Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2839 E. 2013/20554 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası yargılama↗ bekleme ücreti↗ kar mahrumiyeti↗ bozma sonrası karar↗ kâr mahrumiyeti↗ taşıma sözleşmesi↗ muvafakat↗ içtihadı birleştirme kararı↗ taşıyıcı↗ ıslah↗ yasal faiz↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının araçtaki yükünü başka bir araç temin edip o araca nakledinceye kadar davacı aracının gümrükte bekletildiği, davalının, davacıya araçtaki yükü geri götürmesini de davacıya bildirmediği, davacı şoförün petrol kaçakçılığı suçundan cezalandırılması ve davalının petrol yükünü ihraç edememesi nedeniyle uğradığı zarar konusunda davalı tarafça açılmış bir davanın bulunmadığı, davacı aracının Habur Gümrük Müdürlüğü'nde bekletilmesi nedeniyle bekleme ücreti, fazla zarar için de kar mahrumiyeti talep edebileceği, davacı aracının 29/06/2007-21/10/2008 tarihleri arasında 15 ay 21 gün gümrükte bekletilmesi nedeniyle hakedeceği kâr mahrumiyeti bedelinin bilirkişi raporunda alternatifli olarak hesaplanmış olup birinci hesap, Silopu–Habur Tankerler ve Kamyoncular 37 numaralı Motorlu Taşıyıcılar Koop. Başkanlığı'nın yazısı esas alınarak, ikinci hesap ise İskenderun Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevap dikkate alınarak yapıldığı, taşıma işlerinin yoğun olarak yapıldığı ve olayın gerçekleştiği Habur Gümrük Kapısı'nın bulunduğu Silopu Kamyoncular Koop. Başkanlığı'nın verileri dikkate alınarak tazminat hesabının yapılmasının daha doğru olacağı gerekçesiyle, 1 litre benzinin 0,84 TL taşıma bedeli olduğu ve ayda 4 sefer taşıma yapılabildiği dikkate alınarak (15.000 TLx 0,084=1260x4=5.040), 5.040 TLx15 ay=75.600+21 günlük bedel (3.528,00) = 79.128,00 TL kâr mahrumiyeti sözkonusu olacağı, davacı araçtaki hasar nedeniyle 2.000,00 TL tazminat talep etmiş ise de araç hasarına ilişkin bir delil sunulmadığı, araç hasarı nedeniyle tazminat talebinin yerinde bulunmadığı, manevi tazminat talebinin de BK'nın 47. maddesindeki manevi tazminat şartlarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davanın kısmen kabulü ile davacının kar mahrumiyeti nedeniyle hak kazandığı 7.000,00 TL'nin dava tarihi olan 14/01/2009 tarihinden itibaren; 72.128,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan 14/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davacıya ait aracın taşıma yapamadığı döneme ilişkin olarak taşıma bedelinin araştırılması için İskenderun Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı'na ve Silopi-Habur Tankerler ve Kamyoncular 37 Numaralı Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanlığı'na yazılan yazılara verilen cevaplara bağlı olarak bilirkişilerce alternatifli olarak yapılan hesaplamadan Silopi-Habur Tankerler ve Kamyoncular 37 Numaralı Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanlığı'ndan gönderilen yazıdaki rakamlar esas alınarak yapılan hesaplamaya göre sonuca varılmıştır.Mahkemece bu konuda taşıma işlerinin yoğun olarak yapıldığı ve olayın gerçekleştiği yer olduğu gerekçesiyle birim taşıma ücreti olarak adı geçen Başkanlıkça bildirilen rakamların esas alındığı belirtilmiştir.Bu nedenle sadece açıklanan gerekçelerle sözkonusu Başkanlık rakamlarının esas alınması yerinde olmayıp, taşıma sektöründen bilirkişiler aracılığıyla, bu konuda faaliyetten davacı aracının taşıma yapamadığı dönemde elde edeceği kazancı belirlenip, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşıma yapılmadığı döneme ilişkin elde edilebilecek tüm taşıma bedeli hesaplanmış ve mahkemece de buna karar verilmiştir.Ancak davacının bu taşıma bedelini elde edebilmesi için yapması gereken harcamalar ve giderlerin indirilmesi ile davacının gerçek kazancının hesaplanması gerekirken, tüm taşıma bedeli üzerinden davanın kabulü doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan, dava dilekçesinde 12.000.00 TL maddi zararın tahsili istenilmiş olup, mahkemece kurulan ilk hükmün Dairemizce bozulmasından sonra dava 14/11/2012 tarihinde ıslah edilerek 72.128.00 TL maddi zarar talep olunmuştur. Ancak, 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah edilen ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen ıslaha konu miktar için ıslah talebinin reddi gerekirken anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı olarak ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15874 E. 2012/6912 K.
Ortak:yasal faiz · Tazminat
İncelediğiniz kararda… li olduğu ve ayda 4 sefer taşıma yapılabildiği dikkate alınarak (15.000 TLx 0,084=1260x4=5.040), 5.040 TLx15 ay=75.600+21 günlük bedel (3.528,00) = 79.128,00 TL kâr «mahrumiyeti» sözkonusu olacağı, davacı araçtaki «hasar» nedeniyle 2.000,00 TL tazminat talep etmiş ise de araç hasarına ilişkin bir delil sunulmadığı, araç hasarı nedeniyle tazminat talebinin yerinde bulunmadığı, manevi tazminat talebinin de BK'nın 47. maddesindeki manevi tazminat şartlarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davanın kısmen kabulü ile davacının «kar mahrumiyeti» nedeniyle hak kazandığı 7.000,00 TL'nin dava tarihi olan 14/01/2009 tarihinden itibaren; 72.128,00 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 14/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dava değerinin davacı vekili tarafından 18.799,20 TL arttırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 15.799,20 TL’nın 10/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu kararda… konusunda kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti bakımından İskenderun ve Habur Gümrük Müdürlüğü'nden aracın mahkeme kararına rağmen boşaltılamamasının başka bir «sebebi» bulunup bulunmadığı konusunda gerekli araştırma yapılmadan karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kab …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4809 E. 2014/8593 K.
Ortak:taşıyıcı · Tazminat
Benzer bu kararda2-Dava, «taşıyıcı» tarafından «taşıtan» aleyhine açılan «tazminat davası» olup, davacı, davalı tarafından yüklenen benzinin Habur Gümrüğünde eksik ve kaçak olduğunun tespit edilmesi üzerine aracın 16.05.2007 tarihinde zapt altına alındığını ve 18.07.2007 tarihinde mahkeme kararı ile aracın iadesine karar verildiğini, fakat davalı firmanın araçta bulunan yükle ilgili hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle aracın 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kaldığını, bu nedenle de zarara uğradığını iddia ederek dava açmış, davalı ise hiçbir «kusuru» bulunmadığını, tüm kusurun davacının şoföründe olduğunu beyan etmiş, mahkemece bilirkişi raporu alınarak, yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.Mahkemece itibar edilen 29.07.2012 tarihli raporda da şoför hakkında açılan ceza davasının sonucunun ne olduğuna dair dosyada hiçbir bilgi mevcut olmadığından, bu konuda bir değerlendirme yapılamadığını, fakat aracın mahkeme kararı ile «teslimine» karar verildiği tarih ile aracın fiilen teslim edildiği 30.04.2008 tarihleri arasındaki dönem için davalının yükü boşaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunu bildirmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · taşıtan · tazminat davası · kâr kaybı · sulh · maddi tazminat · kusur · dava sebebi
Benzer bu kararda… acın 17/05/2007-18/07/2007 tarihleri arasında gümrükte bekletilmesinin davacı ve şoförünün kusurlu davranışından kaynaklandığı ve bu durumda davalıya izafe edilecek «kusur» bulunmadığından davacı tarafın bu dönem için tazminat isteyemeyeceği, ancak aracın iadesine karar verildiği 18/07/2007 tarihi ile aracın fiilen «teslim» alındığı 30/04/2008 tarihleri arasında geçen 9,5 aylık dönemde araç yükünün boşaltılmaması nedeniyle, aracın davalının kusuruyla gümrükte beklediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu dönem için oluşan zararın toplamı üzerinden davacının «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 500,00 TL araç tazminatının, 26.585,00 TL «kazanç kaybı» tazminatının davalıdan tahsiline, manevi tazminat bakımından şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, bu talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «taşıyıcı» tarafından «taşıtan» aleyhine açılan «tazminat davası» olup, davacı, davalı tarafından yüklenen benzinin Habur Gümrüğünde eksik ve kaçak olduğunun tespit edilmesi üzerine aracın 16.05.2007 tarihinde zapt altına alındığını ve 18.07.2007 tarihinde mahkeme kararı ile aracın iadesine karar verildiğini, fakat davalı firmanın araçta bulunan yükle ilgili hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle aracın 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kaldığını, bu nedenle de zarara uğradığını iddia ederek dava açmış, davalı ise hiçbir «kusuru» bulunmadığını, tüm kusurun davacının şoföründe olduğunu beyan etmiş, mahkemece bilirkişi raporu alınarak, yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.Mahkemece itibar edilen 29.07.2012 tarihli raporda da şoför hakkında açılan ceza davasının sonucunun ne olduğuna dair dosyada hiçbir bilgi mevcut olmadığından, bu konuda bir değerlendirme yapılamadığını, fakat aracın mahkeme kararı ile «teslimine» karar verildiği tarih ile aracın fiilen teslim edildiği 30.04.2008 tarihleri arasındaki dönem için davalının yükü boşaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunu bildirmiş …
Bu durumda, mahkemece ilgili Gümrük Müdürülüğü'nden mahkeme kararına rağmen, aracın şoföre veya sahibine 30.04.2008 tarihine kadar neden «teslim» edilemediğinin sorulup tespiti ile bundan sonra dosya içerisinde bulunan tüm deliller, Silopi Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararları da değerlendirilmek suretiyle, evvelemirde aracın Gümrükte 16.07.2007 tarihinde zapt edilme nedeni üzerinde durularak, bu konuda «kusurun» kimde olduğu, bundan sonra «sulh» ceza mahkemesi kararı ile aracın iadesine karar verilmesine rağmen, davacının aracının 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kalmasında davalının kusuru bulunup bulunmadığı hususları üzerinde duran, tarafların iddia ve savunmalarını değerlendiren bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, davalı vekili, aracın gümrükte zapt edilme «sebebinin» idareden sorulmasını talep etmesine ve ayrıca şoförün yargılandığını belirtmesine rağmen bu konuda mahkemece hiçbir araştırma yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5868 E. 2010/12188 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti
İncelediğiniz kararda… ihraç edememesi nedeniyle uğradığı zarar konusunda davalı tarafça açılmış bir davanın bulunmadığı, davacı aracının Habur Gümrük Müdürlüğü'nde bekletilmesi nedeniyle «bekleme ücreti», fazla zarar için de «kar mahrumiyeti» talep edebileceği, davacı aracının 29/06/2007-21/10/2008 tarihleri arasında 15 ay 21 gün gümrükte bekletilmesi nedeniyle hakedeceği kâr mahrumiyeti bedelinin bilir …
… li olduğu ve ayda 4 sefer taşıma yapılabildiği dikkate alınarak (15.000 TLx 0,084=1260x4=5.040), 5.040 TLx15 ay=75.600+21 günlük bedel (3.528,00) = 79.128,00 TL kâr «mahrumiyeti» sözkonusu olacağı, davacı araçtaki «hasar» nedeniyle 2.000,00 TL tazminat talep etmiş ise de araç hasarına ilişkin bir delil sunulmadığı, araç hasarı nedeniyle tazminat talebinin yerinde bulunmadığı, manevi tazminat talebinin de BK'nın 47. maddesindeki manevi tazminat şartlarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davanın kısmen kabulü ile davacının «kar mahrumiyeti» nedeniyle hak kazandığı 7.000,00 TL'nin dava tarihi olan 14/01/2009 tarihinden itibaren; 72.128,00 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 14/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, taşıt «kira sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tazmini talebidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki ilk itirazı · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · yetki belgesi · mahrum kalınan kâr · ilk itiraz · makul süre
Benzer bu karardaŞti hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, taşıt sözleşmesinin 8. maddesine göre davalının sözleşmeyi tek taraflı ihbarla «fesih» yetkisi bulunmasına rağmen davalının davacılara davalı ...Ş.’nin C-2 «yetki» belgesinden çıkarılması için «makul süre» olan 30 günlük süre vermediği, C-2 «yetki belgesi» iptal edilmeden taşıt tankerlerinin karayolu taşımasında kullanılamayacağı, davacıların 30 günlük süre zarfında 7.600 TL. zararlarının oluştuğu gerekçesiyle davalı …
Davalı vekili süresi içinde «yetki ilk itirazında» bulunmuş ve Adana Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece davalının ikametgahı mahkemesi olan Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olması nedeniyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, Silopi'den Irak'a yük taşınacağı bu sebeple «ifa yerinin» Silopi olduğu kanaatiyle «yetkisizlik itirazının» reddedilmesi doğru görülmemiştir.
1-Dava, taşıt «kira sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tazmini talebidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10056 E. 2012/14274 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · kambiyo senedi vasfı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · maddi hata · kambiyo senedi · ikrar · zayi
Benzer bu kararda2-) Davacı vekilinin "dava konusu çeklerin müvekkili şirket ile satım işleri sonucunda sonradan çıkacak borç miktarına göre doldurulmak üzere müşterilerden boş «çek» alındığına" şeklindeki dava dilekçesindeki beyanı, mahkemece «zayii nedeniyle iptali» istenen çeklerin nihai olarak boş çek vasfında ve bu nedenle «kambiyo senedi» niteliğinde bulunmadığı şeklinde nitelendirilmek suretiyle kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yazılı 8022863 ve 133097 sayılı çekler yönünden dava reddedilmiş ise de, dava dilekçesinde yapılan söz konusu açıklamanın dava konusu çeklerin zayii esnasında da «kıymetli evrak vasfına» haiz bulunmadıklarına yönelik açık bir «ikrar» olarak kabulü mümkün olmadığından anılan çekler bakımından yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu bakımdan davacı yararına bozulması g …
… ia ve tüm dosya kapsamına göre davada Şırnak ve Silopi'deki banka şubelerinden verilen çekler yönünden çeklerin keşide edildiği hesabın bulunduğu yer mahkemelerinin «kamu düzeni» ile ilgili «kesin» yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı vermiş, Garanti Bankası Cizre Şubesi'nden verilen iki adet «çek» yönünden de davaya konu çeklerin dava dilekçesindeki açıklamalara göre «kambiyo senedi vasfı» taşımadıklarından bahisle dava reddedilmiştir.
… ılması ile dava dilekçesinde Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'nden verilme 00391859 sayılı çekin numarasının yargılama sırasında davacı vekilince 3024858 sayılı «çek» olarak düzeltilmesine, mahkemece de düzeltilmiş çek yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmış olmasına karşılık hükmün 2. bendinde «yetkisizlik» kararına konu çekin (Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'ne ait) 00391859 nolu çek olarak yazılmasının «maddi hata» niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gereki …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11384 E. 2011/4552 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kapalı fatura · karine · işlemiş faiz · fatura · temerrüt
Benzer bu kararda… i bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar «kapalı fatura» düzenlenmesi, bedelinin ödendiğine «karine» teşkil etmekteyse de, dava konusu olayda borçlu davacı-birleşen dosya davalısı Habur Taşımacılık Ltd.Şirketi vekilinin fatura bedellerinin faturaların düzenlenmesi …
Sadece «fatura» düzenlenmesi karşı tarafı «temerrüde» düşürmeyeceğinden mahkemece, davacının icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği araştırılarak, «işlemiş faiz» yönünden neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olan faturaların «kapalı fatura» niteliğinde olup ödendiği yönündeki karinenin aksinin kanıtlandığı gerekçesiyle davacı Habur Taşımacılık Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2839 E. , 2013/20554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.12.2012 tarih ve 2012/188-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait... plaka sayılı aracın şoför ... sevk ve idaresindeyken, davalı ... firmasına ait 16.600 kg K.benzin yükünü Irak'a götürmek üzere İskenderun Gümrük Müdürlüğü'nden yüklediğini; aracın 28/02/2007 tarihinde Habur Gümrük Müdürlüğü'nde yük eksikliği iddiasıyla zaptedildiğini; Silopi Cumhuriyet Savcılığı'nca 2007/746 nolu soruşturma açıldığını, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23/03/2007 tarih ve 2007/397 D.iş karar nolu kararı ile aracın iadesi yönünde karar verildiğini; mahkemenin araç iadesi kararına rağmen, Özerler firmasının, yüklediği yükün yurtdışı edilmesi için işlem yapmadığını ve aracın yaklaşık 20 ay Habur Gümrük Müdürlüğü'nde beklemesine sebep olduğunu; müvekkilinin Habur'da bulunan aracını 21/10/2008 tarihinde teslim aldığını;
müvekkili aracının Gümrük Müdürlüğü'ne giriş yaptığı 28/02/2007 tarihinden, aracını teslim aldığı 21/10/2008 tarihine kadar 20 aylık sürede Özerler firmasının hatası nedeniyle gümrük sahasında bekletildiğini; şoför aylığı, yol masrafları daha birçok kalemde toplanabilecek harcamalar bir araya getirildiğinde maddi kayba neden olduğunu; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin uğradığı manevi kayıpların telafisi için 3.000,00 TL, araçta oluşan hasar nedeniyle 2.000,00 TL zararı, ... ve ailesinin kazanç kaybı için 7.000,00 TL olmak üzere, şimdilik toplam 12.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin transit rejimine tabi yükü yurt dışı edememesi nedeniyle Gümrük Vergisi, ÖTV ve KDV olmak üzere gümrükçe işlem yapıldığını ve teminattan paraya çevirme işleminin başlatıldığını; davacının kendi kusuru ile ürünü bozarak yükün yurt dışı edilememesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle yürütülen cezai soruşturma nedeniyle araca el konulması veya tedbir kararı uygulanması nedeniyle doğacak tüm gecikmelere ve hukuki sürece katlanmak zorunda olduğunu; tüm bu işlemlerin sonucundan araç sahibi veya çalıştırdığı şoförünün sorumlu olacağını; davacının böyle bir zararı doğmuş ise şoförüne husumet yöneltmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının araçtaki yükünü başka bir araç temin edip o araca nakledinceye kadar davacı aracının gümrükte bekletildiği, davalının, davacıya araçtaki yükü geri götürmesini de davacıya bildirmediği, davacı şoförün petrol kaçakçılığı suçundan cezalandırılması ve davalının petrol yükünü ihraç edememesi nedeniyle uğradığı zarar konusunda davalı tarafça açılmış bir davanın bulunmadığı, davacı aracının Habur Gümrük Müdürlüğü'nde bekletilmesi nedeniyle bekleme ücreti, fazla zarar için de kar mahrumiyeti talep edebileceği, davacı aracının 29/06/2007-21/10/2008 tarihleri arasında 15 ay 21 gün gümrükte bekletilmesi nedeniyle hakedeceği kâr mahrumiyeti bedelinin bilirkişi raporunda alternatifli olarak hesaplanmış olup birinci hesap, Silopu–Habur Tankerler ve Kamyoncular 37 numaralı Motorlu Taşıyıcılar Koop.
Başkanlığı'nın yazısı esas alınarak, ikinci hesap ise İskenderun Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevap dikkate alınarak yapıldığı, taşıma işlerinin yoğun olarak yapıldığı ve olayın gerçekleştiği Habur Gümrük Kapısı'nın bulunduğu Silopu Kamyoncular Koop. Başkanlığı'nın verileri dikkate alınarak tazminat hesabının yapılmasının daha doğru olacağı gerekçesiyle, 1 litre benzinin 0,84 TL taşıma bedeli olduğu ve ayda 4 sefer taşıma yapılabildiği dikkate alınarak (15.000 TLx 0,084=1260x4=5.040), 5.040 TLx15 ay=75.600+21 günlük bedel (3.528,00) = 79.128,00 TL kâr mahrumiyeti sözkonusu olacağı, davacı araçtaki hasar nedeniyle 2.000,00 TL tazminat talep etmiş ise de araç hasarına ilişkin bir delil sunulmadığı, araç hasarı nedeniyle tazminat talebinin yerinde bulunmadığı, manevi tazminat talebinin de BK'nın 47.
maddesindeki manevi tazminat şartlarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davanın kısmen kabulü ile davacının kar mahrumiyeti nedeniyle hak kazandığı 7.000,00 TL'nin dava tarihi olan 14/01/2009 tarihinden itibaren;
72. 128,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan 14/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davacıya ait aracın taşıma yapamadığı döneme ilişkin olarak taşıma bedelinin araştırılması için İskenderun Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı'na ve Silopi-Habur Tankerler ve Kamyoncular 37 Numaralı Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanlığı'na yazılan yazılara verilen cevaplara bağlı olarak bilirkişilerce alternatifli olarak yapılan hesaplamadan Silopi-Habur Tankerler ve Kamyoncular 37 Numaralı Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanlığı'ndan gönderilen yazıdaki rakamlar esas alınarak yapılan hesaplamaya göre sonuca varılmıştır.Mahkemece bu konuda taşıma işlerinin yoğun olarak yapıldığı ve olayın gerçekleştiği yer olduğu gerekçesiyle birim taşıma ücreti olarak adı geçen Başkanlıkça bildirilen rakamların esas alındığı belirtilmiştir.Bu nedenle sadece açıklanan gerekçelerle sözkonusu Başkanlık rakamlarının esas alınması yerinde olmayıp, taşıma sektöründen bilirkişiler aracılığıyla, bu konuda faaliyetten davacı aracının taşıma yapamadığı dönemde elde edeceği kazancı belirlenip, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşıma yapılmadığı döneme ilişkin elde edilebilecek tüm taşıma bedeli hesaplanmış ve mahkemece de buna karar verilmiştir.Ancak davacının bu taşıma bedelini elde edebilmesi için yapması gereken harcamalar ve giderlerin indirilmesi ile davacının gerçek kazancının hesaplanması gerekirken, tüm taşıma bedeli üzerinden davanın kabulü doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan, dava dilekçesinde 12.000.00 TL maddi zararın tahsili istenilmiş olup, mahkemece kurulan ilk hükmün Dairemizce bozulmasından sonra dava 14/11/2012 tarihinde ıslah edilerek 72.128.00 TL maddi zarar talep olunmuştur. Ancak, 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah edilen ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen ıslaha konu miktar için ıslah talebinin reddi gerekirken anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı olarak ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619990100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz