Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18962 E. 2015/13905 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr konvansiyonu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ ziya↗ cy/cy şerhi↗ zayi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, bu kapsamda taşıma sırasında vukubulan hasar, taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da davalının gemide çıkan yangının çıkmasını önleyebilmesinin ya da etkisini azaltabilmesinin mümkün olmadığı, CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesi uyarınca davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Türkiye'den İtalya'ya karayolu ile taşınması kararlaştırılan emtianın, taşıma sırasında zayi olması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, kendisine ait emtianın Türkiye'den İtalya'ya karayolu ile taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın araca yüklenmesinden sonra taşımayı gerçekleştiren aracın da içinde bulunduğu geminin yanması sonucu taşınan emtianın zayi olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşıma ilişkisini kabul ederek kendisinin, yangının çıkmasında bir kusurunun olmadığını savunmuş, mahkemece ise dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu ve davalı taşıyıcının, CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükün davalıya ait araca yüklendiği, taşımayı gerçekleştiren karayolu taşıtının da yük bu taşıttan boşaltılmadan gemiye yüklendiği ve gemide meydana gelen yangın sonucunda taşınan emtianın zayi olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Gerçekten de mahkemece de kabul edildiği üzere CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. Kural bu olmakla birlikte maddenin ikinci cümlesinde bu duruma bir istisna getirilmiştir. Buna göre şayet diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda, ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa karayolu taşıyıcısının sorumluluğu, CMR Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukaveleye konulması gelenekleşmiş hükümler uyarınca tayin edilir. O halde, ziyanın karayolu taşımacısının bir fiil ve ihmalinden doğmayıp diğer taşıma araçlarında taşınma sırasında ve bu nedenle oluşması halinde karayolu taşımacısının sorumluluğu, ziyanın oluştuğu ulaştırma ortamında taşımayı düzenleyen kurallara göre tespit edilecektir. Ziyaa yol açan olayın, diğer taşıma aracında taşınması nedeniyle oluşması yeterli olup ayrıca diğer ulaştırma ortamına has özel bir risk teşkil etmesi de gerekmemektedir.(Hakan Karan, CMR Şerhi, Temmuz, 2011,s:95,96)
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacıya ait emtia, davalının karayolu taşıtına yüklenmiş ve yük bu boşaltılmadan taşıma aracı da dava dışı şirkete ait gemi ile taşınmış, araç gemide iken çıkan yangın neticesinde de emtia zayi olmuştur. Davalının, söz konusu yangının çıkışında bir fiil ya da ihmali tespit edilmediği gibi ziya da emtianın gemide taşınma sırasında ve bu nedenle oluştuğundan artık davalı karayolu taşıyıcısının sorumluluğunun, sanki davacı gönderen ile davalı arasında denizyolu ile taşıma sözleşmesi yapılmış gibi kabul edilerek buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın yukarıda yapılan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8031 E. 2016/6058 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · ziya · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaDavalının, söz konusu yangının çıkışında bir fiil ya da ihmali tespit edilmediği gibi «ziya» da emtianın gemide taşınma sırasında ve bu nedenle oluştuğundan artık davalı karayolu «taşıyıcısının sorumluluğunun», sanki davacı gönderen ile davalı arasında denizyolu ile «taşıma sözleşmesi» yapılmış gibi kabul edilerek buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre şayet diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda, ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu», CMR Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukave …
… enimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, bu kapsamda taşıma sırasında vukubulan «hasar», «taşıyıcının» önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da davalının gemide çıkan yangının çıkmasını ön …
Benzer bu karardaAncak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, karayolu «taşıyıcısının sorumlulugu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Mahkemece, CMR sözleşmesi kapsamında olmayan bu taşımada, «kombine taşıma» ile ilgili konvansiyonun ülkemiz tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ulusal hukukumuzun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde eşyanın uğradığı «ziyaa» ve hasardan sorumlu olduğu, davacının ......'da sergilenecek olan mallarının .....'ya kadar taşındığı, .....'dan .....'da yapılacak olan fuara taşınmak üzere gerekli işlemler başlatılmış ise de, davalı taşıyıcının «temsilcisi» konumunda bulunan dava dışı kişiler tarafından .....'ya götürülerek davacı gönderenin fuar «görevlilerine» ulaştırılamadığı ve davalı «asıl taşıyıcının», onun adına hareket eden «alt taşıyıcısı» ve «acenta» veya temsilcilerinin fiil ve hareketlerinden dolayı kendi «kusuru» gibi sorumluluğunun söz konusu olduğu, davalının sözleşme konusu ifayı yerine getiremediği ve bu nedenle 818 Sayılı B.K.’nın 96. maddesi hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davacının yapmış olduğu «masraf» olarak tespit edilen toplam 40.728,98 TL üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi «reeskont faizi» uygulanmasına, davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu sözleşmeye göre tayin edilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kombine taşıma · asıl taşıyıcı · alt taşıyıcı · acente · reeskont faizi · dosya masrafı · kusur · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, CMR sözleşmesi kapsamında olmayan bu taşımada, «kombine taşıma» ile ilgili konvansiyonun ülkemiz tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ulusal hukukumuzun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde eşyanın uğradığı «ziyaa» ve hasardan sorumlu olduğu, davacının ......'da sergilenecek olan mallarının .....'ya kadar taşındığı, .....'dan .....'da yapılacak olan fuara taşınmak üzere gerekli işlemler başlatılmış ise de, davalı taşıyıcının «temsilcisi» konumunda bulunan dava dışı kişiler tarafından .....'ya götürülerek davacı gönderenin fuar «görevlilerine» ulaştırılamadığı ve davalı «asıl taşıyıcının», onun adına hareket eden «alt taşıyıcısı» ve «acenta» veya temsilcilerinin fiil ve hareketlerinden dolayı kendi «kusuru» gibi sorumluluğunun söz konusu olduğu, davalının sözleşme konusu ifayı yerine getiremediği ve bu nedenle 818 Sayılı B.K.’nın 96. maddesi hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davacının yapmış olduğu «masraf» olarak tespit edilen toplam 40.728,98 TL üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi «reeskont faizi» uygulanmasına, davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece taşımanın «kombine taşıma» niteliğinde olduğu, CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek yapılan değerledirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1008 E. 2011/10291 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda… enimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, bu kapsamda taşıma sırasında vukubulan «hasar», «taşıyıcının» önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da davalının gemide çıkan yangının çıkmasını ön …
Buna göre şayet diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda, ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu», CMR Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukave …
… nin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın araca yüklenmesinden sonra taşımayı gerçekleştiren aracın da içinde bulunduğu geminin yanması sonucu taşınan emtianın «zayi» olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşıma ilişkisini kabul ederek kendisinin, yangının çıkmasında bir kusurunun olmadığını savunmuş, mahkemece ise dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu ve davalı «taşıyıcının», CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça taşınan emtianın hasarsız olarak «teslim» edildiği savunulmuş ise de, 13.04.2007 tarihli ve davalı «taşıyıcının» da imzasını «taşıyan» tutanakta emtianın hasarlı teslim edildiğinin belirtildiği, tespitin davalı taşıyıcıya ait gümrük sahasında yapıldığı, bu durumda emtianın alıcıya teslim edilmeden önce «hasar» gördüğü, CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.900 TL’nın 20.07.2007 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya cevap dilekçesinde, sigortalı emtianın Almanya’ya taşınması işinin davalı şirket tarafından «alt taşıyıcıya» yaptırıldığının kabul edilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirkete «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın, davalı taşıma şirketinin sorumluluğunda karayolu ile taşındığı sırada «hasara» uğraması nedeniyle «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · nakliyat sigortası · rücuen tazminat · reeskont faizi · taşıyan · sigorta poliçesi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça taşınan emtianın hasarsız olarak «teslim» edildiği savunulmuş ise de, 13.04.2007 tarihli ve davalı «taşıyıcının» da imzasını «taşıyan» tutanakta emtianın hasarlı teslim edildiğinin belirtildiği, tespitin davalı taşıyıcıya ait gümrük sahasında yapıldığı, bu durumda emtianın alıcıya teslim edilmeden önce «hasar» gördüğü, CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.900 TL’nın 20.07.2007 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davacı şirkete «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın, davalı taşıma şirketinin sorumluluğunda karayolu ile taşındığı sırada «hasara» uğraması nedeniyle «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya cevap dilekçesinde, sigortalı emtianın Almanya’ya taşınması işinin davalı şirket tarafından «alt taşıyıcıya» yaptırıldığının kabul edilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10330 E. 2010/1424 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaBuna göre şayet diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda, ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu», CMR Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukave …
Davalının, söz konusu yangının çıkışında bir fiil ya da ihmali tespit edilmediği gibi «ziya» da emtianın gemide taşınma sırasında ve bu nedenle oluştuğundan artık davalı karayolu «taşıyıcısının sorumluluğunun», sanki davacı gönderen ile davalı arasında denizyolu ile «taşıma sözleşmesi» yapılmış gibi kabul edilerek buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
… enimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, bu kapsamda taşıma sırasında vukubulan «hasar», «taşıyıcının» önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da davalının gemide çıkan yangının çıkmasını ön …
Benzer bu karardaO halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · taşıyan · eksik inceleme · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsene bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ithal ettiği mal dışında başka bir paket «teslim» edilmesinden davalı «taşıyanın sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anayasası’nın 90ncı maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13554 E. 2011/3770 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaBuna göre şayet diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda, ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu», CMR Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukave …
Davalının, söz konusu yangının çıkışında bir fiil ya da ihmali tespit edilmediği gibi «ziya» da emtianın gemide taşınma sırasında ve bu nedenle oluştuğundan artık davalı karayolu «taşıyıcısının sorumluluğunun», sanki davacı gönderen ile davalı arasında denizyolu ile «taşıma sözleşmesi» yapılmış gibi kabul edilerek buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
… enimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, bu kapsamda taşıma sırasında vukubulan «hasar», «taşıyıcının» önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da davalının gemide çıkan yangının çıkmasını ön …
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı savunması tartışılmak ve uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK 781 ve devamı maddeleri uyarınca emtiayı hasarsız olarak «teslim» etmeyen davalının kendi kusuruyla zararın oluşmasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası taşıma akdinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
O halde mahkemece, davalı savunması tartışılmak ve uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18962 E. , 2015/13905 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İS
MAHKEMESİ
TARİHİ 03/06/2014
NUMARASI 2013/497-2014/266
Taraflar arasında görülen davada İstanbul verilen 03/06/2014 tarih ve 2013/497-2014/266 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. , davalı vekili Av. D.. Ç.. ve ihbar olunan vekili Av. E dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait cam emtiasının Türkiye'den İtalya'ya kara yolu ile taşınması işinin davalı tarafça üstlenildiğini, 31.01.2008 tarihinde davalıya ait araca yüklenen emtianın, taşımayı gerçekleştiren aracın içinde bulunduğu gemide meydana gelen yangın sonucunda tamamen zayi olduğunu, hasar bedelinin talep edilmesine rağmen davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 15.362,27 Euro'nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hasarın geminin yanması sonucunda meydana geldiğini, dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve zarardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, bu kapsamda taşıma sırasında vukubulan hasar, taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da davalının gemide çıkan yangının çıkmasını önleyebilmesinin ya da etkisini azaltabilmesinin mümkün olmadığı, CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesi uyarınca davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Türkiye'den İtalya'ya karayolu ile taşınması kararlaştırılan emtianın, taşıma sırasında zayi olması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, kendisine ait emtianın Türkiye'den İtalya'ya karayolu ile taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın araca yüklenmesinden sonra taşımayı gerçekleştiren aracın da içinde bulunduğu geminin yanması sonucu taşınan emtianın zayi olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşıma ilişkisini kabul ederek kendisinin, yangının çıkmasında bir kusurunun olmadığını savunmuş, mahkemece ise dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu ve davalı taşıyıcının, CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükün davalıya ait araca yüklendiği, taşımayı gerçekleştiren karayolu taşıtının da yük bu taşıttan boşaltılmadan gemiye yüklendiği ve gemide meydana gelen yangın sonucunda taşınan emtianın zayi olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Gerçekten de mahkemece de kabul edildiği üzere CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. Kural bu olmakla birlikte maddenin ikinci cümlesinde bu duruma bir istisna getirilmiştir.
Buna göre şayet diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda, ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa karayolu taşıyıcısının sorumluluğu, CMR Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukaveleye konulması gelenekleşmiş hükümler uyarınca tayin edilir. O halde, ziyanın karayolu taşımacısının bir fiil ve ihmalinden doğmayıp diğer taşıma araçlarında taşınma sırasında ve bu nedenle oluşması halinde karayolu taşımacısının sorumluluğu, ziyanın oluştuğu ulaştırma ortamında taşımayı düzenleyen kurallara göre tespit edilecektir.
Ziyaa yol açan olayın, diğer taşıma aracında taşınması nedeniyle oluşması yeterli olup ayrıca diğer ulaştırma ortamına has özel bir risk teşkil etmesi de gerekmemektedir.(Hakan Karan, CMR Şerhi, Temmuz, 2011,s:95,96)
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacıya ait emtia, davalının karayolu taşıtına yüklenmiş ve yük bu boşaltılmadan taşıma aracı da dava dışı şirkete ait gemi ile taşınmış, araç gemide iken çıkan yangın neticesinde de emtia zayi olmuştur. Davalının, söz konusu yangının çıkışında bir fiil ya da ihmali tespit edilmediği gibi ziya da emtianın gemide taşınma sırasında ve bu nedenle oluştuğundan artık davalı karayolu taşıyıcısının sorumluluğunun, sanki davacı gönderen ile davalı arasında denizyolu ile taşıma sözleşmesi yapılmış gibi kabul edilerek buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın yukarıda yapılan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/158105000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz