Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1514 E. 2013/18860 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organik bağ↗ rücuan tazminat↗ muvazaa↗ kötüniyet tazminatı↗ tazminat davası↗ hizmet sözleşmesi↗ rücu↗ ihbar↗ kötüniyet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş mahkemelerinde davacının İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren olarak nitelendirildiği, davalılar arasında organik bağ bulunduğu ve ihalenin muvazaalı olarak yapıldığının kabul edilerek, davalı... Teknik Ltd. yönünden davanın husumetten reddedildiği, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleymesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, İş Mahkemesinde İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davacının asıl işveren olarak nitelendirildiği, ihalenin muvazaalı olduğu, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları işe iade ve tazminat davaları sonucu davacı asıl işverenin icra dosyasına ödemede bulunduğu hususunda çekişme bulunmamaktadır. Dava dışı işçilerin davalı... Teknik İnş Ltd. yanında çalışırken iş akitlerinin feshedilmesi nedeniyle işe iade ve tazminat davası açtıkları dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde ihbar, kıdem, kötüniyet tazminatı ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacıyı işveren konumundan çıkarmak için yapılan muvazaa, taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının rücu talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında sözleşmeler getirtilerek, dava konusu tazminatlardan yüklenicinin sorumlu olup olmadığı belirlenerek, davalı Nuri... ...nş. Taah. Tic. firmasının da davacı ile yaptığı sözleşme tarihi nazara alınarak icra dosyasına ödenen tazminattan sorumlu bulunup bulunmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13894 E. 2012/17398 K.
Ortak:muvazaa · ihbar · Rücuen Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş mahkemelerinde davacının İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren olarak nitelendirildiği, davalılar arasında «organik bağ» bulunduğu ve ihalenin «muvazaalı» olarak yapıldığının kabul edilerek, davalı...
Teknik Ltd. yönünden davanın «husumetten» reddedildiği, kimsenin kendi «muvazaasına» dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, hizmet sözleymesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, İş Mahkemesinde İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davacının asıl işveren olarak nitelendirildiği, ihalenin «muvazaalı» olduğu, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · kıdem tazminatı · hizmet alım sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaTacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Dava, taraflar arasındaki «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13895 E. 2012/17891 K.
Ortak:muvazaa · rücu · ihbar
İncelediğiniz karardaDavacıyı işveren konumundan çıkarmak için yapılan «muvazaa», taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının «rücu» talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş mahkemelerinde davacının İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren olarak nitelendirildiği, davalılar arasında «organik bağ» bulunduğu ve ihalenin «muvazaalı» olarak yapıldığının kabul edilerek, davalı...
Teknik Ltd. yönünden davanın «husumetten» reddedildiği, kimsenin kendi «muvazaasına» dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemeleri'ne açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı şirket ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin muvaazalı olduğu kabul edilerek dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı şirketin işçisi olarak kabul edildiği, ayrıca bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple «muvazaalı» olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, yani davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu belirlenen işleme dayanarak «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dışı işçiler tarafından Ankara İş Mahkemelerinde açılan işe iade davalarında, davacı Botaş ile davalı arasındaki ilişkinin «muvazaalı» olduğu ve dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı Botaş’ın işçisi olarak kabul edildiği, kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu tespit edilen işleme dayanılarak «rücu» talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı Botaş’ı işveren konumundan çıkarmak için yapılan «muvazaa», taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının «rücu» talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemeleri'ne açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı şirket ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin muvaazalı olduğu kabul edilerek dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı şirketin işçisi olarak kabul edildiği, ayrıca bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple «muvazaalı» olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, yani davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu belirlenen işleme dayanarak «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Davalının 2003-2004 yılları arasında davacıya ait işyerinde aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetleri işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13893 E. 2012/21200 K.
Ortak:muvazaa · rücu · ihbar
İncelediğiniz karardaDavacıyı işveren konumundan çıkarmak için yapılan «muvazaa», taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının «rücu» talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş mahkemelerinde davacının İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren olarak nitelendirildiği, davalılar arasında «organik bağ» bulunduğu ve ihalenin «muvazaalı» olarak yapıldığının kabul edilerek, davalı...
Teknik Ltd. yönünden davanın «husumetten» reddedildiği, kimsenin kendi «muvazaasına» dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dava dışı işçiler tarafından Ankara İş Mahkemelerinde açılan işe iade davalarında, davacı Botaş ile davalı arasındaki ilişkinin «muvazaalı» olduğu ve dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı Botaş’ın işçisi olarak kabul edildiği, kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu tespit edilen işleme dayanılarak «rücu» talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı Botaş’ı işveren konumundan çıkarmak için yapılan «muvazaa», taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının «rücu» talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin Botaş A.Ş ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren – alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin «muvazaalı» olduğunu bildirdikleri, dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren Botaş A.Ş. işçisi olarak kabul edildiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin Botaş A.Ş ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren – alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin «muvazaalı» olduğunu bildirdikleri, dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren Botaş A.Ş. işçisi olarak kabul edildiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşe …
Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Davalının 2003-2004 yılları arasında davacıya ait işyerinde aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetleri işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · ihbar
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde «ihbar», kıdem, «kötüniyet tazminatı» ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… davalının davacıya ait işyerinde çalıştırdığı işçilerle ilgili İş Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan tüm sorumlulukların davalıya ait olduğu şartının bulunduğu, «hizmet sözleşmesinin» feshinden doğan tazminattan da bu nedenle davalının sorumlu olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 268.597,52 TL’nin yasal faiziyle birlikte daval …
… diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
Davalının davacı tarafından açılan hizmet ihalesini alması sonucu davacıya ait işyerinde alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bir kısım işçinin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
İşçilerin çalıştığı süreye göre ödenen «kıdem tazminatından» her bir alt işveren kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısmı ile sorumlu olup, başka alt işverenlerin sürelerine isabet eden kıdem tazminatı miktarından ise sorumlu değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11675 E. 2013/10035 K.
Ortak:ihbar
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde «ihbar», kıdem, «kötüniyet tazminatı» ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları», yıllık izin ücreti ile diğer «işçilik alacakları», «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş aktine son veren sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · işçilik alacakları · yargılama giderleri · ifa · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları», yıllık izin ücreti ile diğer «işçilik alacakları», «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı işçilerin davalı yanında çalıştığı, davalının davacı tarafından açılan ihaleyi kazanarak «son» alt işveren olarak hizmet «ifa» ettiği dosya kapsamıyla da sabittir.
İş mahkemelerinde görülen davalarda işçilerin «kıdem tazminatı» alacağı iş akitlerinin sona erdiği tarihteki «son» ücrete göre ve tüm alt işverenlerin yanında çalıştıkları süreler de dikkate alınarak hesaplanmıştır.
Bu durumda, davacının «kıdem tazminatları» ile kıdem tazminatlarına isabet eden faiz ve «yargılama giderleri» karşılığı yaptığı ödemelerin davalı alt işverenin işçileri çalıştırdıkları sürelere isabet eden kısmının hesaplanmak suretiyle davalı alt işverenin kıdem tazminatlarına ilişkin sorumluluğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.
Ortak:ihbar
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde «ihbar», kıdem, «kötüniyet tazminatı» ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Bu durumda davalının çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıdem tazminatı · ibra · yargılama giderleri · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.200,81 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Davalıların 01.02.1998 - 10.03.1999 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde temizlik işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Bu durumda davalının çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1501 E. 2013/18859 K.
Ortak:ihbar
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde «ihbar», kıdem, «kötüniyet tazminatı» ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş aktine son veren sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · tacir · vekalet ücreti · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «tacir» olan taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanmasına 818 Sayılı BK'nun 125. maddesinde öngörülen on yıllık «zamanaşımına» tabi olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş aktine son veren sorumludur.
Ltd. yanında 06.02.1999-12.01.2004 tarihleri arasında, diğer davalı ... yanında 13.01.2004-31.12.2004 arasında çalışmış olup, mümeyyiz davalı «son» alt işverendir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1502 E. 2013/18520 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · ihbar
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3. maddesinde «ihbar», kıdem, «kötüniyet tazminatı» ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılar arasında asıl -alt iş veren ilişkisi olduğu, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmelerine» göre davacı tarafça işçiye ödenen «işçilik alacaklarının» ve ferilerinin davalı alt işverenler tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 14.682,04 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, iş akdi feshedilen dava dışı işçiye, davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları», yıllık izin ücreti ile fazla çalışma ücreti, «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin davalı alt işverenlerden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Yıllık ücretli izin ve fazla mesai alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş akdine son veren işveren sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · işçilik alacakları · yargılama giderleri · ifa · yasal faiz · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılar arasında asıl -alt iş veren ilişkisi olduğu, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmelerine» göre davacı tarafça işçiye ödenen «işçilik alacaklarının» ve ferilerinin davalı alt işverenler tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 14.682,04 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, iş akdi feshedilen dava dışı işçiye, davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları», yıllık izin ücreti ile fazla çalışma ücreti, «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin davalı alt işverenlerden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı işçinin mümeyyiz davalı yanında çalıştığı, mümeyyiz davalının davacı tarafından açılan ihaleyi kazanarak «son» alt işveren olarak hizmet «ifa» ettiği dosya kapsamıyla da sabittir.
İş mahkemelerinde görülen davalar da işçilerin «kıdem tazminatı» alacağı iş akitlerinin sona erdiği tarihteki «son» ücrete göre ve tüm alt işverenlerin yanında çalıştıkları süreler de dikkate alınarak hesaplanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1514 E. , 2013/18860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2012 tarih ve 2011/48-2012/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, işçilerin her türlü alacağından yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiğini, 16 işçinin kendilerini de davalı göstererek açtıkları işe iade davalarını kazandığını, icra dosyalarına 173.953,86 TL ödeme yaptıklarını ileri sürerek, anılan miktarın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişitr.
Davalı... Teknik Ltd. vekili, iş mahkemelerinde davacı ile yapılan sözleşmelerin muvazaalı olduğununun, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinin belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Nuri... ...nş. Taah. vekili, davacının talep ettiği tazminatların davacı ile diğer davalı arasındaki sözleşmeden kaynaklandığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın redini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş mahkemelerinde davacının İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren olarak nitelendirildiği, davalılar arasında organik bağ bulunduğu ve ihalenin muvazaalı olarak yapıldığının kabul edilerek, davalı... Teknik Ltd. yönünden davanın husumetten reddedildiği, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleymesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, İş Mahkemesinde İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davacının asıl işveren olarak nitelendirildiği, ihalenin muvazaalı olduğu, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları işe iade ve tazminat davaları sonucu davacı asıl işverenin icra dosyasına ödemede bulunduğu hususunda çekişme bulunmamaktadır. Dava dışı işçilerin davalı... Teknik İnş Ltd. yanında çalışırken iş akitlerinin feshedilmesi nedeniyle işe iade ve tazminat davası açtıkları dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi dosyada bulunmamakla beraber, bilirkişi raporunda idari şartnamenin 14/3.
maddesinde ihbar, kıdem, kötüniyet tazminatı ve benzeri tüm yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacıyı işveren konumundan çıkarmak için yapılan muvazaa, taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının rücu talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında sözleşmeler getirtilerek, dava konusu tazminatlardan yüklenicinin sorumlu olup olmadığı belirlenerek, davalı Nuri... ...nş. Taah. Tic. firmasının da davacı ile yaptığı sözleşme tarihi nazara alınarak icra dosyasına ödenen tazminattan sorumlu bulunup bulunmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041273000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz