Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1927 E. 2020/5609 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal konvansiyonu↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ taşıma senedi↗ sorumluluk sınırlaması↗ sdr↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ rücuen tazminat↗ ek prim↗ iş bölümü↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ hasar↗ avans faizi↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, uyuşmazlık konusu taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı,
Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta primi) yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na teslim edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı taşıyıcıya kayıp/hasar ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının gerçek zararının ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşıma senedine dayalı olarak Newyork'tan İstanbul'a taşınan emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle davalı taşıyıcıdan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya hasar gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve sorumluluk sınırları düzenlenmiştir. Taşıyıcının Konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluktur. Ancak, gönderenin, taşımaya konu emtia için özel bir fayda beyanında bulunduğu ve gerektiğinde ek ücret ödediği hallerde, taşıyanın gerçek zarardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında bulunan hava taşıma senedi incelendiğinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı bölümde "These commodities are Authorized by the U.S. Goverment for the Export to Turkey for use by the Turkısh Military" ifadelerinin yeraldığı, tercümesi dikkate alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu hava taşıma senedinin davalı taşıyıcı Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, yukarıda ifade edilen yazılı İngilizce ibarelerin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerekirken yazılı gerekçelerle sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6537 E. 2022/7608 K.
Ortak:taşıma senedi · gerçek zarar · iş bölümü · kâr kaybı · taşıyıcı · taşıyan · hasar · avans faizi
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, «uyuşmazlık konusu» taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı, Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta «primi») yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na «teslim» edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı «taşıyıcıya» kayıp/«hasar» ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, hava «taşıma senedine» dayalı olarak Newyork'tan İstanbul'a taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, «taşıyıcının sorumluluğuna» verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde «teslimi» ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya «hasar» gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve «sorumluluk sınırları» düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava «taşıma senedinin» davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı ... şirketinin «sigorta tazminatını» sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket «taşıyıcıya» verilirken gönderici varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg'nin kısmi «zıyaı» uğradığı, söz konusu kayıp/«hasarın» taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı «bölümde» "These commodities are Authorized by the U.S.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuan tazminat» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozmaya uyma · zıya · rücuan tazminat · sigorta tazminatı · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda2- Dava, hava «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuan tazminat» talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket «taşıyıcıya» verilirken gönderici varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg'nin kısmi «zıyaı» uğradığı, söz konusu kayıp/«hasarın» taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı «bölümde» "These commodities are Authorized by the U.S.
… alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava «taşıma senedinin» davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı ... şirketinin «sigorta tazminatını» sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizce, sigortalı ile davalı arasındaki hava taşıma senedinde belirtilen değer esas alınarak «gerçek zararın» tespiti gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece «bozmaya uyma» kararı verilmiş ise de bozmadan önceki bilirkişi raporunda belirtilen, davacı ile sigortalısı arasındaki sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen miktar üzerinden da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3183 E. 2021/5146 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, «uyuşmazlık konusu» taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı, Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta «primi») yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na «teslim» edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı «taşıyıcıya» kayıp/«hasar» ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, «taşıyıcının sorumluluğuna» verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde «teslimi» ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya «hasar» gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve «sorumluluk sınırları» düzenlenmiştir.
Söz konusu hava «taşıma senedinin» davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, yukarıda ifade edilen yazılı İngilizce ibarelerin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerekirken yazılı gerekçelerle «sınırlı sorumluluğuna» hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi doğru görülmemiş, kararının bozulması gere …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… de bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde «fatura» bulunmasının «özel değer bildirimini» gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel değer bildirimi · pervasızca hareket · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · faiz başlangıç tarihi · sorumluluktan kurtulma · mevduat hesabı · cy/cy şerhi · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… de bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde «fatura» bulunmasının «özel değer bildirimini» gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Dava, hava yolu kargo «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1905 E. 2022/3968 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe bozma yasağı · usuli kazanılmış hak · müteselsil sorumluluk · infaz · kazanılmış hak · oy yasağı
Benzer bu karardaAnılan davalı yönünden mahkemenin ilk kararı temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde mahkemece bu davalı yönünden 2.650,59 TL yönünden oluşan «usuli kazanılmış hak» dikkate alınmaksızın daha fazla tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle A.
Mahkemece bozmaya uyularak «aleyhe bozma yasağını» ihlal edecek şekilde davalı ...Ş. aleyhine daha fazla tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş verilen hükmün bu nedenle Türk Hava Yolları A.Ş. lehine bozulması gerekmiştir.
Şti.'nin ödeme iddiasının icra dosyasının «infazı» aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınacak olmasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Mahkemece ilk kararda davalı ...Ş.'nin 2.650,59 TL yönünden müştereken ve «müteselsilen sorumluluğuna» karar verilmiş, söz konusu karar Türk Hava Yolları A.Ş.'nin temyizi üzerine bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · teslim
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, «uyuşmazlık konusu» taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı, Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta «primi») yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na «teslim» edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı «taşıyıcıya» kayıp/«hasar» ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, «taşıyıcının sorumluluğuna» verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde «teslimi» ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya «hasar» gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve «sorumluluk sınırları» düzenlenmiştir.
Taşıyıcının Konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak «sınırlı sorumluluktur».
Benzer bu karardaBu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ticari faiz · zayi · taşıma sözleşmesi · protokol · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12033 E. 2018/4586 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · tüketici işlemi · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · cy/cy kaydı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait bagajın kaybolduğu, uluslararası «hava taşımasından» kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığa Montreal Konvensiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından özel fayda «kaydı» bulunmamasından dolayı davalının 1.131 SDR den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın 4.556,69 TL'lik kısmı bakımından kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… i Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «taşıma sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Somut olayda, davacı tüketici olup, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada, 05.11.2014 dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince «görevli» mahkeme tüketici mahkemesidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1927 E. , 2020/5609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.04.2018 tarih ve 2016/664 E- 2018/440 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.02.2019 tarih ve 2018/961 E- 2019/224 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.12.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalı Milli Savunma Bakanlığı Hava Lojistik Komutanlığına ait hava aracı yedek parça ekipmanı emtiasının müvekkili şirket tarafından Emtia Nakliye (Abonman) Sigorta Poliçesi kapsamında 02/03/2015-26/08/2015 tarihleri arasında nakliyat muhataralarına karşı sigortalandığını, ... no.lu hava konişmentosunda miktarı ve değeri kayıtlı bulunan sigortalı 5 kap emtiadan, davalıya ait TK 0012 sefer sayılı uçakla 20/07/2015 tarihli New York-ABD/İstanbul-Türkiye taşınması sonrasında 1 kap eksik olarak teslim edildiğini, eksik teslimat kaydı 03/08/2015 tarihinde konşimento üzerine dercedildiği gibi ayrıca sigortalısı tarafından davalı taşıyana hasar ihbarı da yapıldığını, davalı tarafından 04/08/2015 tarihinden itibaren muhtelif tarihli elektronik posta mesajları, 22/08/2015 tarih ve 02/11/2015 tarihli yazıları ile hasar/kayıp olayının bilgileri dahilinde olduğunun kabul edildiğini, hasar tespitine göre, sigortalıya kayıp/eksik emtianın bedeli olarak fatura tutarının 325.941,30 USD karşılığı 952.824,20 TL hasar tazminatının 04/01/2016 tarihinde ödendiğini, ayrıca sigortalının hasar nedeniyle sahip olduğu tüm talep ve dava haklarının devir ve temlik alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 952.824,20 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, somut olaya Montreal Konvansyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkiline süresi içinde usulüne uygun olarak ihbarda bulunulmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun eksik teslim olunan kargonun kilogramı ile 19 SDR’nin çarpımı sonucu bulunacak üst limitle sınırlı olmak kaydıyla ispat edilecek gerçek zararla sınırlı olduğunu, faiz talebinin başlangıcının karar tarihi olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, uyuşmazlık konusu taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı,
Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta primi) yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na teslim edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı taşıyıcıya kayıp/hasar ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının gerçek zararının ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşıma senedine dayalı olarak Newyork'tan İstanbul'a taşınan emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle davalı taşıyıcıdan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya hasar gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve sorumluluk sınırları düzenlenmiştir. Taşıyıcının Konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluktur. Ancak, gönderenin, taşımaya konu emtia için özel bir fayda beyanında bulunduğu ve gerektiğinde ek ücret ödediği hallerde, taşıyanın gerçek zarardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında bulunan hava taşıma senedi incelendiğinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı bölümde "These commodities are Authorized by the U.S. Goverment for the Export to Turkey for use by the Turkısh Military" ifadelerinin yeraldığı, tercümesi dikkate alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu hava taşıma senedinin davalı taşıyıcı Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, yukarıda ifade edilen yazılı İngilizce ibarelerin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerekirken yazılı gerekçelerle sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630460500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz