6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13893 E. 2012/21200 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iade davası ihbar tazminatı kıdem tazminatı muvazaa rücu ihbar i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe iade davalarının yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin Botaş A.Ş ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren – alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin muvazaalı olduğunu bildirdikleri, dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren Botaş A.Ş. işçisi olarak kabul edildiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.

Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Davalının 2003-2004 yılları arasında davacıya ait işyerinde aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetleri işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine son verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.

Mahkemece, dava dışı işçiler tarafından Ankara İş Mahkemelerinde açılan işe iade davalarında, davacı Botaş ile davalı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı Botaş’ın işçisi olarak kabul edildiği, kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu tespit edilen işleme dayanılarak rücu talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı ve davalı arasında imzalanan Hizmet Alımları Sözleşmesinin 7. maddesi c bendine göre, iş süresi ve sonunda işçinin talep edeceği her türlü hak, tazminat ve alacaklara ilişkin tüm sorumluluğun yüklenici davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı Botaş’ı işveren konumundan çıkarmak için yapılan muvazaa, taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının rücu talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir. Bu itibarla, mahkemece taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13895 E. 2012/17891 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13894 E. 2012/17398 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17176 E. 2013/15147 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13264 E. 2011/5762 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1514 E. 2013/18860 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşme | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10535 E. 2014/1298 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13893 E.  ,  2012/21200 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2010/473-2011/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ile müvekkil şirket arasında Viranşehir Pompa İstasyonunda aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetlerinin 2003–2004 yılları arasında görülmesi hakkında sözleşme yapıldığı ve sözleşme uyarınca davalının çalışan işçilerin işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, buna karşın bir kısım işçiler tarafından açılan davalar sonucunda müvekkilinin 24.717,15 TL ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek, bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, 1990 yılından beri işçi alacaklarını ve diğer tazminat alacaklarının davacı tarafça ödendiğini, işçilerin iş akdinin davacı tarafından haksız olarak fesih edildiğini, işçilere yapılan ödemelerden kendisinin haberdar olmadığını ve tazminat alacaklarından asıl sorumlunun davacı taraf olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe iade davalarının yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin Botaş A.Ş ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren – alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, aksine ilişkinin muvazaalı olduğunu bildirdikleri, dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren Botaş A.Ş. işçisi olarak kabul edildiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.

Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Davalının 2003-2004 yılları arasında davacıya ait işyerinde aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetleri işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine son verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.

Mahkemece, dava dışı işçiler tarafından Ankara İş Mahkemelerinde açılan işe iade davalarında, davacı Botaş ile davalı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve dava açan işçilerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacı Botaş’ın işçisi olarak kabul edildiği, kesinleşmiş mahkeme kararı ile muvazaalı olduğu tespit edilen işleme dayanılarak rücu talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı ve davalı arasında imzalanan Hizmet Alımları Sözleşmesinin 7. maddesi c bendine göre, iş süresi ve sonunda işçinin talep edeceği her türlü hak, tazminat ve alacaklara ilişkin tüm sorumluluğun yüklenici davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacı Botaş’ı işveren konumundan çıkarmak için yapılan muvazaa, taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında, davacının rücu talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir. Bu itibarla, mahkemece taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066879400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.