6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Şube tesciline karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4732 E. 2022/8447 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resen inceleme hmk 222 acentelik sözleşmesi tanıma bloke ticari işletme acente acentelik denetime elverişlilik kâr dağıtımı ticari defter ticaret sicili cy/cy kaydı eksik inceleme hmk 353(1)b-2 e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 222HMK 353 · TTK — TTK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, keşfe gidilen adresteki işyerinin tabelasının "Aras Kargo ... Hanım" ibarelerini içerdiği, İşyeri içerisinde bulunan kargo poşetleri, kutuları, etiketlerinin tümünde Aras Kargo ibareleri bulunduğu, işyerinin duvarlarında asılı panolarda ve vitrin camında Aras Kargo ürün ve hizmetlerinin reklamlarının bulunduğu, işyerinde çalışan personelin Aras Kargo logoları içeren iş kıyafeti giydikleri, işyerinde bulunan kartvizitlerde, Aras Kargo'nun logosu ile birlikte "... Hanım Şube" başlığı bulunduğu, yine şubenin e-posta adresinin [e-posta] olduğu, Acentelik Sözleşmesi’nin tarafı olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmede her ne kadar acente sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda ticaret siciline kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve dağıtım işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkezden ayrı olduğu, muhasebe kayıtlarının Aras Kargo’nun onayladığı serbest muhasebeci ve mali müşavir tarafından tutulmasının kararlaştırıldığı dikkate alındığında...Mah. ...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../K.Maraş adresinde faaliyet gösteren işyerinin, davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin şubesi olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, K.Maraş ili ... Hanım şubesinin ticaret siciline davalı Aras Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı taşımacılık AŞ nin şubesi olarak tesciline karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, anılan işyerinin müstakil muhasebesinin bulunmasına, müşteri ile temas ederek kendi başına kargo işlemi ( ticari işlem) yapmasına ve para tahsil etmesine, tahsil ettiği paraları taraflar arasındaki sözleşmenin 22. Maddesi kapsamında Aras Kargo tarafından belirlenen banka hesabına yatırmasına, işyerinin hiçbir gerekçe ile kasadan para kullanamamasına, yaptığı işlemlerin merkezin yaptıkları ile aynı olmasına, merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının birlikte gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davalıya ait işletmenin şube vasfında olduğunun tespit ve şube olarak tescili talebine ilişkin olup, davalı savunmasında, ilgili adreste acentesi olduğu şirketin faaliyette bulunduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince, Acentelik Sözleşmesi nin tarafı olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmede her ne kadar acente sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda ticaret siciline kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin şubesi olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge adliye mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu şube tanımına yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınai faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazaları bu Kanun'un uygulanması bakımından şube sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Yine TTK.'nın 102 m. uyarınca Bağlı Yardımcılar gibi tabi bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir bölge içinde, ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde a) Aracılık etmeyi veya b) Bu akitleri o işletme adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.

Buna göre, şubenin varlığından söz edilebilmesi için merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının bulunması gerekmektedir. Şube için ayrı muhasebe bulunmalıdır ancak, ayrı olmak şartıyla hesaplar merkezde de tutulabilir. Hacim önemli değildir, şube merkezden daha geniş hacimde olabilir. Tamir atölyesi, satış mağazası ve diğer bağımsız olarak müşteri ile temas etmeyen yerler şube sayılmaz. Şubenin yapacağı işlemin merkezin yaptıkları ile aynı olması ya da en azından onlara benzemesi ve şubeden bahsedebilmek için kendi başına ticari işlem yapması gerekmektedir. (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, 1. Cilt, sayfa 941, Prof. Dr. Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, sayfa 38, Poroy/Yasaman sayfa 48) .İşletmenin şube olarak kabul edilmesi için bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe kaydının söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı şeklinde yeterli araştırma yapılması gerekmektedir (Dairemizin 26.10.2020 tarih, 2020/582 Esas, 2020/4446 Karar; 01.04.2019 tarih, 2017/4050 Esas, 2019/2429 Karar; 15.03.2018 tarih, 2016/8578 Esas, 2018/2027 sayılı ilamları). Bu bağlamda davalı yerin şube sayılıp sayılamayacağının belirlenmesinde, belirtilen unsurların incelenmesi gerekmektedir.

Bu nedenle 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalı şirketinin genel merkez ticari defterlerinin resen incelenip yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra davalının 3. kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütüp yürütmediği, davalı ile işletme arasında nasıl bir hesap ilişkisi olduğunun davalı şirket ve işletme arasında yapılan acentelik sözleşmesindeki hükümlerde göz önünde bulundurmak ve ayrıca davalının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu ciddi ve somut itirazları da karşılayacak şekilde alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şube tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4465 E. 2022/8124 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit | Şube tesciline karar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/582 E. 2020/4446 K.

    Ortak: · Menfi tespit | Şube tesciline karar

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ticaret Sicili Memurunun Kararına İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8578 E. 2018/2027 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • 5174 sayılı kanun

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6531 E. 2023/1016 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Keşif

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4469 E. 2017/6387 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • 5174 sayılı kanun

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8354 E. 2013/21924 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/4732 E.  ,  2022/8447 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.03.2019 tarih ve 2018/99 E- 2019/269 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.03.2021 tarih ve 2019/1392 E- 2021/558 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin...Mah. ...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../Kahramanmaraş adresinde K.Maraş ili ... Hanım Şubesi olarak faaliyet gösterdiğinden bahisle 30.10.2017 tarih ve 2017/7077 sayılı yazı ile tescile davet edildiğini, bu davete 28.11.2017 tarihli yazı ile cevap verilerek şube olarak tescilin mümkün olmadığının ve tescilden kaçınma sebepleri olarak bir kısım gerekçeler bildirildiğini, söz konusu adreste K.Maraş Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 14185 sicil numarada kayıtlı, acentelik verilen Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerinin bulunduğu belirtilmiş olsa da davalı şirketin resmi internet sitesinde K.Maraş ... Hanım Şubesi'nin Güney Anadolu Bölgesi'ne bağlı olarak...Mah.

...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../KMaraş adresinde faaliyet gösterdiğinin yazılı olduğunu, bu şekilde tescilden kaçınma sebeplerinin yerinde görülmemesi nedeniyle 06.12.2017 tarih ve 2017/7923 sayılı yazı ile şube başvurusunda bulunmasının tekiden bildirildiğini, ancak tebliğden itibaren 30 gün içerisinde şube başvurusu yapılmadığını, bu sebeple davalı şirketin...Mah. ...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../KMaraş adresinde faaliyet gösteren K.Maraş ili ... Hanım Şubesi'nin ticaret siciline davalı şirketin şubesi olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ilgili adreste şirketin acentesi olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından paket ve koli gibi kargoların toplanması, sınıflandırılması, taşınması ve dağıtım faaliyetleri işinin yapıldığını, şirketin bu adreste ticari faaliyetinin bulunmadığını, bu sebeple şirket adına şube olarak tescil edilmesi gerekmediğini, davalı adreste Aras Kargo A.Ş.'nin kendi adına ticari faaliyette bulunmadığını, Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti'nin bu adreste acente olarak iş yaptığını, Bolat Şti'nin ise K. Maraş Ticaret ve Sanayi Odası'nda 25.01.2014 tarihinden itibaren 14185 sicil numarası ile kaydının bulunduğunu, davaya konu adresin her ne kadar internet sitesinde şube olarak belirtilmiş ise de bunun sehven yazıldığını, Aras Kargo'nun kendisinin faaliyet gösterdiği adresler için şube bildirimi yaptığını, Bolat Kargo Taş.

Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti'nin acentelik yaptığını, kendine ait ticari araçları, ayrı bir vergi kaydı, ayrı bir muhasebesi, ayrı bir SGK işveren kaydı ve sigortalı işçileri olduğunu, müvekkili olan şirketten ayrı ticari faaliyetini sürdüren bir işyeri olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde tamamen bağımsız bir işletmenin, müvekkili olan şirketinin şubesi haline geleceğini ve mülkiyet hakkının ihlali söz konusu olacağını, acente olan bir işletmenin, müvekkili olan şirketin şubesi yapılmaya çalışıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, keşfe gidilen adresteki işyerinin tabelasının "Aras Kargo ... Hanım" ibarelerini içerdiği, İşyeri içerisinde bulunan kargo poşetleri, kutuları, etiketlerinin tümünde Aras Kargo ibareleri bulunduğu, işyerinin duvarlarında asılı panolarda ve vitrin camında Aras Kargo ürün ve hizmetlerinin reklamlarının bulunduğu, işyerinde çalışan personelin Aras Kargo logoları içeren iş kıyafeti giydikleri, işyerinde bulunan kartvizitlerde, Aras Kargo'nun logosu ile birlikte "... Hanım Şube" başlığı bulunduğu, yine şubenin e-posta adresinin [e-posta] olduğu, Acentelik Sözleşmesi’nin tarafı olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş.

Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmede her ne kadar acente sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda ticaret siciline kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, sözleşme ile kendisine verilen yetkiler dahilinde müşteriler ile hukuki sonuç doğuran işlemler yaparak dış ilişkilerde bağımsız davranabildiği, yapılan işin kargo kabul, işleme ve dağıtım işi olması sebebiyle Aras Kargo’nun faaliyeti ile aynı faaliyette bulunulduğu, bununla birlikte merkezden ayrı bir işyeri olması ve kendi içinde yönetiminin merkezden ayrı olduğu, muhasebe kayıtlarının Aras Kargo’nun onayladığı serbest muhasebeci ve mali müşavir tarafından tutulmasının kararlaştırıldığı dikkate alındığında...Mah.

...Cad. ... Apt. Altı A Blok No:.../E .../K.Maraş adresinde faaliyet gösteren işyerinin, davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin şubesi olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, K.Maraş ili ... Hanım şubesinin ticaret siciline davalı Aras Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı taşımacılık AŞ nin şubesi olarak tesciline karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, anılan işyerinin müstakil muhasebesinin bulunmasına, müşteri ile temas ederek kendi başına kargo işlemi ( ticari işlem) yapmasına ve para tahsil etmesine, tahsil ettiği paraları taraflar arasındaki sözleşmenin 22. Maddesi kapsamında Aras Kargo tarafından belirlenen banka hesabına yatırmasına, işyerinin hiçbir gerekçe ile kasadan para kullanamamasına, yaptığı işlemlerin merkezin yaptıkları ile aynı olmasına, merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının birlikte gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davalıya ait işletmenin şube vasfında olduğunun tespit ve şube olarak tescili talebine ilişkin olup, davalı savunmasında, ilgili adreste acentesi olduğu şirketin faaliyette bulunduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince, Acentelik Sözleşmesi nin tarafı olan Bolat Kargo Taş. Gıda Tem. İnş. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmede her ne kadar acente sıfatı bulunsa da acentenin işletmeden bağımsız olması gerektiği koşullarının oluşmadığı, her türlü işlem ve eylemlerinde işletmenin onay, emir ve talimatına tabî olduğu, bağımsızlık koşulunun gerçekleşmediği, ticari mümessil niteliğinde çalışması söz konusu olduğu, kargo taşımacılığı konusunda ticaret siciline kayıtlı olmasının ve G3 belgesi sahibi olmasının bu durumu değiştirmediği, işyerinin tamamen Aras Kargo’nun emir ve talimatları ile hiyerarşik yapısı içinde bulunması sebebiyle merkeze bağlı hareket ettiği, davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin şubesi olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge adliye mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu şube tanımına yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınai faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazaları bu Kanun'un uygulanması bakımından şube sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Yine TTK.'nın 102 m. uyarınca Bağlı Yardımcılar gibi tabi bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir bölge içinde, ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde a) Aracılık etmeyi veya b) Bu akitleri o işletme adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.

Buna göre, şubenin varlığından söz edilebilmesi için merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının bulunması gerekmektedir. Şube için ayrı muhasebe bulunmalıdır ancak, ayrı olmak şartıyla hesaplar merkezde de tutulabilir. Hacim önemli değildir, şube merkezden daha geniş hacimde olabilir. Tamir atölyesi, satış mağazası ve diğer bağımsız olarak müşteri ile temas etmeyen yerler şube sayılmaz. Şubenin yapacağı işlemin merkezin yaptıkları ile aynı olması ya da en azından onlara benzemesi ve şubeden bahsedebilmek için kendi başına ticari işlem yapması gerekmektedir. (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, 1. Cilt, sayfa 941, Prof. Dr. Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, sayfa 38, Poroy/Yasaman sayfa 48) .İşletmenin şube olarak kabul edilmesi için bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe kaydının söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb.

işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı şeklinde yeterli araştırma yapılması gerekmektedir (Dairemizin 26.10.2020 tarih, 2020/582 Esas, 2020/4446 Karar;

01. 04.2019 tarih, 2017/4050 Esas, 2019/2429 Karar;

15. 03.2018 tarih, 2016/8578 Esas, 2018/2027 sayılı ilamları). Bu bağlamda davalı yerin şube sayılıp sayılamayacağının belirlenmesinde, belirtilen unsurların incelenmesi gerekmektedir.

Bu nedenle 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalı şirketinin genel merkez ticari defterlerinin resen incelenip yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra davalının 3. kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütüp yürütmediği, davalı ile işletme arasında nasıl bir hesap ilişkisi olduğunun davalı şirket ve işletme arasında yapılan acentelik sözleşmesindeki hükümlerde göz önünde bulundurmak ve ayrıca davalının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu ciddi ve somut itirazları da karşılayacak şekilde alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/864434000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.