Ttk 882
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1615 E. 2022/3580 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 882↗ cmr madde 30↗ taşıyıcı sorumluluk sigortası↗ sorumluluk üst sınırı (sdr)↗ teslimde gecikme↗ zıya↗ nakliyat sigortası↗ cmr konvansiyonu↗ ağır kusur↗ istinaf başvurusunun reddi↗ sınırlı sorumluluk↗ sigorta tazminatı↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ rücuen tahsil↗ gerçek zarar↗ sorumluluk sigortası↗ muafiyet↗ 3095 sayılı kanun↗ cmr↗ taşıma sözleşmesi↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ taşıyıcı↗ temerrüt faizi↗ feragat↗ geçersizlik↗ taşıyan↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taşıma uluslararası olmakla birlikte, uluslararası multimodal taşımalara ilişkin yürürlükte konvansiyon bulunmadığı için TTK m.902 ve devam hükümlerine göre sorumluluk tespiti gerekeceği, TTK m. 903 ile yapılan atıf gereği TTK m.863/1 maddesi gözetildiğinde hasar sebebi kazanın tek taraflı-yükün taşıttan düşmesi şeklinde meydana geldiği gözetilerek meydana gelen zarardan TTK m. 875 gereği davalının sorumlu olduğu, ağır kusur olmadığı, davalı taşıyıcının toplam 88 parçalık 537.496,81 Kg yükün taşınmasını üstlendiği, bu yük içinde bir kısmı taşırken hasarlanmasına sebebiyet verildiği, bu hasarlı parçanın, toplam yükün birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için kısmi hasar olarak değil toplam proje içinde bir hasar olarak gözetilmesi gerektiği, gerek davalı taşıyıcının gerekse davalı sorumluluk sigortacısının tam tazminatı yani gerçekleşen zararı tazmin etmek durumunda oldukları, gerekçesiyle; davacı Çalık Enerji ... A.Ş.'nin 450.916. USD'lik talebinin feragat nedeniyle reddine, temlik alan davacı ...Ş.'nin talebinin kabulü ile 2.000.000 USD alacağının ödeme tairihlerinden itibaren 3095 sy 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faizi ile diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı davalı IMISK A.Ş vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taşıma ve hasara konu emtianın ağırlığının 48.100 kg olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi gerek taşıma belgelerinde gerekse olay sonrası düzenlenen eksper raporlarında taşımaya konu emtianın ağırlığının 48.100 kg olduğunu belirtildiği, davalı ... A.Ş.'nin sigorta sorumluluk üst limitinin 48.100x8.33x1.54063= 617.288,44 USD ile sınırlı olması gerekirken, tüm zarardan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğu, TTK m.882 f.1 (b) hükmü uyarınca sadece hasarlanan bu emtianın ağırlığının sorumluluğun üst sınırının belirlenmesinde esas alınması gerektiği, gönderenin müterafik kusurunun bulunmadığı, çünkü sözleşmede yüklemenin taşıyana ait olduğu, özenli bir şekilde yükleme sorumluluğunun üstlenildiği, kara taşımasının deniz taşımasını takiben yabancı bir ülkede yapıldığı, esasen o aşamada göndericinin hazır bulunmasının veya yüke nezaret etmesinin mümkün olmayacağı, muafiyet tutarının öncelikle toplam zarardan düşülebileceği, sorumluluk limitinden düşülemeyeceği, gerçek zarar miktarı dikkate alındığında, sorumluluk limitinden ayrıca indirim yapılamayacağı gerekçesiyle davalı İMİSK... A.Ş. vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden, bu davalının istinaf başvurusunun reddine; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacı Çalık Enerji...A.Ş. tarafından açılan davada feragat edilen 450.916 USD'ye ilişkin davanın tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, temlik alan davacı ...Ş.'nin davasının, davalı İMİSK... A.Ş. yönünden kabulüne, davalı ... A.Ş. yönünden kısmen kabulüne, bu doğrultuda; davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 617.288,84 USD ve bu tutarın temerrüt faizleri ile sınırlı olmak kaydıyla, 2.000.000 USD alacağın, 1.000.000 USD'lik bölümüne 20.01.2016 tarihinden, 1.000.000 USD'lik bölümüne 27.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte, bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile temlik alan davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan hasar bedelinin davalı taşıyıcı, taşıyıcının sorumluluk sigortacısı ve nakliyat sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince Türk Ticaret Kanunu’nun kara taşımasına ilişkin hükümlerinin uygulanacağı tespiti ile yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiş ise de; değişik araçlarla taşımaya ilişkin TTK 902. maddesi ‘’ Bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümleri, aşağıdaki şartların tamamının bir arada varlığı hâlinde, değişik tür araçlar ile taşıma sözleşmelerine de uygulanır:
Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir taşıma sözleşmesine dayanıyorsa, bu sözleşme bağlamında taşıma değişik türde araçlarla yapılacaksa, taraflar, her bir türdeki araç için ayrı sözleşme yapmış olsalardı, söz konusu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere bağlı tutulacak idiyse, aşağıdaki hükümlerle, uygulanması gerekli milletlerarası sözleşmelerde aksi yolda bir düzenleme yoksa.’’ hükmünü haiz olup, (d) bendinde belirtildiği ve madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken milletlerarası sözleşme yoksa TTK’nın 850 ve devamı maddeleri uygulanır. Kural böyle olmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu CMR Konvansiyonu’nun 2. maddesinde aksine hüküm bulunmaktadır. Anılan maddede ‘’Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür.’’ düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir. Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa aittir.‘’ hükmü yer almaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İstanbul’dan Türkmenbaşı Limanı’na kadar deniz yolu ile taşınan emtia, Limanda tıra yüklenmiş olup, tır Tükmenabat Şantiyesi’ne gitmekte iken meydana gelen kaza sebebiyle hasarlanmıştır. Hasarın meydana geldiği taşıma kesimi karayolu kısmı olup, bu husus uyuşmazlık konusu değildir. Hal böyle olunca CMR hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın çözümüne gidilmesi gerekirken, aksi düşünce ile TTK hükümleri uygulanarak uyuşmazlığın halli isabetli olmamıştır.
CMR’nin 41. maddesinde ‘’Madde 40 hükümleri saklı kalmak koşuluyla bu Sözleşmenin hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden her türlü koşul hükümsüzdür. Böyle bir koşulun hükümsüzlüğü, mukavelenin diğer hükümlerinin hükümsüzlügünü gerektirmez. Özellikle, taşımacının lehinde sigorta tazminatı veya diğer herhangi benzer madde veya kanıtlama zorunluluğunu değiştiren herhangi bir madde geçersiz ve hükümsüzdür‘’ düzenlemesi yer almaktadır. Nitekim Dairemizin 30.05.2005 tarih 2004/5772 - 2005/5610 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere taşımada tarafların borçlarının sözleşme ile ağırlaştırılamayacağı ilkesi mevcut olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 8. maddesinde yer alan ‘’….Çalık Enerji’nin uğrayacağı zararlar Nakliyeci tarafından tam olarak tazmin edilecektir.’’ düzenlemesi ise, belirtilen ilkenin aksine taşıyıcının sorumluluğunu ağırlaştırmaktadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının tam zarardan sorumlu tutulması CMR’nin anılan hükmü gereğince geçersizdir. Zira, sınırlı sorumluluğu ortadan kaldıran bu sözleşme hükmünün geçerli olabilmesi için CMR madde 23/6, 24 ve 26. madde hükümleri gereğince ek bir ücretin kararlaştırılması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, sözleşme hükmü nazara alınarak tam tazmine gidilmesi doğru olmamıştır.
Kural olarak multımodal taşımalarda tek taşıyıcının tüm taşıma aşamalarını üstlenmesi durumunda, başka araçlara yükleme yapan taşıyıcı gönderen konumundadır. Ancak somut olayda ‘’Ağır İndirme İncelemesi Raporu’’ndan anlaşıldığı üzere, yükün gemiden tıra yüklenmesi sırasında gönderen yüklemeye nezaret etmiştir. Hasar tır devrilmeden, sürücünün yaptığı manevra üzerine yükün tırdan savrulmasıyla oluştuğuna göre, yükün sabitlenmesinin yetersiz olduğu kabul edilmeli ve sabitlemenin gönderene ait olduğu bu durumda, gönderenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır.
Yükün hasarlanan kısmının (13.093 kg) sistemin bütünlüğüne ve değerine müspet ya da menfi bir etkisinin olmadığı uzman bilirkişilerce saptanmış olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince bu teknik değerlendirmeye itibar edilmesi, değerlendirmenin yeterli görülmemesi halinde ise yeni bir heyetten rapor alınması yoluna gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yük ağırlığı 48.100 kg olarak alınmak suretiyle hesaplama yapılması da doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyizinin, davalı ... A.Ş vekilinin muafiyet ve vekalet ücretine yönelik temyizinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13283 E. 2018/4973 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, «hasara» veya «teslimdeki gecikmeye» yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, «taşıyıcının sorumluluğu», bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir «taşıma sözleşmesi» yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir.
875 gereği davalının sorumlu olduğu, «ağır kusur» olmadığı, davalı «taşıyıcının» toplam 88 parçalık 537.496,81 Kg yükün taşınmasını üstlendiği, bu yük içinde bir kısmı taşırken hasarlanmasına sebebiyet verildiği, bu hasarlı parçanın, toplam yükün birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için kısmi «hasar» olarak değil toplam proje içinde bir hasar olarak gözetilmesi gerektiği, gerek davalı taşıyıcının gerekse davalı «sorumluluk sigortacısının» tam tazminatı yani «gerçekleşen zararı» tazmin etmek durumunda oldukları, gerekçesiyle; davacı Çalık Enerji ...
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… in de diğer davalı ile dava konusu makinenin taşınması konusunda anlaştığı, taşımayı yapan ... plakalı aracın taşıma esnasında kaza yaptığı ve dava konusu makinenin «hasar» görerek kullanılamaz hale geldiği, kazanın yükü «taşıyan» kabloların kopmasından kaynaklandığı, hasarın taşınan yükün güvenliğini hedef tutan aracın ve diğer hedef unsurların yükü taşımaya elverişli olmamasından kaynaklandığı, araç üzerine yükü sabitleyen halatların yükün araç üzerinde güvenli bir şekilde taşınabilmesi için yeterli olmadığı, bu durumun ise «taşıyıcının» taşımaya uygun olmayan bir araç ile taşımayı gerçekleştirmiş olduğunu ortaya koyduğu, taşıyıcının yükü aldığı şekliyle hasarsız bir şekilde taşıma ve «teslim» etme yükümlülüğünün bulunduğu, davalı taşıyıcıların kusurlu olduğu ve «sorumluluktan kurtulma» sebeplerini ortaya koyamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 143.84,00-TL'nin 22/04/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müte …
Meydana gelen «hasarda» davacının yükün ağırlığı konusunda yanlış beyanda bulunmasının da etkili olduğu gözetilerek davacının müterafik kusurunun belirlenmesi ayrıca CMR 17/4-c. maddesinde ve taşıma senedinde yükleme ve istiflemeden kaynaklanan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı belirtilmiş ise de, bu durumun taşıyıcının yüke nezaret sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, taşıyıcının hatalı yükleme, istifleme, boşaltma işlemlerini fark etmesi halinde CMR'nin 14 ve 16. maddeleri kapsamında hareket ederek durumu zamanında gönderici ya da alıcıya bildirerek taşımanın devamı hakkında talimat alması gerektiğinden davalı taşıyıcının «nezaret görevinin» olduğu göz önüne alınarak meydana gelen hasardaki «müterafik kusuru» da belirlenerek tazminat miktarının saptanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, taşıma esnasında meydana gelen «hasarın» araç üzerine yükü sabitleyen halatların yükü taşımaya elverişli olmamasından dolayı kopmasından kaynaklandığı, bu durumdan da yükü taşımaya uygun araçla taşımakla yükümlü olan davalı «taşıyıcıların sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMeydana gelen «hasarda» davacının yükün ağırlığı konusunda yanlış beyanda bulunmasının da etkili olduğu gözetilerek davacının müterafik kusurunun belirlenmesi ayrıca CMR 17/4-c. maddesinde ve taşıma senedinde yükleme ve istiflemeden kaynaklanan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı belirtilmiş ise de, bu durumun taşıyıcının yüke nezaret sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, taşıyıcının hatalı yükleme, istifleme, boşaltma işlemlerini fark etmesi halinde CMR'nin 14 ve 16. maddeleri kapsamında hareket ederek durumu zamanında gönderici ya da alıcıya bildirerek taşımanın devamı hakkında talimat alması gerektiğinden davalı taşıyıcının «nezaret görevinin» olduğu göz önüne alınarak meydana gelen hasardaki «müterafik kusuru» da belirlenerek tazminat miktarının saptanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… in de diğer davalı ile dava konusu makinenin taşınması konusunda anlaştığı, taşımayı yapan ... plakalı aracın taşıma esnasında kaza yaptığı ve dava konusu makinenin «hasar» görerek kullanılamaz hale geldiği, kazanın yükü «taşıyan» kabloların kopmasından kaynaklandığı, hasarın taşınan yükün güvenliğini hedef tutan aracın ve diğer hedef unsurların yükü taşımaya elverişli olmamasından kaynaklandığı, araç üzerine yükü sabitleyen halatların yükün araç üzerinde güvenli bir şekilde taşınabilmesi için yeterli olmadığı, bu durumun ise «taşıyıcının» taşımaya uygun olmayan bir araç ile taşımayı gerçekleştirmiş olduğunu ortaya koyduğu, taşıyıcının yükü aldığı şekliyle hasarsız bir şekilde taşıma ve «teslim» etme yükümlülüğünün bulunduğu, davalı taşıyıcıların kusurlu olduğu ve «sorumluluktan kurtulma» sebeplerini ortaya koyamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 143.84,00-TL'nin 22/04/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müte …
Bu durum karşısında, davalı «taşıyıcının» ancak yüklemeye «nezaret görevi» gereğince sorumluluğu bulunmaktadır.
Buna rağmen, mahkemece «hasarın» «taşıyıcının» aracında yükü sabitlemek için kullanılan malzemenin uygun malzeme olmamasından kaynaklandığı, bunun da aracın yüke uygun olmaması şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, taşıyıcıların hasarın tamamından sorumlu olduğuna dair «son» bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4764 E. 2013/20145 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz kararda875 gereği davalının sorumlu olduğu, «ağır kusur» olmadığı, davalı «taşıyıcının» toplam 88 parçalık 537.496,81 Kg yükün taşınmasını üstlendiği, bu yük içinde bir kısmı taşırken hasarlanmasına sebebiyet verildiği, bu hasarlı parçanın, toplam yükün birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için kısmi «hasar» olarak değil toplam proje içinde bir hasar olarak gözetilmesi gerektiği, gerek davalı taşıyıcının gerekse davalı «sorumluluk sigortacısının» tam tazminatı yani «gerçekleşen zararı» tazmin etmek durumunda oldukları, gerekçesiyle; davacı Çalık Enerji ...
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan yükün özel bir yük olduğu gerek ağırlığı gerekse de hacmi itibari ile de yüklemenin «taşıyıcı» tarafından yapılmasının mümkün olmadığı, gönderen tarafından yükleme ve ambalajın yapılmış olduğu, mevcut ambalaj taşımaya uygun bulunmadığından dava konusu zararın meydana gelmesinde «gönderenin sorumlu» olduğu, ancak taşıyıcının da yüklerin araç içine istiflenmesi, yerleştirilmesi, sabitlenmesini yerine getirme görevi bulunduğu, taşınan yük Helikopter olup çok özel yük niteliğinde olduğu, her zaman böyle bir yükün taşınması mümkün olmadığı, bu nedenle taşıyıcının bu özel yükün ne şekilde taşınacağını bilmemesi doğal olduğu, bu nedenle «müterafik kusuru» bulunmadığı, zarara gönderenin ambalajı taşımaya uygun yapmaması nedeni ile sebebiyet vermiş olduğu, davalı Schunk Grup Sigorta Brokerliği Ltd.
Mahkemenin helikopter emtiasının her zaman taşınan eşya olmadığından davalı «taşıyıcının» «kusuru» olmadığına ilişkin bilirkişi raporuna itibar ederek sonuçta davanın reddine karar vermesi doğru olmamıştır.
2- Davacı vekilinin davalı Gökçiller Nakliyat A.Ş.'ye yönelik temyiz itirazına gelince; «taşıyıcı» yükleme sırasında ambalaj ve «istife» nezaret etmekle yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:brokerlik · gönderici sorumluluğu · müterafik kusur · istifa · kusur oranı · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu karardaŞti. hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davalı Gökçiller Uluslararası Nakliyat Tic.ve San.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan yükün özel bir yük olduğu gerek ağırlığı gerekse de hacmi itibari ile de yüklemenin «taşıyıcı» tarafından yapılmasının mümkün olmadığı, gönderen tarafından yükleme ve ambalajın yapılmış olduğu, mevcut ambalaj taşımaya uygun bulunmadığından dava konusu zararın meydana gelmesinde «gönderenin sorumlu» olduğu, ancak taşıyıcının da yüklerin araç içine istiflenmesi, yerleştirilmesi, sabitlenmesini yerine getirme görevi bulunduğu, taşınan yük Helikopter olup çok özel yük niteliğinde olduğu, her zaman böyle bir yükün taşınması mümkün olmadığı, bu nedenle taşıyıcının bu özel yükün ne şekilde taşınacağını bilmemesi doğal olduğu, bu nedenle «müterafik kusuru» bulunmadığı, zarara gönderenin ambalajı taşımaya uygun yapmaması nedeni ile sebebiyet vermiş olduğu, davalı Schunk Grup Sigorta Brokerliği Ltd.
Şti. yönünden ise sigorta «brokeri» olup CMR «sigorta poliçesinin» düzenlenmesine aracılık ettiği, sigortacı sıfatı bulunmadığı, gerekçesi ile davalı Schunck Grup Sigorta Brokerliği Ltd.
2- Davacı vekilinin davalı Gökçiller Nakliyat A.Ş.'ye yönelik temyiz itirazına gelince; «taşıyıcı» yükleme sırasında ambalaj ve «istife» nezaret etmekle yükümlüdür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18962 E. 2015/13905 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, «hasara» veya «teslimdeki gecikmeye» yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, «taşıyıcının sorumluluğu», bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir «taşıma sözleşmesi» yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir.
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Benzer bu karardaBuna göre şayet diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda, ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu», CMR Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukave …
Davalının, söz konusu yangının çıkışında bir fiil ya da ihmali tespit edilmediği gibi «ziya» da emtianın gemide taşınma sırasında ve bu nedenle oluştuğundan artık davalı karayolu «taşıyıcısının sorumluluğunun», sanki davacı gönderen ile davalı arasında denizyolu ile «taşıma sözleşmesi» yapılmış gibi kabul edilerek buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
… enimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, bu kapsamda taşıma sırasında vukubulan «hasar», «taşıyıcının» önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da davalının gemide çıkan yangının çıkmasını ön …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · zayi
Benzer bu kararda1-Dava, Türkiye'den İtalya'ya karayolu ile taşınması kararlaştırılan emtianın, taşıma sırasında «zayi» olması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
… nin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın araca yüklenmesinden sonra taşımayı gerçekleştiren aracın da içinde bulunduğu geminin yanması sonucu taşınan emtianın «zayi» olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşıma ilişkisini kabul ederek kendisinin, yangının çıkmasında bir kusurunun olmadığını savunmuş, mahkemece ise dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu ve davalı «taşıyıcının», CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükün davalıya ait araca yüklendiği, taşımayı gerçekleştiren karayolu taşıtının da yük bu taşıttan boşaltılmadan gemiye yüklendiği ve gemide meydana gelen yangın sonucunda taşınan emtianın «zayi» olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
O halde, «ziyanın» karayolu taşımacısının bir fiil ve ihmalinden doğmayıp diğer taşıma araçlarında taşınma sırasında ve bu nedenle oluşması halinde karayolu taşımacısının sorumluluğu, ziyanın oluştuğu ulaştırma ortamında taşımayı düzenleyen kurallara göre tespit edilecektir.
4 benzer karar daha
-
Taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11566 E. 2012/2438 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · uyuşmazlık konusu · temlik · taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, «hasara» veya «teslimdeki gecikmeye» yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, «taşıyıcının sorumluluğu», bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir «taşıma sözleşmesi» yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir.
875 gereği davalının sorumlu olduğu, «ağır kusur» olmadığı, davalı «taşıyıcının» toplam 88 parçalık 537.496,81 Kg yükün taşınmasını üstlendiği, bu yük içinde bir kısmı taşırken hasarlanmasına sebebiyet verildiği, bu hasarlı parçanın, toplam yükün birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için kısmi «hasar» olarak değil toplam proje içinde bir hasar olarak gözetilmesi gerektiği, gerek davalı taşıyıcının gerekse davalı «sorumluluk sigortacısının» tam tazminatı yani «gerçekleşen zararı» tazmin etmek durumunda oldukları, gerekçesiyle; davacı Çalık Enerji ...
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, satışın ex-work satış olduğu, alıcının emtiayı sigorta ettirtmede yararı bulunduğu, davacının «sigorta ettirene» ödeme yaptığı, aynı zamanda sigorta ettirenin haklarını davacıya «temlik» ettiği, dava hakkının bulunduğu, «hasarın» makinelerin araca sabitlenmesindeki yetersizlikten kaynaklandığı, davalının, yüklemeye ve istiflemeye nezaret etmesinin gerektiği, ancak emtianın 4 parça ve 6 tondan fazla ağırlıkta bulunduğu, yükleme ve istiflemesinin davalı «taşıyıcının» mesleki bilgisini ve imkanlarını aştığı, «nezaret yükümlülüğünün» ihlal edildiğinin de kanıtlanmadığı, CMR 17/4-b-c maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · sigorta ettiren · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · tacir · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, satışın ex-work satış olduğu, alıcının emtiayı sigorta ettirtmede yararı bulunduğu, davacının «sigorta ettirene» ödeme yaptığı, aynı zamanda sigorta ettirenin haklarını davacıya «temlik» ettiği, dava hakkının bulunduğu, «hasarın» makinelerin araca sabitlenmesindeki yetersizlikten kaynaklandığı, davalının, yüklemeye ve istiflemeye nezaret etmesinin gerektiği, ancak emtianın 4 parça ve 6 tondan fazla ağırlıkta bulunduğu, yükleme ve istiflemesinin davalı «taşıyıcının» mesleki bilgisini ve imkanlarını aştığı, «nezaret yükümlülüğünün» ihlal edildiğinin de kanıtlanmadığı, CMR 17/4-b-c maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istifleme bakımından «nezaret yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, «kusur» oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2121 E. 2013/18561 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Diğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, «hasara» veya «teslimdeki gecikmeye» yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, «taşıyıcının sorumluluğu», bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir «taşıma sözleşmesi» yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir.
Benzer bu karardaDava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davalı «taşıyıcının sorumluluğu» ve sınırları noktasında toplanmaktadır.
1- Davaya konu «hasara» sebep olan kaza uluslararası karayolu taşıması esnasında meydana gelmiş olup taşımanın yapıldığı güzergâh dikkate alındığında, uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaDavalının sorumluluğu ile sorumluluğunun kapsamının ve davaya konu «hasar» miktarının da CMR hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiği kabul edilerek CMR hükümlerinin tartışılması ve konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14805 E. 2015/10787 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, «hasara» veya «teslimdeki gecikmeye» yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, «taşıyıcının sorumluluğu», bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir «taşıma sözleşmesi» yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir.
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Benzer bu kararda… ç'ten Türkiye'ye taşınması hususunda sözleşme yapıldığı, taşıma işini diğer davalının gerçekleştirdiği, taşıma sırasında makinenin araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olduğu, yükleme gönderen tarafından yapılsa dahi taşıyıcının, yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» bulunduğu, bu görevini yapmayan davalı alt ve «üst taşıyıcının» oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.700 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün hasarlı «teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalıların sorumluluğunda İsveç'ten Türkiye'ye karayolu ile taşınan yükün, araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar oluşacak hasarlardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar yükleme gönderen tarafından yapılmış ise de davalı taşıyıcının da yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c bendinde, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üst taşıyıcı · istifa · müteselsil sorumluluk · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ç'ten Türkiye'ye taşınması hususunda sözleşme yapıldığı, taşıma işini diğer davalının gerçekleştirdiği, taşıma sırasında makinenin araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olduğu, yükleme gönderen tarafından yapılsa dahi taşıyıcının, yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» bulunduğu, bu görevini yapmayan davalı alt ve «üst taşıyıcının» oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.700 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün hasarlı «teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalıların sorumluluğunda İsveç'ten Türkiye'ye karayolu ile taşınan yükün, araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar oluşacak hasarlardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar yükleme gönderen tarafından yapılmış ise de davalı taşıyıcının da yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c bendinde, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14564 E. 2018/5655 K.
Ortak:zıya · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, «hasara» veya «teslimdeki gecikmeye» yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, «taşıyıcının sorumluluğu», bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir «taşıma sözleşmesi» yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir.
875 gereği davalının sorumlu olduğu, «ağır kusur» olmadığı, davalı «taşıyıcının» toplam 88 parçalık 537.496,81 Kg yükün taşınmasını üstlendiği, bu yük içinde bir kısmı taşırken hasarlanmasına sebebiyet verildiği, bu hasarlı parçanın, toplam yükün birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için kısmi «hasar» olarak değil toplam proje içinde bir hasar olarak gözetilmesi gerektiği, gerek davalı taşıyıcının gerekse davalı «sorumluluk sigortacısının» tam tazminatı yani «gerçekleşen zararı» tazmin etmek durumunda oldukları, gerekçesiyle; davacı Çalık Enerji ...
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda781/1. maddesi hükmü uyarınca, «taşıyanlar» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde taşınanın uğradığı «zıya» ve hasardan sorumludur.
Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere, her ne kadar yükleme ve «istif» gönderene ait olsa da, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın kendine has özellikleri gözetilerek karayolu taşımasına uygun şekilde ambalajlamanın, ahşap takozlar ile sabitlemenin yapılmadığı, doğru istifleme ve yükleme yapılmaması ile ani fren nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «göndericinin sorumluluğunda» olduğu, bu nedenle davalının bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · gönderici sorumluluğu · nakliyat emtia sigortası · istifa · ziya · rücuen tazminat · tacir · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… esinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında sigortalanan emtianın hasarından kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere, her ne kadar yükleme ve «istif» gönderene ait olsa da, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın kendine has özellikleri gözetilerek karayolu taşımasına uygun şekilde ambalajlamanın, ahşap takozlar ile sabitlemenin yapılmadığı, doğru istifleme ve yükleme yapılmaması ile ani fren nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «göndericinin sorumluluğunda» olduğu, bu nedenle davalının bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli olmayıp, «ziya» ve «hasara» neden olan olayın doğumunda da kusurlu olmadığını kanıtlaması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1615 E. , 2022/3580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.10.2017 tarih ve 2014/1642 E. - 2017/825 K. sayılı kararın davalı IMISK İth. İhr. Tic. ve Nak. A.Ş. vekili ile davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.12.2019 tarih ve 2018/423 E. - 2019/1672 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2022 günü hazır bulunan davalı Imısk A.Ş. vekilleri Av. ... ve ..., davalı ...vekili Av. Çiğdem Karayel, temlik alan davacı ...
vekilleri Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı Çalık Enerji San. ve Tic. A.Ş. ile davalılardan IMISK arasında 01.10.2013 tarihli ALMS-00-040 numaralı taşıma sözleşmesi akdedildiğini, Türkmenistan projesinde kullanılmak üzere taşnan GENERAL ELECTRIC marka LM-6000 gaz türbini emtiasının taşımasının, davalı IMISK tarafından anahtar teslimi üstlenildiğini, Taşınan yük için taşıma risklerine karşı davalı ... tarafından 26.08.2013 tarihli nakliyat sigorta poliçesi tanzim edildiğini, Türkmenistan'da limandan karayolu taşıtına yüklenen 192-489 nolu türbinin taşıt üzerinden düşerek hasarlandığını, Tedarikçi GE tarafından hasarın 2.450.916 USD olarak bildirildiğini, davalı ...'nın ise davalı IMISK firmasının sorumluluk sigortacısı olduğunu belirterek, 2.450.916 USD hasar bedelinin davalılar IMISK, Anadolu Sigorta ve Eureko Sigortadan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş;
04. 02.2016 tarihli dilekçesinde, davalı ...Ş.'den dava konusu alacağın 2.000.000,00 USD'lik kısmınının tahsil edildiğini, tahsil edilen 2.000.000,00 USD yönünden alacağı Eureko Sigorta'ya temlik ettiklerini, temlik edilen kısım için kendi yerine davacı olarak Eureko Sigorta'nın geçtiğini belirtmiş ve bakiye 450.916,00 USD yönünden ise tüm davalılar hakkındaki davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Böylece, dava dilekçesinde davalı olarak yer alan Eureko Sigorta A.Ş., temlik aldığı kısım için davacı konumuna gelmiştir.
Davalı IMISK A.Ş vekili, davacının aktif husumete ehil olmadığını, sözleşmenin taraflarının davacının Aşkabat Şubesi ile davalı olduğunu, davalı şirkete atfı kabil kusur bulunmadığını, açık araçla taşıma yapıldığından hasardan sorumlu görülemeyeceklerini, TTK m.882 ve CMR m.23 gereği sorumluluğun sınırlı olması gerektiğini, sınırlı sorumluluk miktarını aşan talebin her halde reddi gerektiğini, bu nedenlerle, davalı taşıyıcıya kusur izafe edilemeyeceğinden, haksız olarak açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davalılar arasında ihtiyari veya mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığını, davalının emtia sigortacısı, diğer davalının ise sorumluluk sigortacısı olduğunu ve menfaatlerinin çatıştığını, kara yolu taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen zararın miktarının belirsiz olduğunu, zarar belli değilken davalının tazminat ödemesinin beklenemeyeceğini, hasar değerlendirmesi için talep edilen bilgi ve belgelerin de sağlanmadığını, gelinen aşamada temerrütten de söz edilemeyeceğini, tam zayi iddiasına dayanan tazminat talebinin de haksız olduğunu, dava değerinin tam zayi değerlendirmesi ile ikame edildiğini, bu nedenlerle açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiş;
24. 03.2016 tarihli dilekçe ile halefiyete dayanılarak, davacı tarafın 2.441.515,00 USD faturalara dayanan zararının, sigorta ekspertiz raporuna göre de 3.600.000.- USD civarında zarar hesaplanması nedeniyle davacı ile yapılan pazarlık ve indirim neticesinde 2.000.000,00 USD miktarında ödeme ile davacının zararının tazmin edildiğini, ödenen kısım için halefiyet hakkı kazandığını beyan etmiştir.
Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili, davalının 340690112 numaralı sigorta poliçesi ile davalı IMISK şirketinin sorumluluk risklerini sigorta güvencesine aldığını, hasarın miktarının ne kadar olduğunun sabit olmadığını, davalı IMISK şirketi ile davacı arasında yasal sorumluluğu genişleten anlaşma hükümlerinin davalı sigortacıya karşı ileri sürülemeyeceğini, bu nedenle sorumluluk sigortacısı müvekkilinin azami 48.100 kg x 8,33 SDR=400.673 SDR ile sınırlı sorumlu tutulabileceğini, yüklemede davacının talimatlarının etkisi olup olmadığı, buna göre müterafik kusur bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, poliçede 20.000 USD muafiyet şartı olduğunu, zarar sabit olmadığı için temerrütten söz edilemeyeceği ve talep edilen faizin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taşıma uluslararası olmakla birlikte, uluslararası multimodal taşımalara ilişkin yürürlükte konvansiyon bulunmadığı için TTK m.902 ve devam hükümlerine göre sorumluluk tespiti gerekeceği, TTK m. 903 ile yapılan atıf gereği TTK m.863/1 maddesi gözetildiğinde hasar sebebi kazanın tek taraflı-yükün taşıttan düşmesi şeklinde meydana geldiği gözetilerek meydana gelen zarardan TTK m. 875 gereği davalının sorumlu olduğu, ağır kusur olmadığı, davalı taşıyıcının toplam 88 parçalık 537.496,81 Kg yükün taşınmasını üstlendiği, bu yük içinde bir kısmı taşırken hasarlanmasına sebebiyet verildiği, bu hasarlı parçanın, toplam yükün birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için kısmi hasar olarak değil toplam proje içinde bir hasar olarak gözetilmesi gerektiği, gerek davalı taşıyıcının gerekse davalı sorumluluk sigortacısının tam tazminatı yani gerçekleşen zararı tazmin etmek durumunda oldukları, gerekçesiyle;
davacı Çalık Enerji ... A.Ş.'nin 450.916. USD'lik talebinin feragat nedeniyle reddine, temlik alan davacı ...Ş.'nin talebinin kabulü ile 2.000.000 USD alacağının ödeme tairihlerinden itibaren 3095 sy 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faizi ile diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı davalı IMISK A.Ş vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taşıma ve hasara konu emtianın ağırlığının 48.100 kg olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi gerek taşıma belgelerinde gerekse olay sonrası düzenlenen eksper raporlarında taşımaya konu emtianın ağırlığının 48.100 kg olduğunu belirtildiği, davalı ... A.Ş.'nin sigorta sorumluluk üst limitinin 48.100x8.33x1.54063= 617.288,44 USD ile sınırlı olması gerekirken, tüm zarardan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğu, TTK m.882 f.1 (b) hükmü uyarınca sadece hasarlanan bu emtianın ağırlığının sorumluluğun üst sınırının belirlenmesinde esas alınması gerektiği, gönderenin müterafik kusurunun bulunmadığı, çünkü sözleşmede yüklemenin taşıyana ait olduğu, özenli bir şekilde yükleme sorumluluğunun üstlenildiği, kara taşımasının deniz taşımasını takiben yabancı bir ülkede yapıldığı, esasen o aşamada göndericinin hazır bulunmasının veya yüke nezaret etmesinin mümkün olmayacağı, muafiyet tutarının öncelikle toplam zarardan düşülebileceği, sorumluluk limitinden düşülemeyeceği, gerçek zarar miktarı dikkate alındığında, sorumluluk limitinden ayrıca indirim yapılamayacağı gerekçesiyle davalı İMİSK...
A.Ş. vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden, bu davalının istinaf başvurusunun reddine; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacı Çalık Enerji...A.Ş. tarafından açılan davada feragat edilen 450.916 USD'ye ilişkin davanın tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, temlik alan davacı ...Ş.'nin davasının, davalı İMİSK... A.Ş. yönünden kabulüne, davalı ... A.Ş. yönünden kısmen kabulüne, bu doğrultuda; davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 617.288,84 USD ve bu tutarın temerrüt faizleri ile sınırlı olmak kaydıyla, 2.000.000 USD alacağın, 1.000.000 USD'lik bölümüne 20.01.2016 tarihinden, 1.000.000 USD'lik bölümüne 27.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte, bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile temlik alan davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan hasar bedelinin davalı taşıyıcı, taşıyıcının sorumluluk sigortacısı ve nakliyat sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince Türk Ticaret Kanunu’nun kara taşımasına ilişkin hükümlerinin uygulanacağı tespiti ile yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiş ise de; değişik araçlarla taşımaya ilişkin TTK 902. maddesi ‘’ Bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümleri, aşağıdaki şartların tamamının bir arada varlığı hâlinde, değişik tür araçlar ile taşıma sözleşmelerine de uygulanır:
Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir taşıma sözleşmesine dayanıyorsa, bu sözleşme bağlamında taşıma değişik türde araçlarla yapılacaksa, taraflar, her bir türdeki araç için ayrı sözleşme yapmış olsalardı, söz konusu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere bağlı tutulacak idiyse, aşağıdaki hükümlerle, uygulanması gerekli milletlerarası sözleşmelerde aksi yolda bir düzenleme yoksa.’’ hükmünü haiz olup, (d) bendinde belirtildiği ve madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken milletlerarası sözleşme yoksa TTK’nın 850 ve devamı maddeleri uygulanır. Kural böyle olmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu CMR Konvansiyonu’nun 2. maddesinde aksine hüküm bulunmaktadır.
Anılan maddede ‘’Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir.
Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür.’’ düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir. Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa aittir.‘’ hükmü yer almaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İstanbul’dan Türkmenbaşı Limanı’na kadar deniz yolu ile taşınan emtia, Limanda tıra yüklenmiş olup, tır Tükmenabat Şantiyesi’ne gitmekte iken meydana gelen kaza sebebiyle hasarlanmıştır. Hasarın meydana geldiği taşıma kesimi karayolu kısmı olup, bu husus uyuşmazlık konusu değildir. Hal böyle olunca CMR hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın çözümüne gidilmesi gerekirken, aksi düşünce ile TTK hükümleri uygulanarak uyuşmazlığın halli isabetli olmamıştır.
CMR’nin 41. maddesinde ‘’Madde 40 hükümleri saklı kalmak koşuluyla bu Sözleşmenin hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden her türlü koşul hükümsüzdür. Böyle bir koşulun hükümsüzlüğü, mukavelenin diğer hükümlerinin hükümsüzlügünü gerektirmez. Özellikle, taşımacının lehinde sigorta tazminatı veya diğer herhangi benzer madde veya kanıtlama zorunluluğunu değiştiren herhangi bir madde geçersiz ve hükümsüzdür‘’ düzenlemesi yer almaktadır. Nitekim Dairemizin 30.05.2005 tarih 2004/5772 - 2005/5610 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere taşımada tarafların borçlarının sözleşme ile ağırlaştırılamayacağı ilkesi mevcut olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 8. maddesinde yer alan ‘’….Çalık Enerji’nin uğrayacağı zararlar Nakliyeci tarafından tam olarak tazmin edilecektir.’’ düzenlemesi ise, belirtilen ilkenin aksine taşıyıcının sorumluluğunu ağırlaştırmaktadır.
Bir başka deyişle, taşıyıcının tam zarardan sorumlu tutulması CMR’nin anılan hükmü gereğince geçersizdir. Zira, sınırlı sorumluluğu ortadan kaldıran bu sözleşme hükmünün geçerli olabilmesi için CMR madde 23/6, 24 ve 26. madde hükümleri gereğince ek bir ücretin kararlaştırılması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, sözleşme hükmü nazara alınarak tam tazmine gidilmesi doğru olmamıştır.
Kural olarak multımodal taşımalarda tek taşıyıcının tüm taşıma aşamalarını üstlenmesi durumunda, başka araçlara yükleme yapan taşıyıcı gönderen konumundadır. Ancak somut olayda ‘’Ağır İndirme İncelemesi Raporu’’ndan anlaşıldığı üzere, yükün gemiden tıra yüklenmesi sırasında gönderen yüklemeye nezaret etmiştir. Hasar tır devrilmeden, sürücünün yaptığı manevra üzerine yükün tırdan savrulmasıyla oluştuğuna göre, yükün sabitlenmesinin yetersiz olduğu kabul edilmeli ve sabitlemenin gönderene ait olduğu bu durumda, gönderenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır.
Yükün hasarlanan kısmının (13.093 kg) sistemin bütünlüğüne ve değerine müspet ya da menfi bir etkisinin olmadığı uzman bilirkişilerce saptanmış olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince bu teknik değerlendirmeye itibar edilmesi, değerlendirmenin yeterli görülmemesi halinde ise yeni bir heyetten rapor alınması yoluna gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yük ağırlığı 48.100 kg olarak alınmak suretiyle hesaplama yapılması da doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyizinin, davalı ... A.Ş vekilinin muafiyet ve vekalet ücretine yönelik temyizinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, (3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının, davalı ... A.Ş vekilinin muafiyet ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirzlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin temlik alan davacı ...Ş.'den alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 28/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790176400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz