Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12033 E. 2018/4586 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava taşıması↗ sdr↗ tüketici işlemi↗ taşıma sözleşmesi↗ görevsizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait bagajın kaybolduğu, uluslararası hava taşımasından kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığa Montreal Konvensiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından özel fayda kaydı bulunmamasından dolayı davalının 1.131 SDR den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın 4.556,69 TL'lik kısmı bakımından kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hava yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklı kayıp bagaj karşılığı tazminat talebine ilişkindir.
1- Ancak, mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemeler dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulmak zorundadır. 27.11.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan taşıma sözleşmeleri tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir. Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların önüne geçilmiştir.
Somut olayda, davacı tüketici olup, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada, 05.11.2014 dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Bu durumda, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yasal düzenleme gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi isabetli görülmediğinden hükmün re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:hava taşıması
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait bagajın kaybolduğu, uluslararası «hava taşımasından» kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığa Montreal Konvensiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından özel fayda «kaydı» bulunmamasından dolayı davalının 1.131 SDR den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın 4.556,69 TL'lik kısmı bakımından kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.
Ortak:hava taşıması
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait bagajın kaybolduğu, uluslararası «hava taşımasından» kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığa Montreal Konvensiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından özel fayda «kaydı» bulunmamasından dolayı davalının 1.131 SDR den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın 4.556,69 TL'lik kısmı bakımından kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda «bagaj kaybı» hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından süresi dahilinde «hasar» başvurusunda bulunulduğu, karar tarihi itibariyle 1 SDR kuru baz alınarak 1131 özel çekme hakkı karşılığı kadar davacının tazminat isteyebileceği gerekçesiyle 4.206,98 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12049 E. 2014/19118 K.
Ortak:hava taşıması
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait bagajın kaybolduğu, uluslararası «hava taşımasından» kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığa Montreal Konvensiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından özel fayda «kaydı» bulunmamasından dolayı davalının 1.131 SDR den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın 4.556,69 TL'lik kısmı bakımından kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · kişilik haklarının ihlali · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · kişilik hakları · gerçek zarar
Benzer bu karardaDavaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden önce gerçekleştiğinden somut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup bu durumda yolcunun bagaj kaybı nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata …
Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda, «bagajın kaybı» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davacı lehine yerinde olmayan gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Somut olayda mahkemece, «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) «kişilik haklarını ihlal» ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14602 E. 2018/5610 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · zararın ispatı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı
Benzer bu karardaAncak, bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, davacının «gerçek zararının ispat» edilemediği, davalının Montreal Konvansiyonu’nun 22/.... maddesine göre sorumluluğunun üst sınırının 4.417,68 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak ....300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıma sırasında ... kg.'lık bagajının davalıya «tesliminden» sonra kaybolduğu, davacıya ait kaybolan bagajda bulunan eşyaların neler olduğu ve «gerçek zararın» ne miktarda olduğu tespit edilemediği, davacı tarafından gerçek zarara ilişkin herhangi bir delil sunulamadığı, Montreal Konvansiyonu'nun 22/.... maddesine göre da …
… şında kaldığı süre gibi hususlar gözönüne alınarak, davacının yanında bulunan valizin içinde nelerin olabileceği ve istenen bedelin uygun olup olmadığı ve davacının «gerçek zararının» tespiti için bilirkişiden rapor alınarak ve her halükarda davalının üst sınır sorumluluğunu aşmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, gerçek zarar tespit edilm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12033 E. , 2018/4586 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.03.2016 tarih ve 2015/926-2016/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 14.05.2014 tarihinde ...ye ait TK 1664 sefer sayılı uçakla Hamburg'dan ...'a yolculuğu sırasında 2 adet bagajını teslim ettiğini, seyahat sonunda bagajının kaybolduğunu, söz konusu kayıp bagaj için aynı gün Yeşilköy Havalimanın'da ISTTK23920 referans ve 20403134 dosya numarası ile tutanak tutulduğunu, yapılan görüşmeler ve aramalar sonucu bagaja ait herhangi bir bulguya rastlanılmadığını, müvekkilinin bu yolculuğu sadece katılacağı yarışmada kullanmak üzere yelkenli satın almak amacı ile gerçekleştirdiğini ileri sürerek bagaj içindeki eşyalar bedeli 7.035,05 TL ve yolculuğa dair ödenen toplam 591,00 TL bilet ücreti olmak üzere toplam 7.626,05 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşımanın Hamburg'dan ...'a hava yoluyla yapılmış uluslararası bir taşıma olduğunu, Montreal Sözleşmesinin uygulanması gerektiğini, süresi içerisinde ihbarın yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun üst sınırının yolcu başına 1131 SDR ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait bagajın kaybolduğu, uluslararası hava taşımasından kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığa Montreal Konvensiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından özel fayda kaydı bulunmamasından dolayı davalının 1.131 SDR den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın 4.556,69 TL'lik kısmı bakımından kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hava yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklı kayıp bagaj karşılığı tazminat talebine ilişkindir.
1- Ancak, mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemeler dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulmak zorundadır.
27. 11.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan taşıma sözleşmeleri tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir. Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2.
maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların önüne geçilmiştir.
Somut olayda, davacı tüketici olup, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada, 05.11.2014 dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Bu durumda, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yasal düzenleme gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi isabetli görülmediğinden hükmün re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429365700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz