İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14354 E. 2014/3095 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 222↗ ticari defter incelemesi↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari defter kayıtları↗ taşıma sözleşmesi↗ ticari defter↗ fatura↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıya verdiği muhtelif kargo hizmetleri neticesinde davalıdan fatura karşılığı 11.247,77 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi yönündeki talep ise reddedilmiştir. Ancak, davalı taraf delil olarak kendisine ait ticari defterlere dayanmıştır. Mahkemece, davacı tarafın ibraz etiği defterlere dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi hükmü uyarınca "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Bu nedenle davalının süresinde ve usulüne uygun olarak verdiği cevap ve delil dilekçesi itibariyle dayandığı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmaksızın, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3544 E. 2022/1657 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · ticari defter · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafın «ibraz» etiği «defterlere» dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi hükmü uyarınca "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan «defterlerdeki» sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Bu nedenle davalının süresinde ve usulüne uygun olarak verdiği cevap ve delil dilekçesi itibariyle dayandığı «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılmaksızın, «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın «ticari defterleri incelenmek» suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi yönündeki talep ise reddedilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defterlerinin», ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · kesin süre · icra takibine itiraz · ihtar · havale · teslim
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal «teslimine» karşılık yapılan «havale» bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Ayrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4507 E. 2021/6708 K.
Ortak:ticari defter incelemesi · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · ticari defter · fatura · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafın «ibraz» etiği «defterlere» dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi hükmü uyarınca "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Mahkemece, davacı tarafın «ticari defterleri incelenmek» suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi yönündeki talep ise reddedilmiştir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan «defterlerdeki» sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Bu nedenle davalının süresinde ve usulüne uygun olarak verdiği cevap ve delil dilekçesi itibariyle dayandığı «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılmaksızın, «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Mahkemece davacının «ticari defterleri incelenmiş», davacının defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu defter ve kayıtlara göre davacının «keşidecisi» olarak verdiği 4 adet «çek» nedeni ile alacak «kaydının» bulunduğu, mukabilinde «fatura» tanzim edilmemesi nedeni ile bu miktarda alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde bir «ihtar tebliğ» edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kaydı · ticari defter ibrazı · ihtar tebliği · borçlu olunmadığının tespiti · yemin delili · bedelsizlik · yemin · kesin süre
Benzer bu kararda… ce tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda «ifa» edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride «teslimi» kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin «bedelsiz» kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının «ticari defter» ve kayıtları ile «yemin deliline» açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde «ticari defterlerindeki kaydı» doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde bir «ihtar tebliğ» edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, satın alınan malın «teslim» edilmemesi nedeniyle mal bedeli olarak verilen çeklerden dolayı «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter · fatura · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafın «ibraz» etiği «defterlere» dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi hükmü uyarınca "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Mahkemece, davacı tarafın «ticari defterleri incelenmek» suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi yönündeki talep ise reddedilmiştir.
Ancak, davalı taraf delil olarak kendisine ait «ticari defterlere» dayanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14354 E. , 2014/3095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BEYKOZ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/04/2013
NUMARASI 2011/564-2013/766
Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2013 tarih ve 2011/564-2013/766 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kargo hizmeti verdiğini, fatura karşılığı 11.247,77 TL alacağı bulunduğunu, başlatılan icra takibi üzerine davalının borcun 8.292,26 TL'lik kısmını kabul ettiğini ancak bakiye 2.955,51 TL yönünden borca haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıya verdiği muhtelif kargo hizmetleri neticesinde davalıdan fatura karşılığı 11.247,77 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi yönündeki talep ise reddedilmiştir. Ancak, davalı taraf delil olarak kendisine ait ticari defterlere dayanmıştır. Mahkemece, davacı tarafın ibraz etiği defterlere dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi hükmü uyarınca "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Bu nedenle davalının süresinde ve usulüne uygun olarak verdiği cevap ve delil dilekçesi itibariyle dayandığı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmaksızın, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101766400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz