Tbk 207
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4507 E. 2021/6708 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 207↗ ticari defter kaydı↗ hmk 222↗ ticari defter ibrazı↗ ihtar tebliği↗ ticari defter incelemesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ yemin delili↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari defter kayıtları↗ bedelsizlik↗ yemin↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ ifa↗ tbk 99↗ keşideci↗ ihtar↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ifa edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride teslimi kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının ticari defter ve kayıtları ile yemin deliline açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına
kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde ticari defterlerindeki kaydı doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, satın alınan malın teslim edilmemesi nedeniyle mal bedeli olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davacının ticari defterleri incelenmiş, davacının defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu defter ve kayıtlara göre davacının keşidecisi olarak verdiği 4 adet çek nedeni ile alacak kaydının bulunduğu, mukabilinde fatura tanzim edilmemesi nedeni ile bu miktarda alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde bir ihtar tebliğ edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3544 E. 2022/1657 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · kesin süre · ihtar · ticari defter · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaHMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde bir «ihtar tebliğ» edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ce tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda «ifa» edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride «teslimi» kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin «bedelsiz» kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının «ticari defter» ve kayıtları ile «yemin deliline» açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde «ticari defterlerindeki kaydı» doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği «ihtarına» havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17.02.2021 tarih 2020/366 …
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defterlerinin», ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · havale
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle mal «teslimine» karşılık yapılan «havale» bedelinin, malın teslim edilmemesinden dolayı tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · yemin · ticari defter · fatura · e-defter
İncelediğiniz kararda… ce tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda «ifa» edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride «teslimi» kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin «bedelsiz» kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının «ticari defter» ve kayıtları ile «yemin deliline» açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde «ticari defterlerindeki kaydı» doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının «ticari defterleri incelenmiş», davacının defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu defter ve kayıtlara göre davacının «keşidecisi» olarak verdiği 4 adet «çek» nedeni ile alacak «kaydının» bulunduğu, mukabilinde «fatura» tanzim edilmemesi nedeni ile bu miktarda alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8798 E. 2017/7179 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · ticari defter · cy/cy kaydı · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaHMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
… ce tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda «ifa» edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride «teslimi» kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin «bedelsiz» kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının «ticari defter» ve kayıtları ile «yemin deliline» açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde «ticari defterlerindeki kaydı» doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının «ticari defterleri incelenmiş», davacının defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu defter ve kayıtlara göre davacının «keşidecisi» olarak verdiği 4 adet «çek» nedeni ile alacak «kaydının» bulunduğu, mukabilinde «fatura» tanzim edilmemesi nedeni ile bu miktarda alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinin» usulüne uygun tutulduğu ve açılış kapanış onaylarının bulunduğu, davacı defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturaların defterlere işli olduğu, bu faturalardan alacaklı bulunduğu, davalı defterlerinde faturaların işli olduğu, bedellerinin de ödendiği, HMK'nın 222. madde hükmüne göre «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defterlerine göre alacaklı iken davalının ticari defterleri göre ise davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, …
Mahkemece, takibe dayanak faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı, olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı ve ödenmiş göründüğü, bu durumda davalı defterlerinin HMK 222/3. hükmü uyarınca davacı defterindeki alacak «kaydına» aykırı kayıt içerdiğinden davalı defter kayıtlarına dayanarak borcun ödendiği sonucuna varılmıştır.
Ancak, davalı; faturaları «defterlerine» kaydettiğine göre, davacının faturalarda belirtilen hizmetleri verdiği ve bu hizmetler neticesinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4507 E. , 2021/6708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.12.2018 tarih ve 2016/1258 E. - 2018/1533 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.12.2019 tarih ve 2019/868 E- 2019/2495 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketten tip iki ekmeklik un olarak bilinen 1.750 çuval un siparişi verdiğini, bedeli için toplam 103.000,00 TL tutarında çekleri düzenleyip davalıya verdiğini, ancak un tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle çeklerin karşılıksız kaldığını, çeklerin iadesi için davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen iadenin gerçekleşmediğini ileri sürerek, dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 26.10.2016 tarihli dilekçesi ile de çeklerin davalı tarafından ciro edilmesi nedeniyle ödendiğini belirterek çek bedellerinin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının gerçek olmadığını, davacının ihtarnamesine cevap verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ifa edileceği hususunda yasal bir karinenin bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride teslimi kararlaştırılan un bedeline karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından davalının ticari defter ve kayıtları ile yemin deliline açıkça dayanılmadığı, davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, yalnızca davacı ticari defter ve kayıtlarının teslimin gerçekleşmediği olgusunu tek başına
kanıtlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporuna göre taraflar arasında önceden adet oluşturacak şekilde bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının çeklerin avans olarak verildiği yönünde ticari defterlerindeki kaydı doğrular yazılı bir belge sunamadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle TBK'nın 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çeklerin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, satın alınan malın teslim edilmemesi nedeniyle mal bedeli olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davacının ticari defterleri incelenmiş, davacının defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu defter ve kayıtlara göre davacının keşidecisi olarak verdiği 4 adet çek nedeni ile alacak kaydının bulunduğu, mukabilinde fatura tanzim edilmemesi nedeni ile bu miktarda alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, davalıya bu yönde bir ihtar tebliğ edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721126900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz