Rücuen tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12862 E. 2013/16969 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasır yetki↗ yetki şartı↗ konişmento↗ izafeten dava↗ konşimento↗ rücuen tahsil↗ yetki itirazı↗ acente↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ acentelik↗ kamu düzeni↗ uyuşmazlık konusu↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre konişmentodaki yetki şartının MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davalının gerçekleştirdiği taşıma sırasında yükte meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirkete izafeten Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile konşimentoda mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin yetki itirazında bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili acentes olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin uyuşmazlık konusu taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen acente olup olmadığı, bu nedenle de temsil ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücuen tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12862 E. 2013/16969 K.
Ortak:münhasır yetki · yetki şartı · konişmento · izafeten dava · konşimento · rücuen tahsil · yetki itirazı · acente · yetki/yetkisizlik · Rücuen tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirkete «izafeten» Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «konşimentoda» mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirkete «izafeten»...Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «konşimentoda» mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan...Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriy...tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle...AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4576 E. 2020/980 K.
Ortak:münhasır yetki · yetki şartı · konişmento · izafeten dava · rücuen tahsil · yetki itirazı · acente · münhasırlık · yetki/yetkisizlik · Rücuen tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirkete «izafeten» Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «konşimentoda» mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklanmış olması ve davalı vekilinin kendi adına yargılama boyunca yapılan tüm işlem ve itirazlara «icazet» verdiğini beyan etmesi nedeniyle dosyada usule uygun bir «yetki itirazının» bulunduğu kabul edilerek, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre uyuşmazlığın yetkili kılınan Çin Halk Cumhuriyeti Guangzau Deniz Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Vapur Acenteliği A.Ş tarafından usulüne göre bir «yetki itirazı» bulunmadığı, davalı «donatanın» Türkiye genel «acentesi» ve «temsilcisi» olan Cosco Denizcilik A.Ş'nin ise taşıma aktinde «acente» sıfatıyla hareket etmediği, bu suretle müvekkili adına açılan işbu davada davayı takip «yetkisine» ve buna bağlı olarak müvekkili adına davaya cevap verme yetkisi bulunmadığı halde, Cosco Denizcilik A.Ş. tarafından yapılan yetki itirazına bağlı olarak yetkisizli …
Dava, davalının gerçekleştirdiği taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeniyle davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · yabancılık unsuru · icazet · donatan · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklanmış olması ve davalı vekilinin kendi adına yargılama boyunca yapılan tüm işlem ve itirazlara «icazet» verdiğini beyan etmesi nedeniyle dosyada usule uygun bir «yetki itirazının» bulunduğu kabul edilerek, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre uyuşmazlığın yetkili kılınan Çin Halk Cumhuriyeti Guangzau Deniz Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; «yetkisizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de, bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı Cosco-Tianjin Cosco Shipping Co.'ya «izafeten» davalı...
Vapur Acenteliği A.Ş tarafından usulüne göre bir «yetki itirazı» bulunmadığı, davalı «donatanın» Türkiye genel «acentesi» ve «temsilcisi» olan Cosco Denizcilik A.Ş'nin ise taşıma aktinde «acente» sıfatıyla hareket etmediği, bu suretle müvekkili adına açılan işbu davada davayı takip «yetkisine» ve buna bağlı olarak müvekkili adına davaya cevap verme yetkisi bulunmadığı halde, Cosco Denizcilik A.Ş. tarafından yapılan yetki itirazına bağlı olarak yetkisizli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8347 E. 2022/3672 K.
Ortak:münhasır yetki · yetki şartı · konişmento · izafeten dava · konşimento · yetki itirazı · acente · münhasırlık · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirkete «izafeten» Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «konşimentoda» mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaGerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acenteleri» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister «izafeten» «acente» aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası «münhasır yetki» tanındığı anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 116. maddesinde; "(1) İlk itirazların a)Kesin «yetki» kuralının bulunmadığı hâllerde «yetki itirazı», b) Uyuşmazlığın «tahkim» yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı, c) İş «bölümü» itirazı olark sayıldığı, Kanun’un 117. maddesine göre «ilk itirazların» hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu aksi hâlde dinlenilmeyeceği, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği, Kanun’un 114. maddesinde dava şartlarının sayıldığı, davalı tarafça dava «dilekçesinin tebliğinden» sonra 2 haftalık süre içerisinde olmak üzere 20/09/2017 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunulduğu, 04/10/2017 tarihli süre uzatım kararı ile cevap süresinin, bitiminden itibaren 1 ay uzatılmasına karar verildiği, davalı vekili tarafından bir aylık süre içerisinde 19/10/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki ve «tahkim itirazında» bulunulduğu, davacı vekilinin süresi içerisinde yetki ve tahkim itirazında bulunulmadığı yönündeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, mahkemece davalının yetki itirazından önce dava şartı olan tahkim itirazının incelenmesinde de usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, MÖHUK'un 47. maddesinde; "Yer itibariyle yetkinin «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık söz konusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın «konşimento» tahtında yapıldığı, davacı firma ile davalı CoscoShipping Co Ltd. şirketi arasında imzalanan anlaşmanın 30. maddesinde "...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkime elverişlilik · tahkim itirazı · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · yazılı delille ispat · istinaf sebebi · ilk itiraz · yerleşim yeri
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 116. maddesinde; "(1) İlk itirazların a)Kesin «yetki» kuralının bulunmadığı hâllerde «yetki itirazı», b) Uyuşmazlığın «tahkim» yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı, c) İş «bölümü» itirazı olark sayıldığı, Kanun’un 117. maddesine göre «ilk itirazların» hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu aksi hâlde dinlenilmeyeceği, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği, Kanun’un 114. maddesinde dava şartlarının sayıldığı, davalı tarafça dava «dilekçesinin tebliğinden» sonra 2 haftalık süre içerisinde olmak üzere 20/09/2017 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunulduğu, 04/10/2017 tarihli süre uzatım kararı ile cevap süresinin, bitiminden itibaren 1 ay uzatılmasına karar verildiği, davalı vekili tarafından bir aylık süre içerisinde 19/10/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki ve «tahkim itirazında» bulunulduğu, davacı vekilinin süresi içerisinde yetki ve tahkim itirazında bulunulmadığı yönündeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, mahkemece davalının yetki itirazından önce dava şartı olan tahkim itirazının incelenmesinde de usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, MÖHUK'un 47. maddesinde; "Yer itibariyle yetkinin «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.
Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini «yetkisiz» sayması veya Türk mahkemelerinde «yetki itirazında» bulunulmaması halinde davanın yetkili Türk mahkemelerinde görülebileceğinin belirtildiği, olayda yabancılık unsuru bulunduğundan ve anlaşmada gösterilen yetkili mahkeme tarafından verilen bir yetkisizlik kararı olmadığından ve davalı tarafça süresi içinde «tahkim itirazında» bulunulduğundan, davalı Cosco Shıppıng Co.
A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki «acentenin» aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair «yetki şartının» Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması ve «tahkime elverişsiz» bulunması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Anlaşma, «yazılı delille ispat» edilmesi halinde geçerli olur.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8762 E. 2011/1348 K.
Ortak:konşimento · yetki
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirkete «izafeten» Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «konşimentoda» mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «konşimentoda» uyuşmazlık halinde Çin Denizcilik Mahkemesinin yetkili kılındığı gerekçesiyle, «yetki» yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7066 E. 2022/1499 K.
Ortak:yetki şartı · konişmento · izafeten dava · konşimento · yetki itirazı · acente · münhasırlık · acentelik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre «konişmentodaki» «yetki şartının» MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirkete «izafeten» Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «konşimentoda» mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acentelerinin» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden «acente», müvekkiline «izafeten» onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · nakliyat emtia sigortası · yerleşim yeri · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3274 E. 2017/5420 K.
Ortak:konişmento · izafeten dava · konşimento · rücuen tahsil · acente · acentelik · uyuşmazlık konusu · hasar
İncelediğiniz karardaAncak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin «yetki itirazında» bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili «acentes» olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen «acente» olup olmadığı, bu nedenle de «temsil» ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava; davalının gerçekleştirdiği taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeniyle davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirkete «izafeten» Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «konşimentoda» mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDenizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
A.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Taşımacılık A.Ş.’ne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, uluslararası deniz yolu ile taşımadan kaynaklanan «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · organik bağ · donatan · pasif husumet yokluğu · eş rızası · dava şartı yokluğu · taşıma sözleşmesi · infaz
Benzer bu karardaA.Ş.'nin ise, gerek «konşimentoda» ve gerekse «taşıma sözleşmesiyle» herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, bu davalının davalı olarak gösterilmesinde «organik bağ» bulunduğu iddiası dışında herhangi bir gerekçe bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise, gerek takip talebinde ve gerekse de dava dilekçesinde davanın doğrudan “...
Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
Taşımacılık A.Ş.’nin «acente» sıfatıyla davaya cevap vermesinin ancak «taşıyanın» isminin açıkça belli edilmesine bağlı olduğu, zira acente adı belirli olan müvekkili adına TTK’nın 119/1-2 ve TTK’nın 105/1-2 uyarınca dava açabileceği gibi, aynı sıfatla kendisine karşı da dava açılabileceği, aksi halde verilen kararın «infazının» da mümkün olamayacağı, ayrıca davalı olarak asaleten dava açılmış olan ...
A.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12862 E. , 2013/16969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 tarih ve 2010/479-2013/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Eti Alüminyum A.Ş.'nin China Nuclear Energy İnd.Cor. şirketinden ithal ettiği buhar türbini, jeneratör ve ilgili aksamın davacı ... şirketi nezdinde 45355652 nolu nakliyat poliçesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigorta ettirildiğini, ilgili emtianın Shanghai-Çin'den İstanbul-Türkiye nakliyesini 14/09/2009 tarihli ve B101 nolu konşimento uyarınca davalı taşıyanın "LE TAİ 76" isimli gemi ile yapıldığını, taşıma konusu bir takım kapların gemiden hasarlı ve dağınık şekilde tahliye edildiğini, bu durumun 26/10/2009 tarihli TCDD Ambar Zabıt Varakası ile tespit edilerek taşıyanın acentesinin huzurunda imza altına alındığını, Ekspertiz Raporu ile taşıma konusu emtiadaki hasar tutarının 47.404,96 USD karşılığı 69.112 TL olduğunun tespit edildiğini, nakliyat hasarı olan 69.112 TL'nin sigortalı Eti A.Ş.'ye ödediğini ve TTK m.
1361 uyarınca haklarına halef olduğunu belirterek 69.112,00 TL nin 15/03/2010 tarihinden itibaren avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalıya poliçe kapsamında yapmış olduğu ödeme nedeniyle haklarına TTK m. 1361 uyarınca halef olduğunu iddia ettiğini ve fakat bu kapsamda hiçbir belgenin beyan edilmediğini, dava dilekçesinde iş bu davanın "Cosco Tianjin Cosco Shipping Co. Ltd."ye izafeten acente sıfatı ile "A. Rıza Kınay Vapur Acenteliği"ne yöneltildiğini, ancak davalı "Cosco Tianjin Cosco Shipping Co. Ltd."nin Türkiye genel acentesinin Cosco Denizcilik ve Dış Tic. A.Ş. olduğunu, kendisine izafeten dava ikame edilen A. Rıza Kınay Vapur Acenteliği'nin yüklerin tahliye edildiği bölgede yerel şirket olduğunu, davalı asil adına yetkilendirildiğini, bu sebeple davanın A.
Rıza Kınay Vapur Acenteliğine yöneltilmesinin yerinde olmadığını, sırf bu sebepten dahi davanın husumetten reddinin gerektiğini, aksi halde davalının genel acente olarak kabulünü talep ettiklerini, davanın Cosco Tianjan Cosco Shipping Co. Ltd. şirketine açıldığını, şirketin adresinin "Ocean Plaza, 158 Fuxingmennei Street Beijing 100031 China (Çin)" olduğunu, busebeple HMK m. 9 ve konişmento şartları gereği Beijing/Çin Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davanın yetkisizlik sebebiyle reddedilmesi gerektiğini usul bakımından ileri sürdüğü, esas bakımdan ise, davacının bahsi geçen sigorta poliçesinin örneğini ve numarasını, eki klozları ve bunların tercümelerini, ödemeye ilişkin belgeleri sunmadığını, bu sebeple halefıyetin gerçekleşip gerçekleşmediğinin bilinmediğini, taşımayı yapan "LE TAI 76" isimli geminin denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, aksini kanıtlayacak bir delilin bulunmadığını, konşimentonun "clean on board / temiz kaydı" taşımayan bir konşimento olduğunu, malların yükleyicinin sorumluluğunda istif edilip konteynerin mühürlendiğini, bu sebeple sorumlu olmadıklarını, TTK'nın 1065'inci ve 1066'ncı maddelerine uygun davacı tarafından yapılmış ihbar/tespit bulunmadığını, dolayısıyla, taşıyanın malda meydana geldiği iddia edilen zarar ve/veya hasardan sorumlu olmayacağının kabulünün gerektiğini, oluşan karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanamadığını, davalının acentesi olduğu "LE TAI 76" isimli geminin davaya konu olan sefer sırasında ağır hava koşullarına maruz kaldığının bildirildiğini, bu sebeple meydana gelen hasardan davalının sorumlu olmadığını, dava konusu taşımaya ait 14/09/2009 tarihli konşimentoya şerh düşülen "three wooden cases broken"(3 adet kap kırık) ibaresinin dava konusu emtianın daha taşımanın başında gemiye yüklendiğinde hasarlı olduğunu ispatladığını, davacının emtia hasarının belirlenmesi için aldığı ekspertiz raporunun ne zaman ve kimin tarafından yetkilendirilen survey tarafından yapıldığına dair herhangi bir belge olmadığını, emtianın taşındığı kapların/kasaların kırılacak kadar bir kuvvete maruz kalan kasa içindeki emtianın da hasarlanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davalının kasalar içindeki (kırık bile olsa) emtianın kontrolü imkanına sahip olmadığını, konşimentoda Clean On Board ibaresinin bulunmadığını, bu sebeple davacının öncelikle emtianın tam ve sağlam olarak davalıya ait gemiye yüklendiğini ve davalının neden olduğu bir kusur sebebiyle zararın meydana geldiğini ispatlamasının gerektiğini, davacının bu dava ile ilgili olarak talep etmiş olduğu tutara dair delil niteliğinde bir belge sunmadığını, istenilen miktara ilişkin zarar kalemlerinin açıklanmasının gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu tazminat bedelinin fahiş olup gerçeği yansıtmadığını, talep etmiş olduğu faiz tutarının da fahiş ve yasaya aykırı olduğunu, konşimentoda malların değerine ilişkin bir kayıt yer almadığını ve taşıyanın sorumluluğunun TTK m.
1114 uyarınca sınırlı olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı ve tarafların sıfatlarına göre konişmentodaki yetki şartının MÖHUK 47/1.madde gereğince geçerli bir yetki şartı olduğu, davada münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı, tarafların konişmentonun 2.1 c.2 ile yetkili mahkeme olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Guang Z Hou Deniz Mahkemesini yetkili kıldıkları gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davalının gerçekleştirdiği taşıma sırasında yükte meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirkete izafeten Cosco Denizcilik Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından verilen 29.11.2010 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile konşimentoda mevcut yetki hükmüne dayalı olarak mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Ancak, itirazda bulunan Cosco Denizcilik ve Dış Ticaret A.Ş'nin yetki itirazında bulunduğu tarih olan 29.11.2010 tarihi itibariyle taşımayı gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti tabiyetindeki şirketin yetkili acentes olmadığına dair davalı itirazı dikkate alınarak, öncelikle Cosco AŞ'nin uyuşmazlık konusu taşıma akdiyle ilgili acentesinin dava dilekçesinde gösterilen acente olup olmadığı, bu nedenle de temsil ettiği yabancı tabiyetindeki şirket namına yetki itirazında bulunup bulunamayacağı hususları değerlendirilmek ve bu konularda gerektiğinde acenteliğe ve uyuşmazlık konusu taşımayla ilgili olarak aracılıkta bulunduğuna dair belge örnekleri istenmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda taraf teşkilinin sağlandığının belirlenmesi üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043790200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz