Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17176 E. 2013/15147 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işçilik alacakları↗ yargılama giderleri↗ hizmet sözleşmesi↗ rücu↗ ifa↗ geçersizlik↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça rücu istenen alacağın, işçinin işin ifası nedeniyle doğmuş bulunan alacakları değil, işçilerin iş akitlerinin Botaş tarafından İş Kanunu'na aykırı şekilde feshedilmiş olması ve Botaş A.Ş'deki işe iadelerinin sağlanmaması nedeniyle doğmuş olan alacakları olup, iş mahkemesince davalının işveren sıfatının bulunmadığı belirtilerek, sadece Botaş işveren kabul edilerek ve işe iade yükümlülüğü Botaş'a yüklenerek hüküm tesis edildiği, bu kararın gereğini ifa edecek olan muhatabın Botaş olması sebebiyle, işe iade taleplerini reddederek, işe başlatmayan davacı Botaş'ın bu nedenle ortaya çıkan ve işçilere ödemek zorunda kaldığı alacakları davalıya rücu etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen işe başlatmama tazminatları, sigorta primleri ile icra takibi sonucu ödenen yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu alacağın, işçinin işin ifası nedeniyle doğmuş bulunan alacakları değil, işçilerin iş akitlerinin BOTAŞ tarafından İş Kanunu hükümlerine aykırı olarak feshedilmesi ve davacı şirketteki işlerine iadelerinin sağlanmaması nedeniyle doğmuş bir alacak olduğu, iş mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen kararda sadece BOTAŞ'ın işveren kabul edildiği ve işe iade yükümlülüğünün BOTAŞ'a yüklendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dışı işçilerle hizmet sözleşmesini yapan taraf davalı Cerit Güvenlik ve Sosyal Hizmetleri Ltd. Şti. olup, davalının aynı zamanda işçilerin iş akitlerinin feshini de gerçekleştiren taraf olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ayrıca, dava dışı işçilerin iş bu davanın tarafları aleyhine Kartal 3. İş Mahkemesi'nde açtıkları işe iade davalarında da “davalı işveren Cerit Güvenlik ve Sosyal Hizmetleri tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının BOTAŞ A.Ş'ye işe iadesine...” şeklinde taraflar aleyhine hüküm kurulmuştur. Öte yandan davacı ve davalı arasında imzalanan Hizmet Alımları Sözleşmesinin 37. maddesi b ve c bentlerine göre, iş süresi ve sonunda işçinin talep edeceği her türlü hak, tazminat ve alacaklara ilişkin tüm sorumluluğun yüklenici davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı ve davalı arasında akdedilen Hizmet Alımları Tip Sözleşmesinin işçilik alacaklarına ilişkin rücu hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13893 E. 2012/21200 K.
Ortak:rücu · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça «rücu» istenen alacağın, işçinin işin ifası nedeniyle doğmuş bulunan alacakları değil, işçilerin iş akitlerinin Botaş tarafından İş Kanunu'na aykırı şekilde feshedilmiş olması ve Botaş A.Ş'deki işe iadelerinin sağlanmaması nedeniyle doğmuş olan alacakları olup, iş mahkemesince davalının işveren sıfatının bulunmadığı belirtilerek, sadece Botaş işveren kabul edilerek ve işe iade yükümlülüğü Botaş'a yüklenerek hüküm tesis edildiği, bu kararın gereğini «ifa» edecek olan muhatabın Botaş olması sebebiyle, işe iade taleplerini reddederek, işe başlatmayan davacı Botaş'ın bu nedenle ortaya çıkan ve işçilere ödemek zorunda k …
Bu durumda, davacı ve davalı arasında akdedilen Hizmet Alımları Tip Sözleşmesinin «işçilik alacaklarına» ilişkin «rücu» hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dava dışı işçiler tarafından Ankara İş Mahkemelerinde açılan işe iade davalarında, davacı Botaş ile davalı arasındaki ilişkinin «muvazaalı» olduğu ve dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı Botaş’ın işçisi olarak kabul edildiği, kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu tespit edilen işleme dayanılarak «rücu» talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı Botaş’ı işveren konumundan çıkarmak için yapılan «muvazaa», taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının «rücu» talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · muvazaa · ihbar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin Botaş A.Ş ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren – alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin «muvazaalı» olduğunu bildirdikleri, dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren Botaş A.Ş. işçisi olarak kabul edildiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşe …
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Davalının 2003-2004 yılları arasında davacıya ait işyerinde aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetleri işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13895 E. 2012/17891 K.
Ortak:rücu · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça «rücu» istenen alacağın, işçinin işin ifası nedeniyle doğmuş bulunan alacakları değil, işçilerin iş akitlerinin Botaş tarafından İş Kanunu'na aykırı şekilde feshedilmiş olması ve Botaş A.Ş'deki işe iadelerinin sağlanmaması nedeniyle doğmuş olan alacakları olup, iş mahkemesince davalının işveren sıfatının bulunmadığı belirtilerek, sadece Botaş işveren kabul edilerek ve işe iade yükümlülüğü Botaş'a yüklenerek hüküm tesis edildiği, bu kararın gereğini «ifa» edecek olan muhatabın Botaş olması sebebiyle, işe iade taleplerini reddederek, işe başlatmayan davacı Botaş'ın bu nedenle ortaya çıkan ve işçilere ödemek zorunda k …
Bu durumda, davacı ve davalı arasında akdedilen Hizmet Alımları Tip Sözleşmesinin «işçilik alacaklarına» ilişkin «rücu» hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemeleri'ne açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı şirket ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin muvaazalı olduğu kabul edilerek dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı şirketin işçisi olarak kabul edildiği, ayrıca bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple «muvazaalı» olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, yani davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu belirlenen işleme dayanarak «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dışı işçiler tarafından Ankara İş Mahkemelerinde açılan işe iade davalarında, davacı Botaş ile davalı arasındaki ilişkinin «muvazaalı» olduğu ve dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı Botaş’ın işçisi olarak kabul edildiği, kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu tespit edilen işleme dayanılarak «rücu» talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı Botaş’ı işveren konumundan çıkarmak için yapılan «muvazaa», taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının «rücu» talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · muvazaa · ihbar · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemeleri'ne açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı şirket ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin muvaazalı olduğu kabul edilerek dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı şirketin işçisi olarak kabul edildiği, ayrıca bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple «muvazaalı» olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, yani davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu belirlenen işleme dayanarak «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Davalının 2003-2004 yılları arasında davacıya ait işyerinde aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetleri işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13894 E. 2012/17398 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · kıdem tazminatı · hizmet alım sözleşmesi · muvazaa · ihbar · tacir
Benzer bu karardaTacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Dava, taraflar arasındaki «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1514 E. 2013/18860 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · rücu
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça «rücu» istenen alacağın, işçinin işin ifası nedeniyle doğmuş bulunan alacakları değil, işçilerin iş akitlerinin Botaş tarafından İş Kanunu'na aykırı şekilde feshedilmiş olması ve Botaş A.Ş'deki işe iadelerinin sağlanmaması nedeniyle doğmuş olan alacakları olup, iş mahkemesince davalının işveren sıfatının bulunmadığı belirtilerek, sadece Botaş işveren kabul edilerek ve işe iade yükümlülüğü Botaş'a yüklenerek hüküm tesis edildiği, bu kararın gereğini «ifa» edecek olan muhatabın Botaş olması sebebiyle, işe iade taleplerini reddederek, işe başlatmayan davacı Botaş'ın bu nedenle ortaya çıkan ve işçilere ödemek zorunda k …
Ancak, dava dışı işçilerle «hizmet sözleşmesini» yapan taraf davalı Cerit Güvenlik ve Sosyal Hizmetleri Ltd.
Bu durumda, davacı ve davalı arasında akdedilen Hizmet Alımları Tip Sözleşmesinin «işçilik alacaklarına» ilişkin «rücu» hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde «ihbar», kıdem, «kötüniyet tazminatı» ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıyı işveren konumundan çıkarmak için yapılan «muvazaa», taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının «rücu» talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · rücuan tazminat · muvazaa · kötüniyet tazminatı · tazminat davası · ihbar · kötüniyet · husumet
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde «ihbar», kıdem, «kötüniyet tazminatı» ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş mahkemelerinde davacının İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren olarak nitelendirildiği, davalılar arasında «organik bağ» bulunduğu ve ihalenin «muvazaalı» olarak yapıldığının kabul edilerek, davalı...
Teknik Ltd. yönünden davanın «husumetten» reddedildiği, kimsenin kendi «muvazaasına» dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, hizmet sözleymesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, İş Mahkemesinde İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davacının asıl işveren olarak nitelendirildiği, ihalenin «muvazaalı» olduğu, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11295 E. 2018/3586 K.
Ortak:yargılama giderleri
İncelediğiniz karardaDava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen işe başlatmama tazminatları, sigorta primleri ile icra takibi sonucu ödenen «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu «fesih» işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve «ihbar tazminatı» ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yargılama giderlerinden sorumluluk · yönetici sorumluluğu · fesih · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu «fesih» işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve «ihbar tazminatı» ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulun …
Davacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
2- Dava, «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» ilişkindir.
O halde davacı şirket tarafından dava dışı işçiler işe başlatılmamış olup, bundan doğan sonuçlardan önceki «yöneticiler sorumlu» tutulamazlar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17176 E. , 2013/15147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2012 tarih ve 2011/130-2012/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı işçiler tarafından açılan işe iade davaları sonucunda mahkemece işçilerin müvekkili şirketteki işlerine iadelerine karar verildiğini, ilamda yer alan fer'ilerin tahsili amacı ile işçiler tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takiplerine istinaden 22.04.2010 tarihinde 8.623,52 TL ödediklerini, ayrıca işçilerin işe başlatılmamaları üzerine kendilerine 4 aylık boşta geçen süre ücretleri ile 4 ay işe başlatmama tazminatları toplamı olarak 07.05.2010 tarihinde 38.628,16 TL ödeme yapıldığını, sigorta primlerinin de 21.04.2010 tarihinde 6.728,27 TL olarak ödendiğini ileri sürerek, anılan ödemelerin yapıldıkları tarihlerden itibaren Merkez Bankası'nın kısa vadeli mevduata uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ve davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığından işin başından beri işçilerin davacı şirket işçisi olduklarının kabul edildiğini, bu nedenle davacının yaptığı ödemeleri müvekkili şirketten isteyemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hükümlerinin bu davada uygulanamayacağını, süresi içinde işe iade talebinde bulunan işçileri işe başlatmamasının tamamen davacının kusuru olduğunu, mahkeme hükmü gereğince işçilerin davalı şirketteki işlerine değil davacı şirketteki işlerine iadesine hükmedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça rücu istenen alacağın, işçinin işin ifası nedeniyle doğmuş bulunan alacakları değil, işçilerin iş akitlerinin Botaş tarafından İş Kanunu'na aykırı şekilde feshedilmiş olması ve Botaş A.Ş'deki işe iadelerinin sağlanmaması nedeniyle doğmuş olan alacakları olup, iş mahkemesince davalının işveren sıfatının bulunmadığı belirtilerek, sadece Botaş işveren kabul edilerek ve işe iade yükümlülüğü Botaş'a yüklenerek hüküm tesis edildiği, bu kararın gereğini ifa edecek olan muhatabın Botaş olması sebebiyle, işe iade taleplerini reddederek, işe başlatmayan davacı Botaş'ın bu nedenle ortaya çıkan ve işçilere ödemek zorunda kaldığı alacakları davalıya rücu etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen işe başlatmama tazminatları, sigorta primleri ile icra takibi sonucu ödenen yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu alacağın, işçinin işin ifası nedeniyle doğmuş bulunan alacakları değil, işçilerin iş akitlerinin BOTAŞ tarafından İş Kanunu hükümlerine aykırı olarak feshedilmesi ve davacı şirketteki işlerine iadelerinin sağlanmaması nedeniyle doğmuş bir alacak olduğu, iş mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen kararda sadece BOTAŞ'ın işveren kabul edildiği ve işe iade yükümlülüğünün BOTAŞ'a yüklendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dışı işçilerle hizmet sözleşmesini yapan taraf davalı Cerit Güvenlik ve Sosyal Hizmetleri Ltd. Şti. olup, davalının aynı zamanda işçilerin iş akitlerinin feshini de gerçekleştiren taraf olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ayrıca, dava dışı işçilerin iş bu davanın tarafları aleyhine Kartal 3. İş Mahkemesi'nde açtıkları işe iade davalarında da “davalı işveren Cerit Güvenlik ve Sosyal Hizmetleri tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının BOTAŞ A.Ş'ye işe iadesine...” şeklinde taraflar aleyhine hüküm kurulmuştur. Öte yandan davacı ve davalı arasında imzalanan Hizmet Alımları Sözleşmesinin 37. maddesi b ve c bentlerine göre, iş süresi ve sonunda işçinin talep edeceği her türlü hak, tazminat ve alacaklara ilişkin tüm sorumluluğun yüklenici davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı ve davalı arasında akdedilen Hizmet Alımları Tip Sözleşmesinin işçilik alacaklarına ilişkin rücu hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731274500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz