Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/926 E. 2020/5442 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük kuralı↗ anonim şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı Yurtiçi İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5. maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10385 E. 2014/13453 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · taşıma sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı
Benzer bu karardaOysa, takibe konu alacağın eşya taşımasından kaynaklanmış olduğu «uyuşmazlık konusu» olmayıp, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesi hükmü gereğince «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tüm alacakların 1 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu düzenlemesi karşısında davalının «zamanaşımı definin» buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava, yurtiçi «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği iddiası ile 12.11.2005 ve 20.09.2006 tarihleri arasını kapsayan 31 adet faturaya dayalı olarak takip başlatılmış, davalı tarafından «zamanaşımı» ile birlikte alacağın ödendiği ileri sürülerek takibe itiraz edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin alacak ilişkisi olduğu ve bu nedenle «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu gerekçesiyle davalının zamanaşımı itirazı reddedilmek suretiyle işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17407 E. 2014/6670 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mali sorumluluk sigortası · sigorta teminatı · sorumluluk sigortası · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · zayi · taşıyıcı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaHasarın meydana geldiği taşımayı, yurtiçi «taşıyıcı» «mali sorumluluk sigortası» ile «sigorta teminatı» altına alan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, «sigorta poliçesinde» yazılı miktar ile sınırlı bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 05.02.2005 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonrasında taşınan emtianın «zayi» olduğu, davalı sigorta şirketi ile imzalanan «sigorta sözleşmesi» çerçevesinde zayi olan emtianın bedelinden sigorta şirketinin sorumlu bulunduğu, ayrıca kazaya karışan aracın sürücüsü ile birlikte çekici sahibi ve dorse sahibinin de sorumluluklarının olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 59.778 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/926 E. , 2020/5442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2016 gün ve 2015/121 - 2016/211 sayılı kararı bozan Daire'nin 08.11.2018 gün ve 2016/13709 - 2018/6884 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette hissedar ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkiline hiç haber verilmeden çağrısız ve usulsüz bir biçimde 09.10.2014 tarihinde 5 karar numaralı yönetim kurulu kararı alarak müvekkilinin bilgisi dışında hukuken hiç gerekmediği halde davalı şirketin 31.10.2014 tarihinde genel kurulunun toplanması için karar alındığını ve 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararlardan 3 ve 5 nolu kararların kanuna, usule ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ile genel kurulda alınan 3 ve 5 numaralı kararların iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı Yurtiçi İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5. maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619230700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz