6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket yöneticisinin sorumluluğu davasında konusuz kalma ve iflas idaresi yetkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2382 E. 2023/840 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Şirket yöneticisinin TTK 553 uyarınca sorumluluğuna dayalı davada, davacının dava dışı (müflis) şirketten olan alacağının o şirketin iflas masasına kabul edilmiş olması, yöneticiye karşı açılan sorumluluk davasını konusuz kılmaz; çünkü müflis şirket bu davanın tarafı değildir ve iflas masasına kayıt, davacı ile yönetici arasındaki ihtilafı sona erdirmez. Ayrıca alacaklının, yöneticinin ortaklık malvarlığını kötüleştiren davranışları nedeniyle şirketin uğradığı zarardan doğan yansıma zararını doğrudan yönetici aleyhine talep etme hakkı bulunmamaktadır; TTK 555 uyarınca bu dava hakkı şirkete ve pay sahiplerine aittir, ancak TTK 556 uyarınca şirketin iflası halinde önce iflas idaresine, idare talepte bulunmazsa alacaklı ve ortaklara bu davayı açma/yürütme yetkisi doğar. Yargılama sırasında yönetici tarafından temsil edilen şirketin iflasına karar verilip iflas kesinleşmişse, davaya devam edilebilmesi için davacı tarafından İİK 245 uyarınca düzenlenmiş yetki belgesi ibrazı gerekir; bu husus taraf ve dava ehliyeti dava şartı olarak resen gözetilir.

Ele alınan sorunlar

Alacağın dava dışı müflis şirketin iflas masasına kaydının, yöneticiye karşı açılan sorumluluk davasını konusuz kılıp kılmayacağı → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın konusuz kalmadığını, davanın kayıt kabul davası olmadığını, alacağın iflas masasına kaydının davalı yöneticinin şirkete ödeme yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dışı şirketten olan alacağın o şirketin iflas masasına kabul edilmiş olmasının davayı konusuz hale getirebilmesi için, alacak talebinin müflis şirkete karşı yöneltilmiş olması gerekir. Eldeki dava ise dava dışı müflis şirketin yöneticisinin sorumluluğuna ilişkindir; müflis şirkete karşı alacağın tahsiline yönelik bir dava bulunmamaktadır. Müflis şirketin taraf olmadığı bu sorumluluk davasında, davacının dava dışı şirketten olan alacağının iflas masasına kabul edilmiş olması, davanın tarafları (davacı ile davalı yönetici) arasındaki ihtilafı sona erdirmemektedir; bu nedenle davanın konusuz kaldığı kabul edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket alacaklısının, şirketin dolaylı (yansıma) zararı nedeniyle yönetici aleyhine doğrudan sorumluluk davası açıp açamayacağı ve iflas halinde dava açma yetkisinin kime ait olduğu → kabul

Gerekçe: TTK 644/1-a atfı nedeniyle limited şirketlere de uygulanan TTK 553. madde uyarınca yöneticiler, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettiklerinde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Sorumluluk davası, doğrudan zarar ve dolaylı (yansıma) zarar ayrımına göre değişiklik gösterir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren, yasa ve ana sözleşmeye aykırı davranışları, önce ortaklığın doğrudan zarar görmesine, bu durum da alacaklıların ve ortakların dolaylı (yansıma) zarar görmesine yol açar. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve talebe göre davacı, yöneticinin ortaklık mal varlığını kötüleştiren davranışları sonucu şirketin zarara uğraması neticesinde alacaklı sıfatıyla uğradığı yansıma zararı talep etmektedir. TTK 555 uyarınca şirketin uğradığı zararın (yansıma zararın) tazminini isteme hakkı şirket alacaklısına tanınmamıştır; bu dava hakkı şirkete ve her bir pay sahibine verilmiştir, ayrıca tazminatın şirkete ödenmesi talep edilmelidir. TTK 556 uyarınca zarar gören şirketin iflası halinde yöneticiler aleyhine sorumluluk davası açma ve yürütme yetkisi öncelikle iflas idaresine aittir; iflas idaresinin bu davayı açmak veya yürütmek istememesi halinde ancak şirket alacaklıları ve ortakları dava açıp yürütebilir. Bu düzenlemelere göre şirketin iflas halinde olmaması durumunda dolayısıyla zarara istinaden dava açma hakkı yalnızca şirket ortaklarına tanınmıştır; iflas hali dışında alacaklı, yansıma zarar nedeniyle yönetici aleyhine sorumluluk davası açamaz. Somut olayda davalının yöneticisi olduğu şirketin yargılama sırasında iflasına karar verilmiş ve iflas kararı kesinleşerek tasfiye iflas idaresince yürütülmektedir; bu durumda davaya davacı tarafından İİK 245 uyarınca düzenlenen yetki belgesi ibraz edilerek devam edilmesi gerekmektedir. Taraf ve dava ehliyeti HMK 114/1-d uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket alacaklısının, müflis şirketin yöneticisi aleyhine yansıma zarar nedeniyle sorumluluk davası açabilme koşulları ile alacağın iflas masasına kaydının bu davayı konusuz kılıp kılmayacağı hususlarında BAM'ın kendi norm yorumuyla oluşturduğu, bölgesel emsal niteliğinde bir gerekçedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Müflis şirketin yöneticisi aleyhine açılan sorumluluk davasına devam edilebilmesi için davacı tarafından İİK 245 uyarınca düzenlenmiş yetki belgesinin ibraz edilmesi gerekir; taraf ve dava ehliyeti HMK 114/1-d uyarınca dava şartı olup resen gözetilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu TTK 553 yansıma (dolaylı) zarar doğrudan zarar iflas idaresi İİK 245 yetki belgesi konusuz kalma dava şartı taraf ve dava ehliyeti

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 553TTK 555TTK 556TTK 644/1-a · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 245 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-d

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2382

KARAR NO 2023/840

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/03/2022

NUMARASI 2018/656 Esas - 2022/149 Karar

DAVA

Tazminat (Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

Dava yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalının, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hem ortağı hem yöneticisi olduğunu, müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında 08/10/2015 tarih ve 33.000-TL tutarlı, 30/10/2015 tarih ve 33.000-TL tutarlı, 30/09/2015 tarih ve 25.000-TL. tutarlı, 17/11/2015 tarih ve 20.400-TL tutarlı, 30/11/2015 tarih ve 24.000-TL tutarlı çeklerin dava dışı şirketin yöneticisi davalı ... tarafından müvekkiline verildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E., İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyalarından icra takibine geçildiğini, yine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından 12.521,49-TL cari hesap bakiye borcu için takip başlatıldığını, takiplerin kesinleşmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini, TTK'nın 644.

maddesinin yollaması ile limited şirketlere de uygulanması gereken anonim şirketlere ilişkin TTK'nın 553. maddesi kapsamında, davalı yöneticinin, kusursuzluğunu ispatlayamadığı sürece müvekkilinin alacağını ödememe sonucuna neden olan kötü yönetimden sorumlu olduğunu, davalının yöneticisi olduğu ...Ltd. Şti.'yi kast veya kusur ile kötü yöneterek acze sürüklediğini ve bu nedenle de müvekkiline alacağının ödenememiş olduğunu belirterek şimdilik 10.000-TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile ...Ltd. Şti.'ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı yana icra takibi yapmadan önce, icra takibi açmamaları, şirketin ihale sürecinde bulunduğu hususlarının bildirilmesine rağmen icra takibi başlatıldığını, hatta bu icra takibinin de iflas yolu ile icra takibi olduğunu, bunun üzerine ihale ve yeni iş alma süreçlerinin olumsuz etkilendiğini, şirketin iflas durumuna geldiğini, müvekkilinin şirketi ayakta tutmak için şahsi malvarlığını kullandığını, müvekkilinin şirketi yönetmek ve yürütebilmek için için gerekli her şeyi yaptığını, basiretli tacir gibi davrandığını, fakat yeni işler almamasından dolayı şirketin durumunun düzeltilemediğini, müvekkilinin de şirketten alacaklı olduğunu, davacı şirkete bir ödeme yapmasının da söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının alacaklısı olduğu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... ve ... Esas sayılı takip dosyalarından kaynaklı alacağını tahsil edemediği, davalının dava dışı ...Ltd. Şti.'nin yöneticisi olduğu, davacı tarafından davalının kusurlu ve kötü yönetimi nedeniyle ödenmeyen alacak miktarının şirkete ödenmesinin talep edildiği, yargılama devam ederken dava dışı ...Ltd. Şti.'nin iflas ettiği, iflas kararının kesinleşerek davacının işbu davaya konu takip alacakları nedeniyle iflas masasına başvuruda bulunduğu, iflas masasınca ek sıra cetveli düzenlenerek sıra cetvelinin 4. sırasında yer almak üzere davacının 240.435,38-TL alacağının tamamının kabul edildiği, buna göre somut davada talep edilen takibe konu alacakların davalının yöneticisi olduğu ve iflas eden dava dışı müflis şirketçe ödenmek üzere iflas masasına kaydedildiği ve bu nedenle dava konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; davanın konusuz kalmadığını, davanın kayıt kabul davası olmadığını, şirketten tahsili mümkün olmayan alacağın davalı yönetici tarafından şirkete ödenmesinin talep edildiğini, müvekkilinin alacağının niza konusu olmadığını, dolayısıyla alacağın iflas masasına kaydı ile davanın konusuz kalmasının mümkün olmadığını, ayrıca alacağın iflas masasına kaydının kötü yönetiminden dolayı davalının müflis şirkete ödeme yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, davanın konusuz kalması halinde de müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karara itirazlarının olmadığını, ancak avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi uyarınca şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının yöneticisi olduğu şirketten alacaklı olduğunu, alacağını icra takibi de başlatmasına rağmen tahsil edemediğini, şirketin davalı yönetici tarafından kasıt ve kusur ile kötü idare edildiğini, şirket kanuna ve esas sözleşmeye göre iyi idare edilmiş olsaydı, şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, davalı yöneticinin kötü idaresi nedeniyle şirketi acze düşürdüğünü, bu nedenle dava dışı şirketten var olan ve tahsil edilemeyen alacağı nedeniyle uğradığı zararın davalı yöneticinin sorumluluğunda olduğunu belirterek, bu alacağın davalıdan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının alacağının davanın devamı sırasında iflasına karar verilen davalının yöneticisi olduğu dava dışı şirketin iflas masasına (İstanbul ... İflas Dairesi'nin ... İflas S.lı dosyası) kabul edildiği ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Öncelikle; davacının dava dışı şirketten olan alacağının dava dışı şirketin iflas masasına kabul edilmiş olmasının davayı konusuz hale getirebilmesi için, alacak talebinin müflis şirkete karşı yöneltilmiş olması gerekmektedir. Eldeki dava ise dava dışı müflis şirketin yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin olup, müflis şirkete karşı alacağın tahsiline yönelik bir dava bulunmamaktadır.

Müflis şirketin yer almadığı iş bu sorumluluk davasında davacının dava dışı şirketten olan alacağının dava dışı şirketin iflas masasına kabul edilmiş olması davanın tarafları arasındaki ihtilafı sona erdirmediğinden davanın konusuz kalması da söz konusu değildir. Bu nedenle mahkemece davanın konusuz kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan alacaklıların, şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açıp açamayacaklarının da değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK 644/1-a maddesi atfı nedeniyle limited şirketler yönünden de uygulanması gereken anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir.

Sorumluluk davası, doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik göstermektedir. Müdürün ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar, ortaklık alacaklılarını ve payları oranında ortakları da etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların ve ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve talebe göre davacı, davalı yöneticinin ortaklık mal varlığını kötüleştiren davranışlardan şirketin zarara uğraması neticesinde alacaklılar yönünden uğranılan yansıma zararı talep etmekte olup, bu haliyle talebinin dolayısıyla zararlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

TTK'nın 555. maddesi uyarınca yansıma zarar niteliğindeki şirketin uğradığı zararın tazminini isteme hakkı şirket alacaklısına tanınmamış olup bu husustaki dava hakkı şirket ve her bir pay sahibine verilmiştir; ayrıca, söz konusu tazminatın şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerekmektedir. TTK'nın 556. maddesinde ise zarar gören şirketin iflası halinde yöneticiler aleyhine sorumluluk davası açma ve yürütme yetkisi öncelikle iflas idaresine ait olup, iflas idaresinin bu davayı açmak veya yürütmek istememesi halinde şirket alacaklılarının ve ortaklarının dava açıp yürütebilecekleri hükme bağlanmıştır. Bahsi geçen düzenlemelere göre şirketin iflas halinde olmaması durumunda dolayısı ile zarara istinaden dava açma hakkı yalnızca şirket ortaklarına tanınmış, bir başka ifadeyle iflas hali dışında alacaklının yansıma zarar nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı tazminat davası açamayacakları düzenlenmiştir.

Somut olayda davalı şirketin yargılama sırasında iflasına karar verildiği ve iflas kararı kesinleşerek müflis şirketin tasfiyesinin iflas idaresince yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya davacı tarafından İİK m.245 uyarınca düzenlenen yetki belgesi ibrazı sağlanarak devam edilmesi gerekmektedir. Taraf ve dava ehliyeti HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, hükmün kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalının istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 Tarih 2018/656 Esas - 2022/149 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına" İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı 80,70-TL, davalı 80,70‬-TL ) istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli karar sonra yazılmak üzere oybirliği ile HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 25/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/86787 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.