Bozmaya uyma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6537 E. 2022/7608 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozmaya uyma↗ ttk 1472↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ taşıma senedi↗ zıya↗ sdr↗ rücuan tazminat↗ sigorta tazminatı↗ gerçek zarar↗ taşıma sözleşmesi↗ iş bölümü↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ hasar↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davalının sorumluluğunun özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu gerekçesi ile verilen davanın kısmen kabulüne dair kararının davacı istinaf başvurusu sonucu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine temyiz kanun yoluna başvuran davacının temyizi kabul edilerek istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg'nin kısmi zıyaı uğradığı, söz konusu kayıp/hasarın taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı bölümde "These commodities are Authorized by the U.S. Goverment for the Export to Turkey for use by the Turkısh Military" ifadelerinin yeraldığı, tercümesi dikkate alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava taşıma senedinin davalı taşıyıcı Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının gerçek zararının ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı ... şirketinin sigorta tazminatını sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava taşıma sözleşmesine dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle davalı taşıyıcıdan rücuan tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizce, sigortalı ile davalı arasındaki hava taşıma senedinde belirtilen değer esas alınarak gerçek zararın tespiti gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozmadan önceki bilirkişi raporunda belirtilen, davacı ile sigortalısı arasındaki sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece bozma ilamındaki hususlar gözetilerek sigortalı Milli Savunma Bakanlığı ile taşıyan arasındaki sözleşme hükümlerine göre gerçek zararın belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozmaya aykırı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1927 E. 2020/5609 K.
Ortak:taşıma senedi · gerçek zarar · iş bölümü · kâr kaybı · taşıyıcı · taşıyan · hasar · avans faizi
İncelediğiniz kararda… alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava «taşıma senedinin» davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı ... şirketinin «sigorta tazminatını» sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket «taşıyıcıya» verilirken gönderici varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg'nin kısmi «zıyaı» uğradığı, söz konusu kayıp/«hasarın» taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı «bölümde» "These commodities are Authorized by the U.S.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuan tazminat» talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, «uyuşmazlık konusu» taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı, Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta «primi») yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na «teslim» edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı «taşıyıcıya» kayıp/«hasar» ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, hava «taşıma senedine» dayalı olarak Newyork'tan İstanbul'a taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, «taşıyıcının sorumluluğuna» verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde «teslimi» ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya «hasar» gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve «sorumluluk sınırları» düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tazminat · ek prim · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, «uyuşmazlık konusu» taşımanın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, Air Waybill/Hava Yük Senedi düzenlenmesinde gönderici tarafından emtia-kargo ile ilgili Daclared Value for Carriage(Kargonun Beyan Edilen Değeri) bölümünde herhangi bir değer beyanında bulunulmadığı, Amount of Insurance (Sigorta Bedeli) tahsil edilmediği, gönderen tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı, ilave bir ödeme (sigorta «primi») yapılmadığı, New York JFK havalimanında İstanbul’a gönderilmek üzere THY A.O.’na «teslim» edilen 5 kap, 349,27 kg tutarındaki emtia-kargodan uçağın İstanbul AHL’ye inişini takiben 1 kabın uçaktan boşaltılma esnasında çıkmadığı, kayıp olduğu, davalı «taşıyıcıya» kayıp/«hasar» ihbarında bulunulduğu, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, buna göre, sorumluluğun 1330 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplandığı, dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ise, 817.363,00 TL olarak belirlendiği, 1330 SDR'nin karar tarihi itibariyle karşılığı 8.036,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1330 SDR karşılığı 8.036,12 TL'nin, ödeme tarihi olan 04/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, «taşıyıcının sorumluluğuna» verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde «teslimi» ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya «hasar» gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve «sorumluluk sınırları» düzenlenmiştir.
Dava, hava «taşıma senedine» dayalı olarak Newyork'tan İstanbul'a taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Taşıyıcının Konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak «sınırlı sorumluluktur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3183 E. 2021/5146 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket «taşıyıcıya» verilirken gönderici varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg'nin kısmi «zıyaı» uğradığı, söz konusu kayıp/«hasarın» taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı «bölümde» "These commodities are Authorized by the U.S.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında «kaybı» nedeniyle davalı «taşıyıcıdan» «rücuan tazminat» talebine ilişkindir.
… alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava «taşıma senedinin» davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının «gerçek zararının» ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı ... şirketinin «sigorta tazminatını» sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece bu kez, kararının delillerin değerlendirilmesi bölümünde “davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” kabul edilerek davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel değer bildirimi · pervasızca hareket · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · faiz başlangıç tarihi · sorumluluktan kurtulma · sınırlı sorumluluk · mevduat hesabı · cy/cy şerhi
Benzer bu kararda… de bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde «fatura» bulunmasının «özel değer bildirimini» gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
Mahkemece, davalının «sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanamayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6537 E. , 2022/7608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.03.2021 tarih ve 2021/80 E. - 2021/227 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalı Milli Savunma Bakanlığı Hava Lojistik Komutanlığına ait hava aracı yedek parça ekipmanı emtiasının müvekkili şirket tarafından Emtia Nakliye (Abonman) Sigorta Poliçesi kapsamında 02/03/2015-26/08/2015 tarihleri arasında nakliyat muhataralarına karşı sigortalandığını, 235-08344954 no.lu hava konişmentosunda miktarı ve değeri kayıtlı bulunan sigortalı 5 kap emtiadan, davalıya ait TK 0012 sefer sayılı uçakla 20/07/2015 tarihli New York-ABD/İstanbul-Türkiye taşınması sonrasında 1 kap eksik olarak teslim edildiğini, eksik teslimat kaydı 03/08/2015 tarihinde konşimento üzerine dercedildiği gibi ayrıca sigortalısı tarafından davalı taşıyana hasar ihbarı da yapıldığını, davalı tarafından 04/08/2015 tarihinden itibaren muhtelif tarihli elektronik posta mesajları, 22/08/2015 tarih ve 02/11/2015 tarihli yazıları ile hasar/kayıp olayının bilgileri dahilinde olduğunun kabul edildiğini, hasar tespitine göre, sigortalıya kayıp/eksik emtianın bedeli olarak fatura tutarının 325.941,30 USD karşılığı 952.824,20 TL hasar tazminatının 04/01/2016 tarihinde ödendiğini, ayrıca sigortalının hasar nedeniyle sahip olduğu tüm talep ve dava haklarının devir ve temlik alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 952.824,20 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, somut olaya Montreal Konvansyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkiline süresi içinde usulüne uygun olarak ihbarda bulunulmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun eksik teslim olunan kargonun kilogramı ile 19 SDR’nin çarpımı sonucu bulunacak üst limitle sınırlı olmak kaydıyla ispat edilecek gerçek zararla sınırlı olduğunu, faiz talebinin başlangıcının karar tarihi olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalının sorumluluğunun özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu gerekçesi ile verilen davanın kısmen kabulüne dair kararının davacı istinaf başvurusu sonucu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine temyiz kanun yoluna başvuran davacının temyizi kabul edilerek istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg'nin kısmi zıyaı uğradığı, söz konusu kayıp/hasarın taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, "Declared Value Carrıage: NVD", "Declared Value for Customs: $512.114,82" ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5.
numaralı bölümde "These commodities are Authorized by the U.S. Goverment for the Export to Turkey for use by the Turkısh Military" ifadelerinin yeraldığı, tercümesi dikkate alındığında, malların Türk Ordusu'nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye'ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava taşıma senedinin davalı taşıyıcı Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının gerçek zararının ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472.
maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı ... şirketinin sigorta tazminatını sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava taşıma sözleşmesine dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle davalı taşıyıcıdan rücuan tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizce, sigortalı ile davalı arasındaki hava taşıma senedinde belirtilen değer esas alınarak gerçek zararın tespiti gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozmadan önceki bilirkişi raporunda belirtilen, davacı ile sigortalısı arasındaki sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece bozma ilamındaki hususlar gözetilerek sigortalı Milli Savunma Bakanlığı ile taşıyan arasındaki sözleşme hükümlerine göre gerçek zararın belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozmaya aykırı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm; davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, dava dosyasının yerel mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 31.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/863465000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz