Iade davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11295 E. 2018/3586 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iade davası↗ ihbar tazminatı↗ kıdem tazminatı↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ yönetici sorumluluğu↗ ortaklar kurulu kararı↗ yargılama giderleri↗ fesih↗ ihbar↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu fesih işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin
işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve ihbar tazminatı ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 30.150,83 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.849,17 TL alacağın davalılar ... ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkindir. Kural olarak her yönetici kendi kusurundan sorumlu olup, davalıların sorumluluklarının bu esasa göre belirlenmesi gerekmektedir. Davalıların yönetici olduğu dönemde iş sözleşmeleri feshedilen işçilerce açılan işe iade davalarında feshin haksız olduğunun tespiti ile işe iadeye ve 4 aylık ücrete hükmedilmiştir. Adı geçen işçilerin işe başlamak için davacı şirkete başvurduğu 12.09.2008 tarihinde davalılardan Hakan Arif İnal ve ...’nun müdürlük görevlerinin 01.08.2008 tarihinde alınan 86 nolu Ortaklar Kurulu kararıyla sona erdiği sabittir. Davacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir. O halde davacı şirket tarafından dava dışı işçiler işe başlatılmamış olup, bundan doğan sonuçlardan önceki yöneticiler sorumlu tutulamazlar. Bu durumda mahkemece dava dışı işçilerin işe başlamak için başvurduğu tarih itibariyle görevleri sona ermiş yöneticilerin sadece işe iade davası ile hükmedilen 4 aylık ücretten ve bu yargılamaya ilişkin sair giderden sorumlu tutulması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı ...’nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dışı işçilerin iş sözleşmelerinin feshedildiği ve işe alınmadıkları tarihler itibariyle davalının müdür olduğu sabittir. Ancak, yıllık izin ücreti ve kıdem tazminatından davacı konumundaki işveren sorumlu olup, bu miktardan davalının sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bu yönüyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13894 E. 2012/17398 K.
Ortak:iade davası · kıdem tazminatı · ihbar
İncelediğiniz karardaDavacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu «fesih» işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve «ihbar tazminatı» ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulun …
Bu durumda mahkemece dava dışı işçilerin işe başlamak için başvurduğu tarih itibariyle «görevleri» sona ermiş yöneticilerin sadece işe «iade davası» ile hükmedilen 4 aylık ücretten ve bu yargılamaya ilişkin sair giderden sorumlu tutulması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet alım sözleşmesi · muvazaa · tacir
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Dava, taraflar arasındaki «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.
Ortak:kıdem tazminatı · yargılama giderleri · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu «fesih» işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve «ihbar tazminatı» ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulun …
Davacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
Ancak, yıllık izin ücreti ve «kıdem tazminatından» davacı konumundaki işveren sorumlu olup, bu miktardan davalının sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bu yönüyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Bu durumda davalının çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.200,81 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davalıların 01.02.1998 - 10.03.1999 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde temizlik işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar
İncelediğiniz karardaDavacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu «fesih» işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve «ihbar tazminatı» ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulun …
Ancak, yıllık izin ücreti ve «kıdem tazminatından» davacı konumundaki işveren sorumlu olup, bu miktardan davalının sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bu yönüyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
İşçilerin çalıştığı süreye göre ödenen «kıdem tazminatından» her bir alt işveren kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısmı ile sorumlu olup, başka alt işverenlerin sürelerine isabet eden kıdem tazminatı miktarından ise sorumlu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davalının davacıya ait işyerinde çalıştırdığı işçilerle ilgili İş Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan tüm sorumlulukların davalıya ait olduğu şartının bulunduğu, «hizmet sözleşmesinin» feshinden doğan tazminattan da bu nedenle davalının sorumlu olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 268.597,52 TL’nin yasal faiziyle birlikte daval …
Davalının davacı tarafından açılan hizmet ihalesini alması sonucu davacıya ait işyerinde alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bir kısım işçinin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13264 E. 2011/5762 K.
Ortak:kıdem tazminatı · yargılama giderleri · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu «fesih» işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve «ihbar tazminatı» ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulun …
Davacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
Ancak, yıllık izin ücreti ve «kıdem tazminatından» davacı konumundaki işveren sorumlu olup, bu miktardan davalının sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bu yönüyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Bu durumda davalıların çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.552,73 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davalıların 01.07.1994-30.08.1995 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde temizlik işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15723 E. 2012/7860 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · fesih · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu «fesih» işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve «ihbar tazminatı» ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulun …
Davacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
Ancak, yıllık izin ücreti ve «kıdem tazminatından» davacı konumundaki işveren sorumlu olup, bu miktardan davalının sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bu yönüyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «ihbar tazminatının» işyerinin devrinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan olmayıp, usulsüz «fesih» ile «muaccel» hale geldiğinden bu tazminattan «son» işverenin sorumlu olduğu, işyerinin devrinde işverenlerin «kıdem tazminatından» sorumluluklarının işçi çalıştırdıkları süreler ile ve devir esnasında işçinin aldığı ücret ile sınırlı olduğu, son işverenin kıdem ve ihbar tazminatı ödemeyerek iş mahkemelerinde görülen davaların açılmasına sebebiyet verdiğinden son iş verenin tüm «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne, dava dışı işçilere davacı tarafından ödenen kıdem, ihbar tazminatları ile diğer alacakların tamamının son …
Davalı ... «son» alt işveren olup, «ihbar tazminatı» alacağı ile bu alacağa ilişkin «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasında isabetsizlik yoktur.
3) Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçiler tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · alacak davası · yargılama gideri · vekalet ücreti · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «ihbar tazminatının» işyerinin devrinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan olmayıp, usulsüz «fesih» ile «muaccel» hale geldiğinden bu tazminattan «son» işverenin sorumlu olduğu, işyerinin devrinde işverenlerin «kıdem tazminatından» sorumluluklarının işçi çalıştırdıkları süreler ile ve devir esnasında işçinin aldığı ücret ile sınırlı olduğu, son işverenin kıdem ve ihbar tazminatı ödemeyerek iş mahkemelerinde görülen davaların açılmasına sebebiyet verdiğinden son iş verenin tüm «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne, dava dışı işçilere davacı tarafından ödenen kıdem, ihbar tazminatları ile diğer alacakların tamamının son …
1) HUMK.'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21/07/2004 tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01/01/2010 tarihi itibariyle 1.430,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Mahkemece dava dışı işçilerin davalı ... nezdinde çalıştıkları süreye isabet eden «kıdem tazminatının» hesaplanarak anılan davalının bu tazminat ile «ihbar tazminatı» alacağı toplamından sorumlu tutulması, «vekalet ücreti», dava ve icra giderlerinin de sorumlu olduğu miktar nazara alınarak hesaplanması, böylece sorumlu olduğu alacağa isabet eden fer’ileri de belirlenerek, gerektiğinde bu konuda yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava dışı işçilere yapılan kıdem tazminatları ile vekalet ücreti, takip ve «yargılama giderlerinin» tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılardan ... lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçiler tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11295 E. , 2018/3586 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2016 tarih ve 2012/290-2016/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili şirketin eski yetkilileri olduğunu, şirkette çalışan bazı işçilerin iş akitlerinin feshedildiğini, fesih işlemine karşı adı geçen işçiler tarafından açılan davalarda mahkeme kararıyla sözleşmelerin feshinin işçilerin sendikaya üye olmaları nedeniyle yapıldığından işçilerin işlerine iadesine karar verildiğini, işçilerin işe başlamak için müracaatta bulunmalarına rağmen işe başlatılmadıklarını, işçilerin başlattıkları icra takibine istinaden müvekkili kurumun ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıların müvekkili kurumu zarara uğrattıklarını ileri sürerek şimdilik 36.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacı şirketten 30.07.2008 tarihi itibari ile ilişiğini kesip işten ayrıldığını, askerlik hizmetine başladığını, işçilerin işe iade tarihinde ise kendisinin halen askerde olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davacı şirkette görev yaptığı sürece hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, sadece siyasi olarak hasım gösterildiğini, işçilerin işten çıkarılmasında da bilgisinin bulunmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... kendisine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu fesih işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin
işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve ihbar tazminatı ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 30.150,83 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.849,17 TL alacağın davalılar ... ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkindir. Kural olarak her yönetici kendi kusurundan sorumlu olup, davalıların sorumluluklarının bu esasa göre belirlenmesi gerekmektedir. Davalıların yönetici olduğu dönemde iş sözleşmeleri feshedilen işçilerce açılan işe iade davalarında feshin haksız olduğunun tespiti ile işe iadeye ve 4 aylık ücrete hükmedilmiştir. Adı geçen işçilerin işe başlamak için davacı şirkete başvurduğu 12.09.2008 tarihinde davalılardan Hakan Arif İnal ve ...’nun müdürlük görevlerinin 01.08.2008 tarihinde alınan 86 nolu Ortaklar Kurulu kararıyla sona erdiği sabittir. Davacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
O halde davacı şirket tarafından dava dışı işçiler işe başlatılmamış olup, bundan doğan sonuçlardan önceki yöneticiler sorumlu tutulamazlar. Bu durumda mahkemece dava dışı işçilerin işe başlamak için başvurduğu tarih itibariyle görevleri sona ermiş yöneticilerin sadece işe iade davası ile hükmedilen 4 aylık ücretten ve bu yargılamaya ilişkin sair giderden sorumlu tutulması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı ...’nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dışı işçilerin iş sözleşmelerinin feshedildiği ve işe alınmadıkları tarihler itibariyle davalının müdür olduğu sabittir. Ancak, yıllık izin ücreti ve kıdem tazminatından davacı konumundaki işveren sorumlu olup, bu miktardan davalının sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bu yönüyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... ve ... yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424010300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz