Menfi tespit | Şube tesciline karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4732 E. 2022/8447 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resen inceleme↗ hmk 222↗ acentelik sözleşmesi↗ tanıma↗ bloke↗ ticari işletme↗ acente↗ acentelik↗ denetime elverişlilik↗ kâr dağıtımı↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ hmk 353(1)b-2↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, keşfe gidilen adresteki işyerinin tabelasının "Aras Kargo ... Hanım" ibarelerini içerdiği, İşyeri içerisinde bulunan kargo poşetleri, kutuları, etiketlerinin tümünde Aras Kargo ibareleri bulunduğu, işyerinin duvarlarında asılı panolarda ve vitrin camında Aras Kargo ürün ve hizmetlerinin reklamlarının bulunduğu, işyerinde çalışan personelin Aras Kargo logoları içeren iş kıyafeti giydikleri, işyerinde bulunan kartvizitlerde, Aras Kargo'nun logosu ile birlikte "... Hanım Şube" başlığı bulunduğu, yine şubenin e-posta adresinin [e-posta] olduğu, Acentelik Sözleşmesi’nin tarafı olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmede her ne kadar acente sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda ticaret siciline kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve dağıtım işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkezden ayrı olduğu, muhasebe kayıtlarının Aras Kargo’nun onayladığı serbest muhasebeci ve mali müşavir tarafından tutulmasının kararlaştırıldığı dikkate alındığında...Mah. ...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../K.Maraş adresinde faaliyet gösteren işyerinin, davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin şubesi olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, K.Maraş ili ... Hanım şubesinin ticaret siciline davalı Aras Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı taşımacılık AŞ nin şubesi olarak tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, anılan işyerinin müstakil muhasebesinin bulunmasına, müşteri ile temas ederek kendi başına kargo işlemi ( ticari işlem) yapmasına ve para tahsil etmesine, tahsil ettiği paraları taraflar arasındaki sözleşmenin 22. Maddesi kapsamında Aras Kargo tarafından belirlenen banka hesabına yatırmasına, işyerinin hiçbir gerekçe ile kasadan para kullanamamasına, yaptığı işlemlerin merkezin yaptıkları ile aynı olmasına, merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının birlikte gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıya ait işletmenin şube vasfında olduğunun tespit ve şube olarak tescili talebine ilişkin olup, davalı savunmasında, ilgili adreste acentesi olduğu şirketin faaliyette bulunduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince, Acentelik Sözleşmesi nin tarafı olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmede her ne kadar acente sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda ticaret siciline kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin şubesi olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge adliye mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu şube tanımına yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınai faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazaları bu Kanun'un uygulanması bakımından şube sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Yine TTK.'nın 102 m. uyarınca Bağlı Yardımcılar gibi tabi bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir bölge içinde, ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde a) Aracılık etmeyi veya b) Bu akitleri o işletme adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.
Buna göre, şubenin varlığından söz edilebilmesi için merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının bulunması gerekmektedir. Şube için ayrı muhasebe bulunmalıdır ancak, ayrı olmak şartıyla hesaplar merkezde de tutulabilir. Hacim önemli değildir, şube merkezden daha geniş hacimde olabilir. Tamir atölyesi, satış mağazası ve diğer bağımsız olarak müşteri ile temas etmeyen yerler şube sayılmaz. Şubenin yapacağı işlemin merkezin yaptıkları ile aynı olması ya da en azından onlara benzemesi ve şubeden bahsedebilmek için kendi başına ticari işlem yapması gerekmektedir. (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, 1. Cilt, sayfa 941, Prof. Dr. Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, sayfa 38, Poroy/Yasaman sayfa 48) .İşletmenin şube olarak kabul edilmesi için bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe kaydının söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı şeklinde yeterli araştırma yapılması gerekmektedir (Dairemizin 26.10.2020 tarih, 2020/582 Esas, 2020/4446 Karar; 01.04.2019 tarih, 2017/4050 Esas, 2019/2429 Karar; 15.03.2018 tarih, 2016/8578 Esas, 2018/2027 sayılı ilamları). Bu bağlamda davalı yerin şube sayılıp sayılamayacağının belirlenmesinde, belirtilen unsurların incelenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalı şirketinin genel merkez ticari defterlerinin resen incelenip yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra davalının 3. kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütüp yürütmediği, davalı ile işletme arasında nasıl bir hesap ilişkisi olduğunun davalı şirket ve işletme arasında yapılan acentelik sözleşmesindeki hükümlerde göz önünde bulundurmak ve ayrıca davalının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu ciddi ve somut itirazları da karşılayacak şekilde alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4465 E. 2022/8124 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · tanıma · acente · acentelik · kâr dağıtımı · ticaret sicili · cy/cy kaydı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve «dağıtım» işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkez …
Şti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunm …
Bu nedenle 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalı şirketinin genel merkez «ticari defterlerinin» «resen incelenip» yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra davalının 3. kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütüp yürütmediği, davalı ile işletme arasında nasıl bir hesap ilişkisi olduğunun davalı şirket ve işletme arasında yapılan «acentelik sözleşmesindeki» hükümlerde göz önünde bulundurmak ve ayrıca davalının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu ciddi ve somut itirazları da karşılayacak şekilde alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan «denetime elverişli» ve gerekçeli rapor alınması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… etlerinin tümünde Aras Kargo ibareleri bulunduğu, işyerinin duvarlarında asılı panolarda ve vitrin camında Aras Kargo ürün ve hizmetlerinin reklamlarının bulunduğu, «acentelik sözleşmesi»'nin tarafı olan ...’in sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve «dağıtım» işi olması sebebiyle Aras Kargo'nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkezden ayrı olduğu, …
Mahkemece, davalı tarafın «acentesi» olduğunu savunduğu işletmenin davalının şubesi olarak hareket ettiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmişse de, bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» olup olmadığı, çalışanların işe alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarmalar vb. işlemlerin merkezden mi; yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüldüğüne dair gerekli araştırma yapılarak, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; salt davalı ile dava konusu yeri işleten arasında imzalanan sözleşme hükümlerini değerlendiren rapora dayanılarak «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararıın bozulması gerekmi …
Şubesi olarak «ticaret siciline» davalı Aras Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş'nin şubesi olarak tesciline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili
Benzer bu karardaDava, dava konusu yerin şube olarak «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
-
Menfi tespit | Şube tesciline karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/582 E. 2020/4446 K.
Ortak:tanıma · cy/cy kaydı · eksik inceleme · Menfi tespit | Şube tesciline karar
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanunu şube «tanımına» yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze …
… bul edilmesi için bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı şeklinde yeterli araştırma …
Bu nedenle 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalı şirketinin genel merkez «ticari defterlerinin» «resen incelenip» yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra davalının 3. kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütüp yürütmediği, davalı ile işletme arasında nasıl bir hesap ilişkisi olduğunun davalı şirket ve işletme arasında yapılan «acentelik sözleşmesindeki» hükümlerde göz önünde bulundurmak ve ayrıca davalının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu ciddi ve somut itirazları da karşılayacak şekilde alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan «denetime elverişli» ve gerekçeli rapor alınması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ar verilmişse de, bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüldüğüne dair gerekli araştırmalar yapılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Türk Ticaret Kanunu şube «tanımına» yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ticaret Sicili Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8578 E. 2018/2027 K.
Ortak:tanıma · ticari işletme · ticaret sicili · cy/cy kaydı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve «dağıtım» işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkez …
Hanım şubesinin «ticaret siciline» davalı Aras Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı taşımacılık AŞ nin şubesi olarak tesciline karar verilmiştir.
Şti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunm …
Benzer bu karardaTicaret Sicil Memurluğunca tescil için yapılan davete rağmen tescilin yapılmadığı, ...'nin 42 maddesi gereğince merkezi Türkiye de bulunan «ticari işletmelerin» şubelerinin bulundukları yerin «ticaret siciline tescil» ve «ilan» olması gerekti, ...
… ar verilmişse de, bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüldüğüne dair gerekli araştırmalar yapılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Hidroelektrik Santrali işletmesinin şube olarak Ticaret Sicili Memurunca «ticaret siciline» kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · ilan
Benzer bu karardaTicaret Sicil Memurluğunca tescil için yapılan davete rağmen tescilin yapılmadığı, ...'nin 42 maddesi gereğince merkezi Türkiye de bulunan «ticari işletmelerin» şubelerinin bulundukları yerin «ticaret siciline tescil» ve «ilan» olması gerekti, ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6531 E. 2023/1016 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · tanıma · ticari işletme · acente · acentelik · ticari defter · ticaret sicili · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaŞti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve «dağıtım» işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkez …
Şti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunm …
Bu nedenle 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalı şirketinin genel merkez «ticari defterlerinin» «resen incelenip» yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra davalının 3. kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütüp yürütmediği, davalı ile işletme arasında nasıl bir hesap ilişkisi olduğunun davalı şirket ve işletme arasında yapılan «acentelik sözleşmesindeki» hükümlerde göz önünde bulundurmak ve ayrıca davalının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu ciddi ve somut itirazları da karşılayacak şekilde alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan «denetime elverişli» ve gerekçeli rapor alınması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ığını, müvekkili şirketin Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında posta sektöründe faaliyet göstermek üzere yetkilendirilmiş bir hizmet sağlayıcısı olduğunu, davaya konu «acente» işyerinde müvekkili şirketin kurumsal ambleminin logosunun bulunmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, «acentelik» faaliyetlerinin icrasında acentelik faaliyeti yürüten «ticari işletme» ile ticari unvan ve marka kullanım anlaşması yapılmasının zorunlu olduğunu, bu kapsamda dava dışı acente ile müvekkili şirket arasında «ticaret unvan» ve marka kullanım anlaşması yapıldığı ve dava dışı acente tarafından 24.03.2015 tarihinde, 7.000,00 TL isim hakkı bedelinin müvekkili şirket hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini, bu uygulamanın tüm kargo işletmeciliğinde aynı olduğunu, yerel Mahkemenin bağımsızlık unsurundan yola çıkarak dava dışı acente olan...'a ait işyerinin bağımsız olmadığı ve şube olarak tescil edilmesi gerektiği yönündeki tespit ve kanaatine varılmasının mümkün olmadığını, ...'na 12.10.2012 tarihinde 12300 oda sicil numarası tescil edilmiş olarak gösterilen bir iş yeri olduğunu, işveren sıfatına «haciz» olan acentenin işyerine ait tüm yönetim hakkını tek başına kullanma hakkına sahip olan bir «tüzel kişilik» olduğunu, dava dışı acenteye davanın «ihbar» edilmesi taleplerinin reddedildiği için ayrı bir tüzel kişiliği olan ve tescilli bir ticari işletme olarak faaliyet gösteren acentenin haberi bile olmaksızın ticari faaliyetinin sona erdirilmesinin Anayasal hakkı olan mülkiyet hakkının ihlal edilmesi anlamına geldiğini, ticari faaliyetini acentelik üzerinden yürütme tercihini kullanan müvekkili şirketin de ticari faaliyetine müdahale anlamına geldiğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişinin ihtilaf konusunda uzmanlığı bulunmadığı gibi Mahkemece söz konusu iş yerinin hukuki durumunun tespiti için müvekkilinin ve dava dışı acentenin «ticari defterleri incelenmeksizin» «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu adreste «keşif» icra edildiği, keşfe gidilen iş yerinin tabelasının "Aras Kargo Sütçü İmam" ibarelerini içerdiği, iş yeri içerisinde bulunan kargo poşetleri, kutuları, etiketlerinin tümünde Aras Kargo ibaresinin bulunduğu, keza işyerinin duvarlarında asılı panolarda ve vitrin camında Aras Kargo ürün ve hizmetlerinin reklamlarının yer aldığı, her ne kadar davalı ile dava dışı... arasında «acentelik sözleşmesi» bulunsa ve adı geçen kişi yurt içi kargo taşımacılığı alanında faaliyette bulunma «yetkisini» havi G3 isimli belgenin sahibi olsa da, iş yerindeki faaliyetin merkeze bağlı olarak davalı şirketin onay, emir ve talimatına tabî olarak sürdürüldüğü, iş yerini müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davrandığı, iş yerinde gerçekleştirilen ticari faaliyetin davalı şirketin iştigal ettiği faaliyet konusuyla aynı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeyle muhasebe kayıtlarının davalı şirketin onayladığı serbest muhasebeci ve mali müşavir tarafından tutulmasının kararlaştırıldığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde söz konusu iş yerinin şube olarak kabul edilebilmesi için aranan tüm şartlara sahip olduğu, keza belirtilen hususlar karşısında bağımsızlık koşulu gerçekleşmediğinden «acente» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
3.Mahkemece, davalı tarafın «acentesi» olduğunu savunduğu işletmenin davalının şubesi olarak hareket ettiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmişse de, bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» olup olmadığı, çalışanların işe alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarmalar vb. işlemlerin merkezden mi; yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüld …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · ticari defter incelemesi · keşif · ticaret sicili tescili · ticaret unvanı · tüzel kişilik · ihbar · haciz
Benzer bu kararda… ığını, müvekkili şirketin Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında posta sektöründe faaliyet göstermek üzere yetkilendirilmiş bir hizmet sağlayıcısı olduğunu, davaya konu «acente» işyerinde müvekkili şirketin kurumsal ambleminin logosunun bulunmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, «acentelik» faaliyetlerinin icrasında acentelik faaliyeti yürüten «ticari işletme» ile ticari unvan ve marka kullanım anlaşması yapılmasının zorunlu olduğunu, bu kapsamda dava dışı acente ile müvekkili şirket arasında «ticaret unvan» ve marka kullanım anlaşması yapıldığı ve dava dışı acente tarafından 24.03.2015 tarihinde, 7.000,00 TL isim hakkı bedelinin müvekkili şirket hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini, bu uygulamanın tüm kargo işletmeciliğinde aynı olduğunu, yerel Mahkemenin bağımsızlık unsurundan yola çıkarak dava dışı acente olan...'a ait işyerinin bağımsız olmadığı ve şube olarak tescil edilmesi gerektiği yönündeki tespit ve kanaatine varılmasının mümkün olmadığını, ...'na 12.10.2012 tarihinde 12300 oda sicil numarası tescil edilmiş olarak gösterilen bir iş yeri olduğunu, işveren sıfatına «haciz» olan acentenin işyerine ait tüm yönetim hakkını tek başına kullanma hakkına sahip olan bir «tüzel kişilik» olduğunu, dava dışı acenteye davanın «ihbar» edilmesi taleplerinin reddedildiği için ayrı bir tüzel kişiliği olan ve tescilli bir ticari işletme olarak faaliyet gösteren acentenin haberi bile olmaksızın ticari faaliyetinin sona erdirilmesinin Anayasal hakkı olan mülkiyet hakkının ihlal edilmesi anlamına geldiğini, ticari faaliyetini acentelik üzerinden yürütme tercihini kullanan müvekkili şirketin de ticari faaliyetine müdahale anlamına geldiğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişinin ihtilaf konusunda uzmanlığı bulunmadığı gibi Mahkemece söz konusu iş yerinin hukuki durumunun tespiti için müvekkilinin ve dava dışı acentenin «ticari defterleri incelenmeksizin» «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu adreste «keşif» icra edildiği, keşfe gidilen iş yerinin tabelasının "Aras Kargo Sütçü İmam" ibarelerini içerdiği, iş yeri içerisinde bulunan kargo poşetleri, kutuları, etiketlerinin tümünde Aras Kargo ibaresinin bulunduğu, keza işyerinin duvarlarında asılı panolarda ve vitrin camında Aras Kargo ürün ve hizmetlerinin reklamlarının yer aldığı, her ne kadar davalı ile dava dışı... arasında «acentelik sözleşmesi» bulunsa ve adı geçen kişi yurt içi kargo taşımacılığı alanında faaliyette bulunma «yetkisini» havi G3 isimli belgenin sahibi olsa da, iş yerindeki faaliyetin merkeze bağlı olarak davalı şirketin onay, emir ve talimatına tabî olarak sürdürüldüğü, iş yerini müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davrandığı, iş yerinde gerçekleştirilen ticari faaliyetin davalı şirketin iştigal ettiği faaliyet konusuyla aynı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeyle muhasebe kayıtlarının davalı şirketin onayladığı serbest muhasebeci ve mali müşavir tarafından tutulmasının kararlaştırıldığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde söz konusu iş yerinin şube olarak kabul edilebilmesi için aranan tüm şartlara sahip olduğu, keza belirtilen hususlar karşısında bağımsızlık koşulu gerçekleşmediğinden «acente» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dilekçesinde belirtilen adreste faaliyet gösteren iş yerinin davalı şirketin şubesi olup olmadığı ve bu sıfatla «ticaret sicile tescil» edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü ve «acentelik ilişkisine» ilişkin 102 nci vd. maddeleri, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun (5174 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 118 ve 119 uncu maddeleri.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4469 E. 2017/6387 K.
Ortak:tanıma · ticari işletme · ticaret sicili · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve «dağıtım» işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkez …
Hanım şubesinin «ticaret siciline» davalı Aras Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı taşımacılık AŞ nin şubesi olarak tesciline karar verilmiştir.
Şti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunm …
Benzer bu karardaDavacı tarafça davalının ... şubesinin «ticaret siciline» kayıt ve tescili talebi ile açılan işbu davada, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Türk Ticaret Kanunu'nda şubenin «tanımı» yapılmamıştır.
Ayrıca, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 118/1 maddesinde de, bir «ticari işletmeye» bağlı olup ister merkezin bulunduğu sicil çevresi isterse başka sicil çevresi içinde olsun, bağımsız sermayesi veya muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kendi başına sınai veya ticari faaliyetlerin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şube olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif
Benzer bu karardaDr. ..., Ticari İşletme Hukuku, sayfa 38, ... sayfa 48) Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece yapılan «keşif» ve anılan bilirkişi raporlarından sonra, santralin üretim yeri olduğu ve doğrudan halka hizmet sunumunun bulunmadığından bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şubenin varlığından söz edilebilmesi için yapılan ticari işin niteliği gereği satış olmasının da gerekip gerekmediği, gerekli ise, satış yapılıp yapılmadığı hususlarında da, anılan ilkeler göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8354 E. 2013/21924 K.
Ortak:ticari defter · ticaret sicili · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu nedenle 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalı şirketinin genel merkez «ticari defterlerinin» «resen incelenip» yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra davalının 3. kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütüp yürütmediği, davalı ile işletme arasında nasıl bir hesap ilişkisi olduğunun davalı şirket ve işletme arasında yapılan «acentelik sözleşmesindeki» hükümlerde göz önünde bulundurmak ve ayrıca davalının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu ciddi ve somut itirazları da karşılayacak şekilde alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan «denetime elverişli» ve gerekçeli rapor alınması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
Şti.’nin sözleşmede her ne kadar «acente» sıfatı bulunsa da «acentenin» işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda «ticaret siciline» kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve «dağıtım» işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkez …
Hanım şubesinin «ticaret siciline» davalı Aras Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı taşımacılık AŞ nin şubesi olarak tesciline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri» ile mağazanın «yetki» ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve «ticaret siciline tescilinin» kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan «ihtara» rağmen satış mağazasının «ticaret siciline tescil» ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · taşıyıcı · ihtar · yetki
Benzer bu karardaDava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan «ihtara» rağmen satış mağazasının «ticaret siciline tescil» ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
… ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri» ile mağazanın «yetki» ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve «ticaret siciline tescilinin» kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4732 E. , 2022/8447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.03.2019 tarih ve 2018/99 E- 2019/269 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.03.2021 tarih ve 2019/1392 E- 2021/558 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin...Mah. ...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../Kahramanmaraş adresinde K.Maraş ili ... Hanım Şubesi olarak faaliyet gösterdiğinden bahisle 30.10.2017 tarih ve 2017/7077 sayılı yazı ile tescile davet edildiğini, bu davete 28.11.2017 tarihli yazı ile cevap verilerek şube olarak tescilin mümkün olmadığının ve tescilden kaçınma sebepleri olarak bir kısım gerekçeler bildirildiğini, söz konusu adreste K.Maraş Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 14185 sicil numarada kayıtlı, acentelik verilen Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerinin bulunduğu belirtilmiş olsa da davalı şirketin resmi internet sitesinde K.Maraş ... Hanım Şubesi'nin Güney Anadolu Bölgesi'ne bağlı olarak...Mah.
...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../KMaraş adresinde faaliyet gösterdiğinin yazılı olduğunu, bu şekilde tescilden kaçınma sebeplerinin yerinde görülmemesi nedeniyle 06.12.2017 tarih ve 2017/7923 sayılı yazı ile şube başvurusunda bulunmasının tekiden bildirildiğini, ancak tebliğden itibaren 30 gün içerisinde şube başvurusu yapılmadığını, bu sebeple davalı şirketin...Mah. ...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../KMaraş adresinde faaliyet gösteren K.Maraş ili ... Hanım Şubesi'nin ticaret siciline davalı şirketin şubesi olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilgili adreste şirketin acentesi olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından paket ve koli gibi kargoların toplanması, sınıflandırılması, taşınması ve dağıtım faaliyetleri işinin yapıldığını, şirketin bu adreste ticari faaliyetinin bulunmadığını, bu sebeple şirket adına şube olarak tescil edilmesi gerekmediğini, davalı adreste Aras Kargo A.Ş.'nin kendi adına ticari faaliyette bulunmadığını, Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti'nin bu adreste acente olarak iş yaptığını, Bolat Şti'nin ise K. Maraş Ticaret ve Sanayi Odası'nda 25.01.2014 tarihinden itibaren 14185 sicil numarası ile kaydının bulunduğunu, davaya konu adresin her ne kadar internet sitesinde şube olarak belirtilmiş ise de bunun sehven yazıldığını, Aras Kargo'nun kendisinin faaliyet gösterdiği adresler için şube bildirimi yaptığını, Bolat Kargo Taş.
Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti'nin acentelik yaptığını, kendine ait ticari araçları, ayrı bir vergi kaydı, ayrı bir muhasebesi, ayrı bir SGK işveren kaydı ve sigortalı işçileri olduğunu, müvekkili olan şirketten ayrı ticari faaliyetini sürdüren bir işyeri olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde tamamen bağımsız bir işletmenin, müvekkili olan şirketinin şubesi haline geleceğini ve mülkiyet hakkının ihlali söz konusu olacağını, acente olan bir işletmenin, müvekkili olan şirketin şubesi yapılmaya çalışıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, keşfe gidilen adresteki işyerinin tabelasının "Aras Kargo ... Hanım" ibarelerini içerdiği, İşyeri içerisinde bulunan kargo poşetleri, kutuları, etiketlerinin tümünde Aras Kargo ibareleri bulunduğu, işyerinin duvarlarında asılı panolarda ve vitrin camında Aras Kargo ürün ve hizmetlerinin reklamlarının bulunduğu, işyerinde çalışan personelin Aras Kargo logoları içeren iş kıyafeti giydikleri, işyerinde bulunan kartvizitlerde, Aras Kargo'nun logosu ile birlikte "... Hanım Şube" başlığı bulunduğu, yine şubenin e-posta adresinin [e-posta] olduğu, Acentelik Sözleşmesi’nin tarafı olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş.
Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmede her ne kadar acente sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda ticaret siciline kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve dağıtım işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkezden ayrı olduğu, muhasebe kayıtlarının Aras Kargo’nun onayladığı serbest muhasebeci ve mali müşavir tarafından tutulmasının kararlaştırıldığı dikkate alındığında...Mah.
...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../K.Maraş adresinde faaliyet gösteren işyerinin, davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin şubesi olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, K.Maraş ili ... Hanım şubesinin ticaret siciline davalı Aras Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı taşımacılık AŞ nin şubesi olarak tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, anılan işyerinin müstakil muhasebesinin bulunmasına, müşteri ile temas ederek kendi başına kargo işlemi ( ticari işlem) yapmasına ve para tahsil etmesine, tahsil ettiği paraları taraflar arasındaki sözleşmenin 22. Maddesi kapsamında Aras Kargo tarafından belirlenen banka hesabına yatırmasına, işyerinin hiçbir gerekçe ile kasadan para kullanamamasına, yaptığı işlemlerin merkezin yaptıkları ile aynı olmasına, merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının birlikte gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıya ait işletmenin şube vasfında olduğunun tespit ve şube olarak tescili talebine ilişkin olup, davalı savunmasında, ilgili adreste acentesi olduğu şirketin faaliyette bulunduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince, Acentelik Sözleşmesi nin tarafı olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmede her ne kadar acente sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda ticaret siciline kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin şubesi olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge adliye mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu şube tanımına yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınai faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazaları bu Kanun'un uygulanması bakımından şube sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Yine TTK.'nın 102 m. uyarınca Bağlı Yardımcılar gibi tabi bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir bölge içinde, ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde a) Aracılık etmeyi veya b) Bu akitleri o işletme adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.
Buna göre, şubenin varlığından söz edilebilmesi için merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının bulunması gerekmektedir. Şube için ayrı muhasebe bulunmalıdır ancak, ayrı olmak şartıyla hesaplar merkezde de tutulabilir. Hacim önemli değildir, şube merkezden daha geniş hacimde olabilir. Tamir atölyesi, satış mağazası ve diğer bağımsız olarak müşteri ile temas etmeyen yerler şube sayılmaz. Şubenin yapacağı işlemin merkezin yaptıkları ile aynı olması ya da en azından onlara benzemesi ve şubeden bahsedebilmek için kendi başına ticari işlem yapması gerekmektedir. (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, 1. Cilt, sayfa 941, Prof. Dr. Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, sayfa 38, Poroy/Yasaman sayfa 48) .İşletmenin şube olarak kabul edilmesi için bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe kaydının söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb.
işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı şeklinde yeterli araştırma yapılması gerekmektedir (Dairemizin 26.10.2020 tarih, 2020/582 Esas, 2020/4446 Karar;
01. 04.2019 tarih, 2017/4050 Esas, 2019/2429 Karar;
15. 03.2018 tarih, 2016/8578 Esas, 2018/2027 sayılı ilamları). Bu bağlamda davalı yerin şube sayılıp sayılamayacağının belirlenmesinde, belirtilen unsurların incelenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalı şirketinin genel merkez ticari defterlerinin resen incelenip yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra davalının 3. kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütüp yürütmediği, davalı ile işletme arasında nasıl bir hesap ilişkisi olduğunun davalı şirket ve işletme arasında yapılan acentelik sözleşmesindeki hükümlerde göz önünde bulundurmak ve ayrıca davalının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu ciddi ve somut itirazları da karşılayacak şekilde alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/864434000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz