İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8798 E. 2017/7179 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 222↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari defter kayıtları↗ ticari defter↗ cy/cy kaydı↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve açılış kapanış onaylarının bulunduğu, davacı defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturaların defterlere işli olduğu, bu faturalardan alacaklı bulunduğu, davalı defterlerinde faturaların işli olduğu, bedellerinin de ödendiği, HMK'nın 222. madde hükmüne göre ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defterlerine göre alacaklı iken davalının ticari defterleri göre ise davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, dolayısıyla davacının ticari defterleri HMK'nin 222. maddesi anlamında tek başına alacağı ispata yeterli olmadığı, bu nedenle alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına yapılan taşımadan kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, takibe dayanak faturaların davacı defterlerinde kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak kaydına aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır. Ancak, davalı; faturaları defterlerine kaydettiğine göre, davacının faturalarda belirtilen hizmetleri verdiği ve bu hizmetler neticesinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı kayıtlarında ayrıca bu faturaların ödendiği belirtilmişse de, ödemeyi usulüne uygun diğer delillerle ispat etmesi gerekirken mahkemece davalı defter kayıtları nazara alınmak suretiyle ödemenin kabulü suretiyle sonuca varılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinin» usulüne uygun tutulduğu ve açılış kapanış onaylarının bulunduğu, davacı defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturaların defterlere işli olduğu, bu faturalardan alacaklı bulunduğu, davalı defterlerinde faturaların işli olduğu, bedellerinin de ödendiği, HMK'nın 222. madde hükmüne göre «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defterlerine göre alacaklı iken davalının ticari defterleri göre ise davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, …
Mahkemece, takibe dayanak faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak «kaydına» aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır.
Ancak, davalı; faturaları «defterlerine» kaydettiğine göre, davacının faturalarda belirtilen hizmetleri verdiği ve bu hizmetler neticesinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3544 E. 2022/1657 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · ticari defter · kesin hüküm · e-defter · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinin» usulüne uygun tutulduğu ve açılış kapanış onaylarının bulunduğu, davacı defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturaların defterlere işli olduğu, bu faturalardan alacaklı bulunduğu, davalı defterlerinde faturaların işli olduğu, bedellerinin de ödendiği, HMK'nın 222. madde hükmüne göre «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defterlerine göre alacaklı iken davalının ticari defterleri göre ise davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, …
Mahkemece, takibe dayanak faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak «kaydına» aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır.
Ancak, davalı; faturaları «defterlerine» kaydettiğine göre, davacının faturalarda belirtilen hizmetleri verdiği ve bu hizmetler neticesinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defterlerinin», ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · kesin süre · icra takibine itiraz · ihtar · havale · eksik inceleme · ibraz · teslim
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal «teslimine» karşılık yapılan «havale» bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Ayrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8778 E. 2017/6185 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinin» usulüne uygun tutulduğu ve açılış kapanış onaylarının bulunduğu, davacı defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturaların defterlere işli olduğu, bu faturalardan alacaklı bulunduğu, davalı defterlerinde faturaların işli olduğu, bedellerinin de ödendiği, HMK'nın 222. madde hükmüne göre «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defterlerine göre alacaklı iken davalının ticari defterleri göre ise davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, …
Mahkemece, takibe dayanak faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak «kaydına» aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır.
Ancak, davalı; faturaları «defterlerine» kaydettiğine göre, davacının faturalarda belirtilen hizmetleri verdiği ve bu hizmetler neticesinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece takibe dayanak faturaların davalı «defterlerine» işli olmadığı ve faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacıya icra takibindeki kadar borcu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacının alacağı olmadığını bilerek davalı aleyhine dava açtığından asıl alacağın %20 oranında «icra inkar tazminatının» da davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, taşıma konusunda uzman bir heyetten davacı tarafın itirazlarını karşılar şekilde rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4507 E. 2021/6708 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · ticari defter · cy/cy kaydı · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinin» usulüne uygun tutulduğu ve açılış kapanış onaylarının bulunduğu, davacı defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturaların defterlere işli olduğu, bu faturalardan alacaklı bulunduğu, davalı defterlerinde faturaların işli olduğu, bedellerinin de ödendiği, HMK'nın 222. madde hükmüne göre «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defterlerine göre alacaklı iken davalının ticari defterleri göre ise davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, …
Mahkemece, takibe dayanak faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak «kaydına» aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır.
Ancak, davalı; faturaları «defterlerine» kaydettiğine göre, davacının faturalarda belirtilen hizmetleri verdiği ve bu hizmetler neticesinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaHMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
… ce tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda «ifa» edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride «teslimi» kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin «bedelsiz» kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının «ticari defter» ve kayıtları ile «yemin deliline» açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde «ticari defterlerindeki kaydı» doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının «ticari defterleri incelenmiş», davacının defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu defter ve kayıtlara göre davacının «keşidecisi» olarak verdiği 4 adet «çek» nedeni ile alacak «kaydının» bulunduğu, mukabilinde «fatura» tanzim edilmemesi nedeni ile bu miktarda alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kaydı · ticari defter ibrazı · ihtar tebliği · ticari defter incelemesi · borçlu olunmadığının tespiti · yemin delili · bedelsizlik · yemin
Benzer bu kararda… ce tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda «ifa» edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride «teslimi» kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin «bedelsiz» kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının «ticari defter» ve kayıtları ile «yemin deliline» açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde «ticari defterlerindeki kaydı» doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, satın alınan malın «teslim» edilmemesi nedeniyle mal bedeli olarak verilen çeklerden dolayı «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
Mahkemece davacının «ticari defterleri incelenmiş», davacının defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu defter ve kayıtlara göre davacının «keşidecisi» olarak verdiği 4 adet «çek» nedeni ile alacak «kaydının» bulunduğu, mukabilinde «fatura» tanzim edilmemesi nedeni ile bu miktarda alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8798 E. , 2017/7179 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2016 tarih ve 2015/54-2016/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı taraf için taşıma yaptığını, bu taşımlara ilişkin faturalar keşide ettiğini, davalı tarafın bu faturalardaki bedelleri ödemediğini, bu nedenle ... İcra Dairesinin 2014/3242 Esas sayılı dosyasında faturalara dayalı olarak davalı hakkında ilamsız takip yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı itirazısın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. Duruşmada, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve açılış kapanış onaylarının bulunduğu, davacı defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturaların defterlere işli olduğu, bu faturalardan alacaklı bulunduğu, davalı defterlerinde faturaların işli olduğu, bedellerinin de ödendiği, HMK'nın 222. madde hükmüne göre ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defterlerine göre alacaklı iken davalının ticari defterleri göre ise davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, dolayısıyla davacının ticari defterleri HMK'nin 222.
maddesi anlamında tek başına alacağı ispata yeterli olmadığı, bu nedenle alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına yapılan taşımadan kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, takibe dayanak faturaların davacı defterlerinde kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak kaydına aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır. Ancak, davalı; faturaları defterlerine kaydettiğine göre, davacının faturalarda belirtilen hizmetleri verdiği ve bu hizmetler neticesinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı kayıtlarında ayrıca bu faturaların ödendiği belirtilmişse de, ödemeyi usulüne uygun diğer delillerle ispat etmesi gerekirken mahkemece davalı defter kayıtları nazara alınmak suretiyle ödemenin kabulü suretiyle sonuca varılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/392629200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz