Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11148 E. 2015/7968 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık ilkesi↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ taleple bağlılık↗ yönetici sorumluluğu↗ teamül↗ şirket zararı↗ mirasçılık↗ reeskont faizi↗ limited şirket↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların müdürü oldukları dava dışı şirketi yönetsel anlamda ticari mevzuat ve teamüllere aykırı olarak yönettikleri, sağlıklı yönetmedikleri, usulsüz serbest meslek makbuzları düzenlemek ve şirket varlıklarını devretmek suretiyle şirketi zarara uğrattıkları, davada, davalıların şirkete verdikleri zarardan dolayı alacak talep edilmekle zararın şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne; 80.761,78. TL'nin 19.6.2002, 37.653,95 TL'nin 19.6.2002, 33.552,24 TL'nin 22.7.2002, 732,03 TL'nin 29.7.2002 ödeme tarihlerinden itibaren (toplam 152.700,00 TL'nin) davalılardan reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile S. Sanayi Ürünleri Pazarlama ve Tic.Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı A.A.Ö. mirasçıları vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket yöneticilerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK’nun aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı S. San.Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti.’nin yöneticisi olan davalıların kusurlu davranışlarıyla ortaklığı dolayısıyla da müvekkilini zarara uğrattıkları iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 152.700,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen mahkemece, davanın talebe göre değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler nazara alınmadan istem dışına çıkılarak hüküm altına alınan tazminatın dava dışı S. Sanayi Ürünleri Pazarlama ve Tic.Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11410 E. 2016/6298 K.
Ortak:cy/cy kaydı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ti.’nin yöneticisi olan davalıların kusurlu davranışlarıyla ortaklığı dolayısıyla da müvekkilini zarara uğrattıkları iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 152.700,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olmasına …
Benzer bu karardaMüdürlüğü'nün 15/04/2013 tarihinde «tasfiye» işlemi tescil edildiği halde «kesin» bilançonun genel kurula sunulmadığından şirketin «kaydının» silineceği yönünde şirkete «ihtarda» bulunduğu, tasfiye kararının verildiği 05/1/2010 tarihinden ihtar tarihi olan 15/04/2013 tarihine kadar geçen yaklaşık 3 yıllık sürede şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanmadığı, tasfiye memurunun görevini yerine getirmediği ve TTK 'nın ilgili maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.624,31 TL'nin icra takip tarihi olan 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari «temerrüt» faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · anonim şirket yönetim kurulu · esas sözleşme · ibra · tasfiye memuru · fesih · anonim şirket · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zarar bakımından genel kurulca alınan «ibra» kararının ortakların dava açma hakkını engellemeyeceği, çünkü ortaklığın aldığı ibra kararının ancak ortaklığın kendi hakkı yönünde olduğu, yerleşmiş yargı içtihatları ve TTK hükümlerine göre «tasfiye memurlarının» kanuna, «esas sözleşmeye», iş görme şartlarını tespit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek 3. şahısları veya şirket ortaklarını zarara uğratırlarsa «kusursuzluklarını ispat» etmedikçe bundan sorumlu olacakları, 05/11/2010 tarihli genel kurulda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak da davalı ...'ın seçildiği, ...
1- Davacı tarafça, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ve davalı ... yönünden aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalıların sorumluluğuna dayalı olarak açılan işbu davada hükmedilecek tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «ıslah» dilekçesi ile de tasfiye halinde ...
Müdürlüğü'nün 15/04/2013 tarihinde «tasfiye» işlemi tescil edildiği halde «kesin» bilançonun genel kurula sunulmadığından şirketin «kaydının» silineceği yönünde şirkete «ihtarda» bulunduğu, tasfiye kararının verildiği 05/1/2010 tarihinden ihtar tarihi olan 15/04/2013 tarihine kadar geçen yaklaşık 3 yıllık sürede şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanmadığı, tasfiye memurunun görevini yerine getirmediği ve TTK 'nın ilgili maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.624,31 TL'nin icra takip tarihi olan 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari «temerrüt» faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3995 E. 2021/2328 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu karardaSomut olayda davacılar takip talebinde, 67.570,00 TL «asıl alacak» ile 45,36 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 67.615,36 TL'nin faizi ile davalı bankadan icra marifetiyle tahsilini talep etmiş; davalı bankanın borca ve fer'ilerine yönelik itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacılar dava dilekçesinde, yargılamanın sürüncemede kalmaması için vasıta ve «işlemiş faiz» taleplerinden vazgeçtiklerini belirterek, davalının 67.500.-TL 'ye vaki itirazının iptaline, takibin 67.500.-TL olarak devamına karar verilmesini talep etmiş olmalarına rağmen, mahkemece «talep aşımı» oluşturacak şekilde, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin aynen devamına karar verilmesi doğru olmayıp, mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulmas …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10512 E. 2018/5578 K.
Ortak:taleple bağlılık
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın bu isteme göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette dava tarihine kadar «işlemiş faizin» ilavesiyle 84.631,34 USD'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, davacı 57.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği halde dava tarihinden sonraki faiz istemi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin “84.631,34 USD'nin dava tarihi itibariyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · feri müdahil · olumsuz oy · işlemiş faiz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın bu isteme göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette dava tarihine kadar «işlemiş faizin» ilavesiyle 84.631,34 USD'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, davacı 57.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği halde dava tarihinden sonraki faiz istemi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin “84.631,34 USD'nin dava tarihi itibariyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönd …
Bu durumda mahkemece, bilirkişiden faiz hususundaki itirazların değerlendirildiği ek rapor alınmadan itiraza uğramış bilirkişi raporundaki faiz tutarlarının benimsenip asıl alacağa ilave edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı ile «feri müdahil» ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1048 E. 2019/2678 K.
Ortak:taleple bağlılık
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı yanca, dava dilekçesiyle 3.133,37 TL alacağın davaya konu «mevduat hesabının» açıldığı tarihten itibaren işleyecek %75 faiz oranı ile davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına ve yargılama sürecinde de bu miktarı artıracak şekilde bir «ıslah» yapılamamış olmasına rağmen mahkemece, «taleple bağlılık» ilkesini ihlal eder şekilde 58.623,56 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · mevduat hesabı · ıslah · asıl alacak · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… , davacının hesabını kapatma amacıyla hangi tarihte davalı bankaya müracaat ettiğini bildirmediği, davalı banka kayıtlarının da bu hususun anlaşılmadığı, bu nedenle «temerrüt tarihinin» dava tarihi olan 11.11.2003 tarihi olduğunun kabulü gerektiği, bozma ilamında belirtildiği şekilde, davalı banka tarafından uygulanan faiz oranlarına dayanılarak ve bileşik faiz uygulanması suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davacı hesabında bulunan paranın temerrüt tarihi itibariyle 58.623,56-TL'ye ulaştığının belirlendiği, «asıl alacak» olarak kabul edilen bu tutara bu tarihten sonra basit faiz usulü ile davacı talebini aşmayacak şekilde değişen oranlarda «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle 58.623,56-TL olarak belirlenen asıl alacağın dava tarihinden itibaren basit faiz usulü …
Somut olayda, davacı yanca, dava dilekçesiyle 3.133,37 TL alacağın davaya konu «mevduat hesabının» açıldığı tarihten itibaren işleyecek %75 faiz oranı ile davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına ve yargılama sürecinde de bu miktarı artıracak şekilde bir «ıslah» yapılamamış olmasına rağmen mahkemece, «taleple bağlılık» ilkesini ihlal eder şekilde 58.623,56 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11148 E. , 2015/7968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/03/2014
NUMARASI 2004/667-2014/127
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2014 tarih ve 2004/667-2014/127 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı A.A. Ö. Mirasçıları vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/06/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. O.. H.., davalılardan A.A. Ö. mirasçıları vekili Av. C.. B.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı S. San.Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti’nin %28 pay sahibi olduğunu, davalı ortak A.A. Ö.’ın 17.01.2001 ila 31.10.2003 tarihlerinde yetkili müdür olduğunu, davalı U.. İ..’nun ise 31.05.2001 ila 31.10.2003 tarihlerinde dışarıdan müdür atandığını, davalı A.A.Ö.ın Ö. Müşavirlik adlı işletmeyi kurarak S. San. Tic. Ltd. Şti. ile sözleşmesi bulunmamasına rağmen 12 adet serbest meslek makbuzu düzenlemek suretiyle KDV dahil 509.585.238.589 TL’yi verilmiş bir hizmet karşılığı olmaksızın kendi hesabına aktararak şirketin mevcudunu da azaltmak suretiyle müvekkiline ödenecek kar payını ödememek için şirketi zarara uğrattığını, davalı A.A. Ö.ın müdürlük ücreti alamadığından bahisle Ankara 9.
İş Mahkemesi’nin 2003/1729 E. sayılı dosyasında açtığı davanın deliller dahi toplanılmadan davalı müdür U.. İ.. tarafından kabul edilmesi nedeniyle alacağın tahsil yoluna gidildiğini, davalı müdürün görevini kötüye kullanmak suretiyle müvekkilinin kar payının azaltılmasına yol açtığını, davalı Uğur’un eşi ile birlikte kurduğu dava dışı İ. Ltd. Şti’ne S. San. Tic. Ltd.Şti. ile hiçbir ticari ilişki ve hizmeti olmadığı halde 35.400,00 TL tutarındaki fatura ile ödeme yapılarak S. San. Tic.Ltd.Şti.'ni zarara uğratıcı eylemlerde bulunarak müvekkilini zarara uğrattığını, davalıların danışıklı hareket ederek şirketin zararına neden olduklarını, davalılar hakkında Ankara 11.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/6598 E.
sayılı dosyası ile hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçundan dava açıldığını, davalıların şirketin telefonları, taşıtları, demirbaşları dahil tüm malvarlığını yeni kurdukları şirkete satılmış gibi göstererek zarara sebebiyet verdiklerini, davalıların müvekkilinin şirketteki hissesine isabet eden kar payını vermemek amacıyla zarara sebep olduklarını, TTK’nın 336. ve devamı maddeleri uyarınca her iki davalının birlikte hareket edip müvekkilini zarara uğrattıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 152.700,00 TL’nin ödenme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]A. Ö. vekili, davacı vekilinin vekaletinin usulüne uygun olmadığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi ve S. San. Ltd.Şti’ne yöneltilmesi gerektiğini, reeskont faizi talep edilemeyeceğini, müvekkili ve davacı dışındaki diğer ortağın şirketin ihtiyacı olan parayı karşılayabilmek için şirkete borç para verdiğini, müvekkili ve diğer davalının şirketi zarara uğratmayıp aksine kar elde etmesini sağladıklarını, şirketin yurtdışındaki firmalarla tüm bağlantısının müvekkilince sağlandığını, müvekkili olmasa yabancı firmaların S. San. Ltd.Şti’ne iş vermeyip şirketin iflasa sürükleneceğini, müvekkiline yapılan ödemelerin müvekkilince yürütülen iş karşılığı ortaklar kurul kararı ile yapılan ödemeler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]. İ.. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların müdürü oldukları dava dışı şirketi yönetsel anlamda ticari mevzuat ve teamüllere aykırı olarak yönettikleri, sağlıklı yönetmedikleri, usulsüz serbest meslek makbuzları düzenlemek ve şirket varlıklarını devretmek suretiyle şirketi zarara uğrattıkları, davada, davalıların şirkete verdikleri zarardan dolayı alacak talep edilmekle zararın şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne;
80. 761,78. TL'nin 19.6.2002, 37.653,95 TL'nin 19.6.2002, 33.552,24 TL'nin 22.7.2002, 732,03 TL'nin 29.7.2002 ödeme tarihlerinden itibaren (toplam 152.700,00 TL'nin) davalılardan reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile S. Sanayi Ürünleri Pazarlama ve Tic.Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı A.A.Ö. mirasçıları vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket yöneticilerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK’nun aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı S. San.Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti.’nin yöneticisi olan davalıların kusurlu davranışlarıyla ortaklığı dolayısıyla da müvekkilini zarara uğrattıkları iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 152.700,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen mahkemece, davanın talebe göre değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler nazara alınmadan istem dışına çıkılarak hüküm altına alınan tazminatın dava dışı S. Sanayi Ürünleri Pazarlama ve Tic.Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133066500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz