Terkin edilen şirketin devam eden davası nedeniyle ek tasfiye için ihyası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/421 E. 2023/288 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Aleyhine açılan bir dava devam ederken tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin, o davanın sonuçlandırılabilmesi için TTK 547 uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasında davacının hukuki yararı bulunur; ek tasfiye/ihya talepleri çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup TTK 1521 gereği basit yargılama usulüne tabidir; davası sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılması tasfiyenin tam olarak tamamlandığını göstermez ve bu eksiklikten sorumlu olan tasfiye memuru aleyhine HMK 326 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilebilir.
Ele alınan sorunlar
Şirketin ihyasına hukuki yarar bulunup bulunmadığı → kabul
Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa ilgili kişiler mahkemeden şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Şirket aleyhinde açılan dava devam ederken tasfiyenin sonlandırılarak terkinin sağlandığı, davanın sonuçlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ek tasfiye/ihya davasının yargılama usulü (basit usul mü yazılı usul mü) → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, ihya davasının yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, basit usulde yargılama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. madde gereğince açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle yazılı yargılama usulünün uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tasfiyenin eksik yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekip gerekmediği → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, ihya kararından önce tasfiye sürecinin araştırılması ve tasfiyede eksiklik bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiğini, mahkemece sadece usulü inceleme yapılarak esasın incelenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Şirket aleyhinde açılan tazminat davası sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiyenin tam olarak tamamlandığı kabul edilemez. Tüm dosya kapsamından TTK 547. madde gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerektiği, davalı tasfiye memuru tarafından tasfiyenin tam olarak yapılmadığı anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memuruna yükletilmesi → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, kendisi aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 326/1 uyarınca yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Bu nedenle HMK 326 gereği davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Aleyhine dava devam ederken terkin edilen şirketin ihyasında davacının hukuki yararının kabulü ve ek tasfiye/ihya davalarının çekişmesiz yargı işi olarak basit usule tabi olduğu yönündeki tespit, benzer ihya davalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memurunun sorumluluğu↗ hukuki yarar↗ çekişmesiz yargı işi↗ basit yargılama usulü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/421
KARAR NO 2023/288
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/12/2022
NUMARASI 2022/547 Esas - 2022/877 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/03/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından - ...Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 12. ATMnin 2017/395 esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, dava derdestken 14/07/2017 tarihinde tasfiyeye girdiğini, tasfiye memurunun ... olduğunu, dava derdest iken 07/01/2020 tarihinde sicil gazetesinde ilan edilerek terkin edildiğini, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu, TTK 547. Maddesi gereği, müvekkilinin tazminat davasının karara bağlanabilmesi için ticaret sicilinin ... sicil numarası ile kayıtlı ... Dış Ticaret Ltd Ştinin ihyası ile İstanbul 12. ATM 2017/395 esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ek tasfiye için yeniden tesciline karar verilmesini,tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... vekili, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu,tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının memurların sorumluluğunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan davada tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin sicilden terkinini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı sicilin sorumluluğunun bulunmadığını,müvekkili yönünden açılan davanın reddini talep etmiştir.
2- Davalı ... vekili, tazminat davası sürecinde verilen cevap dilekçesinde şirketin tasfiye sürecinde olduğunun bildirildiğini, derdest dava dışında başka bir ihtilaf olmadığını, gelinen son aşamada tazminat davası karar aşamasına geldiğini anlayınca dava açma ihtiyacı hissettiğini, şirketin ihyasının ve sicile kaydında davacının bir menfaati veya hukuki yararı olması gerektiğini, davacı tarafın halihazırda ... Şirketinden bir alacağı olmadığından davayı açmakta menfaati olmadığını,henüz davacı lehine bir karar verilmediğini, tazminat davasında davacı tarafın lehine hüküm verilse dahi davacının tazminat alacaklarını diğer davalılardan tahsil imkanı olduğunu,öncelikle davanın zamanaşamından ve dava şartı yokluğundan esas incelenmeden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava devam ederken şirketin tasfiye sonucu terkin edildiği ve tasfiye memurunun usulsüz işlem yaptığı bu nedenle eldeki davanın açıldığı, şirketin ihyası davasında davacının talebi haklı ve tasfiye memuru olan davalı kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı Tasfiye Memuru ... vekili, dava konusu itibariyle müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilemeyeceğine, ihya davasının yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, basit usulde yargılama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,ihya kararından önce tasfiye sürecinin araştırılması ve tasfiyede eksiklik bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiğini, ancak mahkemece sadece usulü inceleme yapılarak esasın incelenmediğini kararın kaldırılarak bozulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Şirket aleyhinde İstanbul 12.
ATM nin 2017/395 Esas sayılı dosyasında dava devam ederken tasfiyenin sonlandırılarak terkinin sağlandığı, davanın sonlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. H.M.K.'nın 326-(1) maddesi uyarınca; kanunda yazılı haller dışında, yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Şirketin tasfiyesinden evvel şirket aleyhinde 24.04.2017 tarihinde tazminat talebiyle açılan dava sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiyenin tam olarak tamamlandığı kabul edilemez.Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile " şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521.
maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, ek tasfiyenin " çekişmesiz yargı işi olduğu" tesbit edilmiştir.Yazılı yargılama usulünün uygulanacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerektiği, davalı tasfiye memuru tarafından tasfiyenin tam olarak yapılmadığı anlaşıldığından şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve HMK 326 gereği davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı Tasfiye Memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 70-TL posta masrafının davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/03/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/69701 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi