Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4109 E. 2017/6089 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık kuralı↗ taleple bağlılık ilkesi↗ taleple bağlılık↗ sözleşmenin feshi↗ kira sözleşmesi↗ fesih↗ istirdat↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.04.2004-31.10.2004 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile davalıya ait oteldeki fotoğraf çekimi işlerinin davacılara verildiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde sunulan delillerden davalının feshin haklı olduğunu kanıtlayamadığı, sözleşmenin feshi nedeniyle davacıların, uğradıkları zarar ile tahrip edilen eşya bedelini isteyebilecekleri, kira bedelinin istirdadı isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 75.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kira sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna, davalı tarafından itiraz edilmiş ve davacının uğradığı zararın tespiti açısından yeni bir bilirkişi raporu alınması talep edilmiştir. Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti açısından davalının ciddi itirazlarının değerlendirildiği rapor alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca davacı, dava dilekçesinde davalı tarafından eşyalara verilen zarar tutarı 2.100 TL, peşin ödenen kira bedeli 13.500 TL ve fesih nedeniyle uğranılan zarar miktarı 70.000 TL olmak üzere toplam 85.600 TL'nin tahsilini istemiş olup mahkemece 2.100 TL'si zarara uğrayan eşya bedeli, 73.507,50 TL'si fesih nedeniyle uğranılan zarar tutarı olmak üzere 75.607,50 TL'nin davalıdan tahsiline, kira bedeli isteminin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1. maddesinde “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda davacının fesih nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın taleple bağlılık kuralını ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3995 E. 2021/2328 K.
Ortak:taleple bağlılık
İncelediğiniz karardaBu durumda davacının «fesih» nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu karardaSomut olayda davacılar takip talebinde, 67.570,00 TL «asıl alacak» ile 45,36 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 67.615,36 TL'nin faizi ile davalı bankadan icra marifetiyle tahsilini talep etmiş; davalı bankanın borca ve fer'ilerine yönelik itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacılar dava dilekçesinde, yargılamanın sürüncemede kalmaması için vasıta ve «işlemiş faiz» taleplerinden vazgeçtiklerini belirterek, davalının 67.500.-TL 'ye vaki itirazının iptaline, takibin 67.500.-TL olarak devamına karar verilmesini talep etmiş olmalarına rağmen, mahkemece «talep aşımı» oluşturacak şekilde, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin aynen devamına karar verilmesi doğru olmayıp, mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulmas …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10512 E. 2018/5578 K.
Ortak:taleple bağlılık kuralı · taleple bağlılık
İncelediğiniz karardaBu durumda davacının «fesih» nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın bu isteme göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette dava tarihine kadar «işlemiş faizin» ilavesiyle 84.631,34 USD'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, davacı 57.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği halde dava tarihinden sonraki faiz istemi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin “84.631,34 USD'nin dava tarihi itibariyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · olumsuz oy · işlemiş faiz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın bu isteme göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette dava tarihine kadar «işlemiş faizin» ilavesiyle 84.631,34 USD'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, davacı 57.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği halde dava tarihinden sonraki faiz istemi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin “84.631,34 USD'nin dava tarihi itibariyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönd …
Bu durumda mahkemece, bilirkişiden faiz hususundaki itirazların değerlendirildiği ek rapor alınmadan itiraza uğramış bilirkişi raporundaki faiz tutarlarının benimsenip asıl alacağa ilave edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı ile «feri müdahil» ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11410 E. 2016/6298 K.
Ortak:taleple bağlılık · fesih · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu durumda davacının «fesih» nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca davacı, dava dilekçesinde davalı tarafından eşyalara verilen zarar tutarı 2.100 TL, peşin ödenen kira bedeli 13.500 TL ve «fesih» nedeniyle uğranılan zarar miktarı 70.000 TL olmak üzere toplam 85.600 TL'nin tahsilini istemiş olup mahkemece 2.100 TL'si zarara uğrayan eşya bedeli, 73.507,50 TL'si fesih nedeniyle uğranılan zarar tutarı olmak üzere 75.607,50 TL'nin davalıdan tahsiline, kira bedeli isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zarar bakımından genel kurulca alınan «ibra» kararının ortakların dava açma hakkını engellemeyeceği, çünkü ortaklığın aldığı ibra kararının ancak ortaklığın kendi hakkı yönünde olduğu, yerleşmiş yargı içtihatları ve TTK hükümlerine göre «tasfiye memurlarının» kanuna, «esas sözleşmeye», iş görme şartlarını tespit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek 3. şahısları veya şirket ortaklarını zarara uğratırlarsa «kusursuzluklarını ispat» etmedikçe bundan sorumlu olacakları, 05/11/2010 tarihli genel kurulda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak da davalı ...'ın seçildiği, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · anonim şirket yönetim kurulu · esas sözleşme · ibra · tasfiye memuru · anonim şirket · ihtar · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zarar bakımından genel kurulca alınan «ibra» kararının ortakların dava açma hakkını engellemeyeceği, çünkü ortaklığın aldığı ibra kararının ancak ortaklığın kendi hakkı yönünde olduğu, yerleşmiş yargı içtihatları ve TTK hükümlerine göre «tasfiye memurlarının» kanuna, «esas sözleşmeye», iş görme şartlarını tespit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek 3. şahısları veya şirket ortaklarını zarara uğratırlarsa «kusursuzluklarını ispat» etmedikçe bundan sorumlu olacakları, 05/11/2010 tarihli genel kurulda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak da davalı ...'ın seçildiği, ...
1- Davacı tarafça, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ve davalı ... yönünden aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalıların sorumluluğuna dayalı olarak açılan işbu davada hükmedilecek tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «ıslah» dilekçesi ile de tasfiye halinde ...
Müdürlüğü'nün 15/04/2013 tarihinde «tasfiye» işlemi tescil edildiği halde «kesin» bilançonun genel kurula sunulmadığından şirketin «kaydının» silineceği yönünde şirkete «ihtarda» bulunduğu, tasfiye kararının verildiği 05/1/2010 tarihinden ihtar tarihi olan 15/04/2013 tarihine kadar geçen yaklaşık 3 yıllık sürede şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanmadığı, tasfiye memurunun görevini yerine getirmediği ve TTK 'nın ilgili maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.624,31 TL'nin icra takip tarihi olan 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari «temerrüt» faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekilinin «ıslah» dilekçesi ile, tazminatın davalılardan tahsili ile «tasfiye» halinde ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4731 E. 2019/6099 K.
Ortak:taleple bağlılık kuralı · taleple bağlılık · istirdat
İncelediğiniz karardaBu durumda davacının «fesih» nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.04.2004-31.10.2004 tarihlerini kapsayan «kira sözleşmesinin» imzalandığı, bu sözleşme ile davalıya ait oteldeki fotoğraf çekimi işlerinin davacılara verildiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde sunulan delillerden davalının feshin haklı olduğunu kanıtlayamadığı, «sözleşmenin feshi» nedeniyle davacıların, uğradıkları zarar ile tahrip edilen eşya bedelini isteyebilecekleri, kira bedelinin «istirdadı» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 75.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda davacının sadece erken kapatma «komisyonunun» iadesine yönelik talepte bulunduğu nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette «haksız şart» nedeniyle banka tarafından iade edilmesi gereken meblağın da bu tutara eklenmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-) Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan kredi borcunun erken kapatılması nedeniyle fazla erken kapatma «komisyonu» alındığı iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · haksız şart · erken kapama komisyonu · ticari faiz · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacı firmadan fazladan tahsil ettiği «erken kapama komisyon» ücretinin 7.370,36 TL olduğu ve bu tutarı iade etmesi gerektiği, «haksız şart» nedeniyle iade edilmesi gereken meblağın da bu tutara eklenmesiyle, davalı bankanın davacı firmaya ödemesi gereken tutarın 12.251,31 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 10.000 TL'nin dava tarihi olan 03/10/2013 gününden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
2-) Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan kredi borcunun erken kapatılması nedeniyle fazla erken kapatma «komisyonu» alındığı iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Ayrıca, Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere mahkemece öncelikle bankacılık uygulamasında erken kapatma «komisyon» oranının belirlenmesi bakımından, diğer bankaların uyguladığı oranlar da araştırılmak suretiyle bu oranların ortalaması alınarak tahsil edilmesi gereken «erken ödeme komisyonu» tutarı belirlenmek suretiyle hesaplama yapılıp, sonuca göre karar vermek gerekirken, bankaların uyguladığı oranların ortalaması üzerinden değil, bir bankanın bildirmiş olduğu «erken kapama komisyonu» oranı dakkate alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı dava dilekçesinde kulanmış olduğu kredi borcunun tamamının erken ödenmesi nedeniyle davalı banka tarafından alınan erken kapatma «komisyonunun» iadesini talep etmiş olup mahkemece erken kapatma komisyonu olarak belirlenen 7.370,36 TL’ye «haksız şart» kapsamında değerlendirilen 4.880,95 TL’nin de eklenmesi suretiyle davalı bankanın iade etmesi gereken tutarın 12.251,31 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalına …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4109 E. , 2017/6089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/11/2015 tarih ve 2012/77-2015/863 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıya ait fotoğraf stüdyosu ve otelin fotoğrafçılık işini kiraladıklarını, kira akdinin yenilendiği ve kiracı olarak tüm edimlerini yerine getirdikleri halde davalının stüdyodaki müvekkillerine ait eşyaları kırıp döktüğünü, anahtarları değiştirip işyerini başkasına kiraya verdiğini ileri sürerek 2.100 TL eşya zararı, 70.000 TL munzam zarar ve 13.500 TL kira bedeli olmak üzere toplam 85.600 TL'nin tespit tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sadece davacı şirketin kira aktinin tarafı olduğunu, diğer davacıların husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, 26.04.2004 tarihinde yeni sezon başladığı halde davacı şirketin sözleşmeye aykırı olarak fotoğraf çekim işine başlamadığını, kiracının otel kurallarına uymadığını, otelin müşterilerini başka barlara yönlendirdiğini, sözleşme gereği bu eylemlerin ihtara gerek kalmaksızın tek taraflı fesih imkanı verdiğini, müvekilinin de bu hakkını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.04.2004-31.10.2004 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile davalıya ait oteldeki fotoğraf çekimi işlerinin davacılara verildiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde sunulan delillerden davalının feshin haklı olduğunu kanıtlayamadığı, sözleşmenin feshi nedeniyle davacıların, uğradıkları zarar ile tahrip edilen eşya bedelini isteyebilecekleri, kira bedelinin istirdadı isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 75.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kira sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna, davalı tarafından itiraz edilmiş ve davacının uğradığı zararın tespiti açısından yeni bir bilirkişi raporu alınması talep edilmiştir. Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti açısından davalının ciddi itirazlarının değerlendirildiği rapor alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca davacı, dava dilekçesinde davalı tarafından eşyalara verilen zarar tutarı 2.100 TL, peşin ödenen kira bedeli 13.500 TL ve fesih nedeniyle uğranılan zarar miktarı 70.000 TL olmak üzere toplam 85.600 TL'nin tahsilini istemiş olup mahkemece 2.100 TL'si zarara uğrayan eşya bedeli, 73.507,50 TL'si fesih nedeniyle uğranılan zarar tutarı olmak üzere 75.607,50 TL'nin davalıdan tahsiline, kira bedeli isteminin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1. maddesinde “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda davacının fesih nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın taleple bağlılık kuralını ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/380692400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz