Tedbirin infazı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4799 E. 2022/5082 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tedbirin infazı↗ zilyetliğin devri↗ çek tevdi bordrosu↗ rehin cirosu↗ tahsil cirosu↗ şahsi def'i↗ temlik cirosu↗ son hamil↗ teslim tutanağı↗ isticvap↗ zilyetlik↗ yetkili hamil↗ ciranta↗ davanın konusu↗ ba formu↗ ticari defter kayıtları↗ lehtar↗ rehin↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ ihtiyati tedbir↗ infaz↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ temlik↗ ticari defter↗ yetki↗ taahhütname↗ çek↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Elektronik ve Güvenlik Sist. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davayı kabul ettiği, diğer davalı Nur Aydınlatma ... Ltd. Şti.'nin taahhüt ettiği işleri yapmadıklarını bildirdiğinden isticvabına karar verilerek, davalı Nur Aydınlatma Enerji Elektrik Elektronik Bilgisayar End. Ürn. ve İnş. Malz. Turz. Oto İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye duruşmaya katılmaz iseler, sözleşme içeriğini yerine getiremediklerine ilişkin cevap dilekçelerinin altındaki imzayı ve içeriğini kabul etmiş sayılacaklarına dair ihtarlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalının beyanda bulunmadığı gerekçesiyle, her iki davalı aleyhindeki davanın kabulüne, davaya konu .... Şubesi'ne ait,... nolu 10/02/2014 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli, ... nolu 15/02/2014 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, ... nolu 25/02/2014 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, ... nolu 28/02/2014 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli, ... nolu 05/03/2014 keşide tarihli 50.000,00TL bedelli, .... Toros ... Şubesi'ne ait ... nolu 20/04/2014 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, ... nolu 25/04/2014 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, ... nolu 30/04/2014 keşide tarihli 40.600,00TL bedelli, ... nolu 15/03/2014 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çekler nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine, birleşen davalarda ise, davaya konu çeklerde davalı bankalara yapılan ciroda teminat cirosu olduğuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, 6102 sayılı TTK' nun 687 (6762 sayılı TTK md. 599) maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankaların çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacıların hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları kabul edilerek tüm birleşen dosyalar yönünden menfi tespit davasının reddine ihtiyati tedbir kararı infaz edildiğinden ayrı ayrı çek bedellerinin %20'si oranında tazminatın birleşen davalar davacılarından alınarak, birleşen davalar davalılarına verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı TTK'nın 795. maddesine göre, çekin görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme vasıtası olması ve 6102 sayılı TTK.nun 818. maddesinde rehin cirosuna ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 689. maddesine atıfta bulunulmadığı, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin ancak temlik veya tahsil cirosu ile devrinin mümkün olduğu, kanun koyucunun çeklerde uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 818. maddede, rehin cirosuna ilişkin 689. maddeye atıfta bulunmadığı, bir ödeme vasıtası olarak ibraz edildiği anda ödenmesi gereken çek bedelinin tahsil edilip, rehin olunamamasının, daha devamlı ve emin bir teminat teşkil edeceği, cironun emre yazılı senetlerin devri için, zilyetliğin devri ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olduğu (6102 s. TTK.m.647) temlik, tahsil veya rehin amaçlarıyla yapılabileceği, temlik cirosunun senette mündemiç hakkın devrini sağlarken, rehin cirosunun bu hakkın rehnedilmesini sağladığı, tahsil cirosunun ise hak üzerinde bir mülkiyet değişikliğine yol açmayıp, senet kendisine ciro edilen kimseye, senetten doğan alacağı tahsil edebilmesi için yetki vereceği (6102 sayılı TTK.m. 688), tahsil cirosunun açıkça bu ibareyi içeren bir ciro şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli tahsil cirosu” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı temlik cirosu şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabileceği, ne var ki tahsil cirosunun gizli olması halinin, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşıdığı ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamayacağı (HGK.06/05/2015 tarih ve 2013/12-1686 esas, 2015/1301karar), cironun kambiyo hukukuna ilişkin bir kavram olduğu, 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, defi'ler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlendiği, cironun niteliğinin çek üzerindeki kayda bakılarak belirlenmesi gerektiği, çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli teminattır”, "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından rehin cirosu olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut birleşen davalarda, dava konusu çekler üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığı, bu durumda dava konusu çeklerdeki cironun rehin yada tahsil cirosu olmayıp, temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e md.si atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan birleşen davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalıların çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları anlaşıldığından mahkemece, bankalar aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1097 Esas sayılı ve 2015/1098 Esas sayılı dosyaları yönünden davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1097 Esas ve Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1098 Esas sayılı dosyalarına konu davalar, asıl dava davacısı Tekbiz Tek.Ür. Elk. San. Tic. Ltd. Şti tarafından keşide edilen dava konusu çeklerin ciranta şirketler tarafından davalı bankalara teminat olarak rehin cirosuyla devredildiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Dairemizin yerleşik uygulamalarına (11.04.2018 T. ve 2016/15070 E. – 2018/2588; 26.09.2017 T. ve 2016/7396 E. – 2017/4744 K. vb.) göre de çekte rehin cirosu mümkün değildir.
Ancak, çek metninde açıkça rehin cirosu yazılmasa da birtakım belge ya da evraklardan çekin teminat amacıyla verildiği anlaşılıyorsa çekte gizli veya açık rehin cirosu olamayacağınndan son hamilin çeki teminat amacıyla elinde bulundurduğunun kabulü gerekecektir.
Somut olayda, birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1097 Esas sayılı dava dosyasına konu 1009024 çek nolu 25/04/2014 tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin dava dışı SHM Aydınlatma ... Ltd. Şti. tarafından, 0127866 çek nolu 15/02/2014 tarihli 30.000,00 TL bedelli çekin asıl dava davalısı Nur Aydınlatma .... Ltd.Şti. tarafından çek tevdi bordrosu ve çek teslim tutanağı ile dava birleşen dava davalısı temlik eden Anadolu Bank A.Ş.’ye verildiği, Birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1098 Esas sayılı dosyalarına konu 0127868 çek nolu 25/02/2014 tarih 40.000,00 TL bedelli, 0127869 çek nolu 28.02.2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ve 0127870 çek nolu 05/03/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli çeklerin ise 13.11.2013 tarihli çek istihbarat formu ile asıl dava davalısı Nur Aydınlatma .... Ltd.Şti. tarafından birleşen dava davalısı ...’ye verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, öncelikle, davalı bankaların ticari defter ve kayıtları ile çek tevdi bordroları incelenerek tevdi bordroları tarihi itibariyle asıl dava davalısı Nur Aydınlatma .... Ltd.Şti.’nin ve dava dışı SHM Aydınlatma ... Ltd. Şti.’nin davalı bankalara borçlu olup olmadığının belirlenmesi, çeklerin kredi borcuna teminat olarak verilip verilmediğinin değerlendirilmesi, çekin teminat amacıyla alındığının tespit edilmesi halinde ise çekte rehin cirosu geçerli olmadığından sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8401 E. 2023/2425 K.
Ortak:çek tevdi bordrosu · rehin cirosu · yetkili hamil · lehtar · rehin · ciro · hamil · keşideci
İncelediğiniz kararda688), tahsil cirosunun açıkça bu ibareyi içeren bir «ciro» şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli «tahsil cirosu»” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı «temlik cirosu» şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabileceği, ne var ki tahsil cirosunun gizli olması halinin, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşıdığı ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamayacağı (HGK.06/05/2015 tarih ve 2013/12-1686 esas, 2015/1301karar), cironun kambiyo hukukuna ilişkin bir kavram olduğu, 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, defi'ler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlendiği, cironun niteliğinin «çek» üzerindeki «kayda» bakılarak belirlenmesi gerektiği, çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli «teminattır»”, "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından «rehin cirosu» olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir «şerhi» ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut birleşen davalarda, «dava konusu» çekler üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığı, bu durumda dava konusu çeklerdeki cironun rehin yada tahsil cirosu olmayıp, temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e md.si atfıyla 687 maddesi uyarınca «keşideci» ile «lehtar» arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerin ciro yolu ile «hamil» olan birleşen davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalıların çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil «ibraz» etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve «yetkili hamil» olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları anlaşıldığından mahkemece, bankalar aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçes …
599) maddesi uyarınca «keşideci» ile «lehtar» arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerin «ciro» yolu ile «hamil» olan davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankaların çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacıların hiçbir delil «ibraz» etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve «yetkili hamil» olarak çekleri «temlik cirosu» ile devraldıkları kabul edilerek tüm birleşen dosyalar yönünden «menfi tespit» davasının reddine «ihtiyati tedbir» kararı «infaz» edildiğinden ayrı ayrı «çek» bedellerinin %20'si oranında tazminatın birleşen davalar davacılarından alınarak, birleşen davalar davalılarına verilmesine karar verilmiştir.
Poliçeye ait olup «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak «teminat» amacıyla çekin «ciro» ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davaya konu çekler üzerinde, "bedeli «teminattır»", "bedeli rehindir" ibareleri ya da rehnetmeyi belirten başkaca herhangi bir kayıt bulunmadığından bahisle davalı bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmış ise de yukarıdaki (2) numaralı bentte de ifade edildiği üzere çekin, rehin sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla ciro yoluyla elde edilmesi de caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün olmayıp, aksi yöndeki gerekçe isabetli değildir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete aralarındaki sözleşme gereğince 4 adet «avans çeki» verdiğini, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine riayet etmemesi sebebiyle çeklerin «bedelsiz» hale geldiğini, davalı şirkete gönderdikleri «ihtarnameyle» sözleşmeyi feshedip çeklerin iadesini istediklerini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde, çeklerin bedelsiz hale geldiğini kabul etmekle beraber kullanılan kredilerin «teminatı» olmak üzere «rehin» cirosuyla davalı bankaya devrettiğini bildirdiğini, çekte «rehin cirosu» caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın davaya konu çekleri «rehin» cirosuyla devraldığını, bu hususun dosyada mübrez «çek» «teslim» bordrosundan açıkça anlaşıldığını, keza davalı bankanın çeklerin toplam tutarı kadar kredi kullandırmasının da bu hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat ettiğini, çekte «rehin cirosu» caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olmadığını aksi yöndeki mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik defi · avans çeki · beyaz ciro · bedelsizlik · uyuşmazlık konusu · ihtarname · temsil
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete aralarındaki sözleşme gereğince 4 adet «avans çeki» verdiğini, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine riayet etmemesi sebebiyle çeklerin «bedelsiz» hale geldiğini, davalı şirkete gönderdikleri «ihtarnameyle» sözleşmeyi feshedip çeklerin iadesini istediklerini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde, çeklerin bedelsiz hale geldiğini kabul etmekle beraber kullanılan kredilerin «teminatı» olmak üzere «rehin» cirosuyla davalı bankaya devrettiğini bildirdiğini, çekte «rehin cirosu» caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Şti. tarafından «beyaz ciro» ile ciro edilerek «teslim» edildiği, adı geçen şirketle davalı banka arasında kredi ilişkisi bulunduğu, davalı bankanın çekleri kullandırılan kredinin «teminatı» olmak üzere iktisap ettiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 687 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince «bedelsizlik definin» kişisel bir defi olduğu ve «hamile» karşı ancak çeki iktisap ederken kötü niyetli olması halinde ileri sürülebileceği, dosya kapsamında davalı bankanın çeki bu şekilde iktisap ettiğini kabule imkan v …
CEVAP 1.Davalı şirket «temsilcisi» cevap dilekçesinde; çeklerin «bedelsiz» hale geldiğini belirterek davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile poliçe ve «bononun» aksine çekte «rehin» cirosunun mümkün olmadığı, davacı yanca, davalı bankanın çekleri rehin cirosuyla iktisap ettiği ileri sürülmüş ise de davaya konu çeklerin 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesinde belirtildiği şekilde "bedeli «teminattır»", "bedeli rehindir" ibaresini ya da rehnetmeyi belirten diğer her hangi bir «kaydı» içermediği, bu nedenle davalı bankaya yapılan «beyaz cironun» «rehin cirosu» olarak kabulünün mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince, davalı banka hakkındaki davanın belirtilen gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddinin doğru …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13040 E. 2018/828 K.
Ortak:rehin cirosu · temlik cirosu · rehin · ciro · ihtiyati tedbir · hamil · temlik · çek
İncelediğiniz kararda688), tahsil cirosunun açıkça bu ibareyi içeren bir «ciro» şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli «tahsil cirosu»” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı «temlik cirosu» şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabileceği, ne var ki tahsil cirosunun gizli olması halinin, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşıdığı ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamayacağı (HGK.06/05/2015 tarih ve 2013/12-1686 esas, 2015/1301karar), cironun kambiyo hukukuna ilişkin bir kavram olduğu, 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, defi'ler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlendiği, cironun niteliğinin «çek» üzerindeki «kayda» bakılarak belirlenmesi gerektiği, çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli «teminattır»”, "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından «rehin cirosu» olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir «şerhi» ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut birleşen davalarda, «dava konusu» çekler üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığı, bu durumda dava konusu çeklerdeki cironun rehin yada tahsil cirosu olmayıp, temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e md.si atfıyla 687 maddesi uyarınca «keşideci» ile «lehtar» arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerin ciro yolu ile «hamil» olan birleşen davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalıların çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil «ibraz» etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve «yetkili hamil» olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları anlaşıldığından mahkemece, bankalar aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçes …
599) maddesi uyarınca «keşideci» ile «lehtar» arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerin «ciro» yolu ile «hamil» olan davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankaların çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacıların hiçbir delil «ibraz» etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve «yetkili hamil» olarak çekleri «temlik cirosu» ile devraldıkları kabul edilerek tüm birleşen dosyalar yönünden «menfi tespit» davasının reddine «ihtiyati tedbir» kararı «infaz» edildiğinden ayrı ayrı «çek» bedellerinin %20'si oranında tazminatın birleşen davalar davacılarından alınarak, birleşen davalar davalılarına verilmesine karar verilmiştir.
… e Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı TTK'nın 795. maddesine göre, çekin görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme vasıtası olması ve 6102 sayılı TTK.nun 818. maddesinde «rehin» cirosuna ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 689. maddesine atıfta bulunulmadığı, poliçe ve «bononun» aksine, çekin rehin cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin ancak «temlik» veya «tahsil cirosu» ile devrinin mümkün olduğu, kanun koyucunun çeklerde uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 818. maddede, rehin cirosuna ilişkin 689. maddeye atıfta bulunmadığı, bir ödeme vasıtası olarak «ibraz» edildiği anda ödenmesi gereken «çek» bedelinin tahsil edilip, rehin olunamamasının, daha devamlı ve emin bir «teminat» teşkil edeceği, «cironun» emre yazılı senetlerin devri için, «zilyetliğin devri» ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olduğu (6102 s.
Benzer bu kararda2- Dava, mahkemece «iflas ertelemesi» davasında verilmiş «ihtiyati tedbir» kararına rağmen davalı bankanın kendisine «rehin cirosu» ile verilen «çek» bedellerini haksız olarak tahsil ettiği iddiasına dayalı olarak çek bedellerinin ödenmesi talebine ilişkin olup, mahkemece, devir ve «temlik cirosu» ile davalı bankaya «teslim» edilen çeklerin davacının kredi borcuna «mahsup» edilmek üzere tahsil edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. -/- Ancak, her nekadar çeklerin üzerinde «teminat» olduğuna dair bir ibare yok ise de, dava dilekçesinde bilgileri verilen 10 adet çekin dava dilekçesine ekli olarak sunulan çek/senet tevdi bordrolarında teminat ol …
Poliçeye ait olup «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nin 818. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak «teminat» amacıyla çekin «ciro» ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket yetkilisi tarafından devir ve «temlik cirosu» ile davalı bankaya «teslim» edilen çeklerin davalı bankanın kredi alacağına mahsuben bankaca tahsil edildiği, «iflasın ertelenmesi» sebebiyle verilen «ihtiyati tedbir» kararlarının maddi hukuka ilişkin üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder nitelikte uygulanamayacağı, davalı bankanın çekleri kredi borcuna mahsuben tahsilinde usul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · mahsup · iflas
Benzer bu kararda2- Dava, mahkemece «iflas ertelemesi» davasında verilmiş «ihtiyati tedbir» kararına rağmen davalı bankanın kendisine «rehin cirosu» ile verilen «çek» bedellerini haksız olarak tahsil ettiği iddiasına dayalı olarak çek bedellerinin ödenmesi talebine ilişkin olup, mahkemece, devir ve «temlik cirosu» ile davalı bankaya «teslim» edilen çeklerin davacının kredi borcuna «mahsup» edilmek üzere tahsil edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. -/- Ancak, her nekadar çeklerin üzerinde «teminat» olduğuna dair bir ibare yok ise de, dava dilekçesinde bilgileri verilen 10 adet çekin dava dilekçesine ekli olarak sunulan çek/senet tevdi bordrolarında teminat ol …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket yetkilisi tarafından devir ve «temlik cirosu» ile davalı bankaya «teslim» edilen çeklerin davalı bankanın kredi alacağına mahsuben bankaca tahsil edildiği, «iflasın ertelenmesi» sebebiyle verilen «ihtiyati tedbir» kararlarının maddi hukuka ilişkin üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder nitelikte uygulanamayacağı, davalı bankanın çekleri kredi borcuna mahsuben tahsilinde usul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4799 E. , 2022/5082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.06.2017 tarih ve 2014/1874 E. - 2017/897 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.10.2019 tarih ve 2018/1137 E. - 2019/1162 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, müvekkilinin davalılardan Technoteam Ltd. Şti. ile aralarında taşeron sözleşmesi imzaladıklarını, bu nedenle davalıya .... Şubesine ait 10/02/2014 tarihli 50.000,00 TL, 15/02/2014 tarihli 30.000,00 TL, 25/02/2014 tarihli 40.000,00 TL, 28/02/2014 tarihli 50.000,00 TL, 05/03/2014 tarihli 50.000,00 TL, Şekerbank Toros Şubesi'ne ait 15/03/2014 tarihli 50.000,00 TL, 20/04/2014 tarihli 40.000,00 TL, 25/04/2014 tarihli 40.000,00 TL, 30/04/2014 tarihli 40.600,00 TL bedelli çekleri teslim ettiğini, çeklerin ön yüzünde de diğer davacının şirket yetkilisi olarak şahsi avali bulunduğunu, davalı ... Ltd. Şti.'nin sözleşme gereği teslim edilmesi gereken malzemeleri temin etmek için diğer davalı Nur Aydınlatma Ltd.
Şti.'ye davaya konu çekleri teslim ettiğini, ancak müvekkilinin çeklerin karşılığı olan malzemeleri davalılardan teslim almadığı gibi Nur Aydınlatma Ltd. Şti.'nin kapatılarak yetkililerinin ortadan kaybolduğunu, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığını, müvekkiline kesilmiş bir fatura ya da teslim edilmiş bir mal da bulunmadığını, mallar teslim edilmeyince Technoteam firmasında kalan bağlantı çeklerinin bir kısmının müvekkiline iade edildiğini dava konusu çeklerin ise teslim edilmediğini, bu nedenlerle söz konusu çekler nedeni ile davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... Ltd.Şti., davacı ile aralarında taşeron sözleşmesi imzalanması nedeni ile yapacakları işten ve alacakları malzemelerden dolayı kendilerine davacı tarafça teslim edilen dava konusu olan çekleri sözleşme konusu malzemelerin karşılığı olarak diğer davalı Nur Aydınlatma Ltd. Şti.'ye teslim ettiklerini, ancak diğer davalı tarafından teslim edilmesi gereken malzemelerin kendilerine teslim edilmediğini, dava konusu çeklerin de kendilerinde olmaması nedeniyle davacıya teslim edilmediğini, bu nedenle açılmış olan davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Asıl davada davalı Nur Aydınlatma Ltd. Şti. diğer davalı şirket tarafından kendilerine verilen ve dava konusu olan çekler karşılığında davacıya teslim etmeleri gereken malzemelerin şirketin içinde bulunduğu mali sıkıntılardan dolayı teslim edilemediğini savunmuştur.
Birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1097 Esas sayılı ve 2015/1098 Esas sayılı dosyası ile birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1097 Esas ve birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1098 Esas sayılı dosyalarında davacılar vekili, müvekkili şirketin dava dışı Techonoteam Elektrik ve Güvenlik Sist. San. Tic. Ltd. Şti. ile taşeron sözleşmesi imzaladığını, bu nedenle 9 adet çekin Techonoteam Şirketi'ne teslim edildiğini, bu şirketin davaya konu çekleri Nur Aydınlatma .. Ltd.Şti'ye ciro ettiğini, ancak müvekkil şirketin çekin karşılığı olan malzemeleri bu şirketten teslim almadığını, bu şirketin çekleri birleşen davalardaki davalı bankalara " rehin cirosu " ile verdiğini, bu nedenle söz konusu çekler nedeniyle davalı bankalara borçlu olmadıklarının tespiti ile % 40 kötü niyet tazminatına karar talep ve dava etmiştir.
Birleşen davalarda davalı banka vekilleri, müvekkillerine yapılan ciroların rehin cirosu olmayıp temlik cirosu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Elektronik ve Güvenlik Sist. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davayı kabul ettiği, diğer davalı Nur Aydınlatma ... Ltd. Şti.'nin taahhüt ettiği işleri yapmadıklarını bildirdiğinden isticvabına karar verilerek, davalı Nur Aydınlatma Enerji Elektrik Elektronik Bilgisayar End. Ürn. ve İnş. Malz. Turz. Oto İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye duruşmaya katılmaz iseler, sözleşme içeriğini yerine getiremediklerine ilişkin cevap dilekçelerinin altındaki imzayı ve içeriğini kabul etmiş sayılacaklarına dair ihtarlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalının beyanda bulunmadığı gerekçesiyle, her iki davalı aleyhindeki davanın kabulüne, davaya konu ....
Şubesi'ne ait,... nolu 10/02/2014 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli, ... nolu 15/02/2014 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, ... nolu 25/02/2014 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, ... nolu 28/02/2014 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli, ... nolu 05/03/2014 keşide tarihli 50.000,00TL bedelli, .... Toros ... Şubesi'ne ait ... nolu 20/04/2014 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, ... nolu 25/04/2014 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, ... nolu 30/04/2014 keşide tarihli 40.600,00TL bedelli, ... nolu 15/03/2014 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çekler nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine, birleşen davalarda ise, davaya konu çeklerde davalı bankalara yapılan ciroda teminat cirosu olduğuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, 6102 sayılı TTK' nun 687 (6762 sayılı TTK md.
599) maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankaların çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacıların hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları kabul edilerek tüm birleşen dosyalar yönünden menfi tespit davasının reddine ihtiyati tedbir kararı infaz edildiğinden ayrı ayrı çek bedellerinin %20'si oranında tazminatın birleşen davalar davacılarından alınarak, birleşen davalar davalılarına verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı TTK'nın 795. maddesine göre, çekin görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme vasıtası olması ve 6102 sayılı TTK.nun 818. maddesinde rehin cirosuna ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 689. maddesine atıfta bulunulmadığı, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin ancak temlik veya tahsil cirosu ile devrinin mümkün olduğu, kanun koyucunun çeklerde uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 818. maddede, rehin cirosuna ilişkin 689. maddeye atıfta bulunmadığı, bir ödeme vasıtası olarak ibraz edildiği anda ödenmesi gereken çek bedelinin tahsil edilip, rehin olunamamasının, daha devamlı ve emin bir teminat teşkil edeceği, cironun emre yazılı senetlerin devri için, zilyetliğin devri ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olduğu (6102 s.
TTK.m.647) temlik, tahsil veya rehin amaçlarıyla yapılabileceği, temlik cirosunun senette mündemiç hakkın devrini sağlarken, rehin cirosunun bu hakkın rehnedilmesini sağladığı, tahsil cirosunun ise hak üzerinde bir mülkiyet değişikliğine yol açmayıp, senet kendisine ciro edilen kimseye, senetten doğan alacağı tahsil edebilmesi için yetki vereceği (6102 sayılı TTK.m. 688), tahsil cirosunun açıkça bu ibareyi içeren bir ciro şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli tahsil cirosu” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı temlik cirosu şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabileceği, ne var ki tahsil cirosunun gizli olması halinin, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşıdığı ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamayacağı (HGK.06/05/2015 tarih ve 2013/12-1686 esas, 2015/1301karar), cironun kambiyo hukukuna ilişkin bir kavram olduğu, 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, defi'ler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689.
maddelerinde düzenlendiği, cironun niteliğinin çek üzerindeki kayda bakılarak belirlenmesi gerektiği, çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli teminattır”, "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından rehin cirosu olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut birleşen davalarda, dava konusu çekler üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığı, bu durumda dava konusu çeklerdeki cironun rehin yada tahsil cirosu olmayıp, temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e md.si atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan birleşen davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalıların çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3.
kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları anlaşıldığından mahkemece, bankalar aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1097 Esas sayılı ve 2015/1098 Esas sayılı dosyaları yönünden davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1097 Esas ve Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1098 Esas sayılı dosyalarına konu davalar, asıl dava davacısı Tekbiz Tek.Ür. Elk. San. Tic. Ltd. Şti tarafından keşide edilen dava konusu çeklerin ciranta şirketler tarafından davalı bankalara teminat olarak rehin cirosuyla devredildiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Dairemizin yerleşik uygulamalarına (11.04.2018 T. ve 2016/15070 E. – 2018/2588;
26. 09.2017 T. ve 2016/7396 E. – 2017/4744 K. vb.) göre de çekte rehin cirosu mümkün değildir.
Ancak, çek metninde açıkça rehin cirosu yazılmasa da birtakım belge ya da evraklardan çekin teminat amacıyla verildiği anlaşılıyorsa çekte gizli veya açık rehin cirosu olamayacağınndan son hamilin çeki teminat amacıyla elinde bulundurduğunun kabulü gerekecektir.
Somut olayda, birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1097 Esas sayılı dava dosyasına konu 1009024 çek nolu 25/04/2014 tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin dava dışı SHM Aydınlatma ... Ltd. Şti. tarafından, 0127866 çek nolu 15/02/2014 tarihli 30.000,00 TL bedelli çekin asıl dava davalısı Nur Aydınlatma .... Ltd.Şti. tarafından çek tevdi bordrosu ve çek teslim tutanağı ile dava birleşen dava davalısı temlik eden Anadolu Bank A.Ş.’ye verildiği, Birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1098 Esas sayılı dosyalarına konu 0127868 çek nolu 25/02/2014 tarih 40.000,00 TL bedelli, 0127869 çek nolu 28.02.2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ve 0127870 çek nolu 05/03/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli çeklerin ise 13.11.2013 tarihli çek istihbarat formu ile asıl dava davalısı Nur Aydınlatma ....
Ltd.Şti. tarafından birleşen dava davalısı ...’ye verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, öncelikle, davalı bankaların ticari defter ve kayıtları ile çek tevdi bordroları incelenerek tevdi bordroları tarihi itibariyle asıl dava davalısı Nur Aydınlatma .... Ltd.Şti.’nin ve dava dışı SHM Aydınlatma ... Ltd. Şti.’nin davalı bankalara borçlu olup olmadığının belirlenmesi, çeklerin kredi borcuna teminat olarak verilip verilmediğinin değerlendirilmesi, çekin teminat amacıyla alındığının tespit edilmesi halinde ise çekte rehin cirosu geçerli olmadığından sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1097 Esas ve Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1098 Esas sayılı dosyaları yönünden temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 20/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Bölge Adliye Mahkemesi karanının usul ve Yasa'ya uygun olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794629000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz