İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3544 E. 2022/1657 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 222↗ ticari defter ibrazı↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari defter kayıtları↗ kesin süre↗ icra takibine itiraz↗ ihtar↗ ticari defter↗ havale↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre,davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal teslimine karşılık yapılan havale bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davalı 29.09.2009 tarihli ve dosya içerisinde verdiği beyanlarında da davacı şirketin tahsilini istediği dekontun Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/125 E. sayılı dosyasında da ödeme olarak ileri sürüldüğünü bildirmiş, ancak bu mahkeme dosyası işbu dava dosyasına kazandırılmayıp muhtelif karar ve belgelerinin konulduğu görülmüştür. Mahkemece, bağlantılı olacak tüm dosyaların getirilerek bu dosyanın sonucuna etkili olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Ayrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/3666 Esas, 2021/1364 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3839 E. 2024/6083 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · kesin süre · icra takibine itiraz · ihtar · ticari defter · havale · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal «teslimine» karşılık yapılan «havale» bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Benzer bu karardaDeğerlendirme 1.Her ne kadar Mahkemece, davalıya 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi ibarenin aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçları da bildirilerek ihtar edildiği, davalının defterleri sunmadığı, davacının iddialarının aksini ispat edemediği, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ihtar tarihi itibariyle «uyuşmazlık konusu» «ticari defterlerin saklanma» süresi (10 yıl) geçmiş olduğundan ve davacının ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığı hususunda bir inceleme bulunmadığından, davalının ticari defter …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal «teslimine» karşılık yapılan «havale» bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/125 E. sayılı dava dosyası getirtilerek incelenip «ispat yükünün» «havale» ilişkisi belirlemesi nedeniyle davacının üzerinde olduğu gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defterlerin saklanması · tashih · cy/cy şerhi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDeğerlendirme 1.Her ne kadar Mahkemece, davalıya 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi ibarenin aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçları da bildirilerek ihtar edildiği, davalının defterleri sunmadığı, davacının iddialarının aksini ispat edemediği, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ihtar tarihi itibariyle «uyuşmazlık konusu» «ticari defterlerin saklanma» süresi (10 yıl) geçmiş olduğundan ve davacının ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığı hususunda bir inceleme bulunmadığından, davalının ticari defter …
3.Kabule göre ise; tarafların hak ve yükümlülüklerini değiştirecek şekilde «tashih» yapılması mümkün olmamasına rağmen Mahkemenin 17.04.2023 tarihli tashih «şerhi» ile hükmün değiştirilmesi de doğru görülmemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/125 E. sayılı dava dosyası getirtilerek incelenip «ispat yükünün» «havale» ilişkisi belirlemesi nedeniyle davacının üzerinde olduğu gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defterlerinin», ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan «defterlerdeki» sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4507 E. 2021/6708 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · kesin süre · ihtar · ticari defter · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defterlerinin», ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Benzer bu karardaHMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde bir «ihtar tebliğ» edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ce tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda «ifa» edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride «teslimi» kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin «bedelsiz» kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının «ticari defter» ve kayıtları ile «yemin deliline» açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde «ticari defterlerindeki kaydı» doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kaydı · ihtar tebliği · ticari defter incelemesi · borçlu olunmadığının tespiti · yemin delili · bedelsizlik · yemin · ispat yükü
Benzer bu kararda… ce tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda «ifa» edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride «teslimi» kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin «bedelsiz» kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının «ticari defter» ve kayıtları ile «yemin deliline» açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde «ticari defterlerindeki kaydı» doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, satın alınan malın «teslim» edilmemesi nedeniyle mal bedeli olarak verilen çeklerden dolayı «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
Mahkemece davacının «ticari defterleri incelenmiş», davacının defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu defter ve kayıtlara göre davacının «keşidecisi» olarak verdiği 4 adet «çek» nedeni ile alacak «kaydının» bulunduğu, mukabilinde «fatura» tanzim edilmemesi nedeni ile bu miktarda alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde bir «ihtar tebliğ» edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14354 E. 2014/3095 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · ticari defter · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defterlerinin», ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafın «ibraz» etiği «defterlere» dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi hükmü uyarınca "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan «defterlerdeki» sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Bu nedenle davalının süresinde ve usulüne uygun olarak verdiği cevap ve delil dilekçesi itibariyle dayandığı «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılmaksızın, «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın «ticari defterleri incelenmek» suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi yönündeki talep ise reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter incelemesi · taşıma sözleşmesi · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıya verdiği muhtelif kargo hizmetleri neticesinde davalıdan «fatura» karşılığı 11.247,77 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın «ticari defterleri incelenmek» suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi yönündeki talep ise reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8798 E. 2017/7179 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · ticari defter · kesin hüküm · e-defter · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defterlerinin», ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinin» usulüne uygun tutulduğu ve açılış kapanış onaylarının bulunduğu, davacı defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturaların defterlere işli olduğu, bu faturalardan alacaklı bulunduğu, davalı defterlerinde faturaların işli olduğu, bedellerinin de ödendiği, HMK'nın 222. madde hükmüne göre «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defterlerine göre alacaklı iken davalının ticari defterleri göre ise davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, …
Mahkemece, takibe dayanak faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak «kaydına» aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır.
Ancak, davalı; faturaları «defterlerine» kaydettiğine göre, davacının faturalarda belirtilen hizmetleri verdiği ve bu hizmetler neticesinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, takibe dayanak faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak «kaydına» aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3544 E. , 2022/1657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.04.2019 gün ve 2016/17 - 2019/104 sayılı kararı onayan Daire'nin 17.02.2021 gün ve 2020/3666 - 2021/1364 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasındaki bir ticari alışveriş nedeniyle hakkında Polatlı 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/589 esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının bu takibe hem yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılması nedeniyle hem de alacaklıya borcu olmadığı nedeniyle itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre,davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal teslimine karşılık yapılan havale bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davalı 29.09.2009 tarihli ve dosya içerisinde verdiği beyanlarında da davacı şirketin tahsilini istediği dekontun Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/125 E. sayılı dosyasında da ödeme olarak ileri sürüldüğünü bildirmiş, ancak bu mahkeme dosyası işbu dava dosyasına kazandırılmayıp muhtelif karar ve belgelerinin konulduğu görülmüştür. Mahkemece, bağlantılı olacak tüm dosyaların getirilerek bu dosyanın sonucuna etkili olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Ayrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/3666 Esas, 2021/1364 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/3666 Esas, 2021/1364 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 09/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/770008900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz