İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/882 E. 2023/3401 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki itirazı↗ yetki anlaşması↗ milletlerarası yetki↗ münhasır yetki↗ yabancılık unsuru↗ yetki şartı↗ genel işlem şartı↗ navlun sözleşmesi↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ konişmento↗ konşimento↗ halefiyet↗ sigorta teminatı↗ rücuen tahsil↗ kamu düzenine aykırılık↗ ihtisas mahkemesi↗ yetki itirazı↗ acente↗ navlun↗ münhasırlık↗ acentelik↗ hamil↗ kamu düzeni↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ limited şirket↗ esastan ret↗ yetki↗ geçersizlik↗ fatura↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/252 E., 2020/227 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .......ile davalı vekili Avukat .......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kenpark Bangladesh Apparel Limited (satıcı) tarafından sigortalı olan VF Ege Giyim Sanayi ve Tic. Limited Şirketine 3 fatura muhteviyatında satılan 217 kap Levis, Lee ve Wrangler marka kot pantolonu emtiasının, Nakliyat Abonman Poliçesi tahtında sigorta teminatı altına alındığını, davalı Maersk Line A/S'nin dava konusu emtianın Bangladeş’ten İzmir'e deniz yolu ile fiilen taşınması işini üstlendiğini, ancak konteynırın nihai limana gelmeden önce taşıma sırasında contalarından su aldığını, konteynırın su alması üzerine içerisindeki emtianın ıslanıp küflendiğini, görüntüsünde bozulma olduğunu, bu hususta tespitler yapılarak emtianın konteynırdan antrepoya ıslak ve hasarlı olarak tahliye edildiğini, davalının dava konusu zarardan sorumlu olduğunu, yük hasarının faiziyle birlikte rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konşimentoların tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan navlun sözleşmesinin 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırıldığını, yabancılık unsuru taşıyan taşımada konşimento hükümlerinde yer alan yetki anlaşmasının uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ve konşimentoyu düzenleyen acente ile geminin yabancı olması nedeniyle yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, konişmentonun 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle münhasıran yetkili olduğunu, dava konusu taşımada davalının acentesinin aracılık ettiğinin uyuşmazlık konusu olmadığını, konşimentoda yer alan genel işlem şartı niteliğindeki yetki şartının geçersiz olduğunu, söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını, bu yetki şartının konişmento hamilinin durumunu ağırlaştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşabileceği, davada münhasır yetki veya kamu düzenine aykırılığın sözkonusu olmadığı, konişmentoda taşıyıcının yabancı firma Maersk Line A/S olduğu, dosyaya sunulan konişmentolar ve onaylı tercüme örneklerinden konişmentoların davalı Maersk Line A/S adına acentası olan Maersk Bangladesh Ltd. tarafından imzalandığının görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, deniz yoluyla yapılan taşımadan kaynaklı hasarın rucüen tazmini için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık konşimentodaki yetki şartının bağlayıcılığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk Kanunu'nun 24, 29 ve 47 nci maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105 ve 1472
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/245 E. 2021/6766 K.
Ortak:yabancılık unsuru · konşimento · yetki itirazı · acente · acentelik · yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, «taşıyıcı» şirket ve «konşimentoyu» düzenleyen «acente» ile geminin yabancı olması nedeniyle «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, «konişmentonun» 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoların» tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan «navlun sözleşmesinin» 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin «yetkisinin» ortadan kaldırıldığını, «yabancılık unsuru» «taşıyan» taşımada konşimento hükümlerinde yer alan «yetki anlaşmasının» uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle «münhasıran» yetkili olduğunu, dava konusu taşımada davalının «acentesinin» aracılık ettiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığını, «konşimentoda» yer alan «genel işlem şartı» niteliğindeki «yetki şartının» «geçersiz» olduğunu, söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını, bu yetki şartının «konişmento» «hamilinin» durumunu ağırlaştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın MAEU959104784 numaralı «konşimento» tahtında yapıldığını, konşimentonun 26.maddesinde "...İşbu konşimento İngiliz yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza «yetkisine» tabii olacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğunu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayma …
Buna göre, «acenteye» müvekkili namına «husumet» yöneltilmesi ancak aracılık ettiği işlerle ve yukarıdaki hallerle sınırlı olup, somut olayda davalının dava konusu taşıma işinde «acente» sıfatıyla aracılık yapmadığına yönelik savunması üzerinde durulmaksızın davalı tarafça yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece davalının söz konusu taşıma işinde davalı şirket «acentesi» sıfatıyla aracılık faaliyeti yapıp yapmadığı konusunda taraf «delilleri toplanarak», Maersk Denizcilik A.Ş.'nin A.P Möller Maersk Lına A/S’nin acentesi olmadığının saptanması halinde davalı şirkete «tebligat» yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, mahkemece yukarıda açıklanan hususlara ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · protesto · delillerin toplanmaması · izafeten dava · usulden reddi · ihbar · ihtar · tebligat
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın "Acentenin Yetkileri" başlıklı 105. maddesinde «acentenin» aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkili olduğu, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin, müvekkili adına …
Bu durumda, mahkemece davalının söz konusu taşıma işinde davalı şirket «acentesi» sıfatıyla aracılık faaliyeti yapıp yapmadığı konusunda taraf «delilleri toplanarak», Maersk Denizcilik A.Ş.'nin A.P Möller Maersk Lına A/S’nin acentesi olmadığının saptanması halinde davalı şirkete «tebligat» yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, mahkemece yukarıda açıklanan hususlara ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın MAEU959104784 numaralı «konşimento» tahtında yapıldığını, konşimentonun 26.maddesinde "...İşbu konşimento İngiliz yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza «yetkisine» tabii olacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğunu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayma …
MÖLLER MAERSK LINA A/S şirketi aleyhine açılmış olan davanın «yetkisizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1904 E. 2023/5629 K.
Ortak:milletlerarası yetki itirazı · yetki anlaşması · milletlerarası yetki · münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · genel işlem şartı · navlun sözleşmesi · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, «taşıyıcı» şirket ve «konşimentoyu» düzenleyen «acente» ile geminin yabancı olması nedeniyle «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, «konişmentonun» 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoların» tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan «navlun sözleşmesinin» 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin «yetkisinin» ortadan kaldırıldığını, «yabancılık unsuru» «taşıyan» taşımada konşimento hükümlerinde yer alan «yetki anlaşmasının» uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle «münhasıran» yetkili olduğunu, dava konusu taşımada davalının «acentesinin» aracılık ettiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığını, «konşimentoda» yer alan «genel işlem şartı» niteliğindeki «yetki şartının» «geçersiz» olduğunu, söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını, bu yetki şartının «konişmento» «hamilinin» durumunu ağırlaştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk Mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdine davalının Türkiye «acentesinin» aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, deniz taşımasından kaynaklanan uyuşmazlıkta, «konişmentonun» 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini bağladığı, konişmentodaki «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulüne, mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «konişmentoya» aracılık etsin etmesin Türk «acentenin» «temsil» ettiği «tacirler» bakımından «izafeten» dava açılabileceğinden konişmentoda yer alan «yetki şartlarının» her durumda «geçersiz» olduğunu, Yargıtay ilgili dairesinin «son» dönemdeki kararlarının da bu yönde olduğunu, yetki şartını içeren klozun geçerli olduğu düşünülse dahi söz konusu klozun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 20 ve 21 inci maddesi gereği «genel işlem şartlarına» aykırı olduğundan yazılmamış sayılması gerektiğini, davalının Türkiye'de mukim ve vergi mükellefi bir şirket olduğu, Türkiye'de kendini daha iyi şekilde savunma imkanına sahipken İlk Derece Mahkemesinin davalının «milletlerarası yetki itirazını» kabul etmesi açıkça 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, acentenin «tahkim»/«yetki anlaşması» yapabilmesi için bu hususta özel «yetkisinin» bulunması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «yabancılık unsuru» «taşıyan» borç ilişkisi mevcut olduğu, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşabileceği, davada «münhasır yetki» veya ve «kamu düzeni» sözkonusu olmadığı, «yetki şartının» bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzasının (cirosunun) yer aldığı gibi «konişmentoda» gönderilen ve aynı zamanda «navlun faturasının» tarafı olarak «taşıtan sıfatını» haiz olduğunun anlaşıldığı, konişmento yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan Maersk Line S/A hüküm ve koşullarına itiraz etmemiş olması ve taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken «navlun sözleşmesinin» bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak uygulanacak ve Maersk Line A/S adına «acente» olarak Maersk Nigeria Ltd tarafından imzalanan «kıymetli evrak» niteliğindeki konişmento arkasında yer alan ve «konşimentonun» ön yüzünde "arka sayfada bulunan birden yirmialtıncı maddeye kadar numaralandırılmış şart ve koşullar taşıyanın tarifesine dahildir." şeklindeki «şerh» karşısında 26 ncı maddede düzenlenen yetki şartı davacının sigortalısının (gönderilen) imzasını ihtiva etmese dahi geçerli olduğu, kaldı ki, yetki şartının bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzasının (cirosunun) bulunduğu, bu kapsamda konişmentodaki yetki şartı alıcı/gönderilen ve 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi gereğince onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcı olduğu, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının taşıyanın "taşıma şart ve koşullarını" basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekeceği, «taşıyıcı» tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar tahtında taşıma da tamamlandığına göre «genel işlem koşullarının» «geçersiz» olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, merkezi Danimarka’da olan ve uluslararası faaliyette bulunan davalı şirketin Türkiye’deki ticari faaliyetleri kapsamında vergisel yükümlülüklerinin gereği vergi «kaydının» bulunmuş olması uyuşmazlığın yabancılık unsurunu içermesi özelliğini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan sıfatı · navlun faturası · genel işlem koşulu · taşıtan · izafeten dava · kıymetli evrak · tahkim · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «yabancılık unsuru» «taşıyan» borç ilişkisi mevcut olduğu, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşabileceği, davada «münhasır yetki» veya ve «kamu düzeni» sözkonusu olmadığı, «yetki şartının» bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzasının (cirosunun) yer aldığı gibi «konişmentoda» gönderilen ve aynı zamanda «navlun faturasının» tarafı olarak «taşıtan sıfatını» haiz olduğunun anlaşıldığı, konişmento yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan Maersk Line S/A hüküm ve koşullarına itiraz etmemiş olması ve taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken «navlun sözleşmesinin» bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak uygulanacak ve Maersk Line A/S adına «acente» olarak Maersk Nigeria Ltd tarafından imzalanan «kıymetli evrak» niteliğindeki konişmento arkasında yer alan ve «konşimentonun» ön yüzünde "arka sayfada bulunan birden yirmialtıncı maddeye kadar numaralandırılmış şart ve koşullar taşıyanın tarifesine dahildir." şeklindeki «şerh» karşısında 26 ncı maddede düzenlenen yetki şartı davacının sigortalısının (gönderilen) imzasını ihtiva etmese dahi geçerli olduğu, kaldı ki, yetki şartının bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzasının (cirosunun) bulunduğu, bu kapsamda konişmentodaki yetki şartı alıcı/gönderilen ve 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi gereğince onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcı olduğu, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının taşıyanın "taşıma şart ve koşullarını" basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekeceği, «taşıyıcı» tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar tahtında taşıma da tamamlandığına göre «genel işlem koşullarının» «geçersiz» olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, merkezi Danimarka’da olan ve uluslararası faaliyette bulunan davalı şirketin Türkiye’deki ticari faaliyetleri kapsamında vergisel yükümlülüklerinin gereği vergi «kaydının» bulunmuş olması uyuşmazlığın yabancılık unsurunu içermesi özelliğini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kara …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «konişmentoya» aracılık etsin etmesin Türk «acentenin» «temsil» ettiği «tacirler» bakımından «izafeten» dava açılabileceğinden konişmentoda yer alan «yetki şartlarının» her durumda «geçersiz» olduğunu, Yargıtay ilgili dairesinin «son» dönemdeki kararlarının da bu yönde olduğunu, yetki şartını içeren klozun geçerli olduğu düşünülse dahi söz konusu klozun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 20 ve 21 inci maddesi gereği «genel işlem şartlarına» aykırı olduğundan yazılmamış sayılması gerektiğini, davalının Türkiye'de mukim ve vergi mükellefi bir şirket olduğu, Türkiye'de kendini daha iyi şekilde savunma imkanına sahipken İlk Derece Mahkemesinin davalının «milletlerarası yetki itirazını» kabul etmesi açıkça 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, acentenin «tahkim»/«yetki anlaşması» yapabilmesi için bu hususta özel «yetkisinin» bulunması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14407 E. 2018/7712 K.
Ortak:münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · genel işlem şartı · konişmento · konşimento · yetki itirazı · navlun · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, «taşıyıcı» şirket ve «konşimentoyu» düzenleyen «acente» ile geminin yabancı olması nedeniyle «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, «konişmentonun» 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle «münhasıran» yetkili olduğunu, dava konusu taşımada davalının «acentesinin» aracılık ettiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığını, «konşimentoda» yer alan «genel işlem şartı» niteliğindeki «yetki şartının» «geçersiz» olduğunu, söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını, bu yetki şartının «konişmento» «hamilinin» durumunu ağırlaştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoların» tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan «navlun sözleşmesinin» 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin «yetkisinin» ortadan kaldırıldığını, «yabancılık unsuru» «taşıyan» taşımada konşimento hükümlerinde yer alan «yetki anlaşmasının» uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan «genel işlem koşullarına» ait hükümler gereğince somut olayda «yetki itirazına» dayanak yapılan «konişmento» «kaydının» geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş «yetki şartını» içeren «genel işlem şartı» niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre «taşıyanın» eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan «navlun» ve sigorta «dahil» 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro «asıl alacaktaki» «fatura» miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra takibine itirazının» kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alac …
Davalı, dava konusu taşımaya ilişkin «konşimentoda» “İşbu «konişmento» İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza «yetkisine» tabi olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu ifade ederek «yetki şartı» gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu suretle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirm …
Bu nedenle, tarafları bağlayan ve uyuşmazlığın çözümünde kullanılacak olan «konşimentodaki» «yetki şartı» geçerli olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun icra takibi · yetki kaydı · yetki ilk itirazı · genel işlem koşulu · ilk itiraz · nakliyat sigortası · izafeten dava · uyap
Benzer bu karardaMahkemece «konşimentoda» bulunan «yetki kaydının» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesi ile davalının «yetki ilk itirazının» reddine karar verilmiştir.
A.Ş. aleyhine takip yapıldığı, ancak davanın ...’a «izafeten» ...A.Ş. aleyhine açıldığı, takip dosyasındaki borçlu ile davalının farklı olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş, Dairemizce, davacı tarafın icrada “Maersk Line”a izafeten takipte bulunduklarını, ödeme emrinden çıktı alınırken “Mae“ kısmının sehven silindiğini, sadece “Rsk” ibaresinin kaldığını, «uyap» sistemi üzerinde davalının hangi şirketin «acentesi» olduğunun gözüktüğünü ileri sürdüğü, «konşimentoda» da “...Trading” şirketinin ticari adının “Maersk Line” olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının anılan iddiası üzerinde durularak, icra takibinde husumetin kime …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; MÖHUK.un 6 gereğince uygulama alanı bulan «genel işlem koşullarına» ait hükümler gereğince somut olayda «yetki itirazına» dayanak yapılan «konişmento» «kaydının» geçerli olmadığı, müzakere edilmemiş «yetki şartını» içeren «genel işlem şartı» niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmediği, taşımaya konu konteynırların ısı muhafazasının korunmadığı, geminin alonju sayılan konteynırın eTTK m.1019' a göre geminin elverişsizliğine yol açtığı, buna göre «taşıyanın» eTTK m.1112' ye göre yükün varma yerindeki değeri olan «navlun» ve sigorta «dahil» 21.236,60 Euro'dan sorumlu olduğu, bu miktarın icra takibinde belirtilen 23.126,00 Euro «asıl alacaktaki» «fatura» miktarının altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra takibine itirazının» kısmen iptali ile takibin 21.236,60 Euro ve 680,71 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 21.917,31 Euro üzerinden devamına, takipteki asıl alacak olan 21.236,60 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, alac …
1-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7066 E. 2022/1499 K.
Ortak:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · konişmento · konşimento · yetki itirazı · acente · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, «taşıyıcı» şirket ve «konşimentoyu» düzenleyen «acente» ile geminin yabancı olması nedeniyle «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, «konişmentonun» 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle «münhasıran» yetkili olduğunu, dava konusu taşımada davalının «acentesinin» aracılık ettiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığını, «konşimentoda» yer alan «genel işlem şartı» niteliğindeki «yetki şartının» «geçersiz» olduğunu, söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını, bu yetki şartının «konişmento» «hamilinin» durumunu ağırlaştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoların» tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan «navlun sözleşmesinin» 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin «yetkisinin» ortadan kaldırıldığını, «yabancılık unsuru» «taşıyan» taşımada konşimento hükümlerinde yer alan «yetki anlaşmasının» uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · nakliyat emtia sigortası · yerleşim yeri · izafeten dava · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi · usulden reddi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Yabancılık unsuru «taşıyan» uyuşmazlıklar bakımından taraflar «yetki sözleşmesi» yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir.
-
Konişmentoyu acente sıfatıyla imzalayan gemi acentesine doğrudan dava açılamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6431 E. 2023/1511 K.
Ortak:konişmento · navlun
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoların» tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan «navlun sözleşmesinin» 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin «yetkisinin» ortadan kaldırıldığını, «yabancılık unsuru» «taşıyan» taşımada konşimento hükümlerinde yer alan «yetki anlaşmasının» uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, «taşıyıcı» şirket ve «konşimentoyu» düzenleyen «acente» ile geminin yabancı olması nedeniyle «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, «konişmentonun» 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle «münhasıran» yetkili olduğunu, dava konusu taşımada davalının «acentesinin» aracılık ettiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığını, «konşimentoda» yer alan «genel işlem şartı» niteliğindeki «yetki şartının» «geçersiz» olduğunu, söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını, bu yetki şartının «konişmento» «hamilinin» durumunu ağırlaştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımanın «konişmento» tahtında Mersin Limanından Doha Limanına Safmarine Nimba gemisi ile yapıldığı, konişmentonun «taşıyıcı» firması olarak Maersk Line AS adına «acente» sıfatıyla Maersk Denizcilik A.Ş. tarafından imzalandığı, yüke ilişkin gümrük beyan formunda Maersk Denizcilik A.Ş.'nin acente olarak gösterildiği, «acentenin» «donatan» adına «navlun bedelini» tahsil etmesinin davalının «taşıyan sıfatını» haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerektiği gerekçe …
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...Ş.'nin yabancı taşıma şirketi olan Maersk Line A/S'nin Türkiye'deki genel «acentesi» olduğu, bu nedenle dava konusu taşımaya ilişkin «konişmentonun» «acente» sıfatıyla davalı tarafından imzalanıp, yükleme limanı olan Mersin Limanındaki işlemlerin de davalı tarafından yerine getirildiği, malların Doha limanına taşınmasından sonra konişmento «ibraz» edilmeden alıcısına «teslim» edildiği, «taşıyıcı» firma yetkililerinin gönderdiği yazışmalardan anlaşıldığı üzere taşıyıcının bu durumu acente hatası olarak kabullendiği, ancak davalının yükleme limanı acentesi olması nedeniyle «gemi acenteliği» yönetmeliğine göre davalının şahsi kusurundan sözedilemeyeceği, taşıyıcının «kusur» ve sorumluluğundan kaynaklanan zarar nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi gereğince acenteye «husumet» yönetilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan sıfatı · donatan
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımanın «konişmento» tahtında Mersin Limanından Doha Limanına Safmarine Nimba gemisi ile yapıldığı, konişmentonun «taşıyıcı» firması olarak Maersk Line AS adına «acente» sıfatıyla Maersk Denizcilik A.Ş. tarafından imzalandığı, yüke ilişkin gümrük beyan formunda Maersk Denizcilik A.Ş.'nin acente olarak gösterildiği, «acentenin» «donatan» adına «navlun bedelini» tahsil etmesinin davalının «taşıyan sıfatını» haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerektiği gerekçe …
… Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 440 paket, net ağırlığı 26.400,00 kg olan yeşil kahvenin Mersin limanından Doha limanına taşınmak ve gönderilene malın «teslim» edilmek üzere davalıya teslim edildiğini, 29.12.2017 tarih ve 963360212 numaralı «konşimento» uyarınca davalının «donatanı» olduğu Safmarine Nimba isimli gemiye malların yüklendiğini, davacı tarafından dava dışı gönderilene malların tesliminin yapıldığı düşüncesiyle satış bedelinin tahsili için başvurulduğunu, ancak davalı tarafından malın konşimentosuz şekilde dava dışı gönderilene teslim edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle malın bedeli olan 77.825,00 USD'nin gönderilenden tahsil edilemediğini, davalıya gönderilen «ihtarname» ile uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, fakat sonuç alınamadığını, bu nedenle davalıya yönelik takip başlatıldığını, bu takibe davalının haksız olarak i …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşıma işinin dava dışı Maersk Line A/S tarafından üstlenildiğini, davalının dava konusu taşıma işinde «taşıyan», «donatan», işleten gibi sıfatlara haiz olmadığını, «konşimentonun» ön yüzünde ve imza hanesinde Maersk Line yazdığını, «tanımlar» kısmında taşıyanın Maersk Line olduğunun ifade edildiğini, «acentelik sözleşmesi» gereğince davalının dava dışı yabancı «taşıyıcı» olan Maersk Line'ın Türkiye genel acentesi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalıya «izafeten husumet» yöneltilebileceğini, ayrıca milletler arası «yetki anlaşmasına» göre İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esas ilişkin ise nama yazılı bir «kıymetli evrak» olan konşimentoya göre taşıyanın, gönderilene konşimento aslını sormaksızın malları «teslim» etme hakkının olduğunu, davacının husumeti gönderilene yöneltmesinin gerektiğini, davalının tahliye limanı ile yaptığı görüşmede yükün alıcısının davacıya 66.000,00 USD ödeme yaptığının belirtildiğini, bakiyenin 11.825,00 USD olduğunu savunarak öncelikle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/882 E. , 2023/3401 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1418 Esas, 2021/1548 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2019/252 E., 2020/227 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .......ile davalı vekili Avukat .......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kenpark Bangladesh Apparel Limited (satıcı) tarafından sigortalı olan VF Ege Giyim Sanayi ve Tic. Limited Şirketine 3 fatura muhteviyatında satılan 217 kap Levis, Lee ve Wrangler marka kot pantolonu emtiasının, Nakliyat Abonman Poliçesi tahtında sigorta teminatı altına alındığını, davalı Maersk Line A/S'nin dava konusu emtianın Bangladeş’ten İzmir'e deniz yolu ile fiilen taşınması işini üstlendiğini, ancak konteynırın nihai limana gelmeden önce taşıma sırasında contalarından su aldığını, konteynırın su alması üzerine içerisindeki emtianın ıslanıp küflendiğini, görüntüsünde bozulma olduğunu, bu hususta tespitler yapılarak emtianın konteynırdan antrepoya ıslak ve hasarlı olarak tahliye edildiğini, davalının dava konusu zarardan sorumlu olduğunu, yük hasarının faiziyle birlikte rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konşimentoların tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan navlun sözleşmesinin 26 ncı maddesinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırıldığını, yabancılık unsuru taşıyan taşımada konşimento hükümlerinde yer alan yetki anlaşmasının uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maersk Line A/S'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ve konşimentoyu düzenleyen acente ile geminin yabancı olması nedeniyle yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından kaynaklandığı, konişmentonun 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı ... şirketini de bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle münhasıran yetkili olduğunu, dava konusu taşımada davalının acentesinin aracılık ettiğinin uyuşmazlık konusu olmadığını, konşimentoda yer alan genel işlem şartı niteliğindeki yetki şartının geçersiz olduğunu, söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını, bu yetki şartının konişmento hamilinin durumunu ağırlaştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşabileceği, davada münhasır yetki veya kamu düzenine aykırılığın sözkonusu olmadığı, konişmentoda taşıyıcının yabancı firma Maersk Line A/S olduğu, dosyaya sunulan konişmentolar ve onaylı tercüme örneklerinden konişmentoların davalı Maersk Line A/S adına acentası olan Maersk Bangladesh Ltd. tarafından imzalandığının görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, deniz yoluyla yapılan taşımadan kaynaklı hasarın rucüen tazmini için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık konşimentodaki yetki şartının bağlayıcılığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk Kanunu'nun 24, 29 ve 47 nci maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105 ve 1472
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940834700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz