Alacak | Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4427 E. 2012/8629 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ taşıyıcı↗ maddi ve manevi tazminat↗ kusur↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yol güzergahının şoför tarafından belirlenmediği, kamyonun istiap haddi dikkate alındığında yükün taşımaya uygun olduğu, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan meydana geldiği, gerek araç şoförü gerekse araç malikinin bir kusurlarının bulunduğunun ispatlanamadığı, davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait aracın taşınması sırasında meydana gelen kaza sebebiyle davacı tarafından yaralananlara ödenmek zorunda kalınan meblağların tahsili istemine ilişkindir.
Davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu kamyon ile davacıya ait aracın taşındığı sırada aracın freninin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, görevli polis memurlarının bu kaza sebebiyle yaralandıkları, davacı tarafından polis memurlarına nakdi tazminat ve maddi manevi tazminat ödendiği, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan kaynaklandığı şoför ve araç malikinin kusurlarının bulunmadığı yolunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden mahkemece, yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça sorumluluktan kurtulamayacaktır. Yani taşıyıcı, bir olayın görünüşte kaçınılmazlığından bahisle sorumlu olamayacağını ileri süremez, aksine bu olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini ispatla mükelleftir. Doktrinde, taşıyıcının hiçbir surette taşıttaki arızalara dayanamayacağı, en üst düzeyde özeni göstermiş olup olmadığının fark etmeyeceği, arıza kavramının geniş yorumlanması gerektiği, aracın hareketini sağlayan parçalardaki arızalar ile taşınan yükün güvenliğini sağlayan parçaların hepsinin arıza kavramı içinde kaldığı kabul edilmektedir. Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağının kabulü gerekir. Ayrıca araç maliki davalı ... 2918 sayılı KTK' nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86' ncı maddesi gereğince sürücünün kusuru olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Bu durumda, fren patlaması sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olan teknik arızanın taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sebep olamadığı, bu nedenle taşıyıcı olan davalıların sorumlu tutulması, davalı ... 2918 sayılı KTK'nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olarak da sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi, tazminat miktarı yönünden gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hukuki yanılgıya, eksik incelemeye ve yanlış nitelemeye dayalı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3160 E. 2020/1307 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · kusur · Alacak, Rücuen alacak
İncelediğiniz karardaTaşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmayacağının kabulü gerekir.
2918 sayılı KTK' nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86' ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmayacağının kabulü gerekir.
2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… ve dikkati göstermediği, iyi niyetle polis memurlarına bir menfaati olmadan yardım etmiş olan davalı araç malikinin yüksek miktarda tazminat yükü altında bırakmanın «hakkaniyete» aykırı olduğu, kanunun katı lafzi yorumlanmasının hakkaniyet ve adalet duyguları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, «sorumluluktan kurtulması» veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4074 E. 2010/10360 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcı · maddi ve manevi tazminat · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDavalılardan ...'ın sürücüsü olduğu kamyon ile davacıya ait aracın taşındığı sırada aracın freninin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, «görevli» polis memurlarının bu kaza sebebiyle yaralandıkları, davacı tarafından polis memurlarına nakdi tazminat ve «maddi manevi tazminat» ödendiği, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan kaynaklandığı şoför ve araç malikinin «kusurlarının» bulunmadığı yolunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden mahkemece, yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
2918 sayılı KTK' nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86' ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Benzer bu karardaOysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Somut olayda, davacı yolcu olup, her ne kadar hükme esas alınan alternatifli bilirkişi raporunda fren patlaması bir teknik arıza olarak nitelendirilmiş, mahkemece, davalı sürücü ile işleteni bu nedenle sorumlu tutulmamış ise de, bu arızanın önceden sezilemez ve önlenemez bir nitelik «taşıyıp» taşımadığı üzerinde durulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · taşıma sözleşmesi · üçüncü kişi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, kazanın teknik bir arazıdan meydana geldiği, davalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı, «mücbir sebep» nedeniyle davalı malikinde sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın her iki davalı bakımından da reddine karar verilmiştir.
Oysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5193 E. 2013/4017 K.
Ortak:maddi ve manevi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDavalılardan ...'ın sürücüsü olduğu kamyon ile davacıya ait aracın taşındığı sırada aracın freninin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, «görevli» polis memurlarının bu kaza sebebiyle yaralandıkları, davacı tarafından polis memurlarına nakdi tazminat ve «maddi manevi tazminat» ödendiği, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan kaynaklandığı şoför ve araç malikinin «kusurlarının» bulunmadığı yolunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden mahkemece, yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı KTK'nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olarak da sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi, tazminat miktarı yönünden gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hukuki yanılgıya, «eksik incelemeye» ve yanlış nitelemeye dayalı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaO halde, kazanın, «delil tespit» raporu ve dosyada mevcut diğer raporlarda açıklanış biçimi itibariyle meydana gelmesinde, davalı sürücünün aracın bakım ve onarım görevini ihmal etmiş olmasının etkisinin bulunup bulunmadığı, bakım ve onarım yapılmasına karşın böyle bir teknik arızanın meydana gelmesinin önlenip önlenemeyeceği hususlarında konusunda uzman bilirkişilerden görüş alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre davalı araç sürücüsünün durumunun değerlendirilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · delil tespiti · taşıma sözleşmesi · kâr kaybı · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaŞti. ve sigorta şirketi aleyhine açılan «maddi tazminat» davasının kabulü ile, 63.166,26 TL'nin sigorta şirketi «poliçe limiti» ile sorumlu olacak şekilde, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer şirket yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...
… dığı, fren patlamasının kazanın meydana gelmesinde %100 oranında etkili olduğu, kaza sebebiyle davacının meslekte kazanma gücünü %83 oranında yitirmiş olup, iş gücü «kaybı» ve bakıcı gideri olarak 63.166,26 TL talep edebileceği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davalılardan ... aleyhine açılan maddi ve manevi …
Şti. aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yolcu «taşıma sözleşmesi» kapsamında meydana gelen kaza sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu kapsamından davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasına fren patlamasından kaynaklanan teknik arızanın yol açtığı ve davalı sürücünün kusursuz olduğu belirtilerek bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4427 E. , 2012/8629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/307 E.
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2008/340-2010/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davacıya ait aracın arızalanması üzerine davalı ... Ulakat'a ait ve sürücülüğünü davalı ...'ın yaptığı araca yüklenerek tamir için Erzurum'a nakledilmek istendiğini, aracın freninin patlaması neticesi ters döndüğünü, üzerinde bulunan davacıya ait aracın 2 metre yükseklikten Jandarma Alay Komutanlığı bahçesine düşmesiyle araç içerisinde bulunan görevli memurlar ile araç sürücüsü ve yardımcısının yaralanmasına sebep olunduğunu, araç üzerine yüklü müvekkili Bakanlığa ait araç içerisinde bulunan görevli polis memurlarına İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması hakkında Kanun ve yönetmelik gereğince yapılan hesaplama neticesinde toplam 676,31 TL tutarında nakdi tazminat ödendiğini, polis memurlarından ...'in bu kazada yaralanması sebebiyle %15 oranında malul olduğu yolundaki heyet raporununa istinaden maddi ve manevi tazminat talebi ile davacı aleyhine açılan davada hükmedilen bedel ile masraflar toplamı 99.423,31 TL'nın Ankara 23.
İcra Müdürlüğünün 2007/11886 Esas sayılı takip dosyasına ödendiğini ileri sürerek, 676,31 TL nakdi tazminatın ve ...'e söz konusu kazada yaralanması sebebiyle mahkeme kararına istinaden ödenen 99.423,31 TL'nın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada icra dosyasına vekalet ücreti olarak 9.020, 73 TL daha ödendiğini belirterek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., olay tarihinde şoförü olduğu kamyonun arızalı olması sebebiyle Erzurum'a tamire getirecekken özel harekat timlerinin kendilerinin panzerinin arızalandığını, Erzurum'a ağır bakıma gitmesi gerektiğini ve bu aracı kamyonuna yükleyip götürmesi şeklinde hukuk dışı baskıda bulunarak arızalı kamyona panzeri yüklettiklerini, Palandöken dağı inişinde zaten arızalı olan kamyonun freninin patladığını, aracın kontrolünden çıktığını ve devrilmesi sonucunda ağır yaralandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, aracın davacı idare tarafından tutulduğuna fiş veya fatura bulunmadığını, müvekkiline bir ücret ödenmediğini, aracın müvekkilinin rızası dışında tutulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yol güzergahının şoför tarafından belirlenmediği, kamyonun istiap haddi dikkate alındığında yükün taşımaya uygun olduğu, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan meydana geldiği, gerek araç şoförü gerekse araç malikinin bir kusurlarının bulunduğunun ispatlanamadığı, davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait aracın taşınması sırasında meydana gelen kaza sebebiyle davacı tarafından yaralananlara ödenmek zorunda kalınan meblağların tahsili istemine ilişkindir.
Davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu kamyon ile davacıya ait aracın taşındığı sırada aracın freninin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, görevli polis memurlarının bu kaza sebebiyle yaralandıkları, davacı tarafından polis memurlarına nakdi tazminat ve maddi manevi tazminat ödendiği, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan kaynaklandığı şoför ve araç malikinin kusurlarının bulunmadığı yolunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden mahkemece, yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça sorumluluktan kurtulamayacaktır. Yani taşıyıcı, bir olayın görünüşte kaçınılmazlığından bahisle sorumlu olamayacağını ileri süremez, aksine bu olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini ispatla mükelleftir. Doktrinde, taşıyıcının hiçbir surette taşıttaki arızalara dayanamayacağı, en üst düzeyde özeni göstermiş olup olmadığının fark etmeyeceği, arıza kavramının geniş yorumlanması gerektiği, aracın hareketini sağlayan parçalardaki arızalar ile taşınan yükün güvenliğini sağlayan parçaların hepsinin arıza kavramı içinde kaldığı kabul edilmektedir.
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağının kabulü gerekir. Ayrıca araç maliki davalı ... 2918 sayılı KTK' nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86' ncı maddesi gereğince sürücünün kusuru olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Bu durumda, fren patlaması sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olan teknik arızanın taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sebep olamadığı, bu nedenle taşıyıcı olan davalıların sorumlu tutulması, davalı ... 2918 sayılı KTK'nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olarak da sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi, tazminat miktarı yönünden gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hukuki yanılgıya, eksik incelemeye ve yanlış nitelemeye dayalı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059490900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz