Yenileme dilekçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1848 E. 2013/20530 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme dilekçesi↗ bono/kambiyo senedi↗ yenileme talebi↗ ödeme emri tebliği↗ takibin kesinleşmesi↗ zamanaşımının kesilmesi↗ borca itiraz↗ ödeme emri↗ işlemden kaldırma↗ maddi hata↗ kambiyo senedi↗ zamanaşımı def'i↗ yenileme↗ def'i↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ esastan ret↗ haciz↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalı-borçluların ödeme emrini tebliğ aldığına ilişkin mal beyanı dilekçelerinde (30.06.2006) borca itiraz etmedikleri ve bu tarih itibarı ile takibin kesinleştiği, artık davacının sadece haciz isteme imkânı mevcut iken bu tarihten itibaren üç yıllık süre içerisinde, yani; 30.06.2009 tarihine kadar haciz istemediği, bunun yerine kesinleşmiş takibi olmasına rağmen davalı-borçlulara tekrar ödeme emri tebliğ etmeye çalıştığı, bu işlemin ise zamanaşımını kesmediği, bu işlemlerin haciz ve satış gibi takibin ilerlemesini sağlayan işlemlerden olmadığı sabit olduğu; bu tarihten sonra bir yıllık süre içerisinde ise; eTTK m. 644’e (yTTK m. 732) göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak dava açmadığı, 09.01.2012 tarihinde açtığı davanın ise süresinde yapılan zamanaşımı def’i ile karşılaştığı ve davanın esas yönünden reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.’nın 644. maddesine dayalı olarak açılan sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir. Dava konusu bonoların vade tarihleri 20/06/2005 olup, Mülga 6762 TTK 690. madde yollamasıyla TTK’nın 661. maddesine göre, hamilin bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıldır. 21/12/2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımı kesilmiş, bundan sonra yapılan takip işlemleri ile zamanaşımında kesilmeler olmuş, 15/01/2008 tarihinde borçlunun adresinin tespiti için yazılan yazı ile de zamanaşımı kesilmiş, 29/06/2011 tarihinde icra takibi alacaklı tarafından yenilenmiş olup, en son zamanaşımı kesilme tarihi 15/01/2008 ile belirtilen yenileme tarihi arasında üç yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan takip konusu bono, kambiyo senedi niteliğini yitirmiştir. TTK.’nın 644. maddesi uyarınca, zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı sebepsiz zenginleşme davasının hamil tarafından keşideciye karşı bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir. Dava konusu bonoların, en son zamanaşımının kesildiği 15/01/2008 tarihinden itibaren üç yıl sonra 15/01/2011 tarihinde zamanaşımına uğramalarından itibaren TTK 644. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi içinde 09/01/2012 tarihinde bu dava açıldığından, davalıların zamanaşımı def'i yerinde olmayıp, davanın zamanaşımından reddi doğru olmamıştır. Mahkemenin davalıların mal beyanında bulundukları tarih olan 30/06/2006 tarihinden itibaren üç yıl zamanaşımı süresinin geçirildiği, arada yapılan işlemlerin gereksiz işlemler olduğuna dair gerekçesi, işlemden kaldırılan takip dosyasını 17/09/2007 tarihinde alacaklının yenileme dilekçesi vererek yenilemesi, başka bir ifadeyle İİK’nın 78/5. maddesine göre kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takipte oluşan haciz isteme hakkı üzerine yeniden haciz istemek için yenileme dilekçesi vermesi ve 15/01/2008’de yenileme talebinin davalı borçlulara tebliği için istemde bulunup bir diğer davalı borçlu için de bu istemin tebliği için adres tespiti istemesi icra takip hukukuna uygun ve takibi ilerleten takip muamelesi olup, yapılan bu işlem de üç yıllık zamanaşımı süresini kestiğinden, yerinde değildir. Mahkemece zamanaşımı nedeniyle dava reddedilmiş ise de, gerekçenin sonunda esastan ret yazılması maddi hataya dayalı olup, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın zamanaşımından reddi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5604 E. 2023/114 K.
Ortak:işlemden kaldırma · yenileme · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · bono · vade · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaTTK.’nın 644. maddesi uyarınca, «zamanaşımına» uğrayan bonolara dayalı «sebepsiz zenginleşme» davasının «hamil» tarafından «keşideciye» karşı bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir.
Dava konusu bonoların «vade» tarihleri 20/06/2005 olup, Mülga 6762 TTK 690. madde yollamasıyla TTK’nın 661. maddesine göre, «hamilin» bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda «zamanaşımı» süresi vadeden itibaren üç yıldır.
21/12/2005 tarihinde yapılan takiple «zamanaşımı kesilmiş», bundan sonra yapılan takip işlemleri ile zamanaşımında kesilmeler olmuş, 15/01/2008 tarihinde borçlunun adresinin tespiti için yazılan yazı ile de zamanaşımı kesilmiş, 29/06/2011 tarihinde icra takibi alacaklı tarafından «yenilenmiş» olup, en «son» zamanaşımı kesilme tarihi 15/01/2008 ile belirtilen yenileme tarihi arasında üç yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan takip konusu «bono, kambiyo senedi» niteliğini yitirmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «bononun» 30.04.2005 «vade tarihini» taşıdığı, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 690 ıncı maddesinin yollamasıyla 661 inci maddesi uyarınca «hamilin» bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda «zamanaşımı» süresinin vadeden itibaren üç yıl olduğu, 12.07.2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımının kesildiği, icra takibinin devam eden süreçte «takipsizlik» nedeniyle 14.12.2009 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» ve 11.06.2015 tarihinde «yenilendiği», dosyasının işlemden kaldırılmasından önce zamanaşımını kesecek nitelikteki en «son» işlemin 26.10.2007 tarihinde yapıldığı, bu tarihten takibin yenilendiği tarihe kadar zamanaşımını kesecek nitelikte bir işlem bulunmadığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin takibin yenilendiği tarihten önce 26.10.2010 tarihi itibariyle dolduğu ve davaya konu bononun «kambiyo vasfını» yitirdiği, 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı «sebepsiz zenginleşme» davasının bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiği, bononun 26.10.2010 tarihinde zamanaşımına uğradığ …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «zamanaşımına» uğramış «bononun» «hamili» tarafından «keşideciye» ve «cirantaya» karşı mülga 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesine (6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi) dayalı olarak açılmış «sebepsiz zenginleşme» davasıdır.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçluların «bononun» «zamanaşımına» uğradığından bahisle «icranın geri bırakılması» için İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde açtıkları davanın kabulle sonuçlandığını, bu kararın 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, bononun zamanaşımına uğradığı, bu tari …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icranın geri bırakılması · kambiyo vasfı · vade tarihi · takipsizlik kararı · ciranta
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «bononun» 30.04.2005 «vade tarihini» taşıdığı, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 690 ıncı maddesinin yollamasıyla 661 inci maddesi uyarınca «hamilin» bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda «zamanaşımı» süresinin vadeden itibaren üç yıl olduğu, 12.07.2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımının kesildiği, icra takibinin devam eden süreçte «takipsizlik» nedeniyle 14.12.2009 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» ve 11.06.2015 tarihinde «yenilendiği», dosyasının işlemden kaldırılmasından önce zamanaşımını kesecek nitelikteki en «son» işlemin 26.10.2007 tarihinde yapıldığı, bu tarihten takibin yenilendiği tarihe kadar zamanaşımını kesecek nitelikte bir işlem bulunmadığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin takibin yenilendiği tarihten önce 26.10.2010 tarihi itibariyle dolduğu ve davaya konu bononun «kambiyo vasfını» yitirdiği, 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı «sebepsiz zenginleşme» davasının bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiği, bononun 26.10.2010 tarihinde zamanaşımına uğradığ …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçluların «bononun» «zamanaşımına» uğradığından bahisle «icranın geri bırakılması» için İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde açtıkları davanın kabulle sonuçlandığını, bu kararın 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, bononun zamanaşımına uğradığı, bu tari …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «zamanaşımına» uğramış «bononun» «hamili» tarafından «keşideciye» ve «cirantaya» karşı mülga 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesine (6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi) dayalı olarak açılmış «sebepsiz zenginleşme» davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz kararda732) göre «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak dava açmadığı, 09.01.2012 tarihinde açtığı davanın ise süresinde yapılan «zamanaşımı def»’i ile karşılaştığı ve davanın esas yönünden reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK.’nın 644. maddesine dayalı olarak açılan «sebepsiz zenginleşmeden» doğan alacak istemine ilişkindir.
TTK.’nın 644. maddesi uyarınca, «zamanaşımına» uğrayan bonolara dayalı «sebepsiz zenginleşme» davasının «hamil» tarafından «keşideciye» karşı bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, TTK’nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren % 70 oranında «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1848 E. , 2013/20530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/09/2012 tarih ve 2012/15-2012/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar ... ve ...’nin birlikte keşideci oldukları 20.06.2005 vade tarihli 1.700 TL ve yine 20.06.2005 vade tarihli 3.000 TL'lik senetlere dayanarak bu senetlerde kefil olarak bulunan ...hakkında 21.12.2005 tarihinde 10 örnek ödeme emri ile İzmir 10. İcra Müdürlüğü’nün 2005/9973 E. sayılı dosyası ile icra takibinin başladığını, takibin ilk olarak 17.09.2007 tarihinde yenilendiğini ve 2007/4673 numarası aldığını, daha sonra tekrar yenilerek 2011/6155 numarası aldığını, davalı borçluların 25.11.2011 tarihinde İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak zaman aşımı definde bulunduklarını, 28.11.2011 tarihinde senetlerin zaman aşımına uğradığı kabul edilerek 2011/970 E. 2011/971 K.
Sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, davalıların icra dosyasına konu borcu ödemediklerini, her ne kadar 04.07.2011 tarihli yenileme emrini dikkate alarak zaman aşımı iddiaları kabul edilmiş ise de, bunun kabulünün doğru olmadığını, zaman aşımı dolduktan sonra bir yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak davası açılabileceğinden alacak davası açıldığını, müvekkilin defterlerinin yanması nedeniyle İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/146 E. sayılı dosyasında zayii belgesi kararı aldıklarını belirterek, müvekkilinin 20.06.2005 tarihli 3.000 TL ve 20.06.2005 tarihli 1.700 TL bedelli iki adet senetten dolayı alacağının tahsiline, alacağa 20.06.2005 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirketi temsilen davalı ..., TTK m. 661'deki 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/970 E. 2011/971 K. Sayılı 28.11.2011 tarihli kararı ile senetlerin vade tarihinin 20.06.2005 olduğunu ve 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğuna ilişkin kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, bu sürenin 20.06.2005 +3 yıl = 20.06.2008 den itibaren 1 yıllık süre içerisinde yani 20.06.2009 tarihine kadar açılması ve zaman aşımı yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalı-borçluların ödeme emrini tebliğ aldığına ilişkin mal beyanı dilekçelerinde (30.06.2006) borca itiraz etmedikleri ve bu tarih itibarı ile takibin kesinleştiği, artık davacının sadece haciz isteme imkânı mevcut iken bu tarihten itibaren üç yıllık süre içerisinde, yani;
30. 06.2009 tarihine kadar haciz istemediği, bunun yerine kesinleşmiş takibi olmasına rağmen davalı-borçlulara tekrar ödeme emri tebliğ etmeye çalıştığı, bu işlemin ise zamanaşımını kesmediği, bu işlemlerin haciz ve satış gibi takibin ilerlemesini sağlayan işlemlerden olmadığı sabit olduğu; bu tarihten sonra bir yıllık süre içerisinde ise; eTTK m. 644’e (yTTK m. 732) göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak dava açmadığı, 09.01.2012 tarihinde açtığı davanın ise süresinde yapılan zamanaşımı def’i ile karşılaştığı ve davanın esas yönünden reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.’nın 644. maddesine dayalı olarak açılan sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir. Dava konusu bonoların vade tarihleri 20/06/2005 olup, Mülga 6762 TTK 690. madde yollamasıyla TTK’nın 661. maddesine göre, hamilin bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıldır. 21/12/2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımı kesilmiş, bundan sonra yapılan takip işlemleri ile zamanaşımında kesilmeler olmuş, 15/01/2008 tarihinde borçlunun adresinin tespiti için yazılan yazı ile de zamanaşımı kesilmiş, 29/06/2011 tarihinde icra takibi alacaklı tarafından yenilenmiş olup, en son zamanaşımı kesilme tarihi 15/01/2008 ile belirtilen yenileme tarihi arasında üç yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan takip konusu bono, kambiyo senedi niteliğini yitirmiştir.
TTK.’nın 644. maddesi uyarınca, zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı sebepsiz zenginleşme davasının hamil tarafından keşideciye karşı bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir. Dava konusu bonoların, en son zamanaşımının kesildiği 15/01/2008 tarihinden itibaren üç yıl sonra 15/01/2011 tarihinde zamanaşımına uğramalarından itibaren TTK 644. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi içinde 09/01/2012 tarihinde bu dava açıldığından, davalıların zamanaşımı def'i yerinde olmayıp, davanın zamanaşımından reddi doğru olmamıştır. Mahkemenin davalıların mal beyanında bulundukları tarih olan 30/06/2006 tarihinden itibaren üç yıl zamanaşımı süresinin geçirildiği, arada yapılan işlemlerin gereksiz işlemler olduğuna dair gerekçesi, işlemden kaldırılan takip dosyasını 17/09/2007 tarihinde alacaklının yenileme dilekçesi vererek yenilemesi, başka bir ifadeyle İİK’nın 78/5.
maddesine göre kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takipte oluşan haciz isteme hakkı üzerine yeniden haciz istemek için yenileme dilekçesi vermesi ve 15/01/2008’de yenileme talebinin davalı borçlulara tebliği için istemde bulunup bir diğer davalı borçlu için de bu istemin tebliği için adres tespiti istemesi icra takip hukukuna uygun ve takibi ilerleten takip muamelesi olup, yapılan bu işlem de üç yıllık zamanaşımı süresini kestiğinden, yerinde değildir. Mahkemece zamanaşımı nedeniyle dava reddedilmiş ise de, gerekçenin sonunda esastan ret yazılması maddi hataya dayalı olup, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın zamanaşımından reddi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2013. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633986100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz