Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1020 E. 2017/7505 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma halleri↗ teslimde gecikme↗ sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ zayi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yargının çıkmasına sebebiyet veren vakıanın kaynağının her iki tarafça da ispatlanamadığından, gerekçesi ile ispatlanamayan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada davacı vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve meydana gelen zararın yükün niteliği kaynaklı olduğunun ispat edilememiş olmasına göre, asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl dava yönünden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
(2) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 875. maddesinde ise taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalının taşımayı üstlendiği, taşınan emtianın taşıma sırasında yanarak zayi olduğu ihtilafsızdır. Davalı tarafça TTK'nın 875. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığı iddia ve ispat edilemediğine göre, davalının sorumluluğunun bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile birleşen davanın reddi doğru olmamış, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8422 E. 2012/15619 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · kişilik hakları · ticari faiz · reeskont faizi · temerrüt faizi · kötüniyet · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «kötüniyetli» üçüncü kişilerce internet yoluyla çekilen paranın bankaya ait bulunduğu, davalının, davacının mevduat hesabında bulunan parayı istek halinde davacıya ödemek zorunda olduğu, ancak davacının kusurunu ispat etmesi halinde bu yükümlülükten kurtulabileceği, ancak somut olayda davacının «kusuru» bulunduğunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla meydana gelen tüm zarardan davalı Banka'nın sorumlu bulunduğu, talep tarihinde davacının talep ettiği «reeskont faizinin» bulunmaması nedeniyle alacağa «yasal faiz» işletilebileceği, davacının «kişilik haklarının» zedelenmemesi karşısında manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.875 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi …
Bu durum karşısında, davacının en yüksek banka «reeskont faizi» talebinin «ticari faizi» kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında «internet bankacılığı» aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, TTK'da ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1020 E. , 2017/7505 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2016 tarih ve 2013/1392-2016/222 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/12/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Gülenay Sarıkaya tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı tarafından ithal edilen Çin malı motosiklet parçalarının ...Limanı'ndan alınarak Öncüpınar Gümrük Kapısına nakliyesini yapan müvekkiline ait kamyonlardan 06 YİM 46 plakalı dorsede, nakliyesi yapılan motorsiklet parçalarından yağ ve yakıt sızması sebebiyle yangın çıktığını ve aracın zarar gördüğü ileri sürülerek, 60.192 TL maddi zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, söz konusu motosiklet parçalarının 1-1,5 aylık deniz yoluyla geldiğini, uzun yol boyunca bir sorun yaşanmadığını, malların 6 araçla nakledildiğini, diğer 5 araçta sorun çıkmadığını, yangının araçtaki kusur nedeniyle çıkmış olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu, düzenlenen tespit raporunun varsayımla hazırlandığını ve kesin bir neden ileri sürülmediği savunarak, davanın reddini talep etmiş; birleşen davada ise yangın sebebiyle zayii olan malların bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yargının çıkmasına sebebiyet veren vakıanın kaynağının her iki tarafça da ispatlanamadığından, gerekçesi ile ispatlanamayan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada davacı vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve meydana gelen zararın yükün niteliği kaynaklı olduğunun ispat edilememiş olmasına göre, asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl dava yönünden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
(2) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 875. maddesinde ise taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalının taşımayı üstlendiği, taşınan emtianın taşıma sırasında yanarak zayi olduğu ihtilafsızdır. Davalı tarafça TTK'nın 875. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığı iddia ve ispat edilemediğine göre, davalının sorumluluğunun bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile birleşen davanın reddi doğru olmamış, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada verilen usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden birleşen davada davacıya iadesine, 21/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388356100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz