6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konişmentoyu acente sıfatıyla imzalayan gemi acentesine doğrudan dava açılamaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6431 E. 2023/1511 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Konişmentoyu yabancı taşıyan adına acente sıfatıyla imzalayan gemi acentesine, taşıyanın sorumluluğundan doğan zarar için doğrudan (pasif husumetle) dava açılamaz; acentenin donatan adına navlun tahsil etmesi ona taşıyan sıfatı kazandırmaz.

Ele alınan sorunlar

Konişmentoyu taşıyan adına acente sıfatıyla imzalayan gemi acentesine, taşıyanın sorumluluğundan doğan zarar için doğrudan (pasif husumetle) dava açılıp açılamayacağı → ret

İddia: Davacı, davalının yalnızca acente olmayıp komisyoncu (freight forwarder) olduğunu, faturanın davalıca kesildiğini ve yazışmalardan taşıma işiyle ilgilendiğinin anlaşıldığını, taşıyan gibi sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konişmento, taşıyıcı firma Maersk Line AS adına acente sıfatıyla davalı tarafından imzalanmış, gümrük beyan formunda da davalı acente olarak gösterilmiştir; acentenin donatan adına navlun bedelini tahsil etmesi, davalının taşıyan sıfatını haiz olduğunu kabule yeterli değildir; bu durumda davalı acente sıfatıyla hareket ettiğinden kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Konişmentoyu acente sıfatıyla imzalayan gemi acentesine doğrudan dava açılamayacağı ve navlun tahsilinin taşıyan sıfatı doğurmadığı yönünden emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet ehliyeti (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi acentesi pasif husumet (taraf sıfatı) konişmento taşıyan sıfatı donatan navlun

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Kanun — 6102 sayılı Kanun 105

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancılık unsuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/245 E. 2021/6766 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7066 E. 2022/1499 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ttk 105/2

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3799 E. 2020/3051 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/882 E. 2023/3401 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5635 E. 2024/2476 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Gemi ve yük alacaklılığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1905 E. 2023/2797 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1904 E. 2023/5629 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6431 E.  ,  2023/1511 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1506 Esas, 2021/1071 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2018/262 E., 2020/176 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 440 paket, net ağırlığı 26.400,00 kg olan yeşil kahvenin Mersin limanından Doha limanına taşınmak ve gönderilene malın teslim edilmek üzere davalıya teslim edildiğini, 29.12.2017 tarih ve 963360212 numaralı konşimento uyarınca davalının donatanı olduğu Safmarine Nimba isimli gemiye malların yüklendiğini, davacı tarafından dava dışı gönderilene malların tesliminin yapıldığı düşüncesiyle satış bedelinin tahsili için başvurulduğunu, ancak davalı tarafından malın konşimentosuz şekilde dava dışı gönderilene teslim edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle malın bedeli olan 77.825,00 USD'nin gönderilenden tahsil edilemediğini, davalıya gönderilen ihtarname ile uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, fakat sonuç alınamadığını, bu nedenle davalıya yönelik takip başlatıldığını, bu takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek şimdilik 77.825,00 USD'nin faiziyle tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşıma işinin dava dışı Maersk Line A/S tarafından üstlenildiğini, davalının dava konusu taşıma işinde taşıyan, donatan, işleten gibi sıfatlara haiz olmadığını, konşimentonun ön yüzünde ve imza hanesinde Maersk Line yazdığını, tanımlar kısmında taşıyanın Maersk Line olduğunun ifade edildiğini, acentelik sözleşmesi gereğince davalının dava dışı yabancı taşıyıcı olan Maersk Line'ın Türkiye genel acentesi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalıya izafeten husumet yöneltilebileceğini, ayrıca milletler arası yetki anlaşmasına göre İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esas ilişkin ise nama yazılı bir kıymetli evrak olan konşimentoya göre taşıyanın, gönderilene konşimento aslını sormaksızın malları teslim etme hakkının olduğunu, davacının husumeti gönderilene yöneltmesinin gerektiğini, davalının tahliye limanı ile yaptığı görüşmede yükün alıcısının davacıya 66.000,00 USD ödeme yaptığının belirtildiğini, bakiyenin 11.825,00 USD olduğunu savunarak öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...Ş.'nin yabancı taşıma şirketi olan Maersk Line A/S'nin Türkiye'deki genel acentesi olduğu, bu nedenle dava konusu taşımaya ilişkin konişmentonun acente sıfatıyla davalı tarafından imzalanıp, yükleme limanı olan Mersin Limanındaki işlemlerin de davalı tarafından yerine getirildiği, malların Doha limanına taşınmasından sonra konişmento ibraz edilmeden alıcısına teslim edildiği, taşıyıcı firma yetkililerinin gönderdiği yazışmalardan anlaşıldığı üzere taşıyıcının bu durumu acente hatası olarak kabullendiği, ancak davalının yükleme limanı acentesi olması nedeniyle gemi acenteliği yönetmeliğine göre davalının şahsi kusurundan sözedilemeyeceği, taşıyıcının kusur ve sorumluluğundan kaynaklanan zarar nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi gereğince acenteye husumet yönetilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının yalnızca acente olmadığını, ayrıca komisyoncu (freight forwarder) olduğunu, faturanın davalı tarafından kesildiğini, taraflar arasındaki yazışmalardan davalının dava konusu taşıma işi ile ilgilendiğinin görüleceğini, davalının taşıyan gibi sorumlu olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımanın konişmento tahtında Mersin Limanından Doha Limanına Safmarine Nimba gemisi ile yapıldığı, konişmentonun taşıyıcı firması olarak Maersk Line AS adına acente sıfatıyla Maersk Denizcilik A.Ş. tarafından imzalandığı, yüke ilişkin gümrük beyan formunda Maersk Denizcilik A.Ş.'nin acente olarak gösterildiği, acentenin donatan adına navlun bedelini tahsil etmesinin davalının taşıyan sıfatını haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetine haiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/930896500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1506 E. 2021/1071 K.

Acente sıfatıyla imzalanan konişmentoda taşıyana husumet yöneltilemez

Gerekçe özeti

Bir taşıma ilişkisinde konişmentonun taşıyıcı firma adına acente sıfatıyla imzalanması ve gümrük beyan formunda da acente olarak gösterilmesi halinde, acentenin donatan adına navlun bedelini tahsil etmiş olması tek başına acenteye taşıyan sıfatı kazandırmaz; bu durumda acenteye TTK 105 uyarınca asaleten (kendi adına) dava açılamaz, taşıyan sıfatını haiz olmayan acenteye yöneltilen dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilir.

Emsal değeri

Konişmentonun acente sıfatıyla imzalanması ve navlun bedelinin acente tarafından tahsil edilmesinin, acenteye taşıyan sıfatı kazandırmayacağı ve acenteye asaleten dava açılamayacağı yönündeki tespit, benzer gemi/yük taşımacılığı acente sorumluluğu uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: acente taşıyan pasif husumet konişmento navlun TTK 105

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1506

KARAR NO 2021/1071

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TARİHİ 23/09/2020

NUMARASI 2018/262 Esas 2020/176 Karar

DAVA

Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2021

Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait yeşil kahve türü emtianın Mersin Limanından Doha Limanı-Katar'a taşınmak üzere davalı ... AŞ'ye teslim edildiğini, malın 29/12/2017 tarihli ... nolu konişmento uyarınca davalının donatanı olduğu ... gemisine yüklendiğini, müvekkilinin mal bedelinin ödenmemesi nedeniyle malın kendisine geri teslimi için davalıya başvurduğunu, ancak davalı tarafından Doha Limanında malın konişmentosuz olarak teslim edildiğinin öğrenildiğini, bu şekilde müvekkilinin satış bedeli tutarı olan 77.825-ABD Doları tutarında zarara uğradığını, zararın karşılanması için Hatay ...Noterliğinden davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak ihtarnameden sonuç alınamadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünde 26/04/2018 tarihinde ...

esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zarardan şimdilik 77.825,00 USD'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşımayı yapan firmanın Türkiye genel acentesi olduğunu, bu nedenle müvekkiline doğrudan dava yöneltilemeyeceğinden davanın pasif husumetten reddi gerektiğini, konişmentodaki yetki klozuna göre mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının yük üzerinde hak iddia edebilmesi için konişmento asıllarının elinde bulunması gerektiğini, öte yandan konişmento üzerindeki kayıtlara göre davadışı taşıyanın konişmento aslı sorulmadan yükü teslim etme hak ve yetkisinin bulunduğunu, bu nedenle taşıyana kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının yük alıcısından haricen tahsilat yaptığının tespit edildiğini savunarak davanın husumet, yetkisizlik ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı ....'nin yabancı taşıma şirketinin Türkiye'deki genel acentesi olduğu, bu nedenle dava konusu taşımaya ilişkin konişmentonun acente sıfatıyla davalı tarafından imzalanıp, yükleme limanı olan Mersin Limanındaki işlemlerin de davalı tarafından yerine getirildiği, mallar Doha-Katar Limanına taşındıktan sonra konişmento ibraz edilmeden alıcısına teslim edildiği, taşıyıcı firma yetkililerinin gönderdiği e-postalardan anlaşıldığı üzere taşıyıcının bu durumu acente hatası olarak kabullenmiş ise de, davalının yükleme limanı acentesi olması nedeniyle gemi acenteliği yönetmeliğine göre davalının şahsi kusurundan sözedilemeyeceği, sonuçta taşıyıcının kusur ve sorumluluğundan kaynaklanan zarar nedeniyle TTK'nun 105.maddesi hükmü gereğince acenteye husumet yönetilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı şirketin acente olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin Türkiye'de sadece acentelik hizmeti vermeyip taşıma işleri komisyoncusu/organizatörü hizmeti de verdiğini, faturanın davalı tarafça kesildiğini, e-mail yazışmalarının da sunulduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin sözleşmesel ilişkiye girdiğini, dava konusu emtianın taşınması işinin organizatörlüğünü ve bizzat emtiayı taşıma işini üstlendiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete göstermiş olduğu irade ve somut olay şartları değerlendirildiğinde taşıyıcı gibi sorumlu olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; gemi ile taşınan yükün taşıyıcı tarafından alıcısına konişmento ibraz edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilemeyen mal bedelinden kaynaklı zararın tahsili istemine ilişkindir.TTK'nun 105. maddesinin birinci bendi ile; "Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir." Aynı maddenin ikinci bendi ile de; "Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir..." hükümleri öngörülmüştür.Dava konusu konişmentoda, taşımanın ... nolu konişmento tahtında Mersin Limanından Doha Limanına ...

gemisi ile yapıldığı, konişmentonun taşıyıcı firma ... AS adına acente sıfatıyla ... AŞ tarafından imzalandığı görülmüş olup, yüke ilişkin gümrük beyan formunda da ... AŞ acente olarak gösterilmiştir.Acentenin donatan adına navlun bedelini tahsil etmesi davalının taşıyan sıfatını haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince davalıya asaleten açılan dava yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.