İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3839 E. 2024/6083 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin saklanması↗ hmk 222↗ ticari defter ibrazı↗ tashih↗ para alacağı↗ takibin durdurulması↗ tavzih↗ ticari defter ve kayıtlar↗ tasdik kararı↗ ticari defter kayıtları↗ vekâlet ücreti↗ münhasırlık↗ cy/cy şerhi↗ kesin süre↗ icra takibine itiraz↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ ihtar↗ ticari defter↗ havale↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal teslimine karşılık yapılan havale bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Her ne kadar Mahkemece, davalıya 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi ibarenin aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçları da bildirilerek ihtar edildiği, davalının defterleri sunmadığı, davacının iddialarının aksini ispat edemediği, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ihtar tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu ticari defterlerin saklanma süresi (10 yıl) geçmiş olduğundan ve davacının ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığı hususunda bir inceleme bulunmadığından, davalının ticari defterlerini sunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
2.Öte yandan hükmüne uyulan Dairemizin 09.03.2022 tarih, 2021/3544 E. ve 2022/1657 K. sayılı kararında açıkça, "...Davalı 29.09.2009 tarihli ve dosya içerisinde verdiği beyanlarında da davacı şirketin tahsilini istediği dekontun Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/125 E. sayılı dosyasında da ödeme olarak ileri sürüldüğünü bildirmiş, ancak bu mahkeme dosyası işbu dava dosyasına kazandırılmayıp muhtelif karar ve belgelerinin konulduğu görülmüştür. Mahkemece, bağlantılı olacak tüm dosyaların getirilerek bu dosyanın sonucuna etkili olup olmadığının belirlenmesi gerekir..." denilmiştir. Buna göre Mahkemece davanın esasını etkileyecek nitelikte olma ihtimali bulunan Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/125 E. sayılı dava dosyası getirtilerek incelenip ispat yükünün havale ilişkisi belirlemesi nedeniyle davacının üzerinde olduğu gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
3.Kabule göre ise; tarafların hak ve yükümlülüklerini değiştirecek şekilde tashih yapılması mümkün olmamasına rağmen Mahkemenin 17.04.2023 tarihli tashih şerhi ile hükmün değiştirilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3544 E. 2022/1657 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · kesin süre · icra takibine itiraz · ihtar · ticari defter · havale · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme 1.Her ne kadar Mahkemece, davalıya 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi ibarenin aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçları da bildirilerek ihtar edildiği, davalının defterleri sunmadığı, davacının iddialarının aksini ispat edemediği, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ihtar tarihi itibariyle «uyuşmazlık konusu» «ticari defterlerin saklanma» süresi (10 yıl) geçmiş olduğundan ve davacının ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığı hususunda bir inceleme bulunmadığından, davalının ticari defter …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal «teslimine» karşılık yapılan «havale» bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/125 E. sayılı dava dosyası getirtilerek incelenip «ispat yükünün» «havale» ilişkisi belirlemesi nedeniyle davacının üzerinde olduğu gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal «teslimine» karşılık yapılan «havale» bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme 1.Her ne kadar Mahkemece, davalıya 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi ibarenin aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçları da bildirilerek ihtar edildiği, davalının defterleri sunmadığı, davacının iddialarının aksini ispat edemediği, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ihtar tarihi itibariyle «uyuşmazlık konusu» «ticari defterlerin saklanma» süresi (10 yıl) geçmiş olduğundan ve davacının ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığı hususunda bir inceleme bulunmadığından, davalının ticari defter …
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3839 E. , 2024/6083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/98 Esas, 2023/67 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayda duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Davacı vekiline gerekçeli kararın 24.04.2023 tarihinde, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin ise 10.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin katılma yolu ile süresinden sonra 24.05.2023 tarihinde temyiz isteminde (katılma yolu ile temyiz süresi on gün) bulunduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkeme kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edildiğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için belirlenen 03.09.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... Türkay Karamanlı ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasındaki bir ticari alışveriş nedeniyle hakkında Polatlı 2. İcra Müdürlüğünün 2009/589 E. sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının bu takibe hem yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılması nedeniyle hem de alacaklıya borcu olmadığı nedeniyle itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu iddia ederek haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin adresinin İstanbul olduğunu, yetkisiz icra müdürlüğünde takip başlatıldığını, Şişli İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davacı ile davalı şirketler arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı şirketin sahibinin ... olduğunu, davalı şirketin ...'den gerek hububat ve gerekse para alacağı olduğunu, davanın hukuki dayanağı olmadığını savunarak reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 25.04.2019 tarih, 2016/17 E. ve 2019/104 K. sayılı kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sözleşmeye dayanak olarak ödendiği iddia edilen dekontlarda hiçbir kaydın bulunmadığı, taraflar arasında havale ilişkisinin varlığı sabitse de bu havale ilişkisinin davacının iddia ettiği sözleşmelere binaen yapıldığının davacı tarafça kanıtlanamadığı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2015/16033 E. ve 2017/2049 K. sayılı kararında "...Eş söyleyişle davalı havaleci, havalenin mevcut bir borcun ödenmesinden başka bir amaca (davacıya borç verilmesi amacına) yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümü altındadır..." denildiği, davacı tarafça sözleşme ilişkisinin ve havalelerin borç ödemesi dışında bir amaca matuf olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Onama Kararı
Dairemizin 17.02.2021 tarih, 2020/3666 E. ve 2021/1364 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, Daire onama ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
C. Karar Düzeltme Üzerine Bozma Kararı
Dairemizin 09.03.2022 tarih, 2021/3544 E. ve 2022/1657 K. sayılı kararı ile "... Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal teslimine karşılık yapılan havale bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davalı 29.09.2009 tarihli ve dosya içerisinde verdiği beyanlarında da davacı şirketin tahsilini istediği dekontun Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/125 E. sayılı dosyasında da ödeme olarak ileri sürüldüğünü bildirmiş, ancak bu mahkeme dosyası işbu dava dosyasına kazandırılmayıp muhtelif karar ve belgelerinin konulduğu görülmüştür. Mahkemece, bağlantılı olacak tüm dosyaların getirilerek bu dosyanın sonucuna etkili olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Ayrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/3666 Esas, 2021/1364 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 17.02.2021 tarih, 2020/3666 E.
ve 2021/1364 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi ibarenin aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçları da bildirilerek ihtar edildiği, davalının defterleri sunmadığı, davacının iddialarının aksini ispat edemediği, davacının davasını ispat ettiği, icra inkar tazminatı bakımından alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Polatlı 2.
İcra Dairesinin 2009/589 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı, davasında münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmadığından ticari defterlerin ibraz edilmemesini, tek başına davanın kabulü için yeterli kabul eden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olup olmadığının incelenmediğini, davacının ticari defterlerinin tamamının açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı tespit edilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece ticari defterlerin saklanma süresi gözetilmeden verilen kararın yanlış olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.03.2022 tarihli, 2021/3544 E. ve 2022/1657 K. sayılı kararı yerine getirilmeden karar verildiğini, Mahkemenin Yargıtay'ın ilk bozma gerekçesini yerine getirmediğini, Mahkemenin 17.04.2023 tarihli tashih kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, tashih kararının bozulması gerektiğini, tavzih talebi üzerine duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek Mahkeme kararının ve tashih kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal teslimine karşılık yapılan havale bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Her ne kadar Mahkemece, davalıya 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi ibarenin aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçları da bildirilerek ihtar edildiği, davalının defterleri sunmadığı, davacının iddialarının aksini ispat edemediği, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ihtar tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu ticari defterlerin saklanma süresi (10 yıl) geçmiş olduğundan ve davacının ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığı hususunda bir inceleme bulunmadığından, davalının ticari defterlerini sunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
2.Öte yandan hükmüne uyulan Dairemizin 09.03.2022 tarih, 2021/3544 E. ve 2022/1657 K. sayılı kararında açıkça, "...Davalı 29.09.2009 tarihli ve dosya içerisinde verdiği beyanlarında da davacı şirketin tahsilini istediği dekontun Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/125 E. sayılı dosyasında da ödeme olarak ileri sürüldüğünü bildirmiş, ancak bu mahkeme dosyası işbu dava dosyasına kazandırılmayıp muhtelif karar ve belgelerinin konulduğu görülmüştür. Mahkemece, bağlantılı olacak tüm dosyaların getirilerek bu dosyanın sonucuna etkili olup olmadığının belirlenmesi gerekir..." denilmiştir. Buna göre Mahkemece davanın esasını etkileyecek nitelikte olma ihtimali bulunan Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/125 E.
sayılı dava dosyası getirtilerek incelenip ispat yükünün havale ilişkisi belirlemesi nedeniyle davacının üzerinde olduğu gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
3.Kabule göre ise; tarafların hak ve yükümlülüklerini değiştirecek şekilde tashih yapılması mümkün olmamasına rağmen Mahkemenin 17.04.2023 tarihli tashih şerhi ile hükmün değiştirilmesi de doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde taraflara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1088025600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz