Ttk 105/2
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8347 E. 2022/3672 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 105/2↗ tahkime elverişlilik↗ milletlerarası tahkim↗ münhasır yetki↗ kesin yetki kuralı↗ tahkim itirazı↗ yabancılık unsuru↗ yetki şartı↗ kesin yetki↗ yetki sözleşmesi↗ 5718 sayılı möhuk↗ yazılı delille ispat↗ istinaf sebebi↗ ilk itiraz↗ yerleşim yeri↗ konişmento↗ izafeten dava↗ konşimento↗ dava dilekçesinin tebliği↗ yetki itirazı↗ acente↗ tahkim↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ taşıma sözleşmesi↗ iş bölümü↗ tenfiz↗ usulden reddi↗ yetki↗ geçersizlik↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık söz konusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası yetki itirazına davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın konşimento tahtında yapıldığı, davacı firma ile davalı CoscoShipping Co Ltd. şirketi arasında imzalanan anlaşmanın 30. maddesinde "... Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." şeklinde yetki sözleşmesi bulunduğu, yabancılık unsuru bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde davanın yetkili Türk mahkemelerinde görülebileceğinin belirtildiği, olayda yabancılık unsuru bulunduğundan ve anlaşmada gösterilen yetkili mahkeme tarafından verilen bir yetkisizlik kararı olmadığından ve davalı tarafça süresi içinde tahkim itirazında bulunulduğundan, davalı Cosco Shıppıng Co. Ltd.'ye izafeten acentesi Cosco Cosco Denizcilik ve Dış Tic. A.Ş. aleyhine açılmış olan davanın MÖHUK 47. maddesi uyarınca yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 116. maddesinde; "(1) İlk itirazların a)Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı, b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı, c) İş bölümü itirazı olark sayıldığı, Kanun’un 117. maddesine göre ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu aksi hâlde dinlenilmeyeceği, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği, Kanun’un 114. maddesinde dava şartlarının sayıldığı, davalı tarafça dava dilekçesinin tebliğinden sonra 2 haftalık süre içerisinde olmak üzere 20/09/2017 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunulduğu, 04/10/2017 tarihli süre uzatım kararı ile cevap süresinin, bitiminden itibaren 1 ay uzatılmasına karar verildiği, davalı vekili tarafından bir aylık süre içerisinde 19/10/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki ve tahkim itirazında bulunulduğu, davacı vekilinin süresi içerisinde yetki ve tahkim itirazında bulunulmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmediği, mahkemece davalının yetki itirazından önce dava şartı olan tahkim itirazının incelenmesinde de usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, MÖHUK'un 47. maddesinde; "Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi halinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde yetkili Türk mahkemesinde görülür." düzenlemesine yer verildiği, somut olayda; davacı firma ile davalı CoscoShipping Co Ltd. şirketi arasında imzalanan anlaşmanın 30. maddesinde "... Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." hükmü bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olduğu ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğduğu ve sözleşmede yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan yazılı şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu 4/3. md. MÖHUK 62/1 maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmiş olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta tarafların açıkça Londra Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu kabul ettiklerinin anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair kararının doğru olduğu, davacı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinin geçerli olduğu haller kanunla belirlenir. MÖHUK 47/2. maddesinin atfıyla iş, tüketici ve sigorta sözleşmesinden kaynaklı yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda Türk mahkemeleri münhasır yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir. Ancak, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi başka kanunlarca da belirlenmiş olabilir. Kanun koyucu MÖHUK 54/1-b maddesi ile Türk mahkemelerinin milletlerarası münhasır yetkisine giren bir konuda verilen yabancı mahkemece karar verilmesini tenfiz engeli olarak kabul etmiştir. Kanun koyucunun mutlaka Türk mahkemelerinde görülmesini istediği uyuşmazlıkların tahkime elverişli olduğunu söylemek de mümkün değildir.
6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acente, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir. Kanun'da açıkça, bu hükme aykırı sonuç doğuracak sözleşme şartlarının geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesinde de rastlanmaktadır. Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki acentesi Cosco Denizcilik ve Dış Tic. A.Ş aracılığıyla yapılan taşıma sözleşmesine ilişkin olup, dava yerleşim yeri yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması ve tahkime elverişsiz bulunması nedeniyle geçersiz olduğundan mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3359 E. 2022/7726 K.
Ortak:acente · izafeten dava · konişmento · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acentelerinin» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden «acente», müvekkiline «izafeten» onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir.
Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acenteleri» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister «izafeten» «acente» aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası «münhasır yetki» tanındığı anlaşılmaktadır.
Ltd.'ye «izafeten» «acentesi» Cosco Cosco Denizcilik ve Dış Tic.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acentelerinin» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden «acente», müvekkiline «izafeten» onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir.
Gerek kanunda yer alan düzenlemelerden, gerekse de kanun gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acenteleri» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister «izafeten» «acente» aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası «münhasır yetki» tanındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın «yabancı unsur» taşıması, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması ve «konişmentoya» yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8089 E. 2022/3191 K.
Ortak:münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · yetki sözleşmesi · yerleşim yeri · konişmento · izafeten dava · acente · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acenteleri» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister «izafeten» «acente» aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası «münhasır yetki» tanındığı anlaşılmaktadır.
Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini «yetkisiz» sayması veya Türk mahkemelerinde «yetki itirazında» bulunulmaması halinde davanın yetkili Türk mahkemelerinde görülebileceğinin belirtildiği, olayda yabancılık unsuru bulunduğundan ve anlaşmada gösterilen yetkili mahkeme tarafından verilen bir yetkisizlik kararı olmadığından ve davalı tarafça süresi içinde «tahkim itirazında» bulunulduğundan, davalı Cosco Shıppıng Co.
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya «izafeten» acenteye karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan, uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair «yetki şartının» Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsur» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması ve «konişmentoya» yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan şartın geçerli ve bağlayıcı olması nedeniyle somut uyuşmazlık yönünden mahkemenin yetkili olmadığı gerekçesiyle, esas ve birleşen davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olup, MÖHUK’un tatbiki, bu çerçevede, taraflar arasında düzenlenen «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tahsil · kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen dava, davacı ... şirketlerince müşterek olarak «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalanan emtianın davalı sorumluluğunda gemi ile taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen «hasar» nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan «rücuen tahsili» talebiyle başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali davasıdır.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «yetki şartının» geçerli olduğu, uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren bir işlemden kaynaklanmadığı ve «kamu düzenine aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen dosya davacıları vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3799 E. 2020/3051 K.
Ortak:münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · yetki sözleşmesi · yerleşim yeri · konişmento · izafeten dava · acente · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acenteleri» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister «izafeten» «acente» aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası «münhasır yetki» tanındığı anlaşılmaktadır.
Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini «yetkisiz» sayması veya Türk mahkemelerinde «yetki itirazında» bulunulmaması halinde davanın yetkili Türk mahkemelerinde görülebileceğinin belirtildiği, olayda yabancılık unsuru bulunduğundan ve anlaşmada gösterilen yetkili mahkeme tarafından verilen bir yetkisizlik kararı olmadığından ve davalı tarafça süresi içinde «tahkim itirazında» bulunulduğundan, davalı Cosco Shıppıng Co.
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair «yetki şartının» Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… sk Line AS'nin yabancı menşeli bir şirket olduğu, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olup, boşaltma limanının yurtdışında bulunması nedeniyle uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkiden kaynaklanmış olması nedeniyle «konişmentoda» yer alan yetki klozuna göre Londra Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde dosya kapsamına, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi «kamu düzenine aykırılık» da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4576 E. 2020/980 K.
Ortak:münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · konişmento · izafeten dava · yetki itirazı · acente · münhasırlık · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 116. maddesinde; "(1) İlk itirazların a)Kesin «yetki» kuralının bulunmadığı hâllerde «yetki itirazı», b) Uyuşmazlığın «tahkim» yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı, c) İş «bölümü» itirazı olark sayıldığı, Kanun’un 117. maddesine göre «ilk itirazların» hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu aksi hâlde dinlenilmeyeceği, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği, Kanun’un 114. maddesinde dava şartlarının sayıldığı, davalı tarafça dava «dilekçesinin tebliğinden» sonra 2 haftalık süre içerisinde olmak üzere 20/09/2017 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunulduğu, 04/10/2017 tarihli süre uzatım kararı ile cevap süresinin, bitiminden itibaren 1 ay uzatılmasına karar verildiği, davalı vekili tarafından bir aylık süre içerisinde 19/10/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki ve «tahkim itirazında» bulunulduğu, davacı vekilinin süresi içerisinde yetki ve tahkim itirazında bulunulmadığı yönündeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, mahkemece davalının yetki itirazından önce dava şartı olan tahkim itirazının incelenmesinde de usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, MÖHUK'un 47. maddesinde; "Yer itibariyle yetkinin «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acenteleri» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister «izafeten» «acente» aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası «münhasır yetki» tanındığı anlaşılmaktadır.
Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." hükmü bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olduğu ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğduğu ve sözleşmede yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan yazılı şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu 4/3. md.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklanmış olması ve davalı vekilinin kendi adına yargılama boyunca yapılan tüm işlem ve itirazlara «icazet» verdiğini beyan etmesi nedeniyle dosyada usule uygun bir «yetki itirazının» bulunduğu kabul edilerek, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre uyuşmazlığın yetkili kılınan Çin Halk Cumhuriyeti Guangzau Deniz Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Vapur Acenteliği A.Ş tarafından usulüne göre bir «yetki itirazı» bulunmadığı, davalı «donatanın» Türkiye genel «acentesi» ve «temsilcisi» olan Cosco Denizcilik A.Ş'nin ise taşıma aktinde «acente» sıfatıyla hareket etmediği, bu suretle müvekkili adına açılan işbu davada davayı takip «yetkisine» ve buna bağlı olarak müvekkili adına davaya cevap verme yetkisi bulunmadığı halde, Cosco Denizcilik A.Ş. tarafından yapılan yetki itirazına bağlı olarak yetkisizli …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; «yetkisizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de, bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı Cosco-Tianjin Cosco Shipping Co.'ya «izafeten» davalı...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · icazet · donatan · rücuen tahsil · hasar · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklanmış olması ve davalı vekilinin kendi adına yargılama boyunca yapılan tüm işlem ve itirazlara «icazet» verdiğini beyan etmesi nedeniyle dosyada usule uygun bir «yetki itirazının» bulunduğu kabul edilerek, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre uyuşmazlığın yetkili kılınan Çin Halk Cumhuriyeti Guangzau Deniz Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalının gerçekleştirdiği taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeniyle davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Vapur Acenteliği A.Ş tarafından usulüne göre bir «yetki itirazı» bulunmadığı, davalı «donatanın» Türkiye genel «acentesi» ve «temsilcisi» olan Cosco Denizcilik A.Ş'nin ise taşıma aktinde «acente» sıfatıyla hareket etmediği, bu suretle müvekkili adına açılan işbu davada davayı takip «yetkisine» ve buna bağlı olarak müvekkili adına davaya cevap verme yetkisi bulunmadığı halde, Cosco Denizcilik A.Ş. tarafından yapılan yetki itirazına bağlı olarak yetkisizli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7066 E. 2022/1499 K.
Ortak:yabancılık unsuru · yetki şartı · yetki sözleşmesi · yerleşim yeri · konişmento · izafeten dava · konşimento · yetki itirazı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini «yetkisiz» sayması veya Türk mahkemelerinde «yetki itirazında» bulunulmaması halinde davanın yetkili Türk mahkemelerinde görülebileceğinin belirtildiği, olayda yabancılık unsuru bulunduğundan ve anlaşmada gösterilen yetkili mahkeme tarafından verilen bir yetkisizlik kararı olmadığından ve davalı tarafça süresi içinde «tahkim itirazında» bulunulduğundan, davalı Cosco Shıppıng Co.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık söz konusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın «konşimento» tahtında yapıldığı, davacı firma ile davalı CoscoShipping Co Ltd. şirketi arasında imzalanan anlaşmanın 30. maddesinde "...
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12862 E. 2013/16969 K.
Ortak:münhasır yetki · yetki şartı · konişmento · izafeten dava · konşimento · yetki itirazı · acente · münhasırlık · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaGerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acenteleri» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister «izafeten» «acente» aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası «münhasır yetki» tanındığı anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 116. maddesinde; "(1) İlk itirazların a)Kesin «yetki» kuralının bulunmadığı hâllerde «yetki itirazı», b) Uyuşmazlığın «tahkim» yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı, c) İş «bölümü» itirazı olark sayıldığı, Kanun’un 117. maddesine göre «ilk itirazların» hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu aksi hâlde dinlenilmeyeceği, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği, Kanun’un 114. maddesinde dava şartlarının sayıldığı, davalı tarafça dava «dilekçesinin tebliğinden» sonra 2 haftalık süre içerisinde olmak üzere 20/09/2017 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunulduğu, 04/10/2017 tarihli süre uzatım kararı ile cevap süresinin, bitiminden itibaren 1 ay uzatılmasına karar verildiği, davalı vekili tarafından bir aylık süre içerisinde 19/10/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki ve «tahkim itirazında» bulunulduğu, davacı vekilinin süresi içerisinde yetki ve tahkim itirazında bulunulmadığı yönündeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, mahkemece davalının yetki itirazından önce dava şartı olan tahkim itirazının incelenmesinde de usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, MÖHUK'un 47. maddesinde; "Yer itibariyle yetkinin «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık söz konusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın «konşimento» tahtında yapıldığı, davacı firma ile davalı CoscoShipping Co Ltd. şirketi arasında imzalanan anlaşmanın 30. maddesinde "...
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirkete «izafeten» Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «konşimentoda» mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · hasar · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaAncak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava; davalının gerçekleştirdiği taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeniyle davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8347 E. , 2022/3672 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.03.2019 tarih ve 2019/86 E- 2019/140 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 13/07/2020 tarih ve 2019/2199 E- 2020/578 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile ilgili davalı borçlu Cosco Shıppıng Co. Ltd. arasında Deniz Nakliye Anlaşması imzalandığını ve imzalanan sözleşme kapsamında müvekkili şirkete ait yüklerin belirlenen varış yerlerine teslimi konusunda anlaşmaya varıldığını, Limak İskenderun Ulus. Liman İşletmeciliği A.Ş.'nin ise davalı Cosco Shipping tarafından taşınması kararlaştırılan yüklerin yükleme ve boşaltma işlemlerini yürütmekte olduğunu, Limakport 6 nolu rıhtıma yükleme yapılırken, müvekkili şirkete ait bir kısım boş tankların dış kısmında 17/02/2015 tarihinde hatalı yükmeden kaynaklı olarak sürtünme nedeniyle boya hasarı ve çizikler meydana geldiğini, yine aynı gün davalı işçilerin rıhtım üzerinde sapanladıkları 1000-T- 007 nolu tankı, geminin 3 nolu ambarı içerisinde yer alan alabanda altındaki istif yerine bırakmaya çalışırken anılan parça üzerinde bulunan borunun ağır hasar aldığını, müvekkili şirketin yüklü miktarda zarara uğratıldığını, davalı tarafından müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın karşılanmadığını bunun üzerine Mersin 3.icra Müdürlüğü'nün 2016/2310 esas sayılı dosyası üzerinden kaza- tank hasar bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalin eve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, tahkim ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddini, aksi halde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık söz konusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası yetki itirazına davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın konşimento tahtında yapıldığı, davacı firma ile davalı CoscoShipping Co Ltd. şirketi arasında imzalanan anlaşmanın 30. maddesinde "... Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." şeklinde yetki sözleşmesi bulunduğu, yabancılık unsuru bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde davanın yetkili Türk mahkemelerinde görülebileceğinin belirtildiği, olayda yabancılık unsuru bulunduğundan ve anlaşmada gösterilen yetkili mahkeme tarafından verilen bir yetkisizlik kararı olmadığından ve davalı tarafça süresi içinde tahkim itirazında bulunulduğundan, davalı Cosco Shıppıng Co.
Ltd.'ye izafeten acentesi Cosco Cosco Denizcilik ve Dış Tic. A.Ş. aleyhine açılmış olan davanın MÖHUK 47. maddesi uyarınca yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 116. maddesinde; "(1) İlk itirazların a)Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı, b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı, c) İş bölümü itirazı olark sayıldığı, Kanun’un 117. maddesine göre ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu aksi hâlde dinlenilmeyeceği, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği, Kanun’un 114. maddesinde dava şartlarının sayıldığı, davalı tarafça dava dilekçesinin tebliğinden sonra 2 haftalık süre içerisinde olmak üzere 20/09/2017 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunulduğu, 04/10/2017 tarihli süre uzatım kararı ile cevap süresinin, bitiminden itibaren 1 ay uzatılmasına karar verildiği, davalı vekili tarafından bir aylık süre içerisinde 19/10/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki ve tahkim itirazında bulunulduğu, davacı vekilinin süresi içerisinde yetki ve tahkim itirazında bulunulmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmediği, mahkemece davalının yetki itirazından önce dava şartı olan tahkim itirazının incelenmesinde de usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, MÖHUK'un 47.
maddesinde; "Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi halinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde yetkili Türk mahkemesinde görülür." düzenlemesine yer verildiği, somut olayda; davacı firma ile davalı CoscoShipping Co Ltd. şirketi arasında imzalanan anlaşmanın 30. maddesinde "... Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." hükmü bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olduğu ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğduğu ve sözleşmede yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan yazılı şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu 4/3.
md. MÖHUK 62/1 maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmiş olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta tarafların açıkça Londra Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu kabul ettiklerinin anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair kararının doğru olduğu, davacı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinin geçerli olduğu haller kanunla belirlenir. MÖHUK 47/2. maddesinin atfıyla iş, tüketici ve sigorta sözleşmesinden kaynaklı yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda Türk mahkemeleri münhasır yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir.
Ancak, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi başka kanunlarca da belirlenmiş olabilir. Kanun koyucu MÖHUK 54/1-b maddesi ile Türk mahkemelerinin milletlerarası münhasır yetkisine giren bir konuda verilen yabancı mahkemece karar verilmesini tenfiz engeli olarak kabul etmiştir. Kanun koyucunun mutlaka Türk mahkemelerinde görülmesini istediği uyuşmazlıkların tahkime elverişli olduğunu söylemek de mümkün değildir.
6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acente, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir. Kanun'da açıkça, bu hükme aykırı sonuç doğuracak sözleşme şartlarının geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesinde de rastlanmaktadır. Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki acentesi Cosco Denizcilik ve Dış Tic. A.Ş aracılığıyla yapılan taşıma sözleşmesine ilişkin olup, dava yerleşim yeri yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması ve tahkime elverişsiz bulunması nedeniyle geçersiz olduğundan mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790336600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz