Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8401 E. 2023/2425 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişisel defi↗ bedelsizlik defi↗ çek tevdi bordrosu↗ avans çeki↗ rehin cirosu↗ beyaz ciro↗ yetkili hamil↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ rehin↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ iflas↗ ihtarname↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/751 E., 2017/255 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete aralarındaki sözleşme gereğince 4 adet avans çeki verdiğini, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine riayet etmemesi sebebiyle çeklerin bedelsiz hale geldiğini, davalı şirkete gönderdikleri ihtarnameyle sözleşmeyi feshedip çeklerin iadesini istediklerini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde, çeklerin bedelsiz hale geldiğini kabul etmekle beraber kullanılan kredilerin teminatı olmak üzere rehin cirosuyla davalı bankaya devrettiğini bildirdiğini, çekte rehin cirosu caiz olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde; çeklerin bedelsiz hale geldiğini belirterek davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
2. Davalı banka tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çeklerin davalı bankaya dava dışı Anka Grup Demir Çelik... Tic. Ltd. Şti. tarafından beyaz ciro ile ciro edilerek teslim edildiği, adı geçen şirketle davalı banka arasında kredi ilişkisi bulunduğu, davalı bankanın çekleri kullandırılan kredinin teminatı olmak üzere iktisap ettiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 687 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince bedelsizlik definin kişisel bir defi olduğu ve hamile karşı ancak çeki iktisap ederken kötü niyetli olması halinde ileri sürülebileceği, dosya kapsamında davalı bankanın çeki bu şekilde iktisap ettiğini kabule imkan verecek bir delil bulunmadığı, davalı şirketçe açılan davanın kabul edildiği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın davaya konu çekleri rehin cirosuyla devraldığını, bu hususun dosyada mübrez çek teslim bordrosundan açıkça anlaşıldığını, keza davalı bankanın çeklerin toplam tutarı kadar kredi kullandırmasının da bu hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat ettiğini, çekte rehin cirosu caiz olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olmadığını aksi yöndeki mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile poliçe ve bononun aksine çekte rehin cirosunun mümkün olmadığı, davacı yanca, davalı bankanın çekleri rehin cirosuyla iktisap ettiği ileri sürülmüş ise de davaya konu çeklerin 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesinde belirtildiği şekilde "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresini ya da rehnetmeyi belirten diğer her hangi bir kaydı içermediği, bu nedenle davalı bankaya yapılan beyaz cironun rehin cirosu olarak kabulünün mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince, davalı banka hakkındaki davanın belirtilen gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın ise kararda gösterilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankanın davaya konu çekleri rehin cirosuyla devralıp devralmadığı ve buradan varılacak sonuca göre yetkili hamil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, davaya konu 4 adet çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2.Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 689 uncu maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz. Nitekim Dairemizin yerleşik uygulaması da bu şekildedir. (Dairemizin 11.04.2018 tarihli, 2016/15070 E. – 2018/2588 K. sayılı ve 26.09.2017 tarihli, 2016/7396 E. 2017/4744 K. sayılı ilamları)
3. Keşidecisi davacı, lehtarı davalı şirket olan davaya konu çeklerin, davalı şirket tarafından dava dışı Anka Grup Demir Çelik...Tic. Ltd. Şti'ye, adı geçen şirket tarafından da davalı bankaya beyaz ciro yoluyla devredildiği görülmektedir.
4. Davaya konu çekler üzerinde, "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibareleri ya da rehnetmeyi belirten başkaca herhangi bir kayıt bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Ancak davalı bankanın, çekleri, dava dışı Anka Grup Demir Çelik...Tic. Ltd. Şti.'nin kredi borçlarının teminatı olmak üzere ciro yoluyla devraldığı anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus davalı bankanın da kabulünde olup davalı banka vekili 26.10.2016 tarihli dilekçesinde; dava dışı Anka Grup Demir Çelik...Tic. Ltd. Şti.'nin, çekleri, müvekkili bankaya olan kredi borçlarının teminatı olmak üzere ciro yoluyla müvekkiline devrettiğini belirtmiştir. Bunun yanında, 07.06.2016 tarihli Çek Tevdi Bordrosu'nda çeklerin teminat olarak alındığı belirtildiği gibi davalı bankanın, çekleri devraldıktan bir gün sonra dava dışı Anka Grup Demir Çelik...Tic. Ltd. Şti.'ne davaya konu çeklerin toplam tutarı olan 450.000,00 TL tutarında kredi kullandırdığı da anlaşılmaktadır.
5. Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu çekler üzerinde, "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibareleri ya da rehnetmeyi belirten başkaca herhangi bir kayıt bulunmadığından bahisle davalı bankaya yapılan cironun rehin cirosu olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmış ise de yukarıdaki (2) numaralı bentte de ifade edildiği üzere çekin, rehin sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla ciro yoluyla elde edilmesi de caiz olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olarak kabulü mümkün olmayıp, aksi yöndeki gerekçe isabetli değildir.
6. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı bankanın yetkili hamil olmadığı gözetilerek davalı banka hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4799 E. 2022/5082 K.
Ortak:çek tevdi bordrosu · rehin cirosu · yetkili hamil · lehtar · rehin · ciro · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davaya konu çekler üzerinde, "bedeli «teminattır»", "bedeli rehindir" ibareleri ya da rehnetmeyi belirten başkaca herhangi bir kayıt bulunmadığından bahisle davalı bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmış ise de yukarıdaki (2) numaralı bentte de ifade edildiği üzere çekin, rehin sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla ciro yoluyla elde edilmesi de caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün olmayıp, aksi yöndeki gerekçe isabetli değildir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete aralarındaki sözleşme gereğince 4 adet «avans çeki» verdiğini, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine riayet etmemesi sebebiyle çeklerin «bedelsiz» hale geldiğini, davalı şirkete gönderdikleri «ihtarnameyle» sözleşmeyi feshedip çeklerin iadesini istediklerini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde, çeklerin bedelsiz hale geldiğini kabul etmekle beraber kullanılan kredilerin «teminatı» olmak üzere «rehin» cirosuyla davalı bankaya devrettiğini bildirdiğini, çekte «rehin cirosu» caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın davaya konu çekleri «rehin» cirosuyla devraldığını, bu hususun dosyada mübrez «çek» «teslim» bordrosundan açıkça anlaşıldığını, keza davalı bankanın çeklerin toplam tutarı kadar kredi kullandırmasının da bu hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat ettiğini, çekte «rehin cirosu» caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olmadığını aksi yöndeki mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda688), tahsil cirosunun açıkça bu ibareyi içeren bir «ciro» şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli «tahsil cirosu»” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı «temlik cirosu» şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabileceği, ne var ki tahsil cirosunun gizli olması halinin, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşıdığı ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamayacağı (HGK.06/05/2015 tarih ve 2013/12-1686 esas, 2015/1301karar), cironun kambiyo hukukuna ilişkin bir kavram olduğu, 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, defi'ler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlendiği, cironun niteliğinin «çek» üzerindeki «kayda» bakılarak belirlenmesi gerektiği, çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli «teminattır»”, "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından «rehin cirosu» olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir «şerhi» ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut birleşen davalarda, «dava konusu» çekler üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığı, bu durumda dava konusu çeklerdeki cironun rehin yada tahsil cirosu olmayıp, temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e md.si atfıyla 687 maddesi uyarınca «keşideci» ile «lehtar» arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerin ciro yolu ile «hamil» olan birleşen davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalıların çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil «ibraz» etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve «yetkili hamil» olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları anlaşıldığından mahkemece, bankalar aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçes …
599) maddesi uyarınca «keşideci» ile «lehtar» arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerin «ciro» yolu ile «hamil» olan davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankaların çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacıların hiçbir delil «ibraz» etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve «yetkili hamil» olarak çekleri «temlik cirosu» ile devraldıkları kabul edilerek tüm birleşen dosyalar yönünden «menfi tespit» davasının reddine «ihtiyati tedbir» kararı «infaz» edildiğinden ayrı ayrı «çek» bedellerinin %20'si oranında tazminatın birleşen davalar davacılarından alınarak, birleşen davalar davalılarına verilmesine karar verilmiştir.
Poliçeye ait olup «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak «teminat» amacıyla çekin «ciro» ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zilyetliğin devri · tahsil cirosu · şahsi def'i · temlik cirosu · son hamil · teslim tutanağı · isticvap · zilyetlik
Benzer bu kararda… e Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı TTK'nın 795. maddesine göre, çekin görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme vasıtası olması ve 6102 sayılı TTK.nun 818. maddesinde «rehin» cirosuna ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 689. maddesine atıfta bulunulmadığı, poliçe ve «bononun» aksine, çekin rehin cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin ancak «temlik» veya «tahsil cirosu» ile devrinin mümkün olduğu, kanun koyucunun çeklerde uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 818. maddede, rehin cirosuna ilişkin 689. maddeye atıfta bulunmadığı, bir ödeme vasıtası olarak «ibraz» edildiği anda ödenmesi gereken «çek» bedelinin tahsil edilip, rehin olunamamasının, daha devamlı ve emin bir «teminat» teşkil edeceği, «cironun» emre yazılı senetlerin devri için, «zilyetliğin devri» ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olduğu (6102 s.
688), tahsil cirosunun açıkça bu ibareyi içeren bir «ciro» şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli «tahsil cirosu»” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı «temlik cirosu» şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabileceği, ne var ki tahsil cirosunun gizli olması halinin, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşıdığı ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamayacağı (HGK.06/05/2015 tarih ve 2013/12-1686 esas, 2015/1301karar), cironun kambiyo hukukuna ilişkin bir kavram olduğu, 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, defi'ler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlendiği, cironun niteliğinin «çek» üzerindeki «kayda» bakılarak belirlenmesi gerektiği, çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli «teminattır»”, "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından «rehin cirosu» olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir «şerhi» ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut birleşen davalarda, «dava konusu» çekler üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığı, bu durumda dava konusu çeklerdeki cironun rehin yada tahsil cirosu olmayıp, temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e md.si atfıyla 687 maddesi uyarınca «keşideci» ile «lehtar» arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerin ciro yolu ile «hamil» olan birleşen davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalıların çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil «ibraz» etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve «yetkili hamil» olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları anlaşıldığından mahkemece, bankalar aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçes …
599) maddesi uyarınca «keşideci» ile «lehtar» arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerin «ciro» yolu ile «hamil» olan davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankaların çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacıların hiçbir delil «ibraz» etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve «yetkili hamil» olarak çekleri «temlik cirosu» ile devraldıkları kabul edilerek tüm birleşen dosyalar yönünden «menfi tespit» davasının reddine «ihtiyati tedbir» kararı «infaz» edildiğinden ayrı ayrı «çek» bedellerinin %20'si oranında tazminatın birleşen davalar davacılarından alınarak, birleşen davalar davalılarına verilmesine karar verilmiştir.
Şti.'nin «taahhüt» ettiği işleri yapmadıklarını bildirdiğinden «isticvabına» karar verilerek, davalı Nur Aydınlatma Enerji Elektrik Elektronik Bilgisayar End.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5207 E. 2017/7266 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · lehtar · rehin · ciro · hamil · çek · menfi tespit · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın davaya konu çekleri «rehin» cirosuyla devraldığını, bu hususun dosyada mübrez «çek» «teslim» bordrosundan açıkça anlaşıldığını, keza davalı bankanın çeklerin toplam tutarı kadar kredi kullandırmasının da bu hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat ettiğini, çekte «rehin cirosu» caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olmadığını aksi yöndeki mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu çekler üzerinde, "bedeli «teminattır»", "bedeli rehindir" ibareleri ya da rehnetmeyi belirten başkaca herhangi bir kayıt bulunmadığından bahisle davalı bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmış ise de yukarıdaki (2) numaralı bentte de ifade edildiği üzere çekin, rehin sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla ciro yoluyla elde edilmesi de caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün olmayıp, aksi yöndeki gerekçe isabetli değildir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete aralarındaki sözleşme gereğince 4 adet «avans çeki» verdiğini, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine riayet etmemesi sebebiyle çeklerin «bedelsiz» hale geldiğini, davalı şirkete gönderdikleri «ihtarnameyle» sözleşmeyi feshedip çeklerin iadesini istediklerini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde, çeklerin bedelsiz hale geldiğini kabul etmekle beraber kullanılan kredilerin «teminatı» olmak üzere «rehin» cirosuyla davalı bankaya devrettiğini bildirdiğini, çekte «rehin cirosu» caiz olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «lehtar» tarafından «ciro» sureti ile çeke «hamil» olan davalı banka aleyhine açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece davalı banka kayıtları incelenerek, dava konusu çekin davalı bankaya «teminat» olarak verilmiş olduğunun banka kayıtlarından anlaşılması durumunda, çekin gizli «rehin cirosu» ile davalı bankanın elinde bulunduğu ve davalı bankanın dava konusu çekin «yetkili hamili» olamayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından …
Poliçeye ait olup «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta «ispat yükü» kendisine düşen davacı, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında dava konusu çekin, «lehtar» dava dışı... tarafından kullanılan krediye «teminat» olarak davalı bankaya verildiğini ileri sürmüş, iddiasını ispat etmek için de davalı banka kayıtlarına dayanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8401 E. , 2023/2425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/1765 Esas, 2021/1050 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü ( Esas hakkında yeniden karar verilmesi suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/751 E., 2017/255 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete aralarındaki sözleşme gereğince 4 adet avans çeki verdiğini, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine riayet etmemesi sebebiyle çeklerin bedelsiz hale geldiğini, davalı şirkete gönderdikleri ihtarnameyle sözleşmeyi feshedip çeklerin iadesini istediklerini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde, çeklerin bedelsiz hale geldiğini kabul etmekle beraber kullanılan kredilerin teminatı olmak üzere rehin cirosuyla davalı bankaya devrettiğini bildirdiğini, çekte rehin cirosu caiz olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde; çeklerin bedelsiz hale geldiğini belirterek davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
2. Davalı banka tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çeklerin davalı bankaya dava dışı Anka Grup Demir Çelik... Tic. Ltd. Şti. tarafından beyaz ciro ile ciro edilerek teslim edildiği, adı geçen şirketle davalı banka arasında kredi ilişkisi bulunduğu, davalı bankanın çekleri kullandırılan kredinin teminatı olmak üzere iktisap ettiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 687 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince bedelsizlik definin kişisel bir defi olduğu ve hamile karşı ancak çeki iktisap ederken kötü niyetli olması halinde ileri sürülebileceği, dosya kapsamında davalı bankanın çeki bu şekilde iktisap ettiğini kabule imkan verecek bir delil bulunmadığı, davalı şirketçe açılan davanın kabul edildiği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın davaya konu çekleri rehin cirosuyla devraldığını, bu hususun dosyada mübrez çek teslim bordrosundan açıkça anlaşıldığını, keza davalı bankanın çeklerin toplam tutarı kadar kredi kullandırmasının da bu hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat ettiğini, çekte rehin cirosu caiz olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olmadığını aksi yöndeki mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile poliçe ve bononun aksine çekte rehin cirosunun mümkün olmadığı, davacı yanca, davalı bankanın çekleri rehin cirosuyla iktisap ettiği ileri sürülmüş ise de davaya konu çeklerin 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesinde belirtildiği şekilde "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresini ya da rehnetmeyi belirten diğer her hangi bir kaydı içermediği, bu nedenle davalı bankaya yapılan beyaz cironun rehin cirosu olarak kabulünün mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince, davalı banka hakkındaki davanın belirtilen gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın ise kararda gösterilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankanın davaya konu çekleri rehin cirosuyla devralıp devralmadığı ve buradan varılacak sonuca göre yetkili hamil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, davaya konu 4 adet çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2.Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 689 uncu maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz. Nitekim Dairemizin yerleşik uygulaması da bu şekildedir. (Dairemizin 11.04.2018 tarihli, 2016/15070 E. – 2018/2588 K. sayılı ve 26.09.2017 tarihli, 2016/7396 E. 2017/4744 K. sayılı ilamları)
3. Keşidecisi davacı, lehtarı davalı şirket olan davaya konu çeklerin, davalı şirket tarafından dava dışı Anka Grup Demir Çelik...Tic. Ltd. Şti'ye, adı geçen şirket tarafından da davalı bankaya beyaz ciro yoluyla devredildiği görülmektedir.
4. Davaya konu çekler üzerinde, "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibareleri ya da rehnetmeyi belirten başkaca herhangi bir kayıt bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Ancak davalı bankanın, çekleri, dava dışı Anka Grup Demir Çelik...Tic. Ltd. Şti.'nin kredi borçlarının teminatı olmak üzere ciro yoluyla devraldığı anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus davalı bankanın da kabulünde olup davalı banka vekili 26.10.2016 tarihli dilekçesinde; dava dışı Anka Grup Demir Çelik...Tic. Ltd. Şti.'nin, çekleri, müvekkili bankaya olan kredi borçlarının teminatı olmak üzere ciro yoluyla müvekkiline devrettiğini belirtmiştir. Bunun yanında, 07.06.2016 tarihli Çek Tevdi Bordrosu'nda çeklerin teminat olarak alındığı belirtildiği gibi davalı bankanın, çekleri devraldıktan bir gün sonra dava dışı Anka Grup Demir Çelik...Tic.
Ltd. Şti.'ne davaya konu çeklerin toplam tutarı olan 450.000,00 TL tutarında kredi kullandırdığı da anlaşılmaktadır.
5. Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu çekler üzerinde, "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibareleri ya da rehnetmeyi belirten başkaca herhangi bir kayıt bulunmadığından bahisle davalı bankaya yapılan cironun rehin cirosu olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmış ise de yukarıdaki (2) numaralı bentte de ifade edildiği üzere çekin, rehin sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla ciro yoluyla elde edilmesi de caiz olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olarak kabulü mümkün olmayıp, aksi yöndeki gerekçe isabetli değildir.
6. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı bankanın yetkili hamil olmadığı gözetilerek davalı banka hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi
KARŞIOY
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın onanmasını düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932668500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz