ... şirketinin alıcı Aceros Jose Agustin Ormazabal SA'ya ödeme yaptığını, dosyaya sunulan ödeme belgesi ile «temliknamenin» uyuşmadığını, davacının veya sigortalısının süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunmadıklarını, hasarın müvekkiline ait gemiden kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafça dosyaya tek taraflı ekspertiz raporunun sunulduğunu, rapor doğrultusunda yapılan hesaplamanın kabülünün mümkün olmadığını, konişmentoya konu 172 adet yükün yüklenmek üzere limanda açıkta bekletildiği esnada hasara uğramış olmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurundan veya ihmalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, raporda geminin ambarlarının içine «gümüş nitrat testinin» uygulandığı halde herhangi bir klorürün tespit edilemediğinin belirtildiğini, tank tavanlarının da kuru olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yükleme öncesi gemisini yüke ve denize elverişli bir şekilde hazır ettiğini, müvekkilinin yüklerin hasarlı olmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek «tahkim itirazının» kabulü ile davanın «usulden reddine», davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin yurt dışına CIF (Cost, Insurence And Freight) «teslim» şekliyle satışını yaptığı malların davalı tarafından 16.11.2018 tarihli konişimento tahtında gemiyle taşındığı, davacının yükün nakliye sigortacısı olduğu, «sigorta poliçesinin» alıcı lehine düzenlendiği, taşıma gerçekleştikten sonra yükün bir kısmının hasarlandığının tespit edildiği, «hasar» nedeniyle davacının gönderilene yaptığı ödeme tutarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğu, «konşimentonun» ön yüzünde "Çarter Parti ile birlikte kullanılmak üzere" «kaydının» yer aldığı, konşimentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının birinci maddesinde de «çarter partinin» uygulanacak hukuk ve «tahkim» klozları «dahil» tüm hüküm ve koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği, atıf yapılan çarter partinin 42 nci maddesinde de taşımadan kaynaklanan ihtilafların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceğinin kabul edildiği, yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, bu durumda «konişmentodaki» tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı açısından geçerli hale geldiği, «halefiyet» hükümlerine göre de davacı ... şirketini bağladığı, bu nedenle davalı vekilinin «tahkim itirazının» kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefi olunan sigortalının «çarter parti» sözleşmesinin tarafı olmayan alıcı sıfatına haiz kişi olduğunu, «navlun sözleşmesi» hükümlerinin alıcıya ve dolayısıyla davacıya uygulanamayacağını, «sigortalının tahkim» şartından haberdar olmadığını, «konşimento» «hamili» olan sigortalıya çarter partinin bir nüshasının «ibraz» edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesine göre Tahkim şartının geçerli olmadığını, konşimentoda sigortalının cirosunun bulunmasının tahkim klozunun sigortalı tarafından geçerli hale geldiğini göstermeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesinin üçüncü fıkrasını da bu yönde olduğunu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ayrıca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması gereğine değinerek savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBununla birlikte, şayet «konişmentoda» yolculuk çarter sözleşmesine atıf bulunuyorsa, «çarter parti» sözleşmesi hükümlerinin yeni «hamile» ileri sürülebilmesi için, tek başına söz konusu atıf yeterli olmayıp, aynı zamanda konişmento devredilirken çarter parti suretinin de yeni hamile «ibraz» edilmiş olması gerekir.
Somut olayda, davalı taraf her ne kadar ... ... sözleşmesindeki «tahkim şartına» dayanmış ise de, davacı taraf kendisine sadece «konişmentonun» bir suretinin verildiğini, ... ... sözleşmesinin bir suretinin verilmediğini savunmuş, buna karşın davalı taraf ise ikinci cevap dilekçesinde, konişmentoda ... ... atıf bulunması nedeniyle davacı tarafın ... ... sözleşmesi hükümlerinden sorumlu olduğunu ileri sürmüş, buna karşılık, ... ... konişmentoyla birlikte taşınan malların gönderileni olan davacıya çartep parti sözleşmesinin de verildiğini iddia ve ispat edememiştir. ... parti hükümlerinin konişmento «hamili» davacı gönderilene uygulanması için, konişmentoda çarter partiye atıf (gönderme) yapılmasının yeterli görülmediğine ilişkin 6102 s.
TTK'nın 1237/3 maddesindeki açık düzenlemeye rağmen, «çarter parti» hükümleri içerisinde yer alan «tahkim şartına» ilişkin hüküm davacıyı bağlamayacağı halde, «görev itirazının» reddi ile işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, mahkemece, tek başına «konişmentodaki» atıf yeterli görülerek, çarter parti sözleşmesindeki tahkim şartının davacıyı bağlayacağı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; TTK’nın 1237/1'inci maddesi uyarınca, «taşıyan» ile gönderilen arasındaki hukuki münasebetlerde «konişmentonun» esas alındığı, 28/10/2014 tarihli konişmentoda “... ile birlikte kullanılacağı”nın belirtildiği, 16/10/2014 tarihli çarterpartide taraflar arasındaki uyuşmazlığın «tahkimde» görülmesi gerektiğine yönelik düzenleme bulunduğu, malın alıcısı konumunda olan davacının bu düzenleme ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Maddesi uyarınca, «taşıyan» ile «konişmento» «hamili» arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento hükümleri esas alınır.
TTK'nın 1237/3 maddesindeki açık düzenlemeye rağmen, «çarter parti» hükümleri içerisinde yer alan «tahkim şartına» ilişkin hüküm davacıyı bağlamayacağı halde, «görev itirazının» reddi ile işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, mahkemece, tek başına «konişmentodaki» atıf yeterli görülerek, çarter parti sözleşmesindeki tahkim şartının davacıyı bağlayacağı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1662 E. 2017/4494 K.
Ortak:çarter parti · tahkim itirazı · navlun sözleşmesi · tahkim şartı · konişmento · konşimento · navlun · tahkim · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin yurt dışına CIF (Cost, Insurence And Freight) «teslim» şekliyle satışını yaptığı malların davalı tarafından 16.11.2018 tarihli konişimento tahtında gemiyle taşındığı, davacının yükün nakliye sigortacısı olduğu, «sigorta poliçesinin» alıcı lehine düzenlendiği, taşıma gerçekleştikten sonra yükün bir kısmının hasarlandığının tespit edildiği, «hasar» nedeniyle davacının gönderilene yaptığı ödeme tutarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğu, «konşimentonun» ön yüzünde "Çarter Parti ile birlikte kullanılmak üzere" «kaydının» yer aldığı, konşimentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının birinci maddesinde de «çarter partinin» uygulanacak hukuk ve «tahkim» klozları «dahil» tüm hüküm ve koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği, atıf yapılan çarter partinin 42 nci maddesinde de taşımadan kaynaklanan ihtilafların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceğinin kabul edildiği, yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, bu durumda «konişmentodaki» tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı açısından geçerli hale geldiği, «halefiyet» hükümlerine göre de davacı ... şirketini bağladığı, bu nedenle davalı vekilinin «tahkim itirazının» kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefi olunan sigortalının «çarter parti» sözleşmesinin tarafı olmayan alıcı sıfatına haiz kişi olduğunu, «navlun sözleşmesi» hükümlerinin alıcıya ve dolayısıyla davacıya uygulanamayacağını, «sigortalının tahkim» şartından haberdar olmadığını, «konşimento» «hamili» olan sigortalıya çarter partinin bir nüshasının «ibraz» edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesine göre Tahkim şartının geçerli olmadığını, konşimentoda sigortalının cirosunun bulunmasının tahkim klozunun sigortalı tarafından geçerli hale geldiğini göstermeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesinin üçüncü fıkrasını da bu yönde olduğunu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ayrıca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması gereğine değinerek savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın «tahkim» ile çözüme kavuşturulmasının gerektiğini, «konişmentoda» imzası olmayan «sigortacının tahkim şartına» taraf olmasının «halefiyet» prensibi gereği olduğunu, davacı ... şirketinin alıcı Aceros Jose Agustin Ormazabal SA'ya ödeme yaptığını, dosyaya sunulan ödeme belgesi ile «temliknamenin» uyuşmadığını, davacının veya sigortalısının süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunmadıklarını, hasarın müvekkiline ait gemiden kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafça dosyaya tek taraflı ekspertiz raporunun sunulduğunu, rapor doğrultusunda yapılan hesaplamanın kabülünün mümkün olmadığını, konişmentoya konu 172 adet yükün yüklenmek üzere limanda açıkta bekletildiği esnada hasara uğramış olmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurundan veya ihmalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, raporda geminin ambarlarının içine «gümüş nitrat testinin» uygulandığı halde herhangi bir klorürün tespit edilemediğinin belirtildiğini, tank tavanlarının da kuru olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yükleme öncesi gemisini yüke ve denize elverişli bir şekilde hazır ettiğini, müvekkilinin yüklerin hasarlı olmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek «tahkim itirazının» kabulü ile davanın «usulden reddine», davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, emtianın taşındığı yükü ilişkin «konşimentoda» çarter partiye atıf yapıldığı, «çarter partinin» 15. maddesinde de «tahkim şartının» düzenlendiği, davacı her ne kadar çarter partinin kendilerine tebliği edilmediğini iddia etmiş ise de konşimentoda çarter partiye atıf yapıldığından tebliğin şart olmadığı gerekçesiyle, davalının tahkim şartı itirazının kabulü ile, mahkemenin «görevlizliğine», dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut 21/03/2014 tarihli «konişmentoda» 08/03/2011 tarihli «çarter parti» uyarınca düzenlendiği ve çarter parti ile kullanılacağı belirtilmiş, çarter partinin 15. maddesinde de “Genel avarya ve «tahkim» Londra'da yer alacaktır.
Mahkemece, davalı tarafından yargılama sırasında yapılan «tahkim itirazı» kabul edilerek yazılı olduğu şekilde dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · rücuan tazminat · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, emtianın taşındığı yükü ilişkin «konşimentoda» çarter partiye atıf yapıldığı, «çarter partinin» 15. maddesinde de «tahkim şartının» düzenlendiği, davacı her ne kadar çarter partinin kendilerine tebliği edilmediğini iddia etmiş ise de konşimentoda çarter partiye atıf yapıldığından tebliğin şart olmadığı gerekçesiyle, davalının tahkim şartı itirazının kabulü ile, mahkemenin «görevlizliğine», dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, uluslararası deniz yolu taşımasından kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Taşıyan ile «taşıtan» arasındaki hukuki ilişkiler «navlun sözleşmesinin» hükümlerine bağlı kalır.
Bu itibarla, mahkemece dava konusu taşıma tarihi itibari ile yürürlükte bulunan TTK’nın 1237. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5125 E. 2022/6217 K.
Ortak:çarter parti · navlun sözleşmesi · tahkim şartı · konişmento · konşimento · halefiyet · navlun · tahkim
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin yurt dışına CIF (Cost, Insurence And Freight) «teslim» şekliyle satışını yaptığı malların davalı tarafından 16.11.2018 tarihli konişimento tahtında gemiyle taşındığı, davacının yükün nakliye sigortacısı olduğu, «sigorta poliçesinin» alıcı lehine düzenlendiği, taşıma gerçekleştikten sonra yükün bir kısmının hasarlandığının tespit edildiği, «hasar» nedeniyle davacının gönderilene yaptığı ödeme tutarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğu, «konşimentonun» ön yüzünde "Çarter Parti ile birlikte kullanılmak üzere" «kaydının» yer aldığı, konşimentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının birinci maddesinde de «çarter partinin» uygulanacak hukuk ve «tahkim» klozları «dahil» tüm hüküm ve koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği, atıf yapılan çarter partinin 42 nci maddesinde de taşımadan kaynaklanan ihtilafların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceğinin kabul edildiği, yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, bu durumda «konişmentodaki» tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı açısından geçerli hale geldiği, «halefiyet» hükümlerine göre de davacı ... şirketini bağladığı, bu nedenle davalı vekilinin «tahkim itirazının» kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefi olunan sigortalının «çarter parti» sözleşmesinin tarafı olmayan alıcı sıfatına haiz kişi olduğunu, «navlun sözleşmesi» hükümlerinin alıcıya ve dolayısıyla davacıya uygulanamayacağını, «sigortalının tahkim» şartından haberdar olmadığını, «konşimento» «hamili» olan sigortalıya çarter partinin bir nüshasının «ibraz» edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesine göre Tahkim şartının geçerli olmadığını, konşimentoda sigortalının cirosunun bulunmasının tahkim klozunun sigortalı tarafından geçerli hale geldiğini göstermeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesinin üçüncü fıkrasını da bu yönde olduğunu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ayrıca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması gereğine değinerek savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın «tahkim» ile çözüme kavuşturulmasının gerektiğini, «konişmentoda» imzası olmayan «sigortacının tahkim şartına» taraf olmasının «halefiyet» prensibi gereği olduğunu, davacı ... şirketinin alıcı Aceros Jose Agustin Ormazabal SA'ya ödeme yaptığını, dosyaya sunulan ödeme belgesi ile «temliknamenin» uyuşmadığını, davacının veya sigortalısının süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunmadıklarını, hasarın müvekkiline ait gemiden kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafça dosyaya tek taraflı ekspertiz raporunun sunulduğunu, rapor doğrultusunda yapılan hesaplamanın kabülünün mümkün olmadığını, konişmentoya konu 172 adet yükün yüklenmek üzere limanda açıkta bekletildiği esnada hasara uğramış olmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurundan veya ihmalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, raporda geminin ambarlarının içine «gümüş nitrat testinin» uygulandığı halde herhangi bir klorürün tespit edilemediğinin belirtildiğini, tank tavanlarının da kuru olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yükleme öncesi gemisini yüke ve denize elverişli bir şekilde hazır ettiğini, müvekkilinin yüklerin hasarlı olmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek «tahkim itirazının» kabulü ile davanın «usulden reddine», davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaNitekim TTK’nın 1237. maddesinde, «taşıyan» ile «konişmento» «hamili» arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, taşıyan ile «taşıtan» arasındaki hukuki ilişkilerin ise «navlun sözleşmesinin» hükümlerine bağlı olduğu ve konişmentoda, yolculuk çarteri sözleşmesine gönderme varsa, konişmento devredilirken «çarter partinin» bir suretinin de yeni hamile «ibraz» edilmesi gerektiği, bu takdirde çarter partide yer alan hükümlerin, nitelikleri elverdiği ölçüde konişmento hamiline karşı da ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.
Davacı sigorta şirketi davasını «konişmentoya» dayandırmış olup, sigortalı, taşınan malları «teslim» aldığına göre, konişmentoda yer alan «tahkim şartı» böylece gönderileni bağlayacağı gibi, TTK’nun 1472'nci maddesindeki «halefiyet ilkesi» uyarınca davacı sigorta şirketini de bağlar.
Konşimento «hamili» bu «tahkim şartı» ile kendisini bağlı gördüğü takdirde, artık «taşıyanın» bizzat tanzim ettiği «çarter parti» ve «konşimento» hükümlerinde yer alan tahkim şartının «geçersizliğini» iddia etmesi «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkim sözleşmesi · halefiyet ilkesi · hakem kararının iptali · dürüstlük kuralına aykırılık · taşıtan · hakem kararı · ciro · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «hakem kararının iptali» istemine ilişkindir.
Zira her ne kadar taraflar Türk tabiiyetinde ise de, yukarıda taraflar için bağlayıcı olduğu kabul edilen Konişmento arkasında “Türkçe” ifadelerle «tahkim sözleşmesinin» varlığı karşısında, atıf yapılan “Çarter Parti” sözleşmesinde aynı ifadelerin “İngilizce” olarak yer almasının sonuca etkisinin olmadığının kabulü ile «hakem» heyeti tarafından işin esasına girilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirmeyle buna dair iptal davasının reddine karar verlmesi doğru olmam …
Davacı, denizyolu ile davalıların sorumluluğunda taşınmakta olan emtianın hasarlanması üzerine dava dışı sigotalıya ödenen «hasar» bedelinin tahsili amacıyla «tahkim» yoluna başvurmuş olup, Tahkim Heyetince 4686 sayılı Milletlerası Tahkim Kanunu madde 4/2 anlamında geçerli bir tahkim anlaşması bulunmadığı, dolayısıyla «hakem» heyetinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olmadığı yönünde oyçokluğu ile karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1228. maddesi gereği «konişmento», bir «taşıma sözleşmesinin» yapıldığını ispatlayan, eşyanın «taşıyan» tarafından «teslim» alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun «ibrazı» karşılığında teslimle yükümlü olduğu senet olup, konişmentonun hukuki ilişkiyi ispat işlevi bulunmaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1463 E. 2024/3733 K.
Ortak:çarter parti · tahkim itirazı · navlun sözleşmesi · tahkim şartı · konişmento · konşimento · halefiyet · navlun
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin yurt dışına CIF (Cost, Insurence And Freight) «teslim» şekliyle satışını yaptığı malların davalı tarafından 16.11.2018 tarihli konişimento tahtında gemiyle taşındığı, davacının yükün nakliye sigortacısı olduğu, «sigorta poliçesinin» alıcı lehine düzenlendiği, taşıma gerçekleştikten sonra yükün bir kısmının hasarlandığının tespit edildiği, «hasar» nedeniyle davacının gönderilene yaptığı ödeme tutarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğu, «konşimentonun» ön yüzünde "Çarter Parti ile birlikte kullanılmak üzere" «kaydının» yer aldığı, konşimentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının birinci maddesinde de «çarter partinin» uygulanacak hukuk ve «tahkim» klozları «dahil» tüm hüküm ve koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği, atıf yapılan çarter partinin 42 nci maddesinde de taşımadan kaynaklanan ihtilafların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceğinin kabul edildiği, yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, bu durumda «konişmentodaki» tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı açısından geçerli hale geldiği, «halefiyet» hükümlerine göre de davacı ... şirketini bağladığı, bu nedenle davalı vekilinin «tahkim itirazının» kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın «tahkim» ile çözüme kavuşturulmasının gerektiğini, «konişmentoda» imzası olmayan «sigortacının tahkim şartına» taraf olmasının «halefiyet» prensibi gereği olduğunu, davacı ... şirketinin alıcı Aceros Jose Agustin Ormazabal SA'ya ödeme yaptığını, dosyaya sunulan ödeme belgesi ile «temliknamenin» uyuşmadığını, davacının veya sigortalısının süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunmadıklarını, hasarın müvekkiline ait gemiden kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafça dosyaya tek taraflı ekspertiz raporunun sunulduğunu, rapor doğrultusunda yapılan hesaplamanın kabülünün mümkün olmadığını, konişmentoya konu 172 adet yükün yüklenmek üzere limanda açıkta bekletildiği esnada hasara uğramış olmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurundan veya ihmalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, raporda geminin ambarlarının içine «gümüş nitrat testinin» uygulandığı halde herhangi bir klorürün tespit edilemediğinin belirtildiğini, tank tavanlarının da kuru olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yükleme öncesi gemisini yüke ve denize elverişli bir şekilde hazır ettiğini, müvekkilinin yüklerin hasarlı olmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek «tahkim itirazının» kabulü ile davanın «usulden reddine», davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefi olunan sigortalının «çarter parti» sözleşmesinin tarafı olmayan alıcı sıfatına haiz kişi olduğunu, «navlun sözleşmesi» hükümlerinin alıcıya ve dolayısıyla davacıya uygulanamayacağını, «sigortalının tahkim» şartından haberdar olmadığını, «konşimento» «hamili» olan sigortalıya çarter partinin bir nüshasının «ibraz» edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesine göre Tahkim şartının geçerli olmadığını, konşimentoda sigortalının cirosunun bulunmasının tahkim klozunun sigortalı tarafından geçerli hale geldiğini göstermeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesinin üçüncü fıkrasını da bu yönde olduğunu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ayrıca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması gereğine değinerek savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakem kararının iptali · hakem kararı
Benzer bu karardaDava, «hakem kararının iptali» istemine ilişkindir.
Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un «hakem kararlarının iptaline» ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13105 E. 2018/146 K.
Ortak:çarter parti · tahkim itirazı · navlun sözleşmesi · tahkim şartı · konişmento · konşimento · navlun · tahkim
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin yurt dışına CIF (Cost, Insurence And Freight) «teslim» şekliyle satışını yaptığı malların davalı tarafından 16.11.2018 tarihli konişimento tahtında gemiyle taşındığı, davacının yükün nakliye sigortacısı olduğu, «sigorta poliçesinin» alıcı lehine düzenlendiği, taşıma gerçekleştikten sonra yükün bir kısmının hasarlandığının tespit edildiği, «hasar» nedeniyle davacının gönderilene yaptığı ödeme tutarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğu, «konşimentonun» ön yüzünde "Çarter Parti ile birlikte kullanılmak üzere" «kaydının» yer aldığı, konşimentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının birinci maddesinde de «çarter partinin» uygulanacak hukuk ve «tahkim» klozları «dahil» tüm hüküm ve koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği, atıf yapılan çarter partinin 42 nci maddesinde de taşımadan kaynaklanan ihtilafların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceğinin kabul edildiği, yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, bu durumda «konişmentodaki» tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı açısından geçerli hale geldiği, «halefiyet» hükümlerine göre de davacı ... şirketini bağladığı, bu nedenle davalı vekilinin «tahkim itirazının» kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefi olunan sigortalının «çarter parti» sözleşmesinin tarafı olmayan alıcı sıfatına haiz kişi olduğunu, «navlun sözleşmesi» hükümlerinin alıcıya ve dolayısıyla davacıya uygulanamayacağını, «sigortalının tahkim» şartından haberdar olmadığını, «konşimento» «hamili» olan sigortalıya çarter partinin bir nüshasının «ibraz» edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesine göre Tahkim şartının geçerli olmadığını, konşimentoda sigortalının cirosunun bulunmasının tahkim klozunun sigortalı tarafından geçerli hale geldiğini göstermeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesinin üçüncü fıkrasını da bu yönde olduğunu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ayrıca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması gereğine değinerek savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın «tahkim» ile çözüme kavuşturulmasının gerektiğini, «konişmentoda» imzası olmayan «sigortacının tahkim şartına» taraf olmasının «halefiyet» prensibi gereği olduğunu, davacı ... şirketinin alıcı Aceros Jose Agustin Ormazabal SA'ya ödeme yaptığını, dosyaya sunulan ödeme belgesi ile «temliknamenin» uyuşmadığını, davacının veya sigortalısının süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunmadıklarını, hasarın müvekkiline ait gemiden kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafça dosyaya tek taraflı ekspertiz raporunun sunulduğunu, rapor doğrultusunda yapılan hesaplamanın kabülünün mümkün olmadığını, konişmentoya konu 172 adet yükün yüklenmek üzere limanda açıkta bekletildiği esnada hasara uğramış olmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurundan veya ihmalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, raporda geminin ambarlarının içine «gümüş nitrat testinin» uygulandığı halde herhangi bir klorürün tespit edilemediğinin belirtildiğini, tank tavanlarının da kuru olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yükleme öncesi gemisini yüke ve denize elverişli bir şekilde hazır ettiğini, müvekkilinin yüklerin hasarlı olmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek «tahkim itirazının» kabulü ile davanın «usulden reddine», davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu 24/05/2015 tarihli «konişmento» ve 14/05/2015 tarihli «çarter parti» hükümlerinde sözleşmenin İngiliz Hukukuna tabi olduğunun kabul edildiği, her türlü itilafı ...
CEDR (İhtilaf çözüm merkezi) prosedürü içerisinde halletme konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle davalının «tahkim itirazının» kabulü ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde «tahkim itirazında» bulunmuş olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile tahkim itirazının kabulü ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz alacağı · taşıtan · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «deniz alacağı» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Taşıyan ile «taşıtan» arasındaki hukuki ilişkiler «navlun sözleşmesinin» hükümlerine bağlı kalır.
Bu itibarla, mahkemece dava konusu taşıma tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ...’nın 1237. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1345 E. 2010/5326 K.
Ortak:çarter parti · tahkim itirazı · konşimento · tahkim · hamil · cy/cy kaydı · teslim
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin yurt dışına CIF (Cost, Insurence And Freight) «teslim» şekliyle satışını yaptığı malların davalı tarafından 16.11.2018 tarihli konişimento tahtında gemiyle taşındığı, davacının yükün nakliye sigortacısı olduğu, «sigorta poliçesinin» alıcı lehine düzenlendiği, taşıma gerçekleştikten sonra yükün bir kısmının hasarlandığının tespit edildiği, «hasar» nedeniyle davacının gönderilene yaptığı ödeme tutarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğu, «konşimentonun» ön yüzünde "Çarter Parti ile birlikte kullanılmak üzere" «kaydının» yer aldığı, konşimentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının birinci maddesinde de «çarter partinin» uygulanacak hukuk ve «tahkim» klozları «dahil» tüm hüküm ve koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği, atıf yapılan çarter partinin 42 nci maddesinde de taşımadan kaynaklanan ihtilafların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceğinin kabul edildiği, yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, bu durumda «konişmentodaki» tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı açısından geçerli hale geldiği, «halefiyet» hükümlerine göre de davacı ... şirketini bağladığı, bu nedenle davalı vekilinin «tahkim itirazının» kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefi olunan sigortalının «çarter parti» sözleşmesinin tarafı olmayan alıcı sıfatına haiz kişi olduğunu, «navlun sözleşmesi» hükümlerinin alıcıya ve dolayısıyla davacıya uygulanamayacağını, «sigortalının tahkim» şartından haberdar olmadığını, «konşimento» «hamili» olan sigortalıya çarter partinin bir nüshasının «ibraz» edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesine göre Tahkim şartının geçerli olmadığını, konşimentoda sigortalının cirosunun bulunmasının tahkim klozunun sigortalı tarafından geçerli hale geldiğini göstermeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesinin üçüncü fıkrasını da bu yönde olduğunu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ayrıca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması gereğine değinerek savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 16.11.2018 tarihli «konşimento» tahtında davalı tarafından taşınan ve davacının halefi olduğu alıcıya «teslim» edilen mallarda oluşan «hasara» ilişkin açılan itirazın iptali davasında, «çarter parti» hükümlerine göre «tahkim» klozunun uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tahkim itirazının» 28.09.2005 tarihli «çarter partinin» 09.10.2005 düzenleme tarihli «konşimento» ile birlikte «ciro» edildiğinin ispatlanamaması sebebiyle yerinde olmadığı, çarter partide yer alan tahkim «kaydının» konşimento «hamilini» bağlayıcı olabilmesi için, çarter parti ile birlikte kullanılacak 09.10.2005 tarihli konşimento ciro edilirken önyüzünde tarihi belirtilen çarter partinin de bu konşimentonun ekinde yer alması gerektiği, yükün «teslim» yerinde konşimentoda yazılı miktardan 37.720 m/t eksik teslim edildiği, TTK'nun 1061 ve 1062 maddeleri gereğince davalı «taşıyanın» yükün eksik teslim edilmesinden sorumlu olduğu, davalının aksini kanıtlayamadığı, TTK'nun 1114.maddesindeki tazmin borcunu sınırlandıran değerin yüksek enflasyon karşısında uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.899,50 YTL'nin 17.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/6428 E, 2009/10945 K sayılı ilamyıla ilamda yer alan gerekç …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro · taşıyan · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tahkim itirazının» 28.09.2005 tarihli «çarter partinin» 09.10.2005 düzenleme tarihli «konşimento» ile birlikte «ciro» edildiğinin ispatlanamaması sebebiyle yerinde olmadığı, çarter partide yer alan tahkim «kaydının» konşimento «hamilini» bağlayıcı olabilmesi için, çarter parti ile birlikte kullanılacak 09.10.2005 tarihli konşimento ciro edilirken önyüzünde tarihi belirtilen çarter partinin de bu konşimentonun ekinde yer alması gerektiği, yükün «teslim» yerinde konşimentoda yazılı miktardan 37.720 m/t eksik teslim edildiği, TTK'nun 1061 ve 1062 maddeleri gereğince davalı «taşıyanın» yükün eksik teslim edilmesinden sorumlu olduğu, davalının aksini kanıtlayamadığı, TTK'nun 1114.maddesindeki tazmin borcunu sınırlandıran değerin yüksek enflasyon karşısında uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.899,50 YTL'nin 17.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/6428 E, 2009/10945 K sayılı ilamyıla ilamda yer alan gerekç …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8414 E. , 2023/2361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1266 Esas, 2021/1223 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/212 E., 2021/121 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin deniz yük sigorta poliçesi ile Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş. tarafından İspanya'da kurulu Aceros Jose Agustin Ormazabal SA firmasına satılan galvanizli rulo cinsi yükü nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, yükün alıcısına teslimi amacıyla Aliağa İzmir'den teslim yeri Bilboa İspanya'ya deniz yolu ile taşınmasının davalının donatanı olduğu M/V Polarnet gemisi aracılığıyla gerçekleştirildiğini, gemi kaptanı adına acentesi Mertaş Turizm Denizcilik İşletmeciliği Nakliyat ve Tic. A.Ş. tarafından konişmentonun düzenlendiğini, sigorta konusu yükün taşıma sonrası alıcısına teslim edildiğinde tahliye sırasında yapılan kontrollerde taşınan 172 bobin galvanizli rulodan bir kısmının paslanmış olduğunun ve hasarlandığının tespit edildiğini, tahliye gözetim raporunda bobinlerin gümüş nitrat testine tabi tutulduğunu ve gümüş nitrat testinin pozitif çıktığını, sözkonusu hasar nedeniyle müvekkilinin sigortalısına 45.346,82 euro sigorta ödemesinde bulunduğunu, hasarın tazmini için müvekkilinin gönderdiği ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle davalıya yönelik icra takibinin ikame edildiğini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın tahkim ile çözüme kavuşturulmasının gerektiğini, konişmentoda imzası olmayan sigortacının tahkim şartına taraf olmasının halefiyet prensibi gereği olduğunu, davacı ... şirketinin alıcı Aceros Jose Agustin Ormazabal SA'ya ödeme yaptığını, dosyaya sunulan ödeme belgesi ile temliknamenin uyuşmadığını, davacının veya sigortalısının süresi içerisinde hasar ihbarında bulunmadıklarını, hasarın müvekkiline ait gemiden kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafça dosyaya tek taraflı ekspertiz raporunun sunulduğunu, rapor doğrultusunda yapılan hesaplamanın kabülünün mümkün olmadığını, konişmentoya konu 172 adet yükün yüklenmek üzere limanda açıkta bekletildiği esnada hasara uğramış olmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurundan veya ihmalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, raporda geminin ambarlarının içine gümüş nitrat testinin uygulandığı halde herhangi bir klorürün tespit edilemediğinin belirtildiğini, tank tavanlarının da kuru olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yükleme öncesi gemisini yüke ve denize elverişli bir şekilde hazır ettiğini, müvekkilinin yüklerin hasarlı olmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin yurt dışına CIF (Cost, Insurence And Freight) teslim şekliyle satışını yaptığı malların davalı tarafından 16.11.2018 tarihli konişimento tahtında gemiyle taşındığı, davacının yükün nakliye sigortacısı olduğu, sigorta poliçesinin alıcı lehine düzenlendiği, taşıma gerçekleştikten sonra yükün bir kısmının hasarlandığının tespit edildiği, hasar nedeniyle davacının gönderilene yaptığı ödeme tutarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğu, konşimentonun ön yüzünde "Çarter Parti ile birlikte kullanılmak üzere" kaydının yer aldığı, konşimentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının birinci maddesinde de çarter partinin uygulanacak hukuk ve tahkim klozları dahil tüm hüküm ve koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği, atıf yapılan çarter partinin 42 nci maddesinde de taşımadan kaynaklanan ihtilafların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceğinin kabul edildiği, yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, bu durumda konişmentodaki tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı açısından geçerli hale geldiği, halefiyet hükümlerine göre de davacı ...
şirketini bağladığı, bu nedenle davalı vekilinin tahkim itirazının kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefi olunan sigortalının çarter parti sözleşmesinin tarafı olmayan alıcı sıfatına haiz kişi olduğunu, navlun sözleşmesi hükümlerinin alıcıya ve dolayısıyla davacıya uygulanamayacağını, sigortalının tahkim şartından haberdar olmadığını, konşimento hamili olan sigortalıya çarter partinin bir nüshasının ibraz edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesine göre Tahkim şartının geçerli olmadığını, konşimentoda sigortalının cirosunun bulunmasının tahkim klozunun sigortalı tarafından geçerli hale geldiğini göstermeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesinin üçüncü fıkrasını da bu yönde olduğunu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sözleşmenin geçersiz olduğunu ayrıca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması gereğine değinerek savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çarter partiye konu yükün Aliağa/İzmir’den gemi ile İspanya’ya taşındığı, olayda yabancılık unsurunun bulunduğu, dosya kapsamı ile tarafların beyanlarından yükün alıcısına teslim edildiğinin belirli olduğu, konişimentoda yükün alıcısı olan şirketin cirosunun bulunduğu, konişmentodaki tahkim klozu gönderilen ve onun halefi olan davacı ... için de bağlayıcı olduğu, bu durumda konişmentodaki tahkim klozuna göre uyuşmazlığın Londra'da tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 16.11.2018 tarihli konşimento tahtında davalı tarafından taşınan ve davacının halefi olduğu alıcıya teslim edilen mallarda oluşan hasara ilişkin açılan itirazın iptali davasında, çarter parti hükümlerine göre tahkim klozunun uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 6102 sayılı Kanun'un 1228 ve 1237 nci maddeleri
3. Değerlendirme
805 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre Türkiye Cumhuriyet taabiyetindeki şirket ve müesseseler ülke içindeki her türlü sözleşmeleri, hesap ve defterlerini Türkçe olarak düzenlemek zorundadır. Aynı Kanun'un dördüncü maddesinde bu zorunluluğa uyulmaksızın düzenlenen sözleşmeler yönünden evrak ve vesaikin şirket lehine nazarı itibara alınmayacağı ifade edilmiştir. Dairemiz uygulamalarında "tahkim şartı" da bu kabil hükümler arasında kabul edilmektedir.
Somut olayda Türk olan taraflar arasındaki tahkim şartını içeren çarter parti sözleşmesi yabancı dilde düzenlenmiş olmakla mahkemece tahkim şartının geçerli olup olmadığı değerlendirilip tahkim itirazının buna göre karara bağlanması gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933425200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz