Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4 E. 2021/4227 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık ilkesi↗ taleple bağlılık↗ bedelsizlik↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ havale↗ haciz↗ ıslah↗ harç↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için 60813 adet hissenin davalı şirketten alınarak davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Asıl ve birleşen davalar; Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile dava dışı ... (Sivas Yatırım San. ve Tic. A.Ş.) arasında Sivas Demir Çelik İşletmeleri A.Ş. hisselerinin satışını düzenleyen sözleşmenin 13. maddesi uyarınca bedelsiz dağıtılması öngörülen %5'lik hisseden her bir davacıya isabet edecek pay bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için 60.813 adet hissenin davalı şirketten alınarak davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK'nın aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkil hisselerinin adlarına tescili ve haciz dışı bırakılmasına kadar işletmenin satış işlemi hakkında tedbir kararı verilmesini, daha sonra yapılacak olan satışı takiben müvekkillerine ait hisse bedellerinin kesintisiz ve öncelikle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile davanın uzamasına sebep teşkil eden pay senedi talebinden vazgeçtiklerini, müvekkillerinin %5 payının kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Karar duruşmasından önce ibraz ettiği 05.04.2017 havale tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre harç yatırarak davayı ıslah etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 payının kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yine mahkemece verilen ilk kararda davacılardan ... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar bu yönden temyiz edilmemiştir. Dairemiz bozması sonrası verilen ikinci kararda anılan bu davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözden kaçırılarak, kabul kararı verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3995 E. 2021/2328 K.
Ortak:taleple bağlılık
İncelediğiniz karardaKarar duruşmasından önce «ibraz» ettiği 05.04.2017 «havale» tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre «harç» yatırarak davayı «ıslah» etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu karardaSomut olayda davacılar takip talebinde, 67.570,00 TL «asıl alacak» ile 45,36 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 67.615,36 TL'nin faizi ile davalı bankadan icra marifetiyle tahsilini talep etmiş; davalı bankanın borca ve fer'ilerine yönelik itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacılar dava dilekçesinde, yargılamanın sürüncemede kalmaması için vasıta ve «işlemiş faiz» taleplerinden vazgeçtiklerini belirterek, davalının 67.500.-TL 'ye vaki itirazının iptaline, takibin 67.500.-TL olarak devamına karar verilmesini talep etmiş olmalarına rağmen, mahkemece «talep aşımı» oluşturacak şekilde, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin aynen devamına karar verilmesi doğru olmayıp, mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulmas …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10512 E. 2018/5578 K.
Ortak:taleple bağlılık · Alacak
İncelediğiniz karardaKarar duruşmasından önce «ibraz» ettiği 05.04.2017 «havale» tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre «harç» yatırarak davayı «ıslah» etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın bu isteme göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette dava tarihine kadar «işlemiş faizin» ilavesiyle 84.631,34 USD'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, davacı 57.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği halde dava tarihinden sonraki faiz istemi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin “84.631,34 USD'nin dava tarihi itibariyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · feri müdahil · olumsuz oy · işlemiş faiz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın bu isteme göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette dava tarihine kadar «işlemiş faizin» ilavesiyle 84.631,34 USD'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, davacı 57.000 USD'nin bankaya yattığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği halde dava tarihinden sonraki faiz istemi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin “84.631,34 USD'nin dava tarihi itibariyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönd …
Bu durumda mahkemece, bilirkişiden faiz hususundaki itirazların değerlendirildiği ek rapor alınmadan itiraza uğramış bilirkişi raporundaki faiz tutarlarının benimsenip asıl alacağa ilave edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı ile «feri müdahil» ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11410 E. 2016/6298 K.
Ortak:taleple bağlılık · ıslah
İncelediğiniz karardaKarar duruşmasından önce «ibraz» ettiği 05.04.2017 «havale» tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre «harç» yatırarak davayı «ıslah» etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkil hisselerinin adlarına tescili ve «haciz» dışı bırakılmasına kadar işletmenin satış işlemi hakkında tedbir kararı verilmesini, daha sonra yapılacak olan satışı takiben müvekkillerine ait hisse bedellerinin kesintisiz ve öncelikle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; «ıslah» dilekçesi ile davanın uzamasına sebep teşkil eden pay senedi talebinden vazgeçtiklerini, müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda1- Davacı tarafça, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ve davalı ... yönünden aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalıların sorumluluğuna dayalı olarak açılan işbu davada hükmedilecek tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «ıslah» dilekçesi ile de tasfiye halinde ...
Somut olayda, davacı vekilinin «ıslah» dilekçesi ile, tazminatın davalılardan tahsili ile «tasfiye» halinde ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · anonim şirket yönetim kurulu · esas sözleşme · ibra · tasfiye memuru · fesih · anonim şirket · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zarar bakımından genel kurulca alınan «ibra» kararının ortakların dava açma hakkını engellemeyeceği, çünkü ortaklığın aldığı ibra kararının ancak ortaklığın kendi hakkı yönünde olduğu, yerleşmiş yargı içtihatları ve TTK hükümlerine göre «tasfiye memurlarının» kanuna, «esas sözleşmeye», iş görme şartlarını tespit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek 3. şahısları veya şirket ortaklarını zarara uğratırlarsa «kusursuzluklarını ispat» etmedikçe bundan sorumlu olacakları, 05/11/2010 tarihli genel kurulda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak da davalı ...'ın seçildiği, ...
1- Davacı tarafça, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ve davalı ... yönünden aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalıların sorumluluğuna dayalı olarak açılan işbu davada hükmedilecek tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «ıslah» dilekçesi ile de tasfiye halinde ...
Müdürlüğü'nün 15/04/2013 tarihinde «tasfiye» işlemi tescil edildiği halde «kesin» bilançonun genel kurula sunulmadığından şirketin «kaydının» silineceği yönünde şirkete «ihtarda» bulunduğu, tasfiye kararının verildiği 05/1/2010 tarihinden ihtar tarihi olan 15/04/2013 tarihine kadar geçen yaklaşık 3 yıllık sürede şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanmadığı, tasfiye memurunun görevini yerine getirmediği ve TTK 'nın ilgili maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.624,31 TL'nin icra takip tarihi olan 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari «temerrüt» faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1048 E. 2019/2678 K.
Ortak:taleple bağlılık · ıslah
İncelediğiniz karardaKarar duruşmasından önce «ibraz» ettiği 05.04.2017 «havale» tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre «harç» yatırarak davayı «ıslah» etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkil hisselerinin adlarına tescili ve «haciz» dışı bırakılmasına kadar işletmenin satış işlemi hakkında tedbir kararı verilmesini, daha sonra yapılacak olan satışı takiben müvekkillerine ait hisse bedellerinin kesintisiz ve öncelikle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; «ıslah» dilekçesi ile davanın uzamasına sebep teşkil eden pay senedi talebinden vazgeçtiklerini, müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı yanca, dava dilekçesiyle 3.133,37 TL alacağın davaya konu «mevduat hesabının» açıldığı tarihten itibaren işleyecek %75 faiz oranı ile davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına ve yargılama sürecinde de bu miktarı artıracak şekilde bir «ıslah» yapılamamış olmasına rağmen mahkemece, «taleple bağlılık» ilkesini ihlal eder şekilde 58.623,56 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · mevduat hesabı · asıl alacak · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… , davacının hesabını kapatma amacıyla hangi tarihte davalı bankaya müracaat ettiğini bildirmediği, davalı banka kayıtlarının da bu hususun anlaşılmadığı, bu nedenle «temerrüt tarihinin» dava tarihi olan 11.11.2003 tarihi olduğunun kabulü gerektiği, bozma ilamında belirtildiği şekilde, davalı banka tarafından uygulanan faiz oranlarına dayanılarak ve bileşik faiz uygulanması suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davacı hesabında bulunan paranın temerrüt tarihi itibariyle 58.623,56-TL'ye ulaştığının belirlendiği, «asıl alacak» olarak kabul edilen bu tutara bu tarihten sonra basit faiz usulü ile davacı talebini aşmayacak şekilde değişen oranlarda «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle 58.623,56-TL olarak belirlenen asıl alacağın dava tarihinden itibaren basit faiz usulü …
Somut olayda, davacı yanca, dava dilekçesiyle 3.133,37 TL alacağın davaya konu «mevduat hesabının» açıldığı tarihten itibaren işleyecek %75 faiz oranı ile davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına ve yargılama sürecinde de bu miktarı artıracak şekilde bir «ıslah» yapılamamış olmasına rağmen mahkemece, «taleple bağlılık» ilkesini ihlal eder şekilde 58.623,56 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4109 E. 2017/6089 K.
Ortak:taleple bağlılık
İncelediğiniz karardaKarar duruşmasından önce «ibraz» ettiği 05.04.2017 «havale» tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre «harç» yatırarak davayı «ıslah» etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 «payının» kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda davacının «fesih» nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · sözleşmenin feshi · kira sözleşmesi · fesih · istirdat · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.04.2004-31.10.2004 tarihlerini kapsayan «kira sözleşmesinin» imzalandığı, bu sözleşme ile davalıya ait oteldeki fotoğraf çekimi işlerinin davacılara verildiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde sunulan delillerden davalının feshin haklı olduğunu kanıtlayamadığı, «sözleşmenin feshi» nedeniyle davacıların, uğradıkları zarar ile tahrip edilen eşya bedelini isteyebilecekleri, kira bedelinin «istirdadı» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 75.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davacının «fesih» nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL'nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «kira sözleşmesinin» davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti açısından davalının ciddi itirazlarının değerlendirildiği rapor alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4 E. , 2021/4227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.05.2018 tarih ve 2016/54-2018/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili; Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile ... (Sivas Yatırım San. ve Tic.) A.Ş. arasında 24.04.1998 tarihinde Sivas Demir Çelik İşletmesi'nin Satışını düzenleyen bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin 13. maddesinde işletmenin %5 hissesinin şirket tarafından kapsam içi personele eşit oranda ve bedelsiz dağıtılacağının hükme bağlandığını, davalı şirketin bu güne kadar sözleşme uyarınca hisse dağıtımını gerçekleştirmediğini, ileri sürerek sözleşmenin 13. maddesi hükmü uyarınca müvekkillerine dağıtılması gerekli hisselerin adlarına tescilini talep ve dava etmiş 15/04/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın uzamasına sebep teşkil eden pay senedi taleplerinden vazgeçtiklerini, müvekkillerinin %5 payının hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; davacıların hisse satış sözleşmesi sonrasında kıdem ve ihbar tazminatlarını alarak şirketten ayrıldıklarını, sözleşmenin 13. maddesinin davacılara bu davayı açma hususunda yetki vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için 60813 adet hissenin davalı şirketten alınarak davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Asıl ve birleşen davalar; Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile dava dışı ... (Sivas Yatırım San. ve Tic. A.Ş.) arasında Sivas Demir Çelik İşletmeleri A.Ş. hisselerinin satışını düzenleyen sözleşmenin 13. maddesi uyarınca bedelsiz dağıtılması öngörülen %5'lik hisseden her bir davacıya isabet edecek pay bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için 60.813 adet hissenin davalı şirketten alınarak davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK'nın aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkil hisselerinin adlarına tescili ve haciz dışı bırakılmasına kadar işletmenin satış işlemi hakkında tedbir kararı verilmesini, daha sonra yapılacak olan satışı takiben müvekkillerine ait hisse bedellerinin kesintisiz ve öncelikle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile davanın uzamasına sebep teşkil eden pay senedi talebinden vazgeçtiklerini, müvekkillerinin %5 payının kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Karar duruşmasından önce ibraz ettiği 05.04.2017 havale tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre harç yatırarak davayı ıslah etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 payının kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yine mahkemece verilen ilk kararda davacılardan ... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar bu yönden temyiz edilmemiştir. Dairemiz bozması sonrası verilen ikinci kararda anılan bu davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözden kaçırılarak, kabul kararı verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalıya iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670581500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz