Teslimde gecikme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/492 E. 2020/4996 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslimde gecikme↗ ttk 1472↗ taşıyıcı sıfatı↗ zıya↗ imza inkarı↗ sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ rücuen tahsil↗ ziya↗ sigorta sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ avans faizi↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 25/06/2014 tarihli Ortak Taşıma Sözleşmesi uyarınca davalı ...'ün maliki ve işleteni olduğu kamyonla dava dışı Yurtiçi Kargo Servisi AŞ'den teslim alınan emtianın taşınması konusunda tarafların anlaşmaya vardığı, bu sözleşmede davalı ...'ın sürücüsü olarak isim ve imzasının olduğu, imza inkarının olmadığı, davalı ...'ün kendisine ait kamyon ile taşıma yapıldığını kabul ettiği, davalı ...'ün bu taşıma işi ve sözleşmesi gereğince taşıyan konumunda olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu, taşıyıcının sorumluluktan kaçınabileceği şartların bulunmadığı, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi çerçevesinde kendi sigortalısına ödediği gerçek hasar ve zarar bedelini kusurlu olan davalı taşıyıcı araç maliki ve işleteni ...'den rücuan talep hakkı bulunduğu, dava konusu araçtaki yangının aracın motor aksamında arızadan kaynaklandığının tespit edildiği, araçtaki teknik kusur dışında başka bir sebebin yangın olayında etkisinin olmadığı, davalı ...'a atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... hakkındaki davasının reddine, davacının diğer davalı ... hakkındaki davasının ise kabulü ile 488.634,70-TL'nin ödeme tarihi olan 14/04/2016 'dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sigorta sözleşmesinden kaynaklanan zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, emtiaların taşınması sırasında meydana gelen yangın nedeniyle ziyaı sonucu oluşan hasar ve zararlardan davalı taşıyıcı (araç maliki ve işleteni) ...’ün borçlu ve sorumlu olduğu, diğer Davalı ...’ın ise araç sürücüsü olup, yangının araçtaki teknik kusur dışında başka herhangi bir sebepten dolayı meydana geldiğinin ispat edilemediği, meydana gelen ziya/hasar ve zararın oluşmasında kendisine atfı kabil bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 875. maddesinde; Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
Taşıyıcının özeni alt başlıklı 876. maddesinde; Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Araç arızası ve kiraya verenin kusuru alt başlıklı 877. maddesinde ise; Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. “ hükümleri düzenlenmiştir.
Taşımaya konu 25/06/2014 tarihli Ortak Taşıma Sözleşmesinde, sözleşmenin başında “sözleşmenin taraflarının Yurtiçi Kargo A.Ş. ve ... olarak gösterildiği”, sözleşme metninde Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.’nin “Gönderici”, ...'ın ise “Taşıyıcı” olarak ifade edildiği, sözleşmenin “sürücü/taşıyıcı” imzasına açılarak altının davalı ... ve yine sözleşmenin 4. maddesinde yardımcı şöfor olarak ismi geçen Tayfun Polat tarafından imzalandığı anlaşılmakla davalı ...’ın taşıyıcı sıfatı olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda davalı ...’ın hukuki durumunun TTK'nın 875 ve 877. maddeleri dahilinde değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16522 E. 2015/1706 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · taşıyan · hasar
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, 25/06/2014 tarihli Ortak Taşıma Sözleşmesi uyarınca davalı ...'ün maliki ve işleteni olduğu kamyonla dava dışı Yurtiçi Kargo Servisi AŞ'den «teslim» alınan emtianın taşınması konusunda tarafların anlaşmaya vardığı, bu sözleşmede davalı ...'ın sürücüsü olarak isim ve imzasının olduğu, «imza inkarının» olmadığı, davalı ...'ün kendisine ait kamyon ile taşıma yapıldığını kabul ettiği, davalı ...'ün bu taşıma işi ve sözleşmesi gereğince «taşıyan» konumunda olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu, «taşıyıcının sorumluluktan» kaçınabileceği şartların bulunmadığı, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi çerçevesinde kendi sigortalısına ödediği gerçek «hasar» ve zarar bedelini kusurlu olan davalı taşıyıcı araç maliki ve işleteni ...'den rücuan talep hakkı bulunduğu, dava konusu araçtaki yangının aracın motor aksamında arızadan kaynaklandığının tespit edildiği, araçtaki teknik «kusur» dışında başka bir «sebebin» yangın olayında etkisinin olmadığı, davalı ...'a atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... hakkındaki davasının reddine, davacının diğer davalı ... hakkındaki davasının ise kabulü ile 488.634,70-TL'nin ödeme tarihi olan 14/04/2016 'dan itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Taşıyıcının özeni alt başlıklı 876. maddesinde; Zıya, «hasar» ve gecikme, «taşıyıcının» en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, «taşıyıcı sorumluluktan kurtulur».
Mahkemece, emtiaların taşınması sırasında meydana gelen yangın nedeniyle «ziyaı» sonucu oluşan «hasar» ve zararlardan davalı «taşıyıcı» (araç maliki ve işleteni) ...’ün borçlu ve sorumlu olduğu, diğer Davalı ...’ın ise araç sürücüsü olup, yangının araçtaki teknik «kusur» dışında başka herhangi bir sebepten dolayı meydana geldiğinin ispat edilemediği, meydana gelen ziya/hasar ve zararın oluşmasında kendisine atfı kabil bir kusurunun …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsmaına göre; davalının «hasarın» meydana geldiği emtiayı «taşıyan» aracın işleteni ve sürücüsü olduğu, araçta meydana gelen arıza nedeniyle araçtaki yük nakliyesinin zamanında sağlanamadığı için kızışarak bozulduğu, davalının yükümlülüklerine aykırı şekilde ihmalde bulunarak taşımaya elverişli olmayan araç ile taşıma yaptığı, araçtaki arızaya dayanarak davalı «taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasının» mümkün olmadığı, davalının en yüksek özeni gösterdiğine ve kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden dolayı zararın meydana geldiği iddia ve ispat o …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · yetki
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 19/2. maddesine uygun yapılmış bir «yetki itirazı» olmamasına göre vekilinin davalı tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1020 E. 2017/7505 K.
Ortak:teslimde gecikme · sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, 25/06/2014 tarihli Ortak Taşıma Sözleşmesi uyarınca davalı ...'ün maliki ve işleteni olduğu kamyonla dava dışı Yurtiçi Kargo Servisi AŞ'den «teslim» alınan emtianın taşınması konusunda tarafların anlaşmaya vardığı, bu sözleşmede davalı ...'ın sürücüsü olarak isim ve imzasının olduğu, «imza inkarının» olmadığı, davalı ...'ün kendisine ait kamyon ile taşıma yapıldığını kabul ettiği, davalı ...'ün bu taşıma işi ve sözleşmesi gereğince «taşıyan» konumunda olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu, «taşıyıcının sorumluluktan» kaçınabileceği şartların bulunmadığı, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi çerçevesinde kendi sigortalısına ödediği gerçek «hasar» ve zarar bedelini kusurlu olan davalı taşıyıcı araç maliki ve işleteni ...'den rücuan talep hakkı bulunduğu, dava konusu araçtaki yangının aracın motor aksamında arızadan kaynaklandığının tespit edildiği, araçtaki teknik «kusur» dışında başka bir «sebebin» yangın olayında etkisinin olmadığı, davalı ...'a atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... hakkındaki davasının reddine, davacının diğer davalı ... hakkındaki davasının ise kabulü ile 488.634,70-TL'nin ödeme tarihi olan 14/04/2016 'dan itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Taşıyıcının özeni alt başlıklı 876. maddesinde; Zıya, «hasar» ve gecikme, «taşıyıcının» en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, «taşıyıcı sorumluluktan kurtulur».
6102 sayılı TTK'nın 875. maddesinde; Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere «teslim» alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya «teslimindeki gecikmeden» doğan zararlardan sorumludur.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi gereğince «taşıyıcı», eşyanın taşınmak üzere «teslim» alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya «teslimindeki gecikmeden» doğan zararlardan sorumludur.
Aynı Kanun'un 875. maddesinde ise «taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri» düzenlenmiştir.
… sıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl dava yönünden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. (2) Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma halleri · zayi
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 875. maddesinde ise «taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri» düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalının taşımayı üstlendiği, taşınan emtianın taşıma sırasında yanarak «zayi» olduğu ihtilafsızdır.
Davalı tarafça TTK'nın 875. maddesinde düzenlenen «sorumluluktan kurtulma hallerinin» varlığı iddia ve ispat edilemediğine göre, davalının sorumluluğunun bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile birleşen davanın reddi doğru olmamış, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4427 E. 2012/8629 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, 25/06/2014 tarihli Ortak Taşıma Sözleşmesi uyarınca davalı ...'ün maliki ve işleteni olduğu kamyonla dava dışı Yurtiçi Kargo Servisi AŞ'den «teslim» alınan emtianın taşınması konusunda tarafların anlaşmaya vardığı, bu sözleşmede davalı ...'ın sürücüsü olarak isim ve imzasının olduğu, «imza inkarının» olmadığı, davalı ...'ün kendisine ait kamyon ile taşıma yapıldığını kabul ettiği, davalı ...'ün bu taşıma işi ve sözleşmesi gereğince «taşıyan» konumunda olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu, «taşıyıcının sorumluluktan» kaçınabileceği şartların bulunmadığı, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi çerçevesinde kendi sigortalısına ödediği gerçek «hasar» ve zarar bedelini kusurlu olan davalı taşıyıcı araç maliki ve işleteni ...'den rücuan talep hakkı bulunduğu, dava konusu araçtaki yangının aracın motor aksamında arızadan kaynaklandığının tespit edildiği, araçtaki teknik «kusur» dışında başka bir «sebebin» yangın olayında etkisinin olmadığı, davalı ...'a atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... hakkındaki davasının reddine, davacının diğer davalı ... hakkındaki davasının ise kabulü ile 488.634,70-TL'nin ödeme tarihi olan 14/04/2016 'dan itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Taşıyıcının özeni alt başlıklı 876. maddesinde; Zıya, «hasar» ve gecikme, «taşıyıcının» en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, «taşıyıcı sorumluluktan kurtulur».
Mahkemece, emtiaların taşınması sırasında meydana gelen yangın nedeniyle «ziyaı» sonucu oluşan «hasar» ve zararlardan davalı «taşıyıcı» (araç maliki ve işleteni) ...’ün borçlu ve sorumlu olduğu, diğer Davalı ...’ın ise araç sürücüsü olup, yangının araçtaki teknik «kusur» dışında başka herhangi bir sebepten dolayı meydana geldiğinin ispat edilemediği, meydana gelen ziya/hasar ve zararın oluşmasında kendisine atfı kabil bir kusurunun …
Benzer bu karardaTaşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmayacağının kabulü gerekir.
2918 sayılı KTK' nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86' ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavalılardan ...'ın sürücüsü olduğu kamyon ile davacıya ait aracın taşındığı sırada aracın freninin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, «görevli» polis memurlarının bu kaza sebebiyle yaralandıkları, davacı tarafından polis memurlarına nakdi tazminat ve «maddi manevi tazminat» ödendiği, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan kaynaklandığı şoför ve araç malikinin «kusurlarının» bulunmadığı yolunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden mahkemece, yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı KTK'nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olarak da sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi, tazminat miktarı yönünden gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hukuki yanılgıya, «eksik incelemeye» ve yanlış nitelemeye dayalı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/926 E. 2020/5442 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı Yurtiçi İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5. maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan bahisle iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1415 E. 2023/1018 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · rücuen tahsil · sigorta sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, 25/06/2014 tarihli Ortak Taşıma Sözleşmesi uyarınca davalı ...'ün maliki ve işleteni olduğu kamyonla dava dışı Yurtiçi Kargo Servisi AŞ'den «teslim» alınan emtianın taşınması konusunda tarafların anlaşmaya vardığı, bu sözleşmede davalı ...'ın sürücüsü olarak isim ve imzasının olduğu, «imza inkarının» olmadığı, davalı ...'ün kendisine ait kamyon ile taşıma yapıldığını kabul ettiği, davalı ...'ün bu taşıma işi ve sözleşmesi gereğince «taşıyan» konumunda olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu, «taşıyıcının sorumluluktan» kaçınabileceği şartların bulunmadığı, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi çerçevesinde kendi sigortalısına ödediği gerçek «hasar» ve zarar bedelini kusurlu olan davalı taşıyıcı araç maliki ve işleteni ...'den rücuan talep hakkı bulunduğu, dava konusu araçtaki yangının aracın motor aksamında arızadan kaynaklandığının tespit edildiği, araçtaki teknik «kusur» dışında başka bir «sebebin» yangın olayında etkisinin olmadığı, davalı ...'a atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... hakkındaki davasının reddine, davacının diğer davalı ... hakkındaki davasının ise kabulü ile 488.634,70-TL'nin ödeme tarihi olan 14/04/2016 'dan itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, emtiaların taşınması sırasında meydana gelen yangın nedeniyle «ziyaı» sonucu oluşan «hasar» ve zararlardan davalı «taşıyıcı» (araç maliki ve işleteni) ...’ün borçlu ve sorumlu olduğu, diğer Davalı ...’ın ise araç sürücüsü olup, yangının araçtaki teknik «kusur» dışında başka herhangi bir sebepten dolayı meydana geldiğinin ispat edilemediği, meydana gelen ziya/hasar ve zararın oluşmasında kendisine atfı kabil bir kusurunun …
Taşıyıcının özeni alt başlıklı 876. maddesinde; Zıya, «hasar» ve gecikme, «taşıyıcının» en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, «taşıyıcı sorumluluktan kurtulur».
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta örtüsü altındaki emtiada «hasara» neden olan trafik kazasının hangi sebeple meydana geldiği ve kazanın meydana gelmesinde «taşıyıcı» olan davalılara atfı kabil bir «kusur» bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/492 E. , 2020/4996 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.04.2018 tarih ve 2016/1684 E. - 2018/387 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.11.2019 tarih ve 2018/1612 E. - 2019/1182 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava dışı Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'nin davacı ... şirketi nezdinde 15/03/2014-15/03/2015 tarihleri arasında geçerli N- ...-0-0 numaralı "Emtia Abonman Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, sigortalı firmanın müşterilerine taşıma hizmeti verdiğini, emtianın sigortalının Büyükçekmece/İSTANBUL adresindeki Haramidere Transfer Merkezi'nden Malatya adresindeki Merkez Transfer Merkezine kamyonla taşınması hususunda davalılar ile 25/06/2014 tarihli XC ... nolu " Ortak Taşıma Sözleşmesi" yapıldığını, toplanan kargoların Kayseri ve Malatya transfer merkezine sevkiyatı yapılmak üzere davalı ...'e ait kamyona yüklendiğini, kamyonun diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken Anadolu Otoyolu Cankurtaran Mevkii'ne geldiğinde aracın motor aksamında yangın çıktığını, yangının tüm kamyona sirayet etmesi sonucu kasasında bulunan emtiaların bir kısmının yanarak diğer bir kısmının ise çıkan yangının söndürülmesi işlemleri sırasında enkaz haline geldiğini, alınan ekspertiz raporuna binaen sigortalı Yurtiçi kargo Servisi AŞ'ye 14/04/2016 tarihinde 488.634,71 TL hasar ödemesi yapıldığını ileri sürerek 488.634,71 TL rücuen sigorta tazminatı alacağının ödeme tarihi olan 14/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, dava tarihinin 27.09.2016 kaza tarihinin ise 26.06.2014 tarihi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davalılarla Yurt İçi Kargo A.Ş. arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, dosyaya sunulan sözleşmenin kargo şirketi tarafından kiralanan ve kargonun logosunun aracın üzerinde yazılı olduğu hallerde geçerli bir sözleşme olduğunu, davalı ...’nin normal bir nakliyatçı olarak birden fazla arabası olan ve piyasadan temin edilen nakliye aracının sahibi olduğunu, davaya konu olay nedeniyle Gerede Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.07.2014 tarih 2014/1305-2014/841 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, yangının meydana gelmesinde davalının bir kusur veya kastının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 25/06/2014 tarihli Ortak Taşıma Sözleşmesi uyarınca davalı ...'ün maliki ve işleteni olduğu kamyonla dava dışı Yurtiçi Kargo Servisi AŞ'den teslim alınan emtianın taşınması konusunda tarafların anlaşmaya vardığı, bu sözleşmede davalı ...'ın sürücüsü olarak isim ve imzasının olduğu, imza inkarının olmadığı, davalı ...'ün kendisine ait kamyon ile taşıma yapıldığını kabul ettiği, davalı ...'ün bu taşıma işi ve sözleşmesi gereğince taşıyan konumunda olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu, taşıyıcının sorumluluktan kaçınabileceği şartların bulunmadığı, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi çerçevesinde kendi sigortalısına ödediği gerçek hasar ve zarar bedelini kusurlu olan davalı taşıyıcı araç maliki ve işleteni ...'den rücuan talep hakkı bulunduğu, dava konusu araçtaki yangının aracın motor aksamında arızadan kaynaklandığının tespit edildiği, araçtaki teknik kusur dışında başka bir sebebin yangın olayında etkisinin olmadığı, davalı ...'a atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ...
hakkındaki davasının reddine, davacının diğer davalı ... hakkındaki davasının ise kabulü ile 488.634,70-TL'nin ödeme tarihi olan 14/04/2016 'dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sigorta sözleşmesinden kaynaklanan zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, emtiaların taşınması sırasında meydana gelen yangın nedeniyle ziyaı sonucu oluşan hasar ve zararlardan davalı taşıyıcı (araç maliki ve işleteni) ...’ün borçlu ve sorumlu olduğu, diğer Davalı ...’ın ise araç sürücüsü olup, yangının araçtaki teknik kusur dışında başka herhangi bir sebepten dolayı meydana geldiğinin ispat edilemediği, meydana gelen ziya/hasar ve zararın oluşmasında kendisine atfı kabil bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 875. maddesinde; Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
Taşıyıcının özeni alt başlıklı 876. maddesinde; Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Araç arızası ve kiraya verenin kusuru alt başlıklı 877. maddesinde ise; Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. “ hükümleri düzenlenmiştir.
Taşımaya konu 25/06/2014 tarihli Ortak Taşıma Sözleşmesinde, sözleşmenin başında “sözleşmenin taraflarının Yurtiçi Kargo A.Ş. ve ... olarak gösterildiği”, sözleşme metninde Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.’nin “Gönderici”, ...'ın ise “Taşıyıcı” olarak ifade edildiği, sözleşmenin “sürücü/taşıyıcı” imzasına açılarak altının davalı ... ve yine sözleşmenin 4. maddesinde yardımcı şöfor olarak ismi geçen Tayfun Polat tarafından imzalandığı anlaşılmakla davalı ...’ın taşıyıcı sıfatı olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda davalı ...’ın hukuki durumunun TTK'nın 875 ve 877. maddeleri dahilinde değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626603200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz