Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13894 E. 2012/17398 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iade davası↗ kıdem tazminatı↗ hizmet alım sözleşmesi↗ muvazaa↗ ihbar↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe iade davalarının yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin muvazaalı olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturması hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek ihbar ve kıdem tazminatlarından davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece tacirler arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13895 E. 2012/17891 K.
Ortak:iade davası · kıdem tazminatı · muvazaa · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemeleri'ne açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı şirket ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin muvaazalı olduğu kabul edilerek dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı şirketin işçisi olarak kabul edildiği, ayrıca bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple «muvazaalı» olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, yani davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu belirlenen işleme dayanarak «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · rücu · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemeleri'ne açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı şirket ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin muvaazalı olduğu kabul edilerek dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı şirketin işçisi olarak kabul edildiği, ayrıca bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple «muvazaalı» olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, yani davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu belirlenen işleme dayanarak «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalının 2003-2004 yılları arasında davacıya ait işyerinde aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetleri işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Mahkemece, dava dışı işçiler tarafından Ankara İş Mahkemelerinde açılan işe iade davalarında, davacı Botaş ile davalı arasındaki ilişkinin «muvazaalı» olduğu ve dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı Botaş’ın işçisi olarak kabul edildiği, kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu tespit edilen işleme dayanılarak «rücu» talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13893 E. 2012/21200 K.
Ortak:iade davası · kıdem tazminatı · muvazaa · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin Botaş A.Ş ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren – alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin «muvazaalı» olduğunu bildirdikleri, dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren Botaş A.Ş. işçisi olarak kabul edildiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşe …
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · rücu · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalının 2003-2004 yılları arasında davacıya ait işyerinde aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetleri işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Mahkemece, dava dışı işçiler tarafından Ankara İş Mahkemelerinde açılan işe iade davalarında, davacı Botaş ile davalı arasındaki ilişkinin «muvazaalı» olduğu ve dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı Botaş’ın işçisi olarak kabul edildiği, kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu tespit edilen işleme dayanılarak «rücu» talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı Botaş’ı işveren konumundan çıkarmak için yapılan «muvazaa», taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının «rücu» talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1514 E. 2013/18860 K.
Ortak:muvazaa · ihbar · Rücuen Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş mahkemelerinde davacının İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren olarak nitelendirildiği, davalılar arasında «organik bağ» bulunduğu ve ihalenin «muvazaalı» olarak yapıldığının kabul edilerek, davalı...
Teknik Ltd. yönünden davanın «husumetten» reddedildiği, kimsenin kendi «muvazaasına» dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, hizmet sözleymesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, İş Mahkemesinde İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davacının asıl işveren olarak nitelendirildiği, ihalenin «muvazaalı» olduğu, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · rücuan tazminat · kötüniyet tazminatı · tazminat davası · hizmet sözleşmesi · rücu · kötüniyet · husumet
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde «ihbar», kıdem, «kötüniyet tazminatı» ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş mahkemelerinde davacının İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren olarak nitelendirildiği, davalılar arasında «organik bağ» bulunduğu ve ihalenin «muvazaalı» olarak yapıldığının kabul edilerek, davalı...
Teknik Ltd. yönünden davanın «husumetten» reddedildiği, kimsenin kendi «muvazaasına» dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, hizmet sözleymesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, İş Mahkemesinde İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davacının asıl işveren olarak nitelendirildiği, ihalenin «muvazaalı» olduğu, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.
Ortak:kıdem tazminatı · ihbar
İncelediğiniz karardaTacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Bu durumda davalının çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · yargılama giderleri · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.200,81 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davalıların 01.02.1998 - 10.03.1999 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde temizlik işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Bu durumda davalının çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.
Ortak:kıdem tazminatı · ihbar
İncelediğiniz karardaTacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
… diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
İşçilerin çalıştığı süreye göre ödenen «kıdem tazminatından» her bir alt işveren kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısmı ile sorumlu olup, başka alt işverenlerin sürelerine isabet eden kıdem tazminatı miktarından ise sorumlu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · hizmet sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davalının davacıya ait işyerinde çalıştırdığı işçilerle ilgili İş Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan tüm sorumlulukların davalıya ait olduğu şartının bulunduğu, «hizmet sözleşmesinin» feshinden doğan tazminattan da bu nedenle davalının sorumlu olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 268.597,52 TL’nin yasal faiziyle birlikte daval …
… diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalının davacı tarafından açılan hizmet ihalesini alması sonucu davacıya ait işyerinde alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bir kısım işçinin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1501 E. 2013/18859 K.
Ortak:kıdem tazminatı · ihbar · tacir
İncelediğiniz karardaTacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «tacir» olan taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanmasına 818 Sayılı BK'nun 125. maddesinde öngörülen on yıllık «zamanaşımına» tabi olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş aktine son veren sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · vekalet ücreti · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş aktine son veren sorumludur.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «tacir» olan taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanmasına 818 Sayılı BK'nun 125. maddesinde öngörülen on yıllık «zamanaşımına» tabi olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ltd. yanında 06.02.1999-12.01.2004 tarihleri arasında, diğer davalı ... yanında 13.01.2004-31.12.2004 arasında çalışmış olup, mümeyyiz davalı «son» alt işverendir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13894 E. , 2012/17398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2010 tarih ve 2010/474-2011/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Midyat Pompa İstasyonunda aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetlerinin görülmesi için sözleşme yapıldığını ve davalı tarafından getirilen işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer alacaklara ilişkin açtıkları davalar sonucunda müvekkili aleyhine karar verildiğini ve kararların onandığını, ancak sözleşme gereği bu tür alacaklardan alt yüklenici olarak davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek,.... için ödenen 15.173,03 TL, ..... için ödenen 16.403,49 TL olmak üzere toplam 31.576,52 TL bedelin davalıdan tazmini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapılan sözleşme gereği işçi alacaklarından kaynaklanan tüm kıdem ve ihbar tazminatlarının davacı tarafından oluşturulan fonlardan karşılanacağını taahhüt ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe iade davalarının yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin muvazaalı olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturması hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek ihbar ve kıdem tazminatlarından davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece tacirler arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065029100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz