5174 sayılı kanun
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8354 E. 2013/21924 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ ticaret sicili tescili↗ taşıyıcı↗ ihtar↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ yetki↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve ticaret siciline tescilinin kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan ihtara rağmen satış mağazasının ticaret siciline tescil ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış bulunan 5590 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi hükmünde, bir merkeze bağlı olduğu halde müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi olmadığı halde kendi başına ticari muamele yapan yerlerin şube sayılacağı düzenlendiği gibi, 5174 sayılı Kanun'un ''Odalara Kayıt Zorunluluğu'' başlıklı 9. maddesi'nin 2. bendinde de, bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınaî faaliyet ve ticarî muamele yapan yerlerin ve satış mağazalarının bu Kanun'un uygulanması bakımından şube sayılacağı düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, her ne kadar mahkemece ilgili mevzuat gerekçe gösterilerek davalıya ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği taşıyıp taşımadığının tespiti yönünden davalının ticari defterleri ile mağazanın yetki ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8181 E. 2016/2272 K.
Ortak:ticaret sicili tescili · taşıyıcı · ihtar · ticari defter · ticaret sicili · yetki · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri» ile mağazanın «yetki» ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan «ihtara» rağmen satış mağazasının «ticaret siciline tescil» ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve «ticaret siciline tescilinin» kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… in şube vasfının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri», fabrikanın «yetki», işlem, üretim ve satış faaliyetlerinin mahallinde uzman bilirkişi heyeti marifetiyle yapılacak «keşif» ile tespiti ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Memurluğu’nca yapılan «ihtara» rağmen davalıya ait fabrikanın «ticaret siciline tescil» ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif
Benzer bu kararda… in şube vasfının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri», fabrikanın «yetki», işlem, üretim ve satış faaliyetlerinin mahallinde uzman bilirkişi heyeti marifetiyle yapılacak «keşif» ile tespiti ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8443 E. 2018/1745 K.
Ortak:ticaret sicili · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve «ticaret siciline tescilinin» kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan «ihtara» rağmen satış mağazasının «ticaret siciline tescil» ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
… ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri» ile mağazanın «yetki» ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… in merkezden yürütüldüğü, dava konusu birimin bağımsız hareket kabiliyeti olmadığı belirtilmiş olup, mahkemece yazılan müzekkere cevabında ise muhasebe kayıtlarının «şirket merkezinde» tek bir «defterde» tutulduğu, ... birimine ait olarak ayrıca bir muhasebe «kaydının» olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · tanıma · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… in merkezden yürütüldüğü, dava konusu birimin bağımsız hareket kabiliyeti olmadığı belirtilmiş olup, mahkemece yazılan müzekkere cevabında ise muhasebe kayıtlarının «şirket merkezinde» tek bir «defterde» tutulduğu, ... birimine ait olarak ayrıca bir muhasebe «kaydının» olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...’da şubenin «tanımının» yapılmadığı ancak 5174 Sayılı Kanunda şubenin tanımlanmış olduğu, bu Kanun’un 9/.... maddesine göre "Bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanı …
Türk Ticaret Kanunu şube «tanımına» yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze …
… davalının ... ilçesinde bulunan biriminin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» söz konusu olmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4050 E. 2019/2429 K.
Ortak:ticaret sicili tescili · ticari defter · ticaret sicili · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve «ticaret siciline tescilinin» kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan «ihtara» rağmen satış mağazasının «ticaret siciline tescil» ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
… ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri» ile mağazanın «yetki» ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, dava konusu yerin şube olarak «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalının sigorta şirketinin genel merkez «ticari defterlerinin» «resen incelenip» yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, bölge müdürlüğünün poliçe düzenleyip düzenlemediğinin ve 3.kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen inceleme · tanıma
Benzer bu kararda… n yerler ve satış mağazaları olup, buna göre şubenin unsurları 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 9. maddesinde yapılan «tanımda» ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 118. maddesinde belirlenmiştir.
Bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 83. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalının sigorta şirketinin genel merkez «ticari defterlerinin» «resen incelenip» yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, bölge müdürlüğünün poliçe düzenleyip düzenlemediğinin ve 3.kişilerle bağımsız ticari faaliyet yürütü …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4049 E. 2019/1054 K.
Ortak:ticaret sicili tescili · ticari defter · ticaret sicili · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve «ticaret siciline tescilinin» kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan «ihtara» rağmen satış mağazasının «ticaret siciline tescil» ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
… ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri» ile mağazanın «yetki» ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, dava konusu yerin şube olarak «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Bu nedenle 6102 sayılı ...'nın 83. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalının «ticari defterlerinin» «resen incelenip» yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen inceleme · hayat sigortası · tanıma · sigorta poliçesi · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu irtibat bürosunun merkezden ayrı olarak kendi başına müşterilere «hayat sigortası poliçesi» teklif edip kabul etmediği, büroda poliçe tanzim edilmediği, ofisin şube olarak tescilinin yapılamayacağı, davalı şirket kayıtlarının delil olarak dayanılmaması nedeniyle incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
… n yerler ve satış mağazaları olup, buna göre şubenin unsurları 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 9. maddesinde yapılan «tanımda» ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 118. maddesinde belirlenmiştir.
Bu nedenle 6102 sayılı ...'nın 83. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 222/1. maddesi uyarınca mahkemece, davalının «ticari defterlerinin» «resen incelenip» yukarıda belirtilen unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Ticaret Sicili Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8578 E. 2018/2027 K.
Ortak:ticaret sicili tescili · ticaret sicili · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve «ticaret siciline tescilinin» kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan «ihtara» rağmen satış mağazasının «ticaret siciline tescil» ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
… ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri» ile mağazanın «yetki» ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaTicaret Sicil Memurluğunca tescil için yapılan davete rağmen tescilin yapılmadığı, ...'nin 42 maddesi gereğince merkezi Türkiye de bulunan «ticari işletmelerin» şubelerinin bulundukları yerin «ticaret siciline tescil» ve «ilan» olması gerekti, ...
Hidroelektrik Santrali işletmesinin şube olarak Ticaret Sicili Memurunca «ticaret siciline» kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
… ar verilmişse de, bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüldüğüne dair gerekli araştırmalar yapılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · ticari işletme · ilan · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTicaret Sicil Memurluğunca tescil için yapılan davete rağmen tescilin yapılmadığı, ...'nin 42 maddesi gereğince merkezi Türkiye de bulunan «ticari işletmelerin» şubelerinin bulundukları yerin «ticaret siciline tescil» ve «ilan» olması gerekti, ...
Türk Ticaret Kanunu şube «tanımına» yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrasında uyarınca "bir merke …
… ar verilmişse de, bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüldüğüne dair gerekli araştırmalar yapılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Menfi tespit | Şube tesciline karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/582 E. 2020/4446 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği «taşıyıp» taşımadığının tespiti yönünden davalının «ticari defterleri» ile mağazanın «yetki» ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ar verilmişse de, bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüldüğüne dair gerekli araştırmalar yapılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTürk Ticaret Kanunu şube «tanımına» yer vermemiş olmakla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze …
… ar verilmişse de, bu birimin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe «kaydının» söz konusu olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüldüğüne dair gerekli araştırmalar yapılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/548 E. 2018/7678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahsup
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davanın «mahsup» talebi dikkate alınarak reddine, süresinde açılmayan karşı davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8354 E. , 2013/21924 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.11.2012 tarih ve 2012/233-2012/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının TTK'nın 42. maddesi, Ticaret Sicil Tüzüğü 13. maddesi ve 5590 sayılı Kanun'un 3452 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi gereğince faaliyete başlamasından sonra 15 gün içinde ticari faaliyette bulunduğu yeri tescil ettirmesinin zorunlu olduğunu, tescile davet edilmesine rağmen davete uymadığını belirterek davalıya ait işletmenin TTK'nın 35. maddesi gereğince ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bahse konu satış mağazasının şube olarak nitelendirilmesi ve sicile tescil edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve ticaret siciline tescilinin kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan ihtara rağmen satış mağazasının ticaret siciline tescil ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir.
5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış bulunan 5590 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi hükmünde, bir merkeze bağlı olduğu halde müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi olmadığı halde kendi başına ticari muamele yapan yerlerin şube sayılacağı düzenlendiği gibi, 5174 sayılı Kanun'un ''Odalara Kayıt Zorunluluğu'' başlıklı 9. maddesi'nin 2. bendinde de, bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınaî faaliyet ve ticarî muamele yapan yerlerin ve satış mağazalarının bu Kanun'un uygulanması bakımından şube sayılacağı düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, her ne kadar mahkemece ilgili mevzuat gerekçe gösterilerek davalıya ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği taşıyıp taşımadığının tespiti yönünden davalının ticari defterleri ile mağazanın yetki ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568407800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz