İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3995 E. 2021/2328 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
talep aşımı↗ taleple bağlılık ilkesi↗ taleple bağlılık↗ işlemiş faiz↗ iflas↗ asıl alacak↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
(2) Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67/1. maddesi gereğince açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK'nın aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda davacılar takip talebinde, 67.570,00 TL asıl alacak ile 45,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.615,36 TL'nin faizi ile davalı bankadan icra marifetiyle tahsilini talep etmiş; davalı bankanın borca ve fer'ilerine yönelik itirazı üzerine takip durmuştur. Davacılar dava dilekçesinde, yargılamanın sürüncemede kalmaması için vasıta ve işlemiş faiz taleplerinden vazgeçtiklerini belirterek, davalının 67.500.-TL 'ye vaki itirazının iptaline, takibin 67.500.-TL olarak devamına karar verilmesini talep etmiş olmalarına rağmen, mahkemece talep aşımı oluşturacak şekilde, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin aynen devamına karar verilmesi doğru olmayıp, mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerekse de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11410 E. 2016/6298 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · anonim şirket yönetim kurulu · esas sözleşme · ibra · tasfiye memuru · fesih · anonim şirket · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zarar bakımından genel kurulca alınan «ibra» kararının ortakların dava açma hakkını engellemeyeceği, çünkü ortaklığın aldığı ibra kararının ancak ortaklığın kendi hakkı yönünde olduğu, yerleşmiş yargı içtihatları ve TTK hükümlerine göre «tasfiye memurlarının» kanuna, «esas sözleşmeye», iş görme şartlarını tespit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek 3. şahısları veya şirket ortaklarını zarara uğratırlarsa «kusursuzluklarını ispat» etmedikçe bundan sorumlu olacakları, 05/11/2010 tarihli genel kurulda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak da davalı ...'ın seçildiği, ...
1- Davacı tarafça, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ve davalı ... yönünden aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalıların sorumluluğuna dayalı olarak açılan işbu davada hükmedilecek tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «ıslah» dilekçesi ile de tasfiye halinde ...
Müdürlüğü'nün 15/04/2013 tarihinde «tasfiye» işlemi tescil edildiği halde «kesin» bilançonun genel kurula sunulmadığından şirketin «kaydının» silineceği yönünde şirkete «ihtarda» bulunduğu, tasfiye kararının verildiği 05/1/2010 tarihinden ihtar tarihi olan 15/04/2013 tarihine kadar geçen yaklaşık 3 yıllık sürede şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanmadığı, tasfiye memurunun görevini yerine getirmediği ve TTK 'nın ilgili maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.624,31 TL'nin icra takip tarihi olan 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari «temerrüt» faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10512 E. 2018/5578 K.
Ortak:taleple bağlılık · işlemiş faiz
İncelediğiniz karardaSomut olayda davacılar takip talebinde, 67.570,00 TL «asıl alacak» ile 45,36 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 67.615,36 TL'nin faizi ile davalı bankadan icra marifetiyle tahsilini talep etmiş; davalı bankanın borca ve fer'ilerine yönelik itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacılar dava dilekçesinde, yargılamanın sürüncemede kalmaması için vasıta ve «işlemiş faiz» taleplerinden vazgeçtiklerini belirterek, davalının 67.500.-TL 'ye vaki itirazının iptaline, takibin 67.500.-TL olarak devamına karar verilmesini talep etmiş olmalarına rağmen, mahkemece «talep aşımı» oluşturacak şekilde, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin aynen devamına karar verilmesi doğru olmayıp, mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulmas …
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın bu isteme göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette dava tarihine kadar «işlemiş faizin» ilavesiyle 84.631,34 USD'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, davacı 57.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği halde dava tarihinden sonraki faiz istemi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin “84.631,34 USD'nin dava tarihi itibariyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönd …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · feri müdahil · olumsuz oy
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın bu isteme göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette dava tarihine kadar «işlemiş faizin» ilavesiyle 84.631,34 USD'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, davacı 57.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği halde dava tarihinden sonraki faiz istemi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin “84.631,34 USD'nin dava tarihi itibariyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönd …
Bu durumda mahkemece, bilirkişiden faiz hususundaki itirazların değerlendirildiği ek rapor alınmadan itiraza uğramış bilirkişi raporundaki faiz tutarlarının benimsenip asıl alacağa ilave edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı ile «feri müdahil» ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4 E. 2021/4227 K.
Ortak:taleple bağlılık
Benzer bu karardaKarar duruşmasından önce «ibraz» ettiği 05.04.2017 «havale» tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre «harç» yatırarak davayı «ıslah» etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · kâr dağıtımı · kâr payı · havale · haciz · ıslah
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkil hisselerinin adlarına tescili ve «haciz» dışı bırakılmasına kadar işletmenin satış işlemi hakkında tedbir kararı verilmesini, daha sonra yapılacak olan satışı takiben müvekkillerine ait hisse bedellerinin kesintisiz ve öncelikle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; «ıslah» dilekçesi ile davanın uzamasına sebep teşkil eden pay senedi talebinden vazgeçtiklerini, müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar duruşmasından önce «ibraz» ettiği 05.04.2017 «havale» tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre «harç» yatırarak davayı «ıslah» etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
A.Ş.) arasında Sivas Demir Çelik İşletmeleri A.Ş. hisselerinin satışını düzenleyen sözleşmenin 13. maddesi uyarınca «bedelsiz» «dağıtılması» öngörülen %5'lik hisseden her bir davacıya isabet edecek pay bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için 60.813 adet hissenin davalı şirketten alınarak davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Yine mahkemece verilen ilk kararda davacılardan ... ve ... yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, karar bu yönden temyiz edilmemiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1048 E. 2019/2678 K.
Ortak:taleple bağlılık · asıl alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda davacılar takip talebinde, 67.570,00 TL «asıl alacak» ile 45,36 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 67.615,36 TL'nin faizi ile davalı bankadan icra marifetiyle tahsilini talep etmiş; davalı bankanın borca ve fer'ilerine yönelik itirazı üzerine takip durmuştur.
Benzer bu kararda… , davacının hesabını kapatma amacıyla hangi tarihte davalı bankaya müracaat ettiğini bildirmediği, davalı banka kayıtlarının da bu hususun anlaşılmadığı, bu nedenle «temerrüt tarihinin» dava tarihi olan 11.11.2003 tarihi olduğunun kabulü gerektiği, bozma ilamında belirtildiği şekilde, davalı banka tarafından uygulanan faiz oranlarına dayanılarak ve bileşik faiz uygulanması suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davacı hesabında bulunan paranın temerrüt tarihi itibariyle 58.623,56-TL'ye ulaştığının belirlendiği, «asıl alacak» olarak kabul edilen bu tutara bu tarihten sonra basit faiz usulü ile davacı talebini aşmayacak şekilde değişen oranlarda «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle 58.623,56-TL olarak belirlenen asıl alacağın dava tarihinden itibaren basit faiz usulü …
Somut olayda, davacı yanca, dava dilekçesiyle 3.133,37 TL alacağın davaya konu «mevduat hesabının» açıldığı tarihten itibaren işleyecek %75 faiz oranı ile davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına ve yargılama sürecinde de bu miktarı artıracak şekilde bir «ıslah» yapılamamış olmasına rağmen mahkemece, «taleple bağlılık» ilkesini ihlal eder şekilde 58.623,56 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · mevduat hesabı · ıslah · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… , davacının hesabını kapatma amacıyla hangi tarihte davalı bankaya müracaat ettiğini bildirmediği, davalı banka kayıtlarının da bu hususun anlaşılmadığı, bu nedenle «temerrüt tarihinin» dava tarihi olan 11.11.2003 tarihi olduğunun kabulü gerektiği, bozma ilamında belirtildiği şekilde, davalı banka tarafından uygulanan faiz oranlarına dayanılarak ve bileşik faiz uygulanması suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davacı hesabında bulunan paranın temerrüt tarihi itibariyle 58.623,56-TL'ye ulaştığının belirlendiği, «asıl alacak» olarak kabul edilen bu tutara bu tarihten sonra basit faiz usulü ile davacı talebini aşmayacak şekilde değişen oranlarda «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle 58.623,56-TL olarak belirlenen asıl alacağın dava tarihinden itibaren basit faiz usulü …
Somut olayda, davacı yanca, dava dilekçesiyle 3.133,37 TL alacağın davaya konu «mevduat hesabının» açıldığı tarihten itibaren işleyecek %75 faiz oranı ile davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına ve yargılama sürecinde de bu miktarı artıracak şekilde bir «ıslah» yapılamamış olmasına rağmen mahkemece, «taleple bağlılık» ilkesini ihlal eder şekilde 58.623,56 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4109 E. 2017/6089 K.
Ortak:taleple bağlılık
Benzer bu karardaBu durumda davacının «fesih» nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · sözleşmenin feshi · kira sözleşmesi · fesih · istirdat · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.04.2004-31.10.2004 tarihlerini kapsayan «kira sözleşmesinin» imzalandığı, bu sözleşme ile davalıya ait oteldeki fotoğraf çekimi işlerinin davacılara verildiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde sunulan delillerden davalının feshin haklı olduğunu kanıtlayamadığı, «sözleşmenin feshi» nedeniyle davacıların, uğradıkları zarar ile tahrip edilen eşya bedelini isteyebilecekleri, kira bedelinin «istirdadı» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 75.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davacının «fesih» nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «kira sözleşmesinin» davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti açısından davalının ciddi itirazlarının değerlendirildiği rapor alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11148 E. 2015/7968 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · teamül · şirket zararı · mirasçılık · reeskont faizi · limited şirket · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket yöneticilerinin sorumluluğu» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların müdürü oldukları dava dışı şirketi yönetsel anlamda ticari mevzuat ve «teamüllere» aykırı olarak yönettikleri, sağlıklı yönetmedikleri, usulsüz serbest meslek makbuzları düzenlemek ve şirket varlıklarını devretmek suretiyle «şirketi zarara» uğrattıkları, davada, davalıların şirkete verdikleri zarardan dolayı alacak talep edilmekle zararın şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın …
TL'nin 19.6.2002, 37.653,95 TL'nin 19.6.2002, 33.552,24 TL'nin 22.7.2002, 732,03 TL'nin 29.7.2002 ödeme tarihlerinden itibaren (toplam 152.700,00 TL'nin) davalılardan «reeskont faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile S.
Kararı, davacı vekili, davalı A.A.Ö. «mirasçıları» vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4731 E. 2019/6099 K.
Ortak:taleple bağlılık
Benzer bu karardaBu durumda davacının sadece erken kapatma «komisyonunun» iadesine yönelik talepte bulunduğu nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette «haksız şart» nedeniyle banka tarafından iade edilmesi gereken meblağın da bu tutara eklenmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · erken ödeme komisyonu · haksız şart · erken kapama komisyonu · ticari faiz · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacı firmadan fazladan tahsil ettiği «erken kapama komisyon» ücretinin 7.370,36 TL olduğu ve bu tutarı iade etmesi gerektiği, «haksız şart» nedeniyle iade edilmesi gereken meblağın da bu tutara eklenmesiyle, davalı bankanın davacı firmaya ödemesi gereken tutarın 12.251,31 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 10.000 TL'nin dava tarihi olan 03/10/2013 gününden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
2-) Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan kredi borcunun erken kapatılması nedeniyle fazla erken kapatma «komisyonu» alındığı iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Bu durumda davacının sadece erken kapatma «komisyonunun» iadesine yönelik talepte bulunduğu nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette «haksız şart» nedeniyle banka tarafından iade edilmesi gereken meblağın da bu tutara eklenmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere mahkemece öncelikle bankacılık uygulamasında erken kapatma «komisyon» oranının belirlenmesi bakımından, diğer bankaların uyguladığı oranlar da araştırılmak suretiyle bu oranların ortalaması alınarak tahsil edilmesi gereken «erken ödeme komisyonu» tutarı belirlenmek suretiyle hesaplama yapılıp, sonuca göre karar vermek gerekirken, bankaların uyguladığı oranların ortalaması üzerinden değil, bir bankanın bildirmiş olduğu «erken kapama komisyonu» oranı dakkate alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3995 E. , 2021/2328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.11.2017 gün ve 2017/360 - 2017/381 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.04.2019 gün ve 2018/1141 - 2019/3251 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin kardeş olup, 1/2 maliki oldukları bağımsız bölümü, 29.01.2014 tarihinde tapuda 3.şahıs ...'e taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmek suretiyle satım işlemi gerçekleştirdiklerini, ancak aynı gün 67.500,00 TL satış bedelini davalı bankadan almak için gittiklerinde paranın kendilerine ödenmediğini, davalı bankanın aynı gün verdiği cevabi yazıda; "Türk Medeni Kanunu'nun 194.maddesi ve yerleşik Yargıtay kararları gereğince, satıcının eşinden de talep edilen rıza açıklamasının alıcı tarafından tamamlanması akabinde ödeme yapılacaktır" denildiğini, satılan yerin aile konutu olmadığı gibi olsa dahi davalının eş rızası arama hak ve yetkisinin olmadığını, bu nedenle alacaklarını almak için takip yaptıklarını ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin 67.500.-TL olarak devamı ile %20 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, banka müşterisi dava dışı ...'ün konut kredisi talebi ile müvekkiline başvurduğunu, talebi onaylanan müşteriden kredi kullanımından önce alınması gereken belgelerin ıslak imzalı olarak alındığını, ipotek belgelerinin hazırlanarak Konak Tapu Müdürlüğü'ne ipotek tesisis için yönlendirildiğini, aynı zamanda müşteri ...'e satıcı davacıların, eş rıza beyanlarının alınması gerektiğinin de bildirildiğini, davacıların banka şubesine müracaatı ile eş rızasına ilişkin belgeyi tamamlamadıkları anlaşıldığından eksik belge nedeniyle konut kredisinin kullandırılamadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
(2) Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67/1. maddesi gereğince açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK'nın aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda davacılar takip talebinde, 67.570,00 TL asıl alacak ile 45,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.615,36 TL'nin faizi ile davalı bankadan icra marifetiyle tahsilini talep etmiş; davalı bankanın borca ve fer'ilerine yönelik itirazı üzerine takip durmuştur. Davacılar dava dilekçesinde, yargılamanın sürüncemede kalmaması için vasıta ve işlemiş faiz taleplerinden vazgeçtiklerini belirterek, davalının 67.500.-TL 'ye vaki itirazının iptaline, takibin 67.500.-TL olarak devamına karar verilmesini talep etmiş olmalarına rağmen, mahkemece talep aşımı oluşturacak şekilde, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin aynen devamına karar verilmesi doğru olmayıp, mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerekse de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.0.2019 tarih ve 2018/1141 Esas 2019/3251 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.11.2017 tarih 2017/360 Esas 2017/381 Karar sayılı ilamının hüküm bölümünün 1 numaralı bendinde yer alan '' 03/02/2014 tarihli itirazının iptali ile takibin aynen devamına'' kısmının hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine '' 03/02/2014 tarihli itirazının 67.500.-TL üzerinden iptali ile takibin 67.500.-TL üzerinden devamına'' ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/647676300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz