Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3183 E. 2021/5146 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel değer bildirimi↗ pervasızca hareket↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ faiz başlangıç tarihi↗ sorumluluktan kurtulma↗ sınırlı sorumluluk↗ mevduat hesabı↗ cy/cy şerhi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ fatura↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın uluslararası nitelikte olmadığı, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde teslim edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faizin başlangıç tarihi ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yolu kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Dairemizin 09.02.2017 tarih ve 2016/1241 Esas- 2017/711 Karar sayılı ilamında davalı vekilinin, dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” ve “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtlarının yer aldığını, bu durumda davacının herhangi bir değer bildiriminde bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen şerh kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin ibrazı sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde fatura bulunmasının özel değer bildirimini gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece bu kez, kararının delillerin değerlendirilmesi bölümünde “davalı tarafın kendisine 3 koli halinde teslim edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” kabul edilerek davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu
olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin pervasızca hareket ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir (11. HD. T. 26.01.1999, E. 1998/5499, K. 1999/136).
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1241 E. 2017/711 K.
Ortak:özel değer bildirimi · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluktan kurtulma · sınırlı sorumluluk · mevduat hesabı · cy/cy şerhi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… de bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde «fatura» bulunmasının «özel değer bildirimini» gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
Benzer bu karardaBu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığı tespit edilmeli, ek ücret alınıp alınmadığı araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
O halde, açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde «fatura» bulunmasının «özel değer bildiriminin» olduğunu gösterdiği ./.. sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 2920 sayılı Kanunun 121. ve aynı kanunun «taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasına» ilişkin 123. maddede yer alan hükümlere atıfla davalı tarafın 2920 sayılı Yasa'nın 123. madde kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürmediği gerekçesiyl …
2- Dava, hava yolu kargo «taşıma sözleşmesine» istinaden taşınan kolinin «kaybı» nedeniyle «taşıyıcıdan» tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para alacağı · sorumluluk sınırlaması · para alacağı · gecikme faizi · taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · protokol · avans faizi
Benzer bu karardaBu suretle, «yabancı para alacağına» 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken hükmedilen alacak miktarına «avans faizi» uygulanması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… aların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 124. maddesinde ise “«sorumluluğunun sınırlandırılması», 12 Ekim 1929 tarihinde imzalanan ve Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve «protokollerin» hükümlerine göre tayin olunur.” hükmü düzenlenmiştir.
2920 sayılı Kanunun atıf yaptığı uyarınca yük taşımasında «taşıyıcının sorumluluğu sınırlıdır».
… /2012 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan faizi ile birlikte tahsili istendiği halde mahkemece 212.000,00 USD'nin 29/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faizi düzenleyen 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya «gecikme faizi» kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6537 E. 2022/7608 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece bu kez, kararının delillerin değerlendirilmesi bölümünde “davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” kabul edilerek davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket «taşıyıcıya» verilirken gönderici varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg'nin kısmi «zıyaı» uğradığı, söz konusu kayıp/«hasarın» taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı «bölümde» "These commodities are Authorized by the U.S.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuan tazminat» talebine ilişkindir.
… alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava «taşıma senedinin» davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı ... şirketinin «sigorta tazminatını» sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozmaya uyma · taşıma senedi · zıya · rücuan tazminat · sigorta tazminatı · gerçek zarar · iş bölümü · kâr kaybı
Benzer bu kararda… alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava «taşıma senedinin» davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı ... şirketinin «sigorta tazminatını» sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket «taşıyıcıya» verilirken gönderici varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg'nin kısmi «zıyaı» uğradığı, söz konusu kayıp/«hasarın» taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı «bölümde» "These commodities are Authorized by the U.S.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuan tazminat» talebine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizce, sigortalı ile davalı arasındaki hava taşıma senedinde belirtilen değer esas alınarak «gerçek zararın» tespiti gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece «bozmaya uyma» kararı verilmiş ise de bozmadan önceki bilirkişi raporunda belirtilen, davacı ile sigortalısı arasındaki sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen miktar üzerinden da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1927 E. 2020/5609 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… de bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde «fatura» bulunmasının «özel değer bildirimini» gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, «uyuşmazlık konusu» taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı, Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta «primi») yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na «teslim» edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı «taşıyıcıya» kayıp/«hasar» ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, «taşıyıcının sorumluluğuna» verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde «teslimi» ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya «hasar» gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve «sorumluluk sınırları» düzenlenmiştir.
Söz konusu hava «taşıma senedinin» davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, yukarıda ifade edilen yazılı İngilizce ibarelerin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerekirken yazılı gerekçelerle «sınırlı sorumluluğuna» hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi doğru görülmemiş, kararının bozulması gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · sorumluluk sınırlaması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · rücuen tazminat · ek prim · iş bölümü · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, «uyuşmazlık konusu» taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı, Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta «primi») yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na «teslim» edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı «taşıyıcıya» kayıp/«hasar» ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, hava «taşıma senedine» dayalı olarak Newyork'tan İstanbul'a taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, «taşıyıcının sorumluluğuna» verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde «teslimi» ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya «hasar» gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve «sorumluluk sınırları» düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında bulunan hava «taşıma senedi» incelendiğinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı «bölümde» "These commodities are Authorized by the U.S.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3183 E. , 2021/5146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 14.01.2021 tarih ve 2019/434-2021/31 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Yunus Emre Kızılaslan ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, 16.05.2014 tarihinde KKTC merkezli NCC Trading Ltd. ile yaptığı satım akdi uyarınca 3 adet tıbbi cihaz seti ithal ettiğini, gönderilen malların satıcı tarafından İzmir'de teslim edilmek üzere CIF gönderildiği, malzemenin 20.05.2014 tarihinde davalı şirket tarafından İzmir'e sevk edilmek üzere Ercan Havalimanı'nda teslim alındığını, 3 adet koliden 1 tanesinin İzmir'e ulaşmadığını, 2 adet kolinin ihtirazı kayıt ile davalıdan teslim alındığını, kayıp olan 3. kolinin halen teslim edilmediğini, konşimento belgesi ekinde bulunan ticari faturalarda belirtildiği üzere kayıp kolide bulunan cihaz setinin değerinin 212.000. USD olduğunu, gönderilen ihtarnamelere cevap verilmediğini, ancak 14.08.2014 tarihinde davalı şirketin İzmir ofisi yetkilisinin kargonun bulunamadığını mail yolu ile bildirdiğini, KKTC'nin hava yolu taşımacılığına ilişkin sözleşmelere taraf olmadığını, bu sebeple uyuşmazlığın Türk Hukuku'na göre çözümlenmesi gerektiğini, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Yasası gereğince malın eksik teslim edilmesinin ziyaa uğradığı anlamına geleceğini, davalı taşıyıcının sorumluluğunun ağırlaştırılmış özen borcuna dayalı bir sorumluluk olduğunu, davalının üzerine düşen özeni göstermediği ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını, değerini bildiği kargoyu kayıp etmesi nedeni ile Sivil Havacılık Yasası gereğince sınırsız sorumlu olduğunu ileri sürerek, 212.000.- USD tazminatın 20.05.2012 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtilaf konusu taşımanın uluslararası bir taşıma niteliğinde olduğundan dava konusu olaya 28.05.1999 tarihli ve Türkiye açısından 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren "Havayolu İle Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme (Montreal Konvensiyonu)" hükümlerinin uygulanacağını, sözleşmenin 22/3 maddesi gereğince davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının sınırlı sorumluluk limitleri içinde kalmak kaydıyla ancak ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararını talep edebileceğini, ancak karar tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın uluslararası nitelikte olmadığı, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde teslim edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123.
maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faizin başlangıç tarihi ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yolu kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Dairemizin 09.02.2017 tarih ve 2016/1241 Esas- 2017/711 Karar sayılı ilamında davalı vekilinin, dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” ve “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtlarının yer aldığını, bu durumda davacının herhangi bir değer bildiriminde bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen şerh kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin ibrazı sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde fatura bulunmasının özel değer bildirimini gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece bu kez, kararının delillerin değerlendirilmesi bölümünde “davalı tarafın kendisine 3 koli halinde teslim edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” kabul edilerek davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu
olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin pervasızca hareket ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir (11. HD. T.
26. 01.1999, E. 1998/5499, K. 1999/136).
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681467200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz